Teşkilatın Dubai’de Bir Finansçıyı 72 Saat İçinde Çökertme Operasyonu

Kum Saati Operasyonu: Gölgelerdeki Savaş
1. Bölüm: Cam Kulenin Zirvesinde
Dubai Marina’daki cam kulenin 43. katında, lüks bir balkonda bir adam duruyor. Elinde viski bardağı, gözleri körfezin ışıltılı siluetinde. Armani takım elbisesi, İsviçre saati, cilalı ayakkabılarıyla dışarıdan bakıldığında başarı timsali bir Ortadoğu iş adamı gibi görünüyor. Fakat Tarık Mansur, 52 yaşında, Suriye doğumlu, Ürdün pasaportlu ve Dubai mukimi; son sekiz yılda Türkiye’de gerçekleşen dört büyük saldırının finansal mimarı. Resmi kayıtlarda emlak yatırımcısı, teşkilat dosyalarında ise “Veznedar” kod adıyla anılıyor.
72 saat sonra, Dubai’nin en lüks otelinin lobisinde, kendi iş ortaklarının önünde tutuklanacak. Sınır tanımayan teröre finans sağlayan ağ, tek bir operasyonla çökertilecek. Lobide kahve içen çift, resepsiyonda bekleyen iş adamı, otoparkta araç yıkayan görevli… Hiçbiri gerçekte kim olduklarını bilmiyor. Bu, teşkilatın yurt dışında yürüttüğü en karmaşık operasyonlardan birinin hikayesi.
2. Bölüm: Bir Dipnotun Yükselişi
Tarık Mansur’un dosyası Ankara’daki merkez binada ilk kez 2016’da açıldı. O zaman sadece bir isimdi. Güneydoğu’daki bombalı saldırıların ardından başlatılan finansal iz sürme çalışmalarında, şüpheli para transferlerinin bir kısmı Dubai merkezli Crescent Property Holdings’e uzanıyordu. Şirketin genel müdürü Mansur’du. Ancak o dönemde somut bir kanıt yoktu. Mansur’un adı yüzlerce başka ismin arasında bir dipnot olarak kaldı.
2019 Kasım’ında Suriye sınırında durdurulan bir araçta ele geçirilen şifreli notlar, haftalarca süren kriptoanaliz sonrası dehşet verici bir tabloyu ortaya çıkardı. Notlar, Türkiye içindeki terör hücrelerine para aktarım talimatlarını içeriyordu ve hepsinin altında “V7” kod adı vardı. Analistler transferlerin Dubai üzerinden, havala ağları ve paravan şirketlerle yapıldığını tespit etti. Tüm izler Crescent Property Holdings’e ve Mansur’a çıkıyordu. Artık bir dipnot değil, öncelikli hedefti.
3. Bölüm: Gölge Operatörler
Teşkilat, Mansur üzerinde iki yıl boyunca pasif istihbarat topladı. Sinyal istihbaratı, finansal takip, açık kaynak analizi… Mansur son derece temkinliydi. Telefonda hassas konuşmalar yapmıyor, e-posta kullanmıyor, yüz yüze görüşmelerini güvenlik protokolleriyle gerçekleştiriyordu. Her toplantıdan önce mekan değiştiriyor, aynı restoranda iki kez yemek yemiyordu. Klasik istihbarat tekniklerinin işe yaramayacağı bir hedefti.
Ama her sistemin bir açığı vardır. Mansur’un açığı, her ayın ikinci haftasında Dubai’deki Jumeirah Emirates Towers’da düzenli iş toplantılarıydı. Teşkilatın analistleri bir örüntü keşfetti: Her toplantıdan 48 saat sonra Türkiye içindeki havala noktalarına para akışı başlıyordu. Toplantılar sadece iş görüşmesi değil, para transferlerinin tetiklendiği anlardı.
2022 Şubat’ında Ankara’da üst düzey bir toplantı yapıldı. Masada istihbarat direktörleri, operasyon şefleri, hukuk danışmanları vardı. Gündem tek madde: Mansur operasyonu. Suikast masadan kalktı; Birleşik Arap Emirlikleri topraklarında böyle bir eylem stratejik açıdan kabul edilemezdi. Kaçırma operasyonu da lojistik olarak riskliydi. Geriye tek seçenek kalıyordu: Mansur’u kendi topraklarında, kendi ağının önünde yasal çerçevede çökertmek. Kod adı: Kum Saati. 72 saatlik, çok katmanlı bir plan.
4. Bölüm: Kum Saati Tıkır Tıkır
Dubai’de operasyon yürütmek, dünyanın en gelişmiş güvenlik altyapısına karşı çalışmak demekti. Saha komutanlığı Ferhat Koçer’e verildi: 48 yaşında, 23 yıllık teşkilat mensubu, onlarca uluslararası operasyonda görev almış, üç kez sahte kimlikle yabancı ülkelerde uzun süreli görevler üstlenmiş bir profesyonel. Meslektaşları ona “Gölge” derdi; bir odaya girdiğinde kimse fark etmez, çıktığında kimse hatırlamazdı.
Ferhat’ın dosyasında “düşük empati, yüksek analitik zeka, uzun süreli stres altında stabil performans” yazıyordu. İlk yıllarında bir operasyonda hedefin çocuklarını görünce tereddüt etmişti. O günden sonra hedefleri dosya numarasıyla düşünmeye başladı. Mansur onun için bir tarih değil, V7’ydi. Bir finansçı değil, bir problemdi. Ve problemler çözülürdü.
Şubat’ın üçüncü haftasında Ferhat, turist kimliğiyle Dubai’ye giriş yaptı. Yanında üç kişilik bir keşif timi vardı. Görevleri, Jumeirah Emirates Towers’ı milimetrik hassasiyetle haritalamak. Giriş-çıkış noktaları, güvenlik kameraları, personel rotasyonları, acil çıkışlar… Her detay not edildi. Ferhat, lobide her gün farklı bir kıyafetle oturdu. Kimse onun aynı kişi olduğunu fark etmedi. Mart ayındaki toplantının kesin tarihi belirlendi: 14 Mart, sabah 11. Operasyon tarihi kesinleşti. 72 saatlik geri sayım 12 Mart’ta başlayacaktı.
5. Bölüm: İçeriden Bir Anahtar
Mansur’u yasal yollarla çökertmek için somut kanıt gerekiyordu. Teşkilatın elindeki veriler mahkemede kullanılamazdı. Bu nedenle operasyonun ikinci ayağı Mansur’un kendi ağından birini devşirmekti: Mali işler asistanı Leyla Haşimi. 34 yaşında, İran asıllı, Birleşik Krallık vatandaşı, Cambridge mezunu, Dubai’de çeşitli şirketlerde çalışmış, üç yıldır Mansur’un sağ kolu. Analistler aylarca inceledi; ya masumdu ve kullanılıyordu ya da suç ortağıydı.
Devşirme görevi Elif Duman’a verildi. 36 yaşında, teşkilatın insan istihbaratı biriminin en deneyimli operatörlerinden. Elif, Leyla’ya Londra merkezli bir yatırım fonunun temsilcisi kimliğiyle yaklaştı. İlk görüşme sıradan bir networking sohbeti, ikinci görüşme bir kahve daveti, üçüncü görüşme bir iş teklifi. Elif, Leyla’nın mali sıkıntılarını tespit etmişti: Annesi Tahran’da kanser tedavisi görüyordu, İngiltere’de kredi borçları yüksekti. Leyla’nın Mansur’un yanında çalışma nedeni sadece kariyer değil, hayatta kalmaktı.
Dördüncü görüşmede Elif kartlarını açtı. Leyla’ya Mansur’un gerçek yüzünü anlattı: Finansmanını sağladığı saldırılar, ölen siviller, parçalanan aileler… Leyla’nın yüzündeki ifade bir maskenin düşüşü gibiydi. Gerçekten bilmiyordu ya da bilmek istememişti. Elif, Leyla’ya bir seçenek sundu: Yardım et, masumiyetini kanıtla ve yeni bir hayata başla. Ya da Mansur’la birlikte çök. Leyla üç gün düşündü, sonra kabul etti.
Leyla teşkilata Mansur’un 14 Mart toplantısında kullanacağı sunumu, katılacak kişilerin listesini ve havala transferlerinin tetiklendiği şifreli mesajlaşma sisteminin erişim kodlarını verdi. Bu bilgiler, Ankara’daki analistlerin ağın tamamını haritalandırmasını sağladı. Mansur’un tek bir düğme tıklamasıyla Türkiye’nin beş farklı şehrindeki havala noktalarına eş zamanlı talimat gittiği ortaya çıktı. Ağın büyüklüğü tahmin edilenden çok fazlaydı.
6. Bölüm: Operasyonun Zirvesi
12 Mart sabahı operasyon başladı. Ferhat ve altı kişilik saha timi Dubai’deydi. Farklı otellerde, farklı kimliklerle, birbirini tanımıyormuş gibi davranıyorlardı. İletişim şifreli uygulamalarla tek yönlü mesajlarla sağlanıyordu; her mesaj 30 saniye sonra kendini siliyordu. Ankara’da diplomatik temas başlatıldı. Türk Dışişleri, emirlik muhataplarına resmi bir nota iletti: Mansur hakkında terör finansmanı suçlaması ve tutuklama talebi.
Kanıtlar dikkatle seçilmişti. Leyla’nın sağladığı belgeler, havala transferlerinin banka kayıtları, Suriye sınırında yakalanan kuryenin ifadesi… Birleşik Arap Emirlikleri, dosyayı bağımsız bir soruşturma izlenimiyle değerlendirdi. 13 Mart akşamı Emirlik Güvenlik Servisleri talebi onayladı. Mansur ertesi gün tutuklanacaktı.
Fakat işler planlandığı gibi gitmedi. 13 Mart gece yarısı Ferhat bir alarm aldı. Leyla’dan gelen mesaj endişe vericiydi: Toplantı saati sabah 9’a alındı. Mansur şüpheleniyor olabilir. İki saat daha az zaman demekti. Koordinasyon yeniden yapıldı. Ferhat Ankara’ya acil durum kodu gönderdi, merkez yeni saati iletti. Her şey hızlandırıldı.
Asıl tehlike başka yerdeydi. Mansur’un koruma timinde eski bir Ürdün istihbarat subayı vardı: Kod adı Kartal. Son derece profesyonel ve paranoyak. O gece Mansur’a bir uyarı yaptı: “Etrafta hareketlilik var, toplantıyı iptal edelim.” Mansur, kibriyle güvenlik kaygısını bastırdı. Bu toplantı çok önemliydi, iptal edemezdi. Kartal’ın uyarısı görmezden gelindi. Bu hata Mansur’un son hatası oldu.
7. Bölüm: Kum Saati Doluyor
14 Mart sabahı saat 8:15’te Ferhat, Jumeirah Emirates Towers’ın lobisinde oturuyordu. Yanında sahte bir iş ortağı vardı; timden Ahmet, Türk-Alman holding yöneticisi rolünde. Kahve içiyor, bilgisayarlarına bakıyorlardı. Ahmet’in kulaklığında otelin güvenlik telsizini dinleyen bir alıcı vardı. Her hareketi takip ediyorlardı.
Saat 8:47’de Mansur geldi. Siyah Mercedes’ten indi, koyu mavi takım elbise, gümüş kravat, arkasında Kartal ve bir koruma daha. Üçü birlikte lobiye girdi. Ferhat başını kaldırmadan Ahmet’e baktı, Ahmet hafifçe başını salladı: Hedef içerideydi.
Saat 8:52’de Mansur, toplantı salonuna giden asansörün önünde durdu. Kartal etrafı kolaçan etti. Lobide kahve içen iş adamları, resepsiyonda bekleyen turistler, bagaj taşıyan belboylar… Hepsi teşkilat operatörleri, emirlik güvenlik servisinin irtibat subayı, sivil kıyafetli polislerdi. Tüm lobi görünmez bir çembere dönüşmüştü.
Saat 9:00’da toplantı başladı. Mansur masanın başında, karşısında dört Körfezli yatırımcı, yanında Leyla. Sunum başladı: Emlak projeleri, yatırım fırsatları… Her şey son derece profesyonel.
Saat 9:14’te asansör kapıları açıldı, dört takım elbiseli, kimlik kartlı emirlik ajanı toplantı salonunun kapısını çaldı. Koruma şaşkınlıkla baktı. Kartal durumu değerlendirmeye çalıştı ama iş işten geçmişti. Ajanlar, “Tarık Mansur, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Güvenlik Müdürlüğü. Terör finansmanı şüphesiyle gözaltına alınıyorsunuz,” dedi.
Mansur’un yüzünde donmuş bir maske vardı. Leyla’ya baktı, Leyla gözlerini kaçırmadı. Kartal refleksle silaha uzandı ama ajanlar daha hızlıydı. Kartal etkisiz hale getirildi, Mansur kelepçelendi. Operasyon 90 saniyede tamamlandı. Yatırımcılar ne olduğunu anlamadan şok içinde izledi.
Saat 9:20’de Mansur otelin arka çıkışından siyah minibüse bindirildi. Ferhat lobiden izledi, telefonuna kısa bir mesaj yazdı: “Kum saati doldu.”
8. Bölüm: Savaşın Sessiz Zaferi
Mansur’un tutuklanmasıyla Türkiye’de koordineli bir operasyon başlatıldı. Ankara, İstanbul, Gaziantep, Adana ve Şanlıurfa’da 17 adrese eşzamanlı baskın düzenlendi. Havala ağının Türkiye ayağı bir sabahta çökertildi. 23 kişi gözaltına alındı; bankacılar, sarraflar, nakliyeciler, iki terör örgütü mensubu. Belgeler ortaya çıktı: Mansur sadece Türkiye’ye değil, Irak, Suriye ve Lübnan’daki militan gruplara da finansman sağlıyordu. Bölgesel bir terör bankacısıydı.
Mansur’un sorgusu Dubai’de başladı. Türk yetkililer, emirlik muhataplarıyla koordineli çalıştı. Sorgular uluslararası hukuk çerçevesinde, avukat eşliğinde yapıldı. Mansur ilk iki gün sessiz kaldı. Üçüncü gün, Ankara’dan yeni bir dosya geldi: Oğlunun Londra’daki banka hesapları, milyonlarca dolar. Oğlu da ağın parçasıydı. Mansur’un direnci kırıldı, ailesi için endişeliydi. Ona bir seçenek sunuldu: Tam işbirliği karşılığında ailesinin dokunulmazlığı.
Mansur konuşmaya başladı. İtirafları teşkilatın beklentilerinin ötesindeydi. Bölgesel istihbarat ağlarının kesişim noktasıydı; İran devrim muhafızları, Suriye istihbaratı, militan gruplarla bağlantıları vardı. Verdiği bilgiler 12 ülkedeki soruşturmalara katkı sağladı. En kritik bilgi ise Türkiye’yi ilgilendiriyordu: Türkiye içinde hâlâ aktif bir uyuyan hücre vardı. Hücrenin tetikçisinin kod adı “Gölge”ydi. Ferhat’ın lakabı da “Gölge”ydi. Ankara’da alarm verildi, hücre Mersin’de bir lojistik şirketinde bulundu. Şirket, silah ve patlayıcı transferi için paravan görevi görüyordu.
Nisan’ın ilk haftasında Mersin operasyonu düzenlendi. Şafak vakti 5 adres basıldı, hücrenin tüm üyeleri sağ yakalandı. 3 Kalaşnikov, 12 el bombası, 50 kg patlayıcı, detaylı saldırı planı ele geçirildi. Hedef, Adana’daki bir alışveriş merkeziydi. Saldırı Ramazan Bayramı’nın ilk günü gerçekleştirilecekti. Plan hayata geçmeden durduruldu, yüzlerce hayat kurtarıldı.
9. Bölüm: Operasyonun Sonu ve Dersleri
Mansur’un yargılanması uluslararası hukukta önemli bir emsal oldu. Birleşik Arap Emirlikleri, Türkiye’nin iade talebini kabul etti. Mansur Haziran’da Ankara’ya getirildi, özel yetkili mahkemede yargılandı. Duruşmalar kamuoyuna kapalı yapıldı, deliller devlet sırrı kapsamında gizli tutuldu. Mansur, terör örgütüne finansman sağlamak, terör örgütü üyeliği ve casusluk dahil 12 suçtan mahkum edildi; ağırlaştırılmış müebbet hapis. Temyiz başvurusu reddedildi, yüksek güvenlikli cezaevine nakledildi. Bir daha kamuoyu önüne çıkmadı.
Leyla Haşimi tanık koruma programına alındı, yeni bir kimlikle bilinmeyen bir ülkede yeni bir hayata başladı. Annesinin tedavi masrafları teşkilat tarafından karşılandı. Ferhat Koçer, operasyonun ardından sessizce yeni bir göreve atandı. Nereye gittiği, ne yaptığı kayıtlara geçmedi. Teşkilat mensupları için bu normaldi. Başarılar kutlanmaz, sadece dosyalanırdı.
Kum Saati Operasyonu teşkilatın hafızasında birçok ders bıraktı: Uluslararası operasyonlarda diplomatik koordinasyonun önemi, insan istihbaratının vazgeçilmezliği, sabır ve zamanlama… Ama en önemli ders: Terör finansmanıyla mücadele, savaş alanındaki mücadele kadar kritikti. Mansur hayatında tek bir silah sıkmamıştı ama parası yüzlerce silahlı eylemi mümkün kılmıştı. Bir finansçıyı çökertmek, on tetikçiyi etkisiz hale getirmek kadar değerliydi.
10. Bölüm: Gölgelerde Bitmeyen Oyun
Dubai operasyonu uluslararası kamuoyunda sınırlı yankı uyandırdı. Mansur’un adı küçük puntolarla geçti, detaylar paylaşılmadı. Hikaye birkaç hafta içinde unutuldu. Bu, teşkilatın istediği sonuçtu. Görünmezlik başarı demekti. Bir operasyon ne kadar az bilinirse o kadar başarılıydı.
Mansur’un çöküşü devlet aklının sessiz zaferlerinden biri olarak kayıtlara geçti. Ama Dubai Marina’daki cam kulenin 43. katındaki balkon hâlâ orada. Yeni bir kiracı aynı manzaraya bakıyor, viskisini yudumluyor, hiçbir şeyden habersiz geleceğini planlıyor. Tıpkı bir zamanlar Tarık Mansur’un yaptığı gibi. Tıpkı başka birinin şu anda başka bir şehirde, başka bir kulede yaptığı gibi. Çünkü bu oyun hiç bitmiyor. Bir isim siliniyor, yerine başka biri geçiyor. Bir ağ çökertiliyor, yeni bir ağ kuruluyor. Teşkilatlar, devletler, hedefler değişiyor ama gölgelerdeki savaş devam ediyor. Sessizce, görünmeden, durmadan…
Ve bir yerlerde şu anda bir analist bir dosya açıyor. Bir operatör pasaport kontrolünden geçiyor. Bir saat, yeni koordinatları doğruluyor. Yeni bir geri sayım başlıyor. Kum saati yeniden dönüyor.
SON