FETÖ’nün Kilit İsmi Almanya’da Saklanıyordu — TEŞKİLAT Onu Sessizce Türkiye’ye Getirdi

Gölgenin Dönüşü – Frankfurt’tan Ankara’ya Bir Operasyonun Hikayesi
Frankfurt, Avrupa’nın finans merkezi olarak bilinse de o gece şehir, yıllardır peşinde olunan bir adamın sonunun sahnesiydi. Kalabalıkta kaybolmuş, Türkiye’nin en karanlık gecelerinden birinin mimarlarından biri olarak aranan Kenan Zorlu, beş yıldır sahte kimlikle yaşıyor, ülkeden ülkeye geçiyor, izini kaybettirdiğini sanıyordu. Oysa Ankara’daki dosyada adı tek bir kodla anılıyordu: Gölge.
15 Temmuz gecesi askeri birliklerdeki hareketliliği yöneten, para trafiğini kontrol eden ve kritik talimatları ileten isimlerden biri olarak kayıtlara geçmişti. O gece 251 kişi hayatını kaybetmiş, ülke alarma geçmişti. Gölge ise ertesi gün kaçıp sınırdan çıktıktan sonra izini kaybettirmeye çalışmıştı. Yunanistan’dan Avusturya’ya, oradan Almanya’ya geçmiş, her şehirde yeni bir yaşam kurmuş, kimliğini değiştirerek rutinine devam etmişti. Ancak bilmediği bir şey vardı: Teşkilat, ilk günden beri onu izliyordu. Her iletişim, her para transferi, her adım sessizce kaydediliyordu.
Takip beş yıl boyunca kesilmedi. Frankfurt’ta sıradan bir gecede kapısı çalındı. Kapıyı açtığında karşısında üç adam vardı. Hiçbiri Almanca konuşmadı. O an Gölge, kaçışın bittiğini anladı.
Operasyonun Perde Arkası
15 Temmuz 2016 gecesi, Türkiye tarihinin en kritik sınavlarından biri yaşandı. Tanklar köprülere çıktı, savaş uçakları devlet kurumlarını hedef aldı. Darbe girişimi sabaha karşı çöktü, birçok şüpheli ülkeyi terk etmeye çalıştı. Onlardan biri, teşkilat kayıtlarında Gölge kod adıyla bilinen Kenan Zorlu’ydu. 52 yaşında, sıradan bir bürokrat görüntüsüyle yaşamış, fakat örgütün Avrupa’daki mali yapılanmasında kritik bir rol üstlenmişti.
15 Temmuz gecesi darbeci yapılanmanın lojistik hattını organize etmiş, araç kiralama, sahte kimlik temini ve para aktarımı gibi süreçleri yönetmişti. Darbe girişimi çöktükten sonra sahte pasaportla Edirne’ye gitti, sınırı yaya geçti, Yunanistan’a ulaştı. Atina’da bir hafta kaldı, Avusturya’ya geçti, Viyana’da üç ay saklandı. Sonunda Almanya’ya giderek Frankfurt’a yerleşti. Burada sahte bir kimlik edindi, küçük bir ithalat-ihracat şirketi kurdu ve düzenli bir yaşam sürmeye başladı.
Ankara’da ise farklı bir süreç yürüyordu. Teşkilat bünyesinde Kartal adıyla özel bir birim kurulmuştu. Bu birimin tek görevi, yurtdışına kaçan örgüt mensuplarını takip etmekti. Kenan Zorlu en öncelikli hedeflerden biri olarak belirlendi. Otel kayıtları, apartman adresleri, havalimanı girişleri… Her ayrıntı adım adım kaydedildi. Ama acele edilmedi; çünkü arkasındaki ağ hâlâ aktifti. Teşkilatın hedefi yalnızca bir kişiyi yakalamak değil, tüm yapılanmayı ortaya çıkarmaktı.
Frankfurt’ta geçen yıllarda Zorlu’nun günlük rutini takip edildi. Her sabah aynı saatte evden çıkıyor, günün büyük kısmını ofiste geçiriyor, akşam eve dönüyordu. Hafta sonları belirli bir Türk restoranını ziyaret ediyor, eski bağlantılarıyla görüşüyordu. Teşkilat restoran personelinden birini muhbir olarak konumlandırmıştı.
Avrupa’daki para ağı zamanla açığa çıktı. Hollanda’daki hesaplar, Belçika’daki kur yapısı, Almanya’daki lojistik merkezler… Tüm bilgiler operasyon dosyasına eklendi. 2021 Kasım ayında elde edilen bir veri ise süreci hızlandırdı: Zorlu’nun ABD’deki bir kişiyle yaptığı telefon görüşmesinde Türkiye’deki hücrelerin yeniden yapılanması, para akışının başlatılması ve örgütün toparlanma planları konuşuluyordu. Tehdit seviyesi yükselmişti. Müsteşara sunulan dosya incelendi, karar verildi: Bekleme süreci bitmişti, operasyon başlatılacaktı.
Gece Kartalı Operasyonu
Kod adı Gece Kartalı olan plan, Zorlu’nun Almanya’nın bilgisi olmadan Türkiye’ye getirilmesini öngörüyordu. Diplomatik risk yüksekti ama karar kesindi. Ankara’da hazırlıklar başlatıldı, Frankfurt’taki saha ekibi tam kapasiteyle göreve alındı. Zorlu’nun her hareketi saniye hassasiyetinde takip ediliyordu.
Operasyonun merkezi Ankara’daki yeraltı operasyon odasıydı. Büyük ekranlarda Frankfurt’un uydu görüntüleri, trafik akışı, sokak planları… Masanın etrafında Albay Cengiz, iki saha uzmanı, bir siber analiz uzmanı ve bir lojistik koordinatörü vardı. Toplantının tek konusu yıllardır takip edilen Kenan Zorlu’nun Türkiye’ye getirileceği operasyondu.
Frankfurt’ta görev yapan dört kişilik tim: Tim lideri Bozkurt (eski özel kuvvetler), Kartal (teknik uzman), Gölge (sızma ve hedef tespiti), Fırtına (deneyimli sürücü). 5 aydır Zorlu’nun tüm hareketlerini takip ediyor, operasyonun altyapısını hazırlıyorlardı.
Plan netti: Gece yarısı Fırtına aracı apartmanın yakınında çalışır halde bekleyecek. Bozkurt ile Gölge arka kapıdan binaya girecek, yangın merdiveninden ikinci kata çıkacaktı. Kartal ana girişte pozisyon alacak, kaçışa karşı binanın ön hattını tutacaktı. Dairenin kapısı sessizce açılacak, Zorlu etkisiz hale getirilecek, bilinci açık tutulacaktı. Sonra araçla belirlenen noktaya götürülüp Türkiye’ye hareket edecek uçağa teslim edilecekti. Operasyonun süresi 90 dakika olarak planlandı.
Risk analizi: En büyük tehdit Alman polisinin olası müdahalesiydi. Bu nedenle silah kullanılmayacaktı. Hedef uyku halinde yakalanacak, işlem tamamen sessizlik içinde tamamlanacaktı. Kaçış ihtimaline karşı tüm çıkış noktaları kontrol altına alınacaktı.
Frankfurt’ta Son Gece
Frankfurt’ta gece yavaş yavaş çökerken Zorlu rutin akşamını geçiriyor, televizyon izliyordu. Saat 21.00’da uyudu, derin uykuya geçti. Şehir 11’den sonra sessizliğe büründü, gece yarısı sokaklar tamamen boşaldı.
Saat 01.00’de operasyon başlamak üzereydi. Ancak o gece dairede beklenmeyen bir durum vardı: Zorlu yalnız değildi. Pencereden bakıldığında yanında bir kadın olduğu görüldü. Plan güncellendi, kadın da kontrol altına alınacaktı.
Gölge ve Bozkurt pencereyi sessizce açtı, içeri girdiler. Zorlu ve kadın yan yana yatıyordu. Bozkurt Zorlu’ya hızla müdahale etti, ağzını kapattı, hareket etmesini engelledi. Kadın uyanınca Gölge onun da ağzını kapattı, Almanca sakin olmasını söyledi. Kadın sandalyeye oturtulup bağlandı, kısa bir açıklama yapıldı. Zorlu’nun elleri bağlandı, ayağa kaldırıldı. Operasyonun hedefi belliydi, prosedür dışına çıkılmayacaktı.
Üç kişi yangın merdiveninden aşağı indi. Alt kattaki yaşlı kadın işitme problemi nedeniyle hiçbir şey duymamıştı. Ekip dışarı çıktığında Kartal yolun temiz olduğunu işaret etti. Tim hızla araca ilerledi, Zorlu arka koltuğa oturtuldu, Bozkurt ve Gölge yanına geçti, Kartal ön koltuğa oturdu. Fırtına gazı vererek aracı harekete geçirdi. Araç kısa sürede sokaktan ayrıldı, olay yerinde hiçbir iz bırakılmamıştı.
Geri Dönüş
Frankfurt sokaklarında her şey olağan görünüyordu. Operasyonun ilk aşaması hatasız tamamlanmıştı. Araç otobana çıktı, şehir geride kaldı. Yaklaşık 32 dakika sonra özel havaalanına ulaşıldı. Uçağın kapısı açıktı, kalkış için hazırdı. Zorlu uçakta bir koltuğa oturtuldu, emniyet kemeri bağlandı. Tim de yerlerini aldı.
Zorlu uluslararası hukukla ilgili itirazlarda bulundu, ancak Bozkurt Almanya’nın yıllardır iade taleplerini reddettiğini, bu nedenle operasyonun alternatif yollarla yürütüldüğünü açıkladı. Zorlu’nun darbe gecesi oynadığı rol hatırlatıldı. Zorlu sessiz kaldı; konuşmanın sonuç getirmeyeceğini biliyordu.
Uçak kalktı, Frankfurt’un ışıkları kayboldu. Kabinde konuşma yoktu. Tim üyeleri dosyaları inceliyor, kontrol yapıyorlardı. Zorlu ise 3 saat sonra Türkiye’de olacağını bilerek sessizce bekliyordu.
Uçak Türk hava sahasına girdiğinde pilot 15 dakika içinde iniş yapılacağını duyurdu. Zorlu’nun göz bağı çıkarıldı, ışığa alışmakta zorlandı. Pencereden dışarı bakınca aşağıda karanlık araziyi gördü. 5 yıl sonra ülkesine dönüyordu, ama bu dönüş bir teslim süreciydi.
Uçak piste indi, kapı açıldı. Dışarıda üç araç ve teşkilat mensupları hazırdı. Zorlu merdivenlerden indirildi, Türk topraklarına bastığında operasyonun son aşaması resmiyet kazandı. Kaçış bitmiş, iade işlemi tamamlanmıştı.
Teşkilat görevlileri Zorlu’yu devraldı, araçlardan birine bindirdi. Konvoy Ankara’ya doğru hareket etti. Bozkurt ve ekip pistte kaldı. Operasyon başından sonuna kadar tüm adımlar başarıyla uygulanmıştı. Uzakta gökyüzü aydınlanmaya başlıyor, sabahın ilk işaretleri görünüyordu. Tim üyeleri kısa bir değerlendirme yaptı. Görev tamamlanmıştı, süreç planlandığı şekilde sonuçlanmıştı.
SON