MİLYONERİN KIZI HİÇ YÜRÜMEMİŞTİ… TA Kİ TEMİZLİKÇİ KADIN OYUN OYNARKEN BİR MUCİZE YARATANA KADAR

MİLYONERİN KIZI HİÇ YÜRÜMEMİŞTİ… TA Kİ TEMİZLİKÇİ KADIN OYUN OYNARKEN BİR MUCİZE YARATANA KADAR

İstanbul’un zengin semtlerinden birinde, Mehmet Demir’in görkemli malikanesinde hayat sessiz ve gizemli akıyordu. 40 yaşındaki iş adamı, şirketini yönetmekle meşgulken, evi bir sırla doluydu: 4 yaşındaki kızı Defne. Defne, doğuştan bir nörolojik sorunla mücadele ediyordu; yürüyemiyor, konuşamıyordu ve kendi dünyasında hapsolmuştu. Mehmet, en iyi doktorları getirmişti, ama hiçbir şey işe yaramamıştı. Eşi Selin, iki yıl önce terk etmişti, geride kırık bir aile bırakarak.

Zeynep Yılmaz, 35 yaşında, zorluklarla dolu bir hayatı olan bir temizlikçiydi. Ailesini geçindirmek için bu işe başlamıştı. İlk gününde, evin ikinci katındaki kilitli bir odadan gelen hafif bir ağlama sesi duydu. “Merhaba, ben Zeynep,” diye mırıldandı kapıyı açtığında. İçeride, Defne pencereye bakıyordu, gözleri boş ve hareketsiz. Zeynep, kendi kızı Elif’i hatırladı; o da Defne’nin yaşındaydı ve sağlıklıydı. “Seninle oynayalım mı?” dedi, bir şarkı mırıldanarak.

MİLYONERİN KIZI HİÇ YÜRÜMEMİŞTİ… TA Kİ TEMİZLİKÇİ KADIN OYUN OYNARKEN BİR  MUCİZE YARATANA KADAR - YouTube

Günler geçtikçe, Zeynep Defne’yle vakit geçirmeye başladı. Şarkılar söyledi, basit oyunlar oynadı. Defne ilk başta tepki vermedi, ama yavaş yavaş değişti. Bir gün, Zeynep bir bez kukla yaptı ve Defne gülümsedi. “Gördün mü? Gülümsedin!” diye sevindi Zeynep. Ancak, evin kahyası Hatice Hanım şüpheyle yaklaşıyordu. “Sen ne yapıyorsun? Defne’yle oynamak senin işin değil,” dedi öfkeyle. Doktor Ahmet de karşı çıkıyordu: “Bu bilimsel değil. Yalnızca boş umutlar veriyorsun.”

Mehmet, kızının ilerlemesini fark etti. “Defne tepki veriyor,” dedi Zeynep’e. “Bana öğret, nasıl yapıldığını.” Zeynep, Mehmet’e şarkıları ve oyunları gösterdi. Mehmet, kızıyla zaman geçirmeye başladı, ama Selin’in dönüşü her şeyi karıştırdı. Selin, Defne’yi görmek için geldiğinde, kız tereddüt etti. “Ben onun annesiyim,” dedi Selin, ama Defne Zeynep’e yapıştı. Zamanla, Selin de değişti; Zeynep’ten öğrenerek, Defne’yle bağ kurdu.

Bir gün, Defne yürüdü. İlk adımları, Zeynep’in desteğiyle oldu. “Başardın!” diye bağırdı herkes. Ama mutlulukları kısa sürdü. Evde gizemli fotoğraflar bulundu: Defne’nin resimleri, arkasında “O benim olmalıydı” yazısı. Aylin, bir kadın, Defne’yi kaçırmıştı. Emre, özel dedektif, onu buldu. “Defne güvende, ama Aylin yardım istiyor,” dedi. Mehmet, “Onu bırakmayacağım,” diye karar verdi.

Sonunda, aile bir araya geldi. Selin, Defne’nin hayatında kaldı, ama Zeynep ve Mehmet’in ilişkisi büyüdü. “Seni seviyorum,” dedi Mehmet bir akşam. “Ben de,” diye yanıt verdi Zeynep. Düğünleri, basit bir törenle yapıldı. Defne, “Yaşasın!” diye bağırdı. Artık, bir aileydiler: Mehmet, Zeynep, Defne ve Elif. Herkes mutlu, her şey yolundaydı.

Hikaye, mahallede yayıldı. İnsanlar, “Sevgi her şeyi değiştirir,” diyordu. Zeynep, “Ben sadece oradaydım,” dese de, herkes onun mucizesini biliyordu. Çünkü bazen, birinin hayatına dokunmak, her şeyi iyileştirir.

Related Posts

Our Privacy policy

https://rb.goc5.com - © 2026 News