BM Komutanlığı ‘TÜRK TUGAYI İMHA EDİLDİ’ Dedi! 😮 Tahsin Yazıcı ‘GÖREV VERİN’ Cevabını Gönderdi!

.

Kore Savaşı ve Türk Askerinin Kahramanlık Destanı: Kunuri Zaferi

Giriş: Bir Başçavuşun Cesareti

1950 yılının Kasım ayında, Kuzey Kore sınırına yakın, soğuk bir kış gününde Türk ordusunun 5090 kişilik tugayı, tarih yazacak bir göreve doğru ilerliyordu. Termometreler sıfırın altında 15 dereceyi gösterirken, tuğgeneral Tahsin Yazıcı komutasındaki Türk tugayı, Kore topraklarına adım atalı sadece 40 gün olmuştu. 58 yaşındaki Tuğgeneral Yazıcı, genç bir komutan değildi, ancak savaş tecrübesi tartışmasızdı. 1912’de harp okulunu bitirmiş, Çanakkale Savaşı’nda yer almış, Kurtuluş Savaşı’nda Anadolu’nun çeşitli cephelerinde savaşmış ve Şeyh Sait isyanını bastırmada görev almıştı. 1925’te Fransa’da süvari okullarında eğitim almış ve Türkiye’ye döndüğünde Türk Kara Kuvvetlerinin ilk muharip tank birliğini kurmuştu.

Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde Türkiye’nin mücadelesinde yer alan Yazıcı, şimdi ise Kore’de, Birleşmiş Milletler ordusunun Kore’yi savunma ve Kuzey Kore’nin işgaline karşı mücadele etme görevini üstlenmişti. Yunanistan, Sovyetler Birliği ve Çin gibi büyük güçlerin yer aldığı bu soğuk savaşın ilk sıcak çatışması, Türk askerinin ne kadar kararlı ve cesur olduğunu tüm dünyaya gösterecekti.

Savaşın Başlangıcı: Kore’ye Hareket

Türk Tugayı, 17 Ekim 1950’de Busan Limanı’na çıkarak Kore’ye ilk adımını attı. Türk askerinin Kore’ye gelmesi, Asya’da dünya tarihinin akışını değiştirecek bir dönüm noktasına işaret ediyordu. Busan’a ulaşan tugay, 259 subay, 18 askeri memur, 4 sivil memur, 395 astsubay, 4414 erbaş ve erden oluşuyordu. Tugay, Kore’nin Degu şehrine yerleşmiş ve burada Amerikan malzemesiyle yeniden donatılmıştı. Eski Mauser tüfekleri, Amerikalılardan alınan tüfeklerle değiştirilmişti. Bu yeni tüfeklerle eğitim alarak, 10 Kasım 1950’de cepheye hareket ettiler.

Kore’de İlk Çatışmalar ve Çin’in Girişi

Türk Tugayı, Kore’ye geldiği ilk günden itibaren büyük bir cesaretle savaşa girdi. Önce Seul’un kuzeyindeki bölgenin güvenliğini sağlayan tugay, 20 Kasım’dan itibaren Kunuri bölgesine nakledildi. Ancak, 25 Kasım 1950’de Çin Halk Gönüllü Ordusu 180.000 askerle Kore sınırını geçti ve Birleşmiş Milletler kuvvetlerine karşı büyük bir karşı taarruza başladı. Çin’in Kore savaşına katılması, savaşın seyrini değiştirecek ve Türk tugayının kahramanlık hikayesi de burada başlayacaktı.

Amerikan istihbaratının Çin’in bu kadar büyük bir güçle Kore’ye girmesini öngörememesi, savaşın gidişatını alt üst etti. Çin, hem sayıca üstün hem de savaş taktiği açısından oldukça güçlüydü. 26 Kasım 1950 saat 18:00’de, Türk Tugayı’nın keşif takımı Tokçon istikametine doğru hareket etti. Ancak kimse, birkaç saat sonra büyük bir tarih yazılacağını tahmin edemiyordu.

Kritik An: Kuşatma ve Çatışmalar

Türk Tugayı, düşmanla sürekli temas halinde kalmak zorunda olduğu için oldukça zor bir göreve sahiptir. 27 Kasım 1950 sabahı, Türk birlikleri, Soğuk havada ilerleyerek düşman mevzilerine doğru harekete geçti. Akşam saat 14.30’ta, Türk Tugayı’na verilen emir, düşman ilerleyişini durdurmak için ellerindeki son kuvvetle pozisyonlarını savunmak oldu.

Çin ordusunun sayıca çok fazla olması, Türk askerlerini geri çekilme durumunda bırakıyordu. Ancak, Tuğgeneral Tahsin Yazıcı ve komutanlar, görevlerini yerine getirmek için cesaretle savaşa devam ettiler. 28 Kasım 1950 akşamı, Türk Tugayı Çin’in kuşatma girişimlerine karşı direnmeye devam etti. Türk askerlerinin cesaretli direnişi sayesinde, Yunan ordusunun geri çekilmesinin ardından savunma mevzilerinde kalmaya devam eden Türk Tugayı, Çin güçlerinin kuşatmasını 30 Kasım’a kadar direnişle engelledi.

Son Çatışmalar ve Türk Tugayının Direnişi

29 Kasım sabahı, Türk Tugayı’nın ikinci taburu Sinimli’de Çin kuvvetleriyle çarpıştı ve yarı kuşatma altında kaldı. Ancak 29 Kasım öğle saatlerine kadar, Türk askeri, düşman kuvvetlerine karşı kahramanca direniş göstererek savunmayı elde tuttu. Bu büyük zafer, savaş tarihine geçti. Türk askeri, cephaneleri tükenmiş olsa da düşmanın ilerleyişini engellemeyi başardı. Birinci taburun komutanı Binbaşı Lütfi Bilgin, geri çekilen diğer birlikleri arkadan koruma görevini üstlendi ve 9. bölükle birlikte Sinimli’ye giden geri çekilme yolunun güvenliğini sağladı.

Türk Tugayı, düşmanın geri çekilmesini engellemeyi başardı. Bütün bu çabalar, Türk askeri tarafından büyük bir kahramanlık örneği olarak kayıtlara geçti. 30 Kasım’da, Türk Tugayı’nın imha edilmek üzere çevrildiği düşünüldü. Ancak, Tuğgeneral Yazıcı, telsizle gönderdiği “Çemberi yardık, cepheye ekmek gönderin, görev verin.” mesajıyla, askerlere yeni bir görev verilmesini sağladı. Türk Tugayı’nın hayatta kaldığı ve ilerlemeye hazır olduğu haberi, büyük bir moral kaynağı oldu.

Zafer ve Türk Tugayının Kahramanlığı

Türk Tugayı, Kunuri Boğazı’ndan geçerken 400 askerin şehit düşmesi ve 600’den fazla yaralı verilmesine rağmen, düşman güçlerinin kuşatma hatlarını yararak imhadan kurtuldu. Çin kuvvetlerinin Türk Tugayı’na karşı gösterdiği üstün sayıyı ve gücü aşan Türk askerinin direnişi, Birleşmiş Milletler Kuvvetleri’nin hayatta kalmasını sağlamıştır. Bu olağanüstü direniş, sadece Türk askeri için değil, dünya savaş tarihinin de en büyük kahramanlıklarından biri olmuştur.

Türk Tugayı ve Kore Hükümetinin Övgüleri

Türk Tugayı’nın bu büyük başarısı, Kore Cumhurbaşkanlığı tarafından takdirle karşılandı. Kore hükümeti, Türk askerinin kahramanlığını unutmayarak, Kore’nin en yüksek tepe noktasına Türk zaferini simgeleyen bir anıt dikti. Birleşmiş Milletler Kuvvetleri Başkomutanı General Douglas McArthur, 13 Şubat 1951’de Türk Tugayı’nı ziyaret etti ve kahraman Türk askerlerine teşekkür etti. McArthur, Türk askerinin gösterdiği cesareti ve kahramanlığı büyük bir minnetle anarak, “Siz Türkler, gerçekten kahraman askerlersiniz.” dedi.

Sonuç: Kore’deki Kahramanlık ve Türkiye’nin Güçlü Varlığı

Türk Tugayı, Kore Savaşı’nda beklenenin çok üstünde bir başarı gösterdi. Türk askerinin gösterdiği cesaret, sadece askeri değil, aynı zamanda Türk milletinin hürriyet ve bağımsızlık için verdiği mücadelenin bir simgesi haline geldi. Türk Tugayı, Kore’deki bu kahramanlıklarıyla Türkiye’nin dünya arenasındaki yerini sağlamlaştırdı ve Kore’de gösterdiği fedakarlıkla, Batı Bloku içindeki stratejik önemini pekiştirdi. Türkiye, Kore’de verdiği bu büyük mücadelenin ardından 18 Şubat 1952’de NATO’ya üye oldu.