KARANLIK DENİZDE TEK BİR IŞIK! Türk Pilotun Kanat Arkadaşını Bulduğu An

.
.

“Kardeşlik Ruhu: Bir Pilotun Hayatı”

Bölüm 1: Karanlık Gökyüzü ve Gece Uçuşu

Ege Denizi üzerinde gece karanlığı çökmüştü. Ay bulutların arkasında gizlenmiş, yıldızlar bile zar zor görünüyordu. Saat 23:15’i gösteriyordu. Bandırma’dan kalkan iki F-16, rutin gece eğitim uçuşundaydı. Karanlık gökyüzünde yalnızca navigasyon ışıkları parlıyordu. Her şey normal başlamıştı, ama o gece hiçbir şey normal kalmayacaktı.

Yüzbaşı Kenan Yılmaz lider pozisyonundaydı. 35 yaşında, 2500 saatlik F-16 tecrübesiyle Ege’nin en deneyimli gece uçuş pilotlarından biriydi. Karanlıkta uçmak onun için adeta ikinci doğası gibiydi. Kanat arkadaşı Teymen Burak Aydın ise 26 yaşında, genç ama son derece yetenekli bir pilottu. 1000 saatlik uçuş deneyimiyle, gece uçuşlarında kendini geliştirmeye çalışıyordu. İkisi birbirine güveniyor, bu güven de birazdan hayat kurtaracaktı.

Bölüm 2: Kayıp İletişim ve Felaketin Başlangıcı

Saat 23:47… Her şey bir anda değişti. Yüzbaşı Yılmaz keskin bir viraj yaparken telsizden garip bir ses duydu. Önce bir çatırtı ardından Teymen Aydın’ın sesi: “Kartal Van… Motor bir şey… Kontrol…” Sesi kesildi. Yüzbaşı Yılmaz hemen telsizi açtı ve tekrar etti: “Kartal Tu, tekrar et, Kartal Tu.” Ama cevapsızlık vardı. Sadece statik gürültü.

Burak’ı tekrar çağırdı, ama yine sessizlik… Yüzbaşı Yılmaz’ın kalbi hızlanmaya başladı. Bir şeyler çok yanlıştı. Kanat arkadaşının navigasyon ışıkları artık görünmüyordu. Bir saniye önce tam sağ arkasındaydı ama şimdi hiç bir şey yoktu. Karanlık gökyüzünde sadece boşluk vardı. Radar ekranına baktı, Teymen Aydın’ın sinyali kaybolmuştu. Bir pilot için en kötü senaryo gözlerinin önünde gerçekleşiyordu: Kanat arkadaşı kaybolmuştu.

Bölüm 3: Arama Başlıyor

Hemen kuleyi aradı. “Kule, Kartal One. Acil durum. Kartal 2 ile teması kaybettim. Radardan silindi.” Kule operatörünün sesi titriyordu: “Kartal Van, anlaşıldı. Son bilinen pozisyon, Gökçeada batısı, 20 deniz mili açık. Arama kurtarma ekipleri haberdar edildi. Tahmini varış süresi 45 dakika.”

45 dakika… Yüzbaşı Yılmaz’ın midesi bulandı. Gece denizinde 45 dakika, bir pilot için bir ömür demekti. Su sıcaklığı 14 derece civarındaydı. Hipotermi riski çok yüksekti. Eğer Teymen Aydın sağsa, her dakika hayati önem taşıyordu. Bir karar verdi. “Kule, ‘Bleme pozisyonuna geçiyorum. Arama yapacağım.'” Kule operatörü tereddüt etti: “Kartal Van, gece karanlığında denizde arama çok zor olacak.” Yüzbaşı Yılmaz cevap verdi: “Biliyorum kule ama kanat arkadaşımı bırakamam. En azından deneyeceğim.”

Bölüm 4: Umut Işığı

F-16’yı son bilinen koordinatlara yönlendirdi. İrtifayı hızla düşürmeye başladı. 30.000 feet’ten 10.000’e, sonra 5.000’e ve 1.000 feet’e kadar alçaldı. Gece denizinin karanlığında, irtifanın bu kadar düşük olması tehlikeliydi. Gözlerinin karanlığa alışmasını bekledi. Birkaç dakika sonra deniz yüzeyi belirginleşmeye başladı. Arama paterni çizmeye başladı. Genişleyen kare şeklinde sistematik bir tarama. Her geçişte gözleri denizi tarıyordu.

İlk turda hiçbir şey yoktu. İkinci turda da. Üçüncü turda sadece karanlık sular vardı. 15 dakika geçmişti ve gözleri yanıyordu. “Burak neredesin?” diye mırıldandı. “Bir işaret ver.” Tam o anda gördü. Çok küçüktü, çok soluktu ama oradaydı. Suyun üzerinde küçük bir ışık yanıp sönüyordu. Bir saniye yanıyor, bir saniye sönüyordu. Acil durum fişeği… Hayatta kalma yeleklerinde standart ekipmanlardan biri.

Yüzbaşı Yılmaz’ın kalbi hızla atmaya başladı. Hemen telsizi kaptı. “Kule, Kartal Van. Görsel temas. Işık tespit ettim. Pozisyon kuzey 39° 22 dakika, doğu 25° 47 dakika.” Kule operatörünün sesi heyecanla yanıtladı: “Kartal Van, anlaşıldı. Koordinatlar alındı. Kurtarma helikopteri yönlendiriliyor.” Yüzbaşı Yılmaz hızla koordinatları verdi ve ışığın etrafında daireler çizmeye başladı. Işığın etrafında dönerek, pozisyonu işaretleyecekti. O an, kanat arkadaşının moralini yüksek tutarak orada olduğunu bilmesini istiyordu.

Bölüm 5: Kurtarma ve Zafer

Geniş daireler çizen Yüzbaşı Yılmaz, irtifayı bir kez daha düşürdü. 500 feet, 400, 300… Bu irtifa gece deniz uçuşu için delilik sınırındaydı. Ama yüzbaşı Yılmaz’ın umursadığı tek şey, kanat arkadaşı Burak’tı. O ışıkları takip etmek, Burak’ı bulmak zorundaydı. Sonunda, helikopterin ışıkları belirdi. Yeni ışıklar, kırmızı ve beyaz yanıp sönen ışıklar. Kurtarma helikopteri deniz üzerinden yaklaşıyordu. Yüzbaşı Yılmaz büyük bir rahatlama hissetti. Yardım gelmişti.

“Kartal Van, burada deniz kurtarma F. Pozisyonunuzu görüyorum. İniyoruz.” Yüzbaşı Yılmaz derin bir nefes aldı. “Helikopter ışığını takip edin. Ben yukarıda kalıyorum,” dedi. Helikopter ışıklarının denizi aydınlatmasıyla, Teymen Aydın’ı sonunda gördü. Turuncu hayatta kalma yeleği içinde, kollarını sallayarak helikoptere doğru yüzüyordu. Teymen Burak Aydın hayattaydı! Gerçekten hayattaydı.

Helikopterden bir dalgıç, Teymen Aydın’ı suya yaklaştı ve onu kurtarma halatına bağladı. “Seni çıkarıyoruz pilot. Her şey yolunda,” dedi dalgıç. Teymen Aydın başını salladı, ancak konuşacak hali yoktu. Soğuk, yorgunluk ve şok hepsi bir arada. Ama en önemlisi, hayatta olmasıydı. Yüzbaşı Yılmaz helikopterin ışığını takip etti, gözleri dolmuştu. Kanat arkadaşı buradaydı, onu bulmuştu. O karanlık denizde, tek bir ışığı takip ederek bulmuştu.

Bölüm 6: Eve Dönüş

Yüzbaşı Yılmaz helikopterle üsse dönüş yaptı. Alkışlar eşliğinde karşılandı. Albay Öztürk yaklaştı ve “Yüzbaşı Yılmaz, olağanüstü bir iş başardınız. Gece karanlığında 1000 feet irtifada denizde arama yaptınız. Kanat arkadaşınızı buldunuz. Bu pilotluk değil, kardeşlik,” dedi. Yüzbaşı Yılmaz selam verdi. “Sağ olun komutanım. Aynısını o da benim için yapardı. Biz birbirimizi bırakmayız.”

Albay sordu: “Yakıtınız kritik seviyeye düşmüştü. Neden daha önce dönmediniz?” Yüzbaşı Yılmaz, “Çünkü Burak oradaydı komutanım. Yakıt biter, pilot kalır ama pilot donmuş denizde bırakılmaz,” diye cevap verdi. Bir saat sonra, Teymen Aydın helikopterle üsse getirildi. Battaniyelere sarılmış, biraz sarsılmış ama sağlamdı. İki pilot göz göze geldiğinde sarıldılar. “Komutanım, sesini duyduğumda, ışıkları gördüğümde umutlandım. Yoksa karanlıkta kaybolmuştum. Sen de aynısını yapardın Burak. Biz kanat arkadaşıyız,” dedi Yüzbaşı Yılmaz.

Bölüm 7: Kardeşlik ve Zafer

Gökyüzünde, denizde ve bazen de karanlık sularda. Kardeşlik, sadece havada başlar, yerde biter ve bazen denizde devam eder. O gece, bir F-16’nın ışıkları, karanlık denizde umut oldu ve o umut bir hayat kurtardı. Teymen Burak Aydın hayatta kalmıştı ve bu sadece kardeşliğin gücüydü. Yüzbaşı Kenan Yılmaz’ın gözlerinde, onun gibi bir pilotun kanat arkadaşı için yapabileceği her şeyin ardında bu kardeşlik ruhu vardı. Bu hikaye, Türk Hava Kuvvetleri’nin kardeşlik ruhunun en güzel örneğiydi.