Dev Apache’nin Sakin Sözleri: ‘Çok Büyük… Üzerine Otur!’ Ve Ardından Gelen Şaşırtıcı Olay!

Dev Apache’nin Sakin Sözleri: ‘Çok Büyük… Üzerine Otur!’ Ve Ardından Gelen Şaşırtıcı Olay!

1. Bölüm: Kızgın Güneşin Altında Kaçış

Yeni Meksika’nın uçsuz bucaksız çölünde, güneş toprağı kızgın bir demir gibi yakarken, rüzgar kadim sırlar fısıldıyordu. Genç Clara, yorgun kısrağının üstünde, korku ve kararlılıkla parlayan gözleriyle ilerliyordu. Sadece 22 yaşındaydı, gece kadar siyah saçları, yorgun ama umut dolu bakışlarıyla geçmişini arkasında bırakmaya çalışıyordu.

.

.

.

Clara, San Miguel adlı tozlu bir kasabadan, sınırın güneyinden kaçıyordu. Kasabanın zalim toprak ağası Don Ricardo, onu zorla evlendirmek istemişti.
“Artık benimsin, Clara,” diye hırlamıştı adam, Clara’yı bir eşya gibi sahiplenirken.

Ama Clara boyun eğmeyecekti. Bir gece babasının atını çalıp, gözyaşlarını ve korkularını geride bırakarak kasabadan kaçtı. Gökyüzü ağır bulutlarla kaplanırken, uzaklarda şimşekler çakıyor, gök gürültüsü bir aslanın kükremesi gibi yankılanıyordu. Clara’nın beyaz elbisesi toz ve terle kirlenmişti.
Biraz daha, diyerek kısrağını mahmuzladı. Ama çöl, acımasızdı; kaktüsler ve kayalar sonsuz bir deniz gibi uzanıyordu.

2. Bölüm: Gizemli Apache

Bir vadide, dumanı tüten bir kulübe ve derme çatma bir ahır gördü.
“Tanrım, yardım et,” diye fısıldadı, oraya yöneldi.

Yaklaştığında, kulübeden uzun, kaslı bir adam çıktı. Bronzlaşmış teni, uzun saçları boncuk ve tüylerle süslü bir bantta toplanmıştı. Deri pantolon ve açık gömleği, göğsündeki kartal ve güneş motifli dövmeleri ortaya çıkarıyordu. Bir Apache savaşçısıydı.

Clara dondu. Kasabada yaşlılar, Apachelerin kadın kaçırdığı, çiftlikleri yaktığı, kafataslarıyla dans ettiği korkunç hikayeler anlatırdı.
“Çölün şeytanlarıdır,” derlerdi.

Ama gökyüzü yıldırım ve yağmurla patladı. Clara’nın kaçacak yeri yoktu.

“İyi akşamlar, efendim,” dedi titrek bir sesle, attan inerken.
“Fırtına için sığınacak bir yer arıyorum. Sadece bir gece, lütfen.”

Adam, Koana, karanlık ve derin bakışlarla Clara’yı süzdü. 25 yaşında, kabilesinden sürgün edilmiş bir Apache’ydi. Beyazlarla savaşmayı reddettiği için yalnız yaşıyor, avcılık ve tarımla hayatta kalıyordu.

Çok az İspanyolca konuşabiliyordu, ama kadının korkusunu ve yorgunluğunu anlamıştı.
Sessizce atın dizginini aldı, ahıra götürdü, yağmurdan korudu.
“Gir,” dedi boğuk bir sesle, kapıyı işaret ederek.

Clara titreyerek içeri girdi.
Kulübe sade ama sıcaktı; tahta masa, odun sobası, el dokuması battaniyelerle örtülü bir yatak. Koana gaz lambasını yaktı, Clara’ya fasulye, tortilla ve biraz kızarmış geyik eti verdi.
“Ye,” dedi.

Clara sessizce yemeğini yerken, Koana ona dokunmadı, bakışlarında arzu yoktu.
Yatağı hazırladı, kendisi ise dışarıda, yağmur ve soğukta battaniyeye sarılarak verandada uyudu.

O gece, Clara uyuyamadı.
Gök gürültüsü kulübeyi sarsarken, kafasında kasaba hikayeleri dönüp duruyordu. Ya içeri girerse? Ya anlatılanlar doğruysa?
Ama Koana dönmedi; geceyi sessiz bir koruyucu gibi dışarıda geçirdi.

İlk kez günlerdir Clara kendini güvende hissetti.

3. Bölüm: Tehlike Yaklaşıyor

Sabah olduğunda, fırtına geçmiş, çöl taze ve parlaktı.
Clara kalktığında Koana atı besliyordu.
“Teşekkür ederim,” dedi Clara.
Koana başını salladı.
“Atın iyi, gidebilirsin,” dedi.

Tam ayrılmak üzereyken, uzaktan nal sesleri duyuldu.
İki adam, Pedro ve Juan, Don Ricardo’nun gönderdiği sarhoş kasaba zorbaları, tüfekleriyle çıkageldi.
“Bak hele, bizim Clara burada, hem de bir Apache’nin yanında!” diye alay ettiler.
“Onu ver, vahşi! Yoksa seni kurşun yağmuruna tutarız!”

Koana, Clara ile kulübenin arasına geçti, yay gibi gerildi.
Silahı yoktu ama gözleri ateş saçıyordu.
“O benim misafirim. Defolun,” dedi bozuk İspanyolcasıyla.

Adamlar güldü, tehdit ettiler.
Koana yıldırım gibi hareket edip Pedro’yu yere serdi, Juan’ı çamura itti.
“Korkaklar! Bir kadını kovalamak size mi kaldı? Patronunuza söyleyin, ona dokunursa onu bulurum!”

Adamlar aşağılanmış halde kaçtı.

Clara, korkuyla dışarı çıktı.
“Neden bunu yaptın? Seni öldürecekler!”
Koana ona baktı.
“Burada kimse sana zorla yaklaşamaz. Seni koruyacağım.”

O sabah Clara gitmemeye karar verdi.
Don Ricardo’nun onu tekrar bulacağını biliyordu.
Koana zorlamadı, sadece çiftliği gösterdi.
“İstersen kal, iş var,” dedi.

4. Bölüm: Yeni Bir Hayat

Takip eden günler, Clara için öğrenme zamanıydı.
Ev işlerine alışkınken, keçi gütmeyi, mısır öğütmeyi, çit tamir etmeyi öğrendi.
Koana sabırlıydı, az konuşuyor, hikayeler anlatıyordu.
Çölün ruhları, kurnaz çakallar ve büyük ana toprak hakkında efsaneler paylaşıyordu.

Bir gün, Clara sordu:
“Neden yalnız yaşıyorsun?”
Koana ufka baktı:
“Kabilem beyazlarla savaşıyordu. Ben artık kan istemedim. Ayrıldım. Şimdi huzur.”

Clara’nın boğazı düğümlendi.
“Bizim kasabada Apacheler için korkunç şeyler anlatırlar.”
Koana ilk kez gülümsedi.
“Beyazlar bizi vahşi sanıyor. Ama bak, seni yemedim!”
İkisi de güldü, buzlar eridi.

Geceleri ateş başında, Koana ona Apachece kelimeler öğretiyor, Clara hayatını anlatıyordu.
Birlikte yeni bir dünya kurdular, dışarıdaki nefretten uzak.

5. Bölüm: Savaş Kapıda

Bir hafta sonra Don Ricardo dört silahlı adam gönderdi.
Akşam vakti, Clara’yı istediler.
“Patronun nişanlısı o. Ver onu, vahşi!”
Koana gizlediği eski bir tüfekle karşılarına çıktı.
Clara korkuyla kulübeden izliyordu.
“Hayır!” diye bağırdı, dışarı fırladı.
“Onunla gitmeyeceğim!”

Adamlar alay etti.
Biri havaya ateş etti, Koana ise birini bacağından vurdu.
“Bir sonraki kurşun kalbine gider!” dedi.

Adamlar geri çekildi.
“Don Ricardo bizzat gelecek!” diye tehdit ettiler.

O gece Clara ve Koana yıldızların altında oturdu.
“Korkuyorum,” dedi Clara.
Koana ilk kez elini tuttu.
“Ben de, ama birlikte güçlüyüz.”

6. Bölüm: Aşkın Gücü

Günler haftalara dönüştü.
Clara gelişti; silah kullanmayı, hayvan izini takip etmeyi, Apache otlarıyla yaraları iyileştirmeyi öğrendi.
Koana ona atalarının kutsal mağaralarını gösterdi, birlikte ay ışığında dans ettiler.

Bir sabah, Clara sordu:
“Neden bana dokunmadın? Ben çekici değil miyim?”
Koana utandı.
“Çok güzelsin. Ama aşk alınmaz, özgürce verilir.”

Clara bu sözlerle sarsıldı.
Kasabada erkekler onu bir ödül gibi görür, Don Ricardo güzelliği ve toprakları için isterdi.
Ama Koana, onun ruhunu seviyordu.

O gece, Clara ateş başında yaklaştı:
“Seni seviyorum, Koana. Beni insan olarak ilk kez sen saydın.”
Koana, duygulu gözlerle baktı:
“Ben de seni, Clara. Kalbim sen gelince değişti. Seni özgürce seçiyorum.”

Birbirlerine sarıldılar, ilk öpücükleri, zorunlu değil, iki özgür ruhun seçimi oldu.

7. Bölüm: Son Savaş

Don Ricardo, bir sabah bir düzine adamla çiftliğe geldi.
“Clara! Çık dışarı, hain kadın!” diye bağırdı, öfkeyle titreyerek.

Koana tüfeğiyle, Clara ise bir pompalı tüfekle hazırlanmıştı.
“Git, yaşlı adam! O senin değil!” dedi Koana.
Don Ricardo güldü:
“Bir Apache ve bir kadın! İkinizi de öldüreceğim!”

Çatışma başladı.
Kurşunlar havada uçuştu, atlar kişnedi.
Koana, Apache zekasıyla araziyi kullandı, saldırganları pusuya düşürdü.
Clara iki adamı yaraladı.
Don Ricardo saldırdı, Koana onu omzundan vur

Related Posts

Our Privacy policy

https://rb.goc5.com - © 2026 News