CIA TÜRK F-35 PİLOTUNU SATACAKTI! 😱 MİT Kripto Para İşleminden YAKALADI!
.
.
CIA TÜRK F-35 PİLOTUNU SATACAKTI! MİT KRİPTO PARA İŞLEMİNDEN YAKALADI!
Yüzbaşı Murat Kaya, Türk Hava Kuvvetleri’nin en parlak pilotlarından biriydi. 12 yıl boyunca gökyüzünde yüksek irtifalarda uçmuş, yüzlerce saat deneyimiyle kendi alanında tanınan bir isim haline gelmişti. Murat, hiç şüphe çekmemişti. Çalışmalarında kusursuzdu ve diğer meslektaşları tarafından saygı duyuluyordu. Ancak, bir sır vardı. Bu sır, Amerika Birleşik Devletleri’nin F-35 programına seçilen nadir Türk pilotlarından biri olmasını sağlarken, aynı zamanda ona dünyayı başına yıkacak karmaşık bir ajanlık oyununu da sunuyordu.
Arizona çöllerinde geçirdiği o 8 ay, Murat’ı, teşkilat tarihinin en karmaşık ajan operasyonlarından birine sürükleyecekti. Henüz bilmiyordu ki, cep telefonundaki basit bir kripto para uygulaması, Amerikan Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) tarafından kurulan büyük bir tuzağın parçasıydı. Bu tuzak, fark edilmediği takdirde, Türkiye’nin en kritik hava savunma sırlarını Amerika’ya aktaracak kadar büyük bir tehlike oluşturuyordu.
Geriye Dönüş: Temmuz 2019 – Ankara
Her şey, 2019’un Temmuz ayında Ankara’da, siber istihbarat dairesinin karanlık odalarında başladı. Türkiye’nin en gizli bilgilerinin dijital ortamda korunması için çalışan ekip, Arizona’dan gelen bir veri anomalisi tespit etti. Yüzbaşı Murat Kaya’nın telefonundan gönderilen veri paketleri, normal kalıpların dışına çıkmıştı. Kod adı “Avcı 1” olan kriptoanaliz ekibi başkanı, ekranda gördüklerinden endişelenmişti.

Murat Kaya’nın telefonu, beklenmedik saatlerde beklenmedik miktarlarda veri gönderiyordu. İlk başta bu durum, Lüksemburg merkezli bir kripto borsasına giden normal bir transfer trafiği gibi görünüyordu. Ancak dijital takip uzmanları daha derine indiklerinde, bunun aslında bir tuzak olduğunu fark ettiler. Veriler, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki bir sunucu çiftliğine yönlendirilmekteydi. O sunucu çiftliği ise CIA’in ön şirketlerinden birine aitti.
Bu keşif, Türkiye için büyük bir tehlike anlamına geliyordu. Murat Kaya, Arizona’daki rutinini sürdürüyordu, ancak Türkiye’deki bazı kişiler onun dijital hareketlerini mercek altına almıştı. F-35 programı, sadece Türk pilotları için değil, Türkiye’nin hava savunma geleceği için kritik önemdeydi. Bu uçaklar, radar teknolojisi, elektronik harp kapasitesi ve sensör füzyonu sistemleriyle Türkiye’nin NATO müttefikleriyle güç dengesini korumasının anahtarıydı.
Siber Tuzağın Ortaya Çıkışı
Yüzbaşı Murat Kaya’nın telefonunda yapılan inceleme sonucunda, son iki ayda toplamda 15.000 dolarlık, açıklaması olmayan para transferleri tespit edilmişti. Bu paraların gönderildiği hesaplar Cham Adalarına kayıtlıydı ve alıcı, Murat’ın dijital cüzdanıydı. Murat’ın telefonunun her hareketi, Ankara’daki istihbarat birimleri tarafından dikkatle izleniyordu.
F-35’in radar menzilleri, elektronik harp kapasitesi ve hedef kilitleme algoritmaları gibi kritik bilgiler hakkında anormal veri trafiği ortaya çıktığında, teşkilat alarm vermişti. Ve şimdi, soru şu şekildeydi: Murat Kaya, bu bilgileri sızdırmaya mı başlamıştı? Yoksa tüm bunlar CIA’in bir oyununun parçası mıydı?
Tuzağın Derinliklerine İniş: CIA’in Kripto Para Ağı
Verilerin doğru bir şekilde incelenmesi için teşkilat, operasyona hız kazandırarak Murat’ın telefonuna uzaktan erişim sağlamayı başardı. Telefonu izleyen ekip, Murat’ın telefonuna, şifreli bir mesajlaşma uygulamasının otomatik olarak yüklendiğini fark etti. Mesajda, “Hafta sonu müsait misiniz? Kahve içelim” yazıyordu. Gönderen profil, Arizona’da yaşayan bir Amerikan vatandaşı olan David Collins’ti. Teşkilatın veri tabanında, David Collins’in gerçek kimliğinin CIA operatifi olduğu tespit edilmişti.
CIA’in 17 yıllık saha ajanı olan David Collins, uzmanlık alanı olarak askeri personel manipülasyonu üzerine çalışıyordu. David, Murat’ı yavaşça tuzağa çekiyordu. Başlangıçta masum görünen bir arkadaşça davet, zamanla büyük bir casusluk operasyonunun temelini atıyordu. Murat, ilk başta mesajı kayıtsız bir şekilde okudu ve yanıt verdi: “Elbette, nerede?”
David’in cevabı hızlı geldi: “Scottsdale’de sakin bir kafe. Cumartesi öğleden sonra 2:00’te.” Murat, teklifi kabul etti. Ancak o gün, zihninde soru işaretleri belirlemeye başlamıştı. Bu teklif, ona çok cazip görünüyordu, ancak bir şeylerin ters gittiğini hissediyordu. Murat, o gece otel odasında eşini aradı, ancak teklif hakkında tek kelime bile etmedi. Çünkü neyin peşinde olduğunu tam olarak anlayamıyordu.
Murat’ın Seçimi: Casusluk İçin İlk Adım
Cumartesi günü geldiğinde, Murat belirtilen kafeye gitti. David, köşe masada bekliyordu. İki adam, havacılık ve F-35 programı hakkında sıradan bir konuşma yaparak ilk 20 dakikayı geçirdi. Ancak 25. dakikada, David’in tonunda bir değişiklik oldu. David, “Biliyorsunuz, bu teknolojiler sadece askeri değil, sivil havacılıkta da kullanılabilir. Birkaç şirketle çalışıyorum, danışmanlık yapıyorum. İyi para ödüyorlar,” dedi.
Murat, bu teklife tereddütle yaklaştı. “Ben aktif görevdeyim, dışarda çalışamam,” dedi. David gülümsedi. “Elbette ama gelecekte düşünün. Size verebileceğim bir teklif var. Acele etmeyin.” Murat, kafeden ayrıldığında kafası karışıktı. Teklif cazip görünüyordu ama içindeki rahatsızlık hissini bir türlü bastıramıyordu.
Ertesi gün, Murat tekrar David’le görüşmeye gitmek üzere yola çıkmadan önce teşkilatla acil bir toplantı yaptı. Türkiye’nin güvenliği için büyük bir tehdit olan bu durumla ilgili kararlar hızla alınmaya başlanmıştı. Teşkilat, Murat’ın içine çekildiği tuzağı daha da derinlemesine incelemek istiyordu.
Son Hamle: MİT’in Harekete Geçişi
Murat’a yapılan teklifin ardından MİT, operasyonun gidişatını hızla değiştirdi. Murat’ı, CIA’in tuzağına çekmeden önce ona ikna etmek gerekiyordu. MİT, Arizona’ya iki ajan gönderdi ve Murat’ın telefonundaki tüm bilgileri kontrol etmek için harekete geçti. Gölge 2 ve Gölge 3 kod adlı ajanlar, Murat’la temas kurarak, ona gerçekleri anlatacak ve ona ikinci bir şans vereceklerdi.
Bir gün, Murat süpermarketten çıkarken, Gölge 2 yanına yaklaştı. “Bir dakikanızı alabilir miyim?” dedi. Murat döndüğünde karşısında sivil kıyafetli bir adam duruyordu. Gölge 2, kimlik kartını çıkararak, “Türkiye Cumhuriyeti’nden geldik. Konuşmamız gerekiyor,” dedi.
Murat’ın yüzü soldu, panik içinde ne yapacağını bilemedi. Gölge 2, “Burada değil, arabamız şurada. Lütfen gelin,” diyerek onu uzaklaştırdı. Şehir dışına doğru ilerlerken, Murat’ın aklında sadece bir soru vardı: “Ne oluyor?”
Arabaya bindiklerinde, Gölge 2, “Yüzbaşı, sizi yargılamak için gelmedik, korumak için geldik. Ama önce gerçekleri bilmeniz gerekiyor.” dedi. Tabletini çıkardı ve Murat’ın kripto cüzdanındaki transfer kayıtlarını gösterdi. David Collins ile mesajlaşmalar, her şey oradaydı.
Murat’ın Son Seçimi
Murat, o an her şeyin farkına vardı. Başka bir dünyaya çekilmişti ve tek yapması gereken doğru yolu seçmekti. Türkiye’ye sadık kalacak mıydı, yoksa CIA’in teklifine karşı duramayacak mıydı?
Teşkilat, David’in peşinde bir ağ kurmuştu ve Murat, bir casus olarak kullanıldığını şimdi anlamıştı. Gölge 2, “İşbirliği yapacaksınız. David ile görüşmeye devam edeceksiniz ama bizim istediğimiz bilgileri vereceksiniz. Yanlış bilgiler vereceksiniz. CIA’in planlarını bozalım,” dedi.
Murat, içindeki suçluluk duygusuyla boğulmuştu. 12 yıldır Türk Hava Kuvvetleri’nde görev yapmış, vatanına sadık bir askerdi. Ama bir anlık zaaf ve cehalet onu bu noktaya getirmişti. Şimdi, tek bir soru vardı: “Ne yapmalıyım?”