Suriye Ordusu Halep’te Destan Yazıyor – Dünden Bugüne Halep’te Neler Yaşandı?

Suriye Ordusu Halep’te Destan Yazıyor – Dünden Bugüne Halep’te Neler Yaşandı?

.
.

Halep’in Destanı: Suriye Ordusunun Zaferi ve Kuzeyde Değişen Dengeler

Halep… Yüzyıllardır uygarlıkların buluştuğu, savaşların ve barışların gölgesinde yaşayan kadim bir şehir. Ama son on beş yılda Halep, Suriye’nin en büyük acılarının ve en karmaşık çatışmalarının merkez üssü oldu. 2011’de patlayan iç savaş, Halep’in kuzey mahallelerini haritadan silmek üzereydi. Şeyh Maksut ve Eşrefiye… Bir zamanlar sıradan insanların yaşadığı bu mahalleler, kısa sürede stratejik birer kilide dönüştü. Çünkü Halep’i kontrol etmek isteyen herkes için bu iki mahalle, şehrin boğazını tutan birer geçitti.

2012’de Esad rejimi Halep merkezini savunabilmek için çevre bölgelerden çekildi. O sırada PKK’nın Suriye kolu olan YPG, kendini “tarafsız” ilan ederek boşalan mahallelere yerleşti. Ne rejimden, ne muhaliflerden yana olduklarını söylediler. Ama gerçekte, Esad’ın Özgür Suriye Ordusu’na karşı elini rahatlatmak için YPG’ye göz yumduğu açıktı. Şeyh Maksut ve Eşrefiye’ye tek bir mermi sıkılmadan girildi. YPG, bu mahalleleri adım adım bir terör üstüne çevirdi. Tüneller kazıldı, mühimmat depolandı, militanlar toplandı. Sivil yerleşim bir anda şehir içi bir tahkimata dönüştü.

Yıllar geçti, dengeler değişti. 2016’da Suriye Ordusu Halep’i geri alırken, burnunun dibindeki Şeyh Maksut’a girmedi. Çünkü o dönemde Halep’e açılan tek ikmal hattı Castelo yoluydu. Bu yol kesildiğinde Halep’in düşmesi kaçınılmazdı. Esad ve Rusya, YPG’nin desteğiyle bu hattı kapattı. YPG, “tarafsız” söylemini bir kenara bırakıp rejime doğrudan askeri destek verdi. Moskova ise YPG’yi bir denge unsuru olarak elinde tutmak istiyordu. Sonuçta, YPG Halep’teki varlığını bir direnişle değil, rejime verdiği askeri hizmet karşılığında korudu.

Zamanla Esad rejimi zayıfladı, Suriye’nin kuzeyinde otorite boşluğu büyüdü. 2024’te Esad’ın çöküşüyle birlikte yeni bir dönem başladı. Ahmet Elşara liderliğinde geçici bir hükümet kuruldu. Şara yönetimi, ülkenin parçalı yapısını düzeltmeye kararlıydı. Kuzeyde silahlı gruplar, doğuda fiili özerk bölgeler, şehirlerde ayrı güvenlik yapıları… Esad’ın yıllarca ertelediği sorunlar artık masadaydı. Türkiye de bu yeni yönetimi destekledi; YPG’nin bölgede kalmasını istemiyordu.

2025’in Mart ayında, Şara yönetimi ile YPG arasında tarihi bir mutabakat imzalandı. Amaç, çatışmayı önlemek ve YPG’yi sistem içine çekerek eritmekti. SDG’nin silahlı yapısı tasfiye edilecek, unsurlar Suriye ordusuna entegre edilecekti. Halep’teki ağır silahlar teslim edilecek, güvenlik ve idare merkezi yönetime devredilecekti. Doğudaki petrol ve doğalgaz gelirleri merkezi hazineye aktarılacaktı. Bu süreç yıl sonuna kadar tamamlanacaktı.

Ama bu anlaşma daha imzalandığı gün fiilen ölüydü. Terör örgütü ile yapılan anlaşmadan barış beklemek hayaldi. YPG, barış görüşmeleri devam ederken Halep’in altına yeni tüneller kazıyor, sadece zaman kazanmaya çalışıyordu. 10 Mart mutabakatı uygulanmadı, süre dolduğunda Şam yönetimi başka bir yol kalmadığını ilan etti.

2026’nın Ocak ayında Suriye devleti, klasik bir askeri refleksle değil, kontrollü ve aşamalı bir güvenlik planıyla harekete geçti. Şeyh Maksut ve Eşrefiye mahalleleri kapalı askeri bölge ilan edildi. Giriş çıkışlar sınırlandırıldı, yakıt ve mühimmat sevkiyatı kesildi. Amaç, çatışmayı büyütmeden terör yapılanmasını izole etmekti. YPG ise bu kuşatmaya sivilleri hedef alarak karşılık verdi. Üniversite yerleşkeleri, hastaneler, sivil mahalleler havan atışlarıyla vuruldu. Halep’te terör örgütünün ilk vurduğu yerlerden biri Errahman Camii oldu.

Bu saldırılarla operasyon kaçınılmaz hale geldi. 8 Ocak 2026 sabahı Suriye İç Güvenlik Güçleri ve özel birlikler Eşrefiye Mahallesi’ne üç koldan girdi. Yıllardır hazırlık yaptıkları mevzileri iki saat içinde bırakıp kaçtılar. Arap ve Kürt nüfusun bir kısmı Suriye ordusuyla anlaşarak taraf değiştirdi. YPG’ye bölgeyi boşaltması için altı saatlik bir süre verildi ve ateşkes ilan edildi. Sabah 9’a kadar süreleri vardı. Ancak YPG yine sözünde durmadı, savaşacaklarını ilan etti.

O gece Suriye Ordusu dört koldan mahalleye girmeye başladı. Şeyh Maksut Mahallesi tamamen kontrol altına alındı. YPG militanları sivillerin arasına saklandı, arama-tarama faaliyetleri devam etti. Operasyon tahminlerden çok daha kısa sürdü. Suriye ordusu, yıllarca hazırlanan tahkimatı saatler içinde çökertti.

Bu operasyonun bir de uluslararası boyutu vardı. İsrail, Suriye’de merkezi ve güçlü bir devlet istemiyordu. SDG, İsrail açısından kullanışlı bir araçtı. Varlığı sayesinde Suriye ordusu kuzeyde meşgul tutuluyor, güneye yani Golan hattına yoğunlaşamıyordu. Ancak Halep operasyonuyla bu aparat devre dışı kaldı. Fırat’ın batısında en güvendikleri yer, tahminlerinden çok daha kısa sürede düştü. Türkiye’nin desteği ise Akıncı İHA’larının Halep semalarında görüntülenmesiyle kendini gösterdi. Kimliği belirsiz İHA’lar YPG araçlarını vurdu. Resmi açıklama olmasa da sahada Türkiye’nin desteği hissediliyordu.

Halep’te yaşananlar sıradan bir güvenlik operasyonu değil, Suriye’de 10 yılı aşkın süredir sürdürülen devlet içinde devlet düzeninin fiilen sona erdiğinin ilanıydı. Esad döneminde denge adına tolere edilen yapılar, yeni Suriye doktrininde birer birer temizleniyor. 10 Mart sürecinin bittiği, müzakerenin imkansızlığının değil, terör yapılanmasının bilinçli sabotajının sonucu olduğu ortaya çıktı.

Şam yönetimi artık oyalama taktiklerine kapı aralamıyor. Masanın yerini sahadaki gerçeklik aldı. Halep’teki operasyon, Suriye’de devletin yeniden inşası yolunda atılan en büyük adımlardan biri oldu. Colani sahaya indi, Halep sonrası darısı diğer bölgelerin başına dendi.

Bu destan, Halep’in sessizliğinin bozulduğu o sabahla başladı. Suriye ordusu, yıllardır terör örgütlerinin elinde kalan mahalleleri geri aldı. Sivillerin yaşadığı acılar bir nebze olsun hafifledi. Şehirde, yıllar sonra ilk kez devletin iradesi hissedildi. Halep’in sokaklarında, tankların ve askerlerin gölgesinde yeni bir umut filizlendi. İnsanlar, belki de ilk kez, yarının daha güvenli olacağına inandı.

Son:
Halep’in destanı, Suriye ordusunun zaferiyle yazıldı. Yıllarca süren karmaşa, ihanet ve terörün ardından, şehir yeniden devletin gölgesine kavuştu. Halep’in zaferi, Suriye’de devletin yeniden doğuşunun sembolü oldu. Ve bu hikaye, bir gün tüm ülkeye barış ve huzur getirecek bir başlangıç olarak hatırlanacak.

Related Posts

Our Privacy policy

https://rb.goc5.com - © 2026 News