Kardeşi İşkence Gördü, Bordo Bereli Abla Devletin Kirli Sırrını Ortaya Çıkardı

.

Bölüm 1: O Gece Başlayan Kabus

Yağmur Ankara’nın üstüne kara bir örtü gibi çökmüştü. Gök gürültüsüyle karışan siren sesleri, şehrin uykusunu bölerken Elif Kara, Çankaya’daki dairesinin penceresinden dışarı bakıyordu. Sivil hayata alışamamıştı. Sol omzundaki eski mermi yarası, her yağmurda yeniden sızlardı. Bordo bereli olarak geçirdiği onca yıl, sanki bir başka hayata aitmiş gibi uzaktı.

Telefonu titredi. Ekranda “Onur” yazıyordu. 17 yaşındaki kardeşi, Hilal Askeri Lisesi’nin parlak öğrencisi. Bu saatte araması tuhaftı.

“Abla, beni almaya geliyorlar. Kurtar beni.” Onur’un sesi fısıltı kadar zayıftı. Hırıltılı nefesler, boğuk bir korku, ardından bir çığlık ve hat kesildi.

Kardeşi İşkence Gördü, Bordo Bereli Abla Devletin Kirli Sırrını Ortaya Çıkardı

Elif’in içinde yılların askeri refleksiyle bir alarm çaldı. Gardırobunu açtı, siyah montunu giydi, gizli bölmeden küçük bir tabanca ve takip cihazı aldı. Onur’un sesindeki korku, ölümle yüzleşen birinin sesiydi.

Motosikletini fırtınanın içinde sürerken, Onur’la ilgili anılar zihninde canlandı. “Abla, tam olarak ne iş yapıyorsun?” Onur bir keresinde sormuştu. Elif, “Memurum işte,” diye geçiştirmişti. Ama Onur, onun bordo bereli olduğunu anlamıştı. “Sen kahramansın,” demişti. Elif, “Hayır, bu yola girme,” diye yemin ettirmişti. Ama Onur, bir yıl sonra Hilal Askeri Lisesi’ni kazanmıştı.

Bölüm 2: Yoğun Bakımda Bir Hayat ve Karanlık Sırlar

Elif, Hilal Lisesi’nin önüne geldiğinde ambulans ve polis araçlarının ışıkları her yeri aydınlatıyordu. Nizamiye kapısında nöbetçi subay, “Başınız sağ olsun. Harbiyeli Onur Kara, yurt binasının çatı katından düştü. Şu an GATA’da, durumu kritik,” dedi.

Elif, GATA’nın yoğun bakımında kardeşinin morluklar içindeki bedenini gördü. Doktor, “Düşmeye bağlı çoklu travma, iç kanama. Ama bazı yaralar, eski ve yeni morluklar, bileklerde kelepçe izleri… Bunlar sistematik işkence belirtisi,” dedi.

Elif, Onur’un eşyalarını aldı. Çantanın astarında küçük bir USB buldu. Telefonunda silinmiş mesajları geri getirdiğinde, “Hainler yaşamayı hak etmez. Eğer tek kelime edersen, bordo bereli ablan da ölür,” gibi tehditler gördü. Fotoğraflar, Onur’un vücudundaki morlukları gösteriyordu. Ve bir video: Onur, diğer öğrenciler tarafından işkence görüyordu. Bu, sıradan bir zorbalık değildi. Daha organize ve derin bir şeydi.

Bölüm 3: Geçmişin Hayaleti ve Ay Yıldız’ın İzleri

Geceyi hastaneye yakın bir otelde geçiren Elif, geçmişine döndü. Sekiz yıl önce, Hayalet kod adıyla bordo bereli timde çalışırken, komutanı ona gizli bir dosya göstermişti. Dosyada, Türk Silahlı Kuvvetleri’ndeki bazı üst düzey komutanlarla karşı taraf arasında gizli bir anlaşmanın izleri vardı. Sonra tim, düşman baskınına uğramış, Elif dışında herkes ölmüştü. Elif, ülkeye döndükten sonra yeni bir kimlik almış, kısa süre sonra da emekli edilmişti.

Şimdi, Onur aynı karanlık sırların ortasındaydı. USB’deki belgeleri incelediğinde, “Ay Yıldız” adlı gizli bir öğrenci örgütünün izlerini buldu. Bu sembolü, yıllar önce o lanetli görevde de görmüştü.

Bölüm 4: Okulda Araştırma ve İlk Temas

Ertesi sabah Elif, Hilal Askeri Lisesi’ne gitti. Okul komutanı Albay Fikret Gürkan, “Onur, psikolojik baskı nedeniyle intihar etti,” dedi. Elif, mesajları ve videoyu gösterdi. Komutan, “Bunlar şakalaşma olabilir,” diye geçiştirdi. Elif, Onur’un odasını kontrol etmek istedi. Bölük komutanı Üsteğmen Aslı Demir ona eşlik etti. Oda fazla düzenliydi. Yatağın altında gizli bir defter buldu.

Çatı katında, korkulukların çok yüksek olduğunu, intiharın zor olduğunu fark etti. Güvenlik kamerası ise kırıktı. Okuldan çıkarken bir öğrenci, Elif’in eline küçük bir not sıkıştırdı: “Ben Onur’un arkadaşı Zeynep. Sizinle konuşmam gerek. Bu akşam Hilal Kafe’de buluşalım. Dikkatli olun.”

Bölüm 5: Zeynep’le Buluşma ve Gerçeğin Kapısı

Akşam, Elif kafede Zeynep’le buluştu. Zeynep, “Onur intihar etmedi. Ay Yıldız’ın üyeleri onu çatıya çıkardı. Ay Yıldız, okul içinde seçkin bir örgüt. Son yıllarda gerçek gizli görevler yapıyorlar. Ben de adaydım ama canlı bir hedefi sorgulamayı reddettiğim için elendim. Onur da aynı sınavda direndi. Sonra zorbalık başladı,” dedi.

O sırada, kafeye siyah üniformalı üç öğrenci girdi. Liderleri Kerem Atasoy’du. Elif, Zeynep’i arkasına aldı. Kerem, “Bize karışma, yoksa geçmişini açığa çıkarırız,” dedi. Elif, onları etkisiz hale getirdi ve Zeynep’le kaçtı.

Bölüm 6: USB’deki Sırlar ve Hastanede Saldırı

Elif, güvenli bir yerde USB’yi inceledi. “Proje Ay Yıldız” başlıklı dosya, Hilal Lisesi ve MİT arasında gizli bir işbirliğini, süper asker projesini, yasa dışı operasyonları ve suikast eğitimlerini içeriyordu. Belgelerin sonunda, sekiz yıl önceki timinin fotoğrafı vardı. Elif’in altında “Başarısız, tekrar denenecek” notu vardı. Her şey bir tuzaktı.

O sırada hastaneden aradılar. Onur’un odasına biri sızmış, serumuna zehir enjekte etmişti. Güvenlik kamerasında, Hilal Lisesi üniformalı bir öğrencinin hemşire kılığında odaya girdiği görülüyordu. Elif’e gizli bir numaradan arama geldi: “Yarın saat 9’da okula gel, kanıtları getir. Kardeşinin yaşamasına izin vereceğiz.”

Bölüm 7: Son Operasyon ve İhanetin Yüzü

Elif, eski silah arkadaşı Murat’tan ekipman aldı. Ama planını değiştirmek zorunda kaldı. Çünkü Murat’ın aslında Ay Yıldız’ın bir üyesi olduğunu, Aslı’nın ise ona yardım etmek için geldiğini anladı. Elif, Murat ve Aslı’dan kaçarak, başka bir eski komutanı General Soyer’e ulaştı. Ama Soyer’in de bu karanlık yapının parçası olduğunu öğrendi.

O sırada hastaneden aradılar: “Onur uyandı.” Elif, hastaneye giderken takip edildi. Takipçilerini atlatmak için köprüden suya atladı ve arka kapıdan hastaneye girdi. General Soyer ve adamları, Onur’un odasını tutmuştu. Elif, yangın alarmını çalıştırarak kargaşa yarattı ve odaya girdi.

Bölüm 8: Gerçeğin Açığa Çıkışı ve Yeni Bir Başlangıç

Odaya polisler ve MİT’ten Yüzbaşı Aslı Demir geldi. Aslı, “Ben senin timinden sağ kurtulanım. Ay Yıldız’ın komplosunu aylarca araştırdık. Şimdi ülke çapında tutuklama başlıyor,” dedi. Televizyonda, Hilal Lisesi yetkilileri ve üst düzey subayların tutuklandığı haberleri dönüyordu.

Ama o anda Zeynep, cebinden bir tabanca çıkarıp herkesi rehin aldı. “Tüm tutuklamaları durdurun, kanıtları yok edin yoksa bu odadaki herkes ölür,” dedi. Elif, Zeynep’i sakinleştirdi. “Şüphe insanın en büyük gücüdür. Seni kullandılar. Hayatın şimdi başlıyor,” dedi. Zeynep, silahı indirdi ve teslim oldu.

Bölüm 9: Adalet ve Umut

Ay Yıldız skandalı ülkeyi sarstı. Hilal Lisesi kapatıldı, yüzlerce kişi yargılandı. Elif ve Onur tanık koruma programına alındı. Onur yeni bir hayata başladı. Elif ise askeri okullardaki zorbalık ve istismar konusunda uzman müfettiş oldu. Zeynep, Elif’in himayesinde yeni bir hayata başladı.

Bir yıl sonra, Elif ve Onur, “Ay Yıldız’ın Çocukları” adlı bir vakıf kurdu. Onur, kuruluş töreninde, “Artık susmayacağız. Bizim sesimiz adaletin kendisidir,” dedi.

Ama hikaye bitmedi. Elif’e isimsiz bir mesaj geldi: “Ay Yıldız sadece bir okulda değildi. Her yerdeyiz. Ama bu sefer senin tarafındayız.” Mesajda başka bir okulun adresi vardı.

Elif, Aslı’yı aradı. “Savaşımız bitmedi.” Aslı, “Bu sefer ben de seninleyim,” dedi.

Elif, pencereden Ankara’nın yeni gününe bakıp gülümsedi. Artık yalnız değildi. Ve en güçlü silahı, gerçekti.

SON

 

Related Posts

Our Privacy policy

https://rb.goc5.com - © 2026 News