Annem ve babam, kız kardeşime haksızlık olacağı gerekçesiyle hayalimdeki üniversite eğitimimin masraflarını karşılamayı reddettiler.

Annem ve babam, kız kardeşime haksızlık olacağı gerekçesiyle hayalimdeki üniversite eğitimimin masraflarını karşılamayı reddettiler.

Gölgeden Zirveye: Leonardo’nun Sessiz Zaferi

1. Bölüm: Saray Kurallarının Altındaki Mobilya

Adım Leonardo. Şu an 26 yaşındayım ve büyük bir şirkette tasarım mühendisi olarak çalışıyorum. Ama bugün sahip olduğum bu güveni bana kimse hediye etmedi; onu her gün sabırla, tırnaklarımla kazıyarak kazandım. Eğer saygısızlığa karşı sabrımın neden tükendiğini anlamak istiyorsanız, beni büyüten insanları tanımanız gerekir.

Babam Hernán ve annem Alejandra, normal bir ev yerine kraliyet soyu yönettiklerini sanan iki insandı. Seçilmiş varisleri ise ablam Adriana’ydı. Onlara göre Adriana, suyun üzerinde yürümeye bir mucize uzaklıktaydı. Adriana gözünü kırpsa alkışlarlardı; ben harika bir makine inşa etsem, sadece odadaki sandalyelerin yerini değiştirmişim gibi davranırlardı.

Adriana bir yıl sınıfta kalınca aynı sınıfa düştük. Bu, üniversiteye aynı yıl başvuracağımız anlamına geliyordu. Okuldan sonra garajda devreler lehimlerken, prototipler yaparken tek amacım o evden kaçmaktı. Hayalimdeki seçkin mühendislik programı için gece gündüz çalışıyordum. Adriana’nın hayali ise babamın LinkedIn sayfasında en havalı görünecek kampüstü.

2. Bölüm: Kabul Mektupları ve İhanet

Bahar geldiğinde zarflar ulaşmaya başladı. Hayalimdeki okuldan yarı burslu kabul aldığımda ellerim titriyordu. Salona koştum. Babam televizyon izliyordu, annem telefonuna bakıyordu. “Kabul edildim, üstelik burslu!” dedim. Babam sanki bir reklamı bölmüşüm gibi gözünü kırptı. Annem ise “Ne güzel, ama asıl önemli haberleri bekleyelim,” dedi. Adriana ise başarımı bir rahatsızlıkmış gibi karşılayıp gözlerini devirdi.

Birkaç gün sonra Adriana’nın zarfları geldi: Red, red ve yine red. Ev bir düdüklü tencereye dönüştü. Ertesi sabah babam “Ailece konuşmamız gerek,” dedi. Otoriter sesiyle kararlarını açıkladı: “Leonardo, senin o okula gitmen Adriana’yı küçük düşürür. Gerçek bir adam ailesi için fedakarlık yapar. Evde kalacak, yerel bir koleje gidecek ve ablana yolunu bulmasında yardım edeceksin.”

“Ben bunun için çalıştım, geleceğimi Adriana’nın egosu için çöpe atmayacağım,” dedim. Annem hemen araya girdi: “Bencil olma, o şu an çok hassas.” O an anladım; ben onların oğlu değil, Adriana’nın parlaması için kullanılan bir fondum. “Sizden destek istemiyorum, gidiyorum,” dedim. Şaşırdılar. Yalvarmamı, onaylarını dilenmemi bekliyorlardı. Yapmadım. Kapıdan çıktım ve arkama bakmadım.

3. Bölüm: Kütüphanedeki Hayalet

Üniversitedeki ilk yılım hayatta kalma mücadelesiydi. Yurdun danışma masasında çalıştım, özel dersler verdim, laboratuvar asistanlığı yaptım. Bir gece saat 2’de Adriana’nın sosyal medyadaki o meşhur paylaşımını gördüm: “Leonardo aileyi terk etti. Kendini bizden üstün görüyor. Bazı insanların sadakati yoktur.”

Yüzlerce yorum, onlarca hakaret… Kimse madalyonun öbür yüzünü sormadı. O senaryoyu yazmıştı ve ben düzeltmek için orada bile değildim. Tam o günlerde eski dizüstü bilgisayarım da öldü. Param yoktu, ağlama lüksüm de. Bir hafta boyunca kütüphanede uyudum, ödünç bilgisayarlarla projelerimi tamamladım.

Finaller bitince Adriana kapımda belirdi. Tasarımcı ceketi ve “yaralı prenses” edasıyla. “Annem ağlıyor, babam öfkeli. Gerçekten bunu yapacak mısın?” dedi. Ona “Sen özlemiyorsun Adriana, kontrolü özlüyorsun,” dedim. O an yüzündeki nefret ve güvensizlik karışımı her şeyi anlatıyordu.

4. Bölüm: Sahte Başarılar ve Gerçek Çöküş

Kuzenim Juliana’dan haberler gelmeye devam ediyordu. Adriana yerel bir okula başlamıştı ama derse gitmeden hep tam puan alıyordu. Sonra gerçek ortaya çıktı: Adriana ödev satın alıyor, sınav cevaplarını paralı servislerden temin ediyordu. İşin en acı kısmı; babam ve annem bu sahtekarlığı bizzat finanse ediyordu.

Akademik dürüstlük ofisi soruşturma açınca her şey patladı. Adriana okuldan atıldı. Ama Hernán ve Alejandra bunu da “haksızlık” olarak pazarladılar. “Adriana’mız çok güçlü, kendini yeniden inşa ediyor,” diye paylaşımlar yaptılar. Kovulmadan veya hileden bahsetmediler. Ben ise o sırada mezuniyet kepimi giyiyor, ülkenin en iyi mühendislik firmalarından birinden iş teklifi alıyordum.

5. Bölüm: Gerçeğin Sesi

Yıllar geçti. Ben terfi aldım, ekibimi kurdum. Bir gün Juliana mesaj attı: “Adriana yerel kolejden ön lisans diploması alıyor. Büyük bir parti veriyorlar. Yine seni kötülüyorlar; senin kıskançlıktan kaçtığını, onlara yardım etmediğini söylüyorlar.”

Artık 18 yaşındaki o çocuk değildim. Aile grubuna yıllar sonra ilk mesajımı attım: “Madem hayatımı yeniden yazıyorsunuz, işte gerçek versiyon: Ailem beni hayallerimden vazgeçmediğim için evden attı. Adriana üniversiteyi kendi seçmedi, hile yaptığı için atıldı. Babam ve annem bu sahtekarlığı paralarıyla destekledi. Belgeler okul arşivinde duruyor.”

Mesajın sonuna bir not daha ekledim: “Bu arada Hernán, senin her zaman övündüğün o büyük şirkette müdür oldum. Hani sadece en iyilerin girebileceğini söylediğin yer. Galiba başardım.”

Juliana’nın anlattığına göre, partide birisi bu mesajı yüksek sesle okumuş. Oda buz kesmiş. Babam zımba yutmuş gibi kalakalmış, Adriana ağlamaya başlamış. Artık yalanlarının arkasına saklanacakları bir gölge kalmamıştı. Benim başarım, onların gürültüsünden çok daha yüksek sesle konuşuyordu. Artık mobilya değildim; ben kendi dünyasının mimarıydım.

– SON –

 

Related Posts

Our Privacy policy

https://rb.goc5.com - © 2026 News