2018’de Kızılırmak Deltası’ndaki sazlıkta bulunan iskelet… 2 yıl sonra şok edici gerçek ortaya çıktı

2018’de Kızılırmak Deltası’ndaki sazlıkta bulunan iskelet… 2 yıl sonra şok edici gerçek ortaya çıktı

.
.

Kızılırmak Deltası’nda Bir Anne ve Adaletin Hikayesi

2018 yılının bir sonbahar günü, Kızılırmak Deltası’nın sonsuz gibi görünen sazlıklarında balıkçılar bir iskelet buldu. Delta, yüzyıllardır sır saklayan, sessizliğini yalnızca rüzgara teslim eden bir yerdi. O gün sessizlik, bir annenin iki yıldır süren bekleyişini sona erdirecek bir gerçeğe kapı aralıyordu.

Polis memuru Zeynep’e plastik bir torba uzatmadı, sadece aralarında asılı tuttu. İçinde küçük bir nesne vardı. Zeynep’in gözleri ona kilitlendi ama dokunamadı. Oğlunun kaybolduğu günden beri, her sabah umutla uyanmış, her gece gözyaşıyla uyumuştu. Artık umut bitiyordu. Memur DNA testi yapılacak dedi ama gerek yoktu. Zeynep biliyordu; oğlunun Eren’in kemikleri oradaydı.

İki yıl önce Eren evden çıkmıştı. 18 yaşında, hayat dolu bir gençti. “Akşam dönerim,” demişti. O gün sıradan bir gündü. Zeynep mutfakta bulaşık yıkıyordu, “Dikkatli ol,” dedi arkasından. Oğlunun gidişi, hayatındaki en büyük kayıp olacaktı. Akşam olunca Eren dönmedi. Zeynep önce telaşlanmadı, sonra endişelendi. Arkadaşlarını aradı, kimse görmemişti. Gece yarısı karakola gittiler. “Gençler bazen eve geç gelir,” dedi polis. “Yarın döner.” Ama Eren dönmedi.

Zeynep’in hayatı bir bekleyişe dönüştü. Her gün aradı, posterler astı, hastanelere, otobüs duraklarına, kasabalara gitti. Herkes bir şeyler söyledi: “Evden kaçmıştır”, “Kavga etmiş olabilir”, “Belki bir kız arkadaşı vardır.” Ama Zeynep biliyordu, Eren öyle bir çocuk değildi. Haftalar geçti, aylar geçti. Komşular artık ona acıyarak bakıyordu, kocası Hakan ise dayanamayarak evi terk etti. Zeynep yalnız kaldı ama aramaktan vazgeçmedi.

Bir gün Delta’ya gitti. Hiçbir ipucu yoktu, ama bir anne sezgisi onu oraya çekiyordu. Her hafta Delta’da saatlerce dolaştı. Balıkçılara, köylülere, yaşlılara Eren’in fotoğrafını gösterdi. Kimse görmemişti. Delta, Zeynep için bir saplantı oldu. Her köşesini ezberledi. Bir gün eski bir kulübeye rastladı. İçeride çürümüş eşyalar, yırtık bir fotoğraf buldu. O fotoğrafta yüzler silinmişti. Unutulan insanların son durağıydı burası.

Bir gün, Zeynep’e tuhaf bir adam yaklaştı. Takım elbiseli, nazik bakışlı. “Siz Eren’in annesi misiniz?” diye sordu. Zeynep “Evet,” dedi. Adam ona kabullenmesini, artık aramayı bırakmasını tavsiye etti. Zeynep öfkelendi, “Oğlumun cesedini bile bulmadım,” dedi. Adam gülümsedi, “Belki başka yerlere bakmalısınız.” O gece Zeynep, Hakan’la konuştu. Hakan da artık bırakmasını istiyordu. Zeynep ise kabul edemedi. Çünkü bir anne pes edemezdi.

2018'de Kızılırmak Deltası'ndaki sazlıkta bulunan iskelet… 2 yıl sonra şok  edici gerçek ortaya çıktı - YouTube

Bir gün hastane kayıtlarında bir ipucu buldu. O gece Kızılırmak yakınındaki bir kasaba hastanesine iki genç getirilmişti. Biri Murat Korkmaz, diğeri isimsiz bir genç. Yaşı, boyu, saç rengi Eren’e uyuyordu. Zeynep hastaneye gitti, hemşirelerle konuştu. Kimse hatırlamıyordu, kayıtlar kaybolmuştu. Birileri bir şeyleri örtbas etmişti.

Zeynep, Murat Korkmaz’ı bulmaya çalıştı. Ailesi taşınmıştı, komşuları bilmiyordu. Sosyal medyada aradı, onlarca Murat Korkmaz buldu ama doğru kişiye ulaşamadı. Bir gün kapısında bir zarf buldu: “Aramayı bırak, kendi iyiliğin için.” Zeynep korkmadı, daha da kararlı oldu.

Sonunda Murat’tan bir mesaj geldi: “Samsun’da buluşalım.” Zeynep gitti, Murat’la sahil parkında buluştu. Murat yaşadıklarını anlattı: O gece yağmurda yürürken bir araba çarpmıştı. Eren kafasını yere vurmuş, ağır yaralanmıştı. Arabadan genç bir adam inmiş, panikle babasını aramıştı. Sonra başka arabalar gelmiş, Eren’i hastaneye götürmüşlerdi. Sabah Eren ortada yoktu. Murat’a “Unut bu geceyi, senin iyiliğin için,” demişlerdi. Kasabanın güçlü ailesi Demirkan’dı.

Zeynep Demirkan ailesinin evine gitti. Kemal Demirkan, oğlunun kazayı yaptığını, Eren’in hastanede öldüğünü, sonra cesedi Delta’ya gömdüklerini itiraf etti. Kayıtlar silinmiş, tanıklar susturulmuş, sistem işlemişti. Kemal, “Bir baba olarak oğlumu korumak istedim, ama yanlıştı,” dedi. Zeynep ona “Barış adaletle gelir,” dedi ve itirafı polise vereceğini söyledi.

Mahkeme süreci başladı. Kemal Demirkan, oğlu ve yardım edenler yargılandı. Medya olayı duyurdu, kamuoyu baskı yaptı. Zeynep sabırla bekledi. Bir gün mahkemede Kemal Demirkan’ın annesiyle karşılaştı. Kadın özür diledi, “Çok üzgünüm,” dedi. Zeynep, “Özür yeterli değil ama bir başlangıçtır,” dedi.

Yıllar sonra Zeynep Deltaya bir kez daha gitti. Eren’in mezar taşının yanında çiçekler vardı. Oturdu, toprağa dokundu. “Artık huzur içinde uyu Eren,” dedi. Gerçek ortaya çıkmış, adalet gelmişti. Zeynep ilk kez gerçekten dinlendi. Çünkü bekleme bitmişti, gerçek nihayet özgür olmuştu.

Son

Related Posts

Our Privacy policy

https://rb.goc5.com - © 2026 News