ALMANYA’DA POLİSİN ÇÖZEMEDİĞİ VAKA – REBECCA REUSCH

ALMANYA’DA POLİSİN ÇÖZEMEDİĞİ VAKA – REBECCA REUSCH

.
.

ALMANYA’DA POLİSİN ÇÖZEMEDİĞİ VAKA: REBECCA REUSCH

Rebecca Roj, 15 yaşında bir genç kız, 18 Şubat 2019 sabahı Berlin’de kayboldu. O günden bu yana, ne bir veda notu ne de bir iz bırakmıştı. Rebecca’nın kayboluşu, Almanya’nın dört bir yanını sarsan bir gizem haline geldi. Peki, bu olay nasıl başladı ve şimdiye kadar neler yaşandı?

Rebecca, 17 Şubat 2019 Pazar akşamını ablası Jessica ve eniştesi Florian’ın Berlin’deki evinde geçirdi. O gece, ablasının evinde kanepede uyuyacağını ve ertesi sabah okula oradan gitmeyi planladığını düşündü. Eniştesi Florian, o gece bir iş arkadaşıyla partideydi ve Rebecca, eve döndüğünde yalnızca ablası ve yeğeniyle birlikteydi. Florian, 18 Şubat sabahı saat 05:45 sularında partiden eve döndü ve uyumaya gitti.

Yaklaşık bir saat sonra, 07:00 civarında abla Jessica, küçük kızıyla işe gitmek üzere evden ayrıldı. Çıkarken salonda uyuyan Rebecca’ya tekrar bakmadığını sonradan ifade etti. Rebecca’nın cep telefonu, 07:46’da son kez evin Wi-Fi ağına bağlandı. Bu, onun o sabah o saatte hala evde olduğuna dair son teknik işaretti. Rebecca’nın dersi o gün geç başlayacaktı. Planı, ablasının evinden ayrılıp doğrudan okula gitmekti.

07:15’te Rebecca’nın annesi, kızını telefonla aradı fakat ulaşamadı. Telefon kapalıydı. Endişelenen anne, 08:25’te tekrar aradı. Bu kez telefona damadı Florian cevap verdi. Florian, kayınvalidesine Rebecca’nın çokt evden çıktığını söyledi. Ancak Rebecca, o gün okula hiç varamadı. Ders başladığında sınıfta yoktu. Genç kız akşam eve dönmeyince ailesi aynı gün polise kayıp ihbarında bulundu. Rebecca’nın son görüldüğü yer, ablasının Berlin’deki eviydi.

Kayıp kız, ablasının evinin oturma odasında kanepe üzerinde uyurken en son eniştesi tarafından sabah 7 sularında canlı olarak görüldü. Enişte, ifadesinde Rebecca’nın kendisi uyurken evden çıktığını öne sürdü. Ne var ki, polis, Rebecca’nın bu evi canlı terk etmediğine inanıyor. Ellerindeki verilere göre, genç kız evden çıktıysa bile buna dair güvenilir bir görgü tanığı yok. Hatta 18 Şubat günü Rebecca’yı evin yakınlarında gördüğünü iddia eden bazı kişiler oldu. Örneğin, elinde battaniye taşıyan bir genç kız gördüklerini bildirenler çıktı. Ancak güvenlik kameraları bu iddiaları doğrulayamadı. Gerçekte, Rebecca’nın o sabah evin dışında kesin olarak görüldüğüne dair hiçbir teyit yok.

Rebecca’nın ortadan kaybolmasıyla birlikte yanında olduğu bilinen bazı kişisel eşyaları da sırra kadem bastı. Kayıp ihbarı sonrası ailesi ve polis, Rebecca’nın kaybolduğu gün üzerinde olduğu düşünülen kıyafet ve eşyaların da bulunamadığını açıkladı. Bunlar arasında üzerinde “BTS” yazılı pembe montu, “Rap Monster” yazılı beyaz kapüşonlu üstü, siyah beyaz Vans spor ayakkabıları, kırmızı Vans sırt çantası, pembe renkli el çantası içinde “MK” baş harfleri olan cüzdanı, cep telefonu, pembe fotoğraf makinesi ve evden aldığı tahmin edilen mor renkli bir polar battaniye vardı. Bu eşyalar, tıpkı Rebecca gibi o günden sonra bir daha bulunamadı.

Berlin polisi, kaybolan eşyaların görsellerini basınla paylaştı. Rebecca’nın üzerinde bulunduğu düşünülen “Rap Monster” yazılı beyaz kapüşonlu Sweet Shirt de bu kayıp eşyalar arasındaydı. Bu ifade, dünyaca ünlü müzik grubu BTS’in bir üyesinin lakabı olup, Rebecca’nın bu gruba hayranlığıyla bilindiği belirtildi. Bunun yanı sıra siyah beyaz Vans ayakkabıları, kırmızı Vans sırt çantası, pembe büyük boy el çantası ve mor battaniyesinin de kayıp olduğu duyuruldu. Bu eşyaların hiçbirine olay sonrası ulaşılamaması, Rebecca’nın ya evi kendi isteğiyle, eşyalarıyla terk ettiğine ya da eşyalarıyla birlikte ortadan kaybolduğuna işaret ediyordu. Ne var ki geride mücadele ya da şiddet izi sayılabilecek herhangi bir bulgu bırakılmamıştı. Vakayı daha da esrarengiz hale getiren unsurlardan biri zaten buydu.

Kayıp ihbarını takiben Berlin polisi, ilk günlerde Rebecca’yı kayıp kişi olarak aramaya başladı. Ancak aradan sadece birkaç gün geçtikten sonra eldeki bulguların ciddi bir suç şüphesi barındırması nedeniyle dosya cinayet masasına devredildi. Henüz Rebecca’nın akıbeti belirsizken, soruşturmayı yürüten dedektifler, ilk andan itibaren evde Rebecca ile son kalan kişi olan enişte Florian üzerinde yoğunlaştı. Olaydan 10 gün sonra, 28 Şubat 2019 tarihinde Florian, şüpheli sıfatıyla gözaltına alındı ve sorgulandı. Ancak o aşamada eldeki deliller tutuklama için yetersiz bulunduğu için serbest bırakıldı. Kısa süre sonra savcılığın itirazı ve yeni bilgiler ışığında 4 Mart 2019’da Florian ikinci kez tutuklandı. Bu kez hakkında ölüme sebebiyet verme suçlamasıyla tutuklama kararı çıkarıldı. Ne var ki devam eden haftalarda bu tutukluluğu sürdürecek düzeyde somut kanıt bulunamadı. Yaklaşık 2,5 hafta sonra, 22 Mart 2019 tarihinde enişte bir kez daha serbest bırakıldı. Soruşturmayı yürüten Berlin Cinayet Bürosu yetkilileri, ellerindeki tüm şüphelere rağmen kanıt yetersizliği yüzünden zanlıyı hukuken bağlayamadıklarını açıkladı.

Soruşturma derinleştikçe polis, Rebecca’nın evden çıktıktan sonra başına bir şey gelmiş olabileceği ihtimalini de değerlendirdi. Kayboluşun hemen ardından polis, geniş çaplı arama operasyonları başlattı. Mart 2019’un ilk haftalarında Berlin ve çevresinde ormanlar, göller ve kırsal bölgelerde kapsamlı aramalar yapıldı. Özellikle Rebecca’nın izine rastlanabileceği düşünülen güzergahlar mercek altına alındı. Popüler televizyon programı çözülemeyen dosyalar aracılığıyla halka çağrı yapıldı. Programda Rebecca’nın fotoğrafları ve enişte Florian’ın görüntüleri de paylaşıldı. Bu yayın sonrasında polis ihbar hattına yüzlerce telefon geldi. Sadece bir gün içinde 700’ü aşkın ipucu bildirildi. Mart ayı boyunca gelen ihbar sayısı 1000’e ulaştı ve polis bu bilgileri tek tek değerlendirmeye koydu.

Bu ihbarlardan biri, Berlin’in yaklaşık 50 km güneydoğusundaki Brandenburg eyaletinde yer alan Kumerstorf yakınlarındaki ormanlık bir bölgeye dikkat çekiyordu. İtibarda bulunan tanık, 18 Şubat sabahı orada dolaşırken bir kırmızı renkli Renault Twingo otomobil gördüğünü ve araçtan inen bir adamın ormandan çıkarak etrafına tedirgin bakışlar attığını bildirmişti. Bu bilgi üzerine polis, Humerstorf ve civardaki Wolzik bölgesinde geniş çaplı bir arama operasyonu gerçekleştirdi. Helikopter destekli ekipler, özel eğitimli köpekler ve dalgıçlar eşliğinde ormanlık alanları göletleri taradı. Günlerce süren bu aramalara rağmen Rebecca’ya dair hiçbir iz rastlanamadı. Benzer şekilde Berlin’le Polonya sınırı arasındaki otoyol çevresinde ve Brandenburg’daki bazı göllerde yapılan aramalarda sonuçsuz kaldı.

Polisin elindeki en somut teknik veri, aileye ait otomobile dair kanıtlar oldu. Enişte Florian’ın kullanabildiği kırmızı Renault Twingo marka aile arabası, 18 Şubat 2019 sabahı saat 10:47’de ve ertesi gün 19 Şubat gecesi 22:39’da Berlin’le Frankfurt arasındaki A12 otoyolunda seyrederken trafik kameralarına yakalandı. Soruşturma, her iki zamanda da araca erişimi olan tek kişinin Florian olduğunu ortaya koydu. Bu yolculuklar dikkat çekiciydi. Çünkü Florian en başta polise o sabah geç saate kadar evde uyuduğunu, sonraki günse normal seyrinde işe gittiğini söylemişti. Oysa kamera kayıtları, Florian’ın o sabah erken saatte Berlin dışına doğru bir yolculuk yaptığını kanıtlıyordu. Florian, ifadesine bu seyahatlere dair ikna edici bir açıklama getiremedi. Florian’ın anlattığı versiyonla bu yolculukların hiç uyuşmaması, şüphelerin giderek artmasına neden oldu.

Diğer yandan polis, Rebecca’nın cep telefonu ve dijital izlerini de mercek altına aldı. Kayıp kızın telefon kayıtları ve mesajlaşma geçmişi incelendi. Ancak ilk aşamada kayda değer bir sonuç elde edilemedi. Bunun üzerine 2019’un sonlarında Berlin Emniyeti çığır açıcı bir adım attı. Google şirketine resmi başvuruda bulunarak Rebecca’nın ve zanlı Florian’ın Google hesaplarındaki tüm verilerin teslim edilmesini talep etti. Google’ın İrlanda’daki veri merkezinde saklanan bilgiler, 2021 yılı başlarında şifrelenmiş dijital dosyalar halinde polise iletildi. Bu dijital izler arasında Rebecca’nın arama geçmişi, e-postaları, konum verileri, rehber kayıtları ve olası çevrim içi aktiviteleri yer alıyordu.

Araştırmacılar bu veriler üzerinde ayrıntılı analizler yaptı. Özellikle Rebecca’nın Google hesabının kaybolduktan sonra aktif olup olmadığını tespit etmeye çalıştılar. Ancak bu kapsamlı dijital incelemelerin sonucunda da kamuoyuna açıklanan somut bir bulguya rastlanamadı. Rebecca hala kayıptı ve dijital dünyada onun sırrını ele vermemişti. Aradan yıllar geçerken polis soruşturması soğumadı. Berlin polisi kayboluşun üzerinden 4 yıl geçtiğinde yaptığı açıklamada 3,000’den fazla ihbarın titizlikle incelendiğini ve halen yeni ipuçları gelmeye devam ettiğini duyurdu.

Hala zaman zaman Rebecca’yı kendi imkanlarıyla arayan vatandaşların olduğu, örneğin ormanda bir battaniye bulup haber verenlerin çıktığı belirtiliyordu. Soruşturmayı yürüten ekipler, “Biz bu dosyayı asla kapatmadık.” diyerek Rebecca’yı bulana kadar çalışacaklarını vurguladı. Nitekim Şubat 2022 itibariyle savcılık yetkilileri Florian hakkındaki şüphelerin halen geçerli olduğunu ve soruşturmanın aktif biçimde sürdüğünü beyan etmişlerdi. Soruşturma kapsamındaki en yeni adımlardan biri 2023 yılının Nisan ayında atıldı. Alman polisi olayın üzerinden 4 yıl geçmesine rağmen Florian’ın evini bir kez daha arama kararı aldı.

Savcılık, halen devam eden soruşturmada şüpheli konumundaki kişinin evinde arama yapıldığını doğruladı ve böyle bir aramanın ancak yeni bir somut ipucuna dayanarak yapılabileceğini belirtti. Bu yeni aramada evin içinde akustik ölçümler gerçekleştirildiği, yani evden gelen seslerin dışarıdan duyulma ihtimalinin test edildiği öğrenildi. Ayrıca evdeki bir banyo sabahlığının kuşağının eksik olduğu tespit edildi. Bu detaya neden önem atfedildiği kamuoyuna açıklanmamış olsa da soruşturma ekibi olası bir boğma aracı ihtimalini değerlendirmiş olabilir. Son aramanın ardından Berlin Cinayet Bürosu yetkilileri ne yazık ki olayı aydınlatacak yeni bir delile ulaşamadığını duyurdu. “Rebecca’nın kız kardeşinin evinde öldürüldüğüne inanıyoruz.” diyen araştırmacılar, yıllardır aynı temel şüpheyi koruduklarını ancak bunu kanıtlayacak bulguların hala eksik olduğunu ifade etti.

Soruşturmanın odak noktası başından beri Rebecca’nın eniştesi Florian oldu. Florian, genç kızın kaybolduğu sabah evde onunla başa kalan tek kişiydi. Polis, teknik veriler ve ifadelere dayanarak Rebecca’nın o evi canlı terk etmediği ihtimali üzerinde duruyordu. Bu durumda içeride meydana gelmiş olası bir suç için bir numaralı şüpheli mantıken o sırada evde bulunan enişte oluyordu. Nitekim hem Berlin Emniyet Müdürlüğü hem savcılık defalarca Florian’ın baş ve tek şüpheli konumunda olduğunu açıkladı.

Peki, Florian’ı şüpheli kılan unsurlar nelerdi? İlk olarak Florian’ın çelişkili beyanları polisin dikkatini çekti. Sorgusunda 18 Şubat sabahı eve geldiğinde uyuduğunu ve öğleye dek evde dinlendiğini söylemişti. Ancak yapılan incelemeler Florian’ın o sabah evde uyumak yerine internette aktif olduğunu ortaya koydu. Elde edilen verilere göre Florian, Rebecca’nın kaybolduğu sabah erken saatlerde internette bazı mesajlaşmalar yapmış ve çevrim içi aktivitelerde bulunmuştu. Dahası, polisin iddiasına göre Florian’ın internet geçmişinde bağlama ve boğulma fantezileri ile ilgili pornografik içerikler aradığı tespit edildi. Bu tür bir arama kaydı, Rebecca’nın evde kaybolduğu zaman dilimiyle örtüştüğünden, soruşturmacılar için son derece rahatsız edici bir ayrıntıydı.

Zira akıllara genç kıza o evde istemediği bir şey yapılmış olabileceği fikrini getiriyordu. Enişteyi şüpheli konumuna oturtan bir diğer önemli unsur, az önce de değindiğimiz gibi otoyol seyahatleri oldu. Florian, Rebecca’nın kaybolduğu sabah ve onu izleyen gece aile arabasıyla Berlin’in dışına gitmişti. Kameralarca kaydedilen bu yolculukların amacını tatmin edici şekilde açıklayamamıştı. Florian, başlangıçta kendisinin o sabah hiçbir yere gitmediğini iddia etmiş olsa da kanıtlar onun iki gün içinde Polonya sınırı yönüne gidiş dönüş yaptığını gösterdi. Bu durum polisin Florian’a güvenini iyice sarstı. Hatta Rebecca’nın babası bile basına verdiği bir demeçte damadının bu gizemli yolculuklarının başka bir meseleyle ilgili olduğunu söyledi. Rebecca’yla alakası olmadığını öne sürerek ima yoluyla Florian’ı savundu. Baba, damadına seslenerek, “Florian, ne biliyorsan anlat. Böylece aramalar doğru yöne, gerçek soruna yönelsin.” çağrısı yaptı. Bu sözler medyada Florian’ın o günlerde uyuşturucu işleri için bu seyahatleri yapmış olabileceği yönünde spekülasyonları beraberinde getirdi.

Ancak soruşturmanın başındaki savcı, damadın uyuşturucu kaçakçılığına karıştığı teorisini pek olası bulmadıklarını belirterek bu iddiaları ciddiye almadıklarını ifade etti. Florian hakkında dikkat çeken bir diğer konuysa kendisiyle ilgili farklı kişilerin taban tabana zıt görüşleri oldu. Rebecca’nın ailesi ve yakınları Florian’ı her zaman sevgi dolu, aile babası kimliğiyle tanımlarken, geçmişte onunla ilişki yaşamış iki kadın bambaşka iddialarla ortaya çıktı. Almanca bir podcast yayınında konuşan iki eski kız arkadaşı, Florian’ın geçmişte kendilerine şiddet uyguladığını öne sürdüler. Bu kadınlar, Florian’la birlikte oldukları dönemlerde defalarca fiziksel şiddete maruz kaldıklarını, kavgalar sırasında Florian’ın kendilerini eve kilitlediğini anlattılar. Bu iddialar hiçbir resmi şikayete konu olmamış ve kanıtlanmamış olsa da kamuoyunda Florian’ın karakterine dair ciddi soru işaretleri yarattı. Bir yanda aile içinde şefkatli bir abi, iyi kalpli bir eş portresi çizen Florian, diğer yanda eski partnerlerinin dilinde öfkeli ve zalim biri olarak tasvir ediliyordu. Bu uçurum dava etrafındaki tartışmaları daha da alevlendirdi.

Florian’ın dışında Rebecca’nın kayboluşuyla doğrudan ilişkilendirilebilecek başka bir şüpheli resmi olarak tespit edilemedi. Soruşturmanın ilk dönemlerinde Rebecca’nın çevresindeki herkes mercek altına alındı. Genç kızın internet üzerinden görüştüğü iddia edilen bir erkek arkadaş olabileceği yönünde ipuçları değerlendirildi. Rebecca’nın arkadaşları, onun bir internet tanışıklığından bahsettiklerini söylediler. Yaşıtı bir erkekle online iletişim kurduğunu, hatta belki gizlice buluşmayı planladığını düşündüler. Polis, bu gencin izini bulup sorguladığında başlangıçta şüpheli görülse de tüm incelemeler sonucunda bu internet arkadaşının olayla ilgisinin olmadığı kesinleşti. Yani Rebecca’nın kendi sosyal çevresinden veya tanıdığı kişilerden kaynaklanan bir tehdit tespit edilemedi. Dolayısıyla medyada ve polis kayıtlarında beş temel senaryo üzerinde duruldu. Bunlardan ilki ve en ağırlık kazananı, Rebecca’nın eniştesi tarafından öldürülmüş olma ihtimaliydi. Diğer olasılıklar ise Rebecca’nın evden kendi rızasıyla kaçmış olması, bir çevrim içi internet avcısının kurbanı olması, hiç tanımadığı biri tarafından kaçırılıp öldürülmesi ya da bir insan kaçakçılığı çetesinin eline düşmesi şeklinde sıralanıyordu. Bu senaryoların her biri Alman basınında ve televizyon tartışmalarında dile getirildi. Yetkililer, tüm ihtimaller masada ancak somut delil olmadan hiçbirini kanıtlamak mümkün değil.” diyerek süreci özetliyordu.

Teorilerden bazıları şöyle açıklanıyordu:

Evden kendi isteğiyle kaçma ihtimali: Rebecca’nın sorunlarından kaçmak ya da yeni bir hayata başlamak amacıyla evden ayrıldığı ve kendi izini kaybettirdiği teorisi dillendirildi. Bu teoriyi savunanlar, genç bir kızın ailesinden habersiz kaçabileceğine ve belki de yurt dışına gidebileceğine inanıyordu. Ancak Rebecca’nın yanına pasaport veya ciddi miktarda para almamış olması bu senaryoyu zayıflatıyordu.

Rebecca’nın çevrim içi olarak tanıştığı biriyle buluşmak için evden çıktığı öne sürüldü: Ailesinin onaylamayacağını düşündüğü için buluşmayı gizli tutmuş olabileceği, fakat buluştuğu kişinin ona zarar vermiş olabileceği konuşuldu. Nitekim ilk başta şüpheli görülen internet arkadaşı polisçe aklanmış olsa da bilinmeyen bir internet avcısı ihtimali tamamen göz ardı edilemedi.

Bazılarına göre Rebecca sabah evden çıkmış ve şans eseri dışarıda bir suçluyla karşılaşmış olabilirdi: Okul yolunda onu gözüne kestiren biri tarafından kaçırılıp öldürülmüş olma ihtimali halk arasında dile getirildi. Özellikle o dönemde Berlin’den genç kızlara yönelik herhangi bir saldırgan olup olmadığı sorgulandı. Ancak bu teoriyi destekleyecek somut hiçbir ipucu bulunamadı.

Komplo teorilerine meraklı bazı kişiler: Rebecca’nın organize bir insan kaçakçılığı şebekesinin kurbanı olabileceğini öne sürdü. Florian’ın otoyolda Polonya sınırı yönüne gitmiş olması, Rebecca’yı yurt dışına çıkaran bir çete senaryosuyla ilişkilendirirdi. Hatta bu teoriye göre Florian belki de dolaylı şekilde böyle bir çetenin içine girmiş olabilir. Ancak savcılık ve polis bu iddialara dair hiçbir kanıt olmadığını belirterek bu tür komploları ciddiye almadı.

Rebecca’nın BTS grubuna hayranlığı: İlginç bir teoriyi beraberinde getirdi. 18 Şubat’ın BTS üyelerinden J-Hope’un doğum günü olması sebebiyle Rebecca’nın o sabah erken saatte evden çıkıp diğer hayranlarla buluşmaya gittiği iddia edildi. Bu teoriye inananlar, Rebecca’nın kayıp fotoğraf makinesi ve mor battaniye detayını da buna yordu. Belki de bir parkta piknik yapacak, fotoğraf çekecekti. Aile de başlangıçta bu olasılığı tamamen reddetmedi. Rebecca’nın fan topluluklarıyla görüşmüş olabileceğini düşündüler. Ne var ki bu yönde de hiçbir iz bulunamadı.

Aile içinde gizlenen bir sır: En uç komplo teorilerinden biri, ailenin gerçeği bildiği ancak gizlediği iddiasıydı. İnternette bazı kullanıcılar, Rebecca’nın ablası veya diğer bir aile üyesi tarafından istemeden öldürüldüğünü ve ailenin birbirini koruduğunu dahi ileri sürdü. Örneğin, abla Jessica’nın kardeşini kıskançlık krizinde öldürdüğü; aile de onu koruyor gibi kanıtsız ve uçuk söylemler sosyal medyada dolaştı. Bu iddialar için hiçbir kanıt ileri sürülemediği gibi polisle aile fertlerinin bu olayla bağlantılı olduğuna dair en ufak bir bulguya ulaşılamadığını net biçimde açıkladı. Dolayısıyla bu tür iddialar sadece spekülasyon boyutunda kaldı ve ciddiye alınmadı.

Anne ve baba R, kızları kaybolduktan sonra defalarca kameraların karşısına geçerek Rebecca’nın yaşadığına inandıklarını söylediler. Onlara göre enişte Florian da masumdu. Aile, damadın bu olayla bir ilgisi olmadığı konusunda birleşmiş durumdaydı. Rebecca R.’un kayboluşunun üzerinden yıllar geçmesine rağmen dava dosyası hala açık tutuluyor ve yeni bir ipucu çıkması umuduyla incelenmeyi bekliyor. Son dönemde yaşanan bazı gelişmeler dosyayı tekrar gündeme taşıdı. 2023’ün başlarında komşu bir evin güvenlik kamerasına ait eski bir kayıt ortaya çıktı ve bu kayıt Alman basını “Rebecca’nın gizemi çözülüyor mu?” manşetleriyle duyuruldu. Söz konusu kamera görüntüsünün Rebecca’nın kaybolduğu 18 Şubat 2019 sabahına ait olduğu iddia edildi. İlk haberlerde görüntüde 07:24’te Florian’ın Twingo aracının evin yakınındaki caddede hareket ettiğinin ve 46 dakika sonra geri döndüğünün görüldüğü yazıldı. Bu bilgi o güne dek bilinmeyen bir detaydı ve acaba Florian cesedi taşımak için o saatte mi dışarı çıktı? sorusunu akıllara getirdi. Ancak hemen ardından savcılıktan gelen açıklama heyecanı yatıştırdı. Berlin savcılığı, bu videonun kendilerine aylar önce Build gazetesinden iletildiğini, üzerinde yapılan incelemede yeni bir bulgu elde edilemediğini duyurdu. Dahası, ortaya çıktı ki videodaki zaman damgası aslında yanlış ayarlanmıştı. Kamera, kış saati uygulamasına göre kaldığı için görüntüde 07:24 görünen A’nın gerçek zamanının 08:36 olduğu belirlendi. Yani Florian’ın arabası evden o sabah aslında 08:36’da ayrılmış. Yaklaşık 45-50 dakika sonra geri dönmüştü. Bu da ablanın evden ayrılışından 1 saat sonra tekabül ediyordu. Savcılık, düzeltilen saatle birlikte videonun soruşturmaya kayda değer bir katkı sunmadığını ve dosyanın seyrini değiştirmediğini açıkladı.

Güncel durumda savcılık ve polis, Rebecca’nın büyük ihtimalle hayatını kaybettiğini değerlendiriyor. Yani resmi makamlara göre Rebecca’nın hayatta olma olasılığı son derece düşük. Anne baba R, her yıl Rebecca’nın doğum gününde duygusal mesajlar yayımlıyor, kızlarının bir gün çıkıp geleceğine inandıklarını ifade ediyorlar. Hatta Rebecca 18 yaşına girdiğinde, bu kayboluşundan iki yıl sonrasına denk geliyor. Ailesi gazetelere ilan vererek “Doğum günün kutlu olsun. Biz her zaman seni bekleyeceğiz.” mesajını paylaşmıştı.

Rebecca’ya o sabah ne oldu? Bu soru 6 yılı aşkın süredir hem ailesinin hem de olayı takip eden milyonların zihnini kurcalıyor. Elde edilen onca bilgiye rağmen parçalar bir türlü birleşmiyor. Ortada cevapsız koca bir bilmece duruyor. Siz olsaydınız bu gizemin cevabını nasıl bulurdunuz? Rebecca’ya ne olduğunu düşünüyor ve ne hissediyorsunuz? Belki bir gün ortaya çıkacak gerçek, bu karanlık sır perdesini aralayacak. O güne dek herkes kendi fikrini oluşturmaya çalışacak ve Rebecca Roj’un akıbeti, modern zamanların en gizemli hikayelerinden biri olarak anılmaya devam edecek.

Related Posts

Our Privacy policy

https://rb.goc5.com - © 2026 News