MOSSAD İSTİHBARATI BAYKAR’A SIZMAYA ÇALIŞTI! 💀 MİT 11 Ay İzledi | Sahte Mühendis Yakalandı 🇹🇷
.
.
Gölgedeki Savaş
2023 yılının soğuk bir Şubat sabahıydı. İstanbul Başakşehir’in geniş bulvarlarında sıradan bir iş günü başlıyordu. Takım elbiseli insanlar plazalara giriyor, servis araçları kampüs kapılarında duruyor, kahve kokusu cam kapılardan dışarı taşıyordu. O kalabalığın içinde, siyah valiz taşıyan sarışın bir adam dikkat çekmeden yürüyordu.
Pasaportunda adı Klaus Weber yazıyordu.
İsviçre vatandaşı, 37 yaşında, elektronik mühendisi. Özgeçmişi kusursuzdu. Zürih’te eğitim almış, drone sistemleri üzerine çalışmış, Avrupa’daki firmalarda on yıllık tecrübeye sahipti. Mükemmel Almanca konuşuyor, İngilizcesi akıcıydı. Türkiye’ye geliş amacı netti: Baykar’da çalışmak.

Ancak Klaus Weber’in Baykar kampüsüne attığı ilk adım, aynı anda yüzlerce kilometre ötede başka bir yerde alarm zillerini çaldırmıştı.
Ankara Gölbaşı’ndaki yüksek güvenlikli yerleşkede.
Şubat Toplantısı
Gölbaşı’ndaki binada ekranlar hiç kapanmazdı. Veri akışı gece gündüz sürerdi. O sabah Karşı İstihbarat Dairesi’ne Baykar’dan rutin bir dosya iletildi. Şirketin güvenlik protokolü gereği, kritik pozisyonlara yapılan yabancı başvurular otomatik olarak devlete bildiriliyordu.
Analistlerden biri, genç ama detaycı bir kadın olan Elif, dosyayı açtı. Klaus Weber. Elektronik mühendisi. Drone sistemleri uzmanı.
Her şey mükemmeldi.
Belki de fazla mükemmeldi.
Elif özgeçmişte küçük bir boşluk fark etti. 2019 yılının Haziran ile Eylül ayları arasında “kişisel izin” yazıyordu. Üç aylık bir ara.
“Bu kadar düzenli bir kariyerde üç aylık boşluk?” diye mırıldandı.
Detaylı inceleme başlatıldı. İsviçre’deki işveren kayıtları istendi. Pasaport giriş-çıkış verileri analiz edildi. Sonuç iki gün içinde geldi.
Klaus Weber o üç ay boyunca Tel Aviv’deydi.
Resmî kayıtlarda “tatil” olarak görünüyordu. Ancak finansal hareketler farklı bir hikâye anlatıyordu. Weber o süre zarfında Tel Aviv’de faaliyet gösteren küçük bir “siber güvenlik danışmanlık” firmasında ödeme almıştı.
Şirketin adı ilk bakışta sıradandı.
Ama ikinci bakışta dosya ağırlaştı.
Bu firma, Mossad’ın ön cephe yapılanmalarından biri olarak daha önce Avrupa’da tespit edilmişti.
Odaya sessizlik çöktü.
Baykar’ın Yükselişi
O dönemde Baykar, yalnızca bir şirket değildi. Türkiye’nin savunma sanayisindeki atılımının sembolüydü.
Bayraktar TB2 birçok çatışma sahasında etkin rol oynamıştı.
Bayraktar Akıncı daha ağır yük taşıyabiliyor, daha uzun menzile ulaşabiliyordu.
Ve geliştirilmekte olan Bayraktar Kızılelma insansız savaş uçağı konseptiyle dünya havacılık tarihinde yeni bir sayfa açmayı hedefliyordu.
Hadımköy’deki dev tesis, 200 bin metrekarelik alanıyla adeta bir teknoloji kalesiydi.
Böylesi bir hedef, küresel istihbarat servislerinin dikkatini çekmemesi düşünülemezdi.
Sessiz Reddediş
Ankara’daki toplantıda karar netti.
Klaus Weber engellenecekti.
Ama fark ettirilmeden.
Baykar İnsan Kaynakları departmanına bilgi verildi. Resmî gerekçe hazırlandı: “Teknik yeterlilik kriterlerinin tam karşılanmaması.”
Weber’e nazik bir e-posta gönderildi.
Klaus İstanbul Havalimanı’nda kahvesini içerken arkadaşına telefonda şikâyet ediyordu.
“Görüşme çok iyi geçti. Neden olmadı anlamadım.”
Başarısız bir iş başvurusu sanıyordu.
Bir istihbarat operasyonunun sessizce çöktüğünü bilmiyordu.
İkinci Dalga
İki hafta sonra yeni bir başvuru geldi.
Bu kez profil farklıydı.
Mehmet Yıldız.
Türk asıllı Alman vatandaşı.
Yazılım mühendisi.
Ailesi Ankara Keçiören’de yaşıyordu. Her yaz Türkiye’ye geliyordu. Sosyal medya hesapları doğal, arkadaş çevresi gerçek görünüyordu.
Ancak Klaus olayından sonra hiçbir dosya yüzeyde bırakılmıyordu.
Telefon kayıtları incelendi. Finansal hareketler analiz edildi. Almanya’daki iş bağlantıları araştırıldı.
Zayıf ama anlamlı bir bağ bulundu.
Berlin’deki bir iş arkadaşı, daha önce Mossad bağlantısı nedeniyle radar altına alınmış bir İsrailli iş insanıyla düzenli temas halindeydi.
Bu kez plan farklıydı.
Yıldız reddedilmeyecekti.
İzlenecekti.
İstanbul Günleri
Yıldız İstanbul’a indiğinde onu kimse karşılamadı.
Ama yalnız değildi.
Dört araçlık takip ekibi devredeydi.
Taksim’de orta segment bir otele yerleşti. Ertesi gün Baykar tesisine gitmeden önce çevrede uzun süre dolaştı.
Akşam saatlerinde Galata yakınlarında yürürken telefonu çaldı.
Konuşma İbraniceydi.
“Yarın 14:00’te görüşme var. Güvenlik biyometrik. Kamera ağı yoğun görünüyor.”
Dinleme ekipleri konuşmayı kaydetti.
Artık şüphe değil, kanıt vardı.
Sabır Stratejisi
Ankara’da karar verildi:
Dokunmayın.
Ağın tamamını görün.
Yıldız görüşmeye gitti. 50 dakika süren mülakat mükemmel geçti. Teknik sorulara doğru cevaplar verdi. Güven verdi.
Akşam oteline döndü.
22:00’de ikinci İbranice görüşme yapıldı.
“İlk aşama tamam. Bekliyorum.”
Operasyon artık hızlanabilirdi.
Yedinci Gün
Yedinci sabah, otel koridorunda sessiz bir operasyon gerçekleştirildi.
Kapı çalındı.
Yıldız açtı.
Beş saniye içinde etkisiz hale getirildi.
Valizinde sahte kimlikler, şifreli telefon ve nakit para vardı.
Laptopunda Baykar’a dair notlar, güvenlik analizi ve tesis planları bulundu.
Bu kez sadece bir girişim değil, aktif bir ajan yakalanmıştı.
İtiraf
Ankara’daki sorguda ilk 24 saat sessiz kaldı.
İkinci gün konuştu.
2021’de Mossad tarafından işe alındığını, Berlin’de eğitim gördüğünü, görevinin Baykar’a sızarak elektronik harp sistemlerine erişmek olduğunu itiraf etti.
Karşılığında 50.000 euro alacaktı.
Ayrıca Türkiye’de en az dört operatör daha olduğunu söyledi.
Operasyon genişletildi.
Siber Cephe
2024 Mayıs’ında yeni bir yöntem devreye girdi.
Sahte LinkedIn profilleri.
Cazip iş teklifleri.
Video görüşme davetleri.
IP analizleri İsrail kaynaklı sunuculara işaret ediyordu. Dijital parmak izleri Unit 8200 bağlantısını gösteriyordu.
23 Baykar çalışanı hedef alınmıştı.
Kampanya 24 saat içinde çökertildi.
Kamuoyuna Mesaj
2025 Ekim’inde sıra dışı bir karar alındı.
11 aylık operasyonun bazı detayları kamuoyuna açıklandı.
8 farklı ülke pasaportu.
13 engellenmiş girişim.
5 tutuklama.
79 sahte kimlik.
Mesaj açıktı:
Türk savunma sanayisi korunuyor.
Gölgelerin Sürekliliği
Bugün Baykar tesisleri çok katmanlı güvenlik sistemleriyle korunuyor. Parmak izi, yüz tanıma, yapay zekâ destekli kamera ağı.
Ama asıl güvenlik duvarı, Gölbaşı’ndaki analiz odalarında.
Klaus Weber İsviçre’de sıradan hayatına dönmüş olabilir.
Mehmet Yıldız cezaevinde olabilir.
Ama oyun bitmedi.
Çünkü savunma teknolojisi yükseldikçe rekabet sertleşir.
Ve istihbarat savaşları hiçbir zaman tamamen sona ermez.
Hadımköy semalarında gece test uçuşuna çıkan bir drone, sadece mühendisliğin değil, görünmeyen bir mücadelenin de sembolüdür.
Gökyüzünde sessizce süzülür.
Ama arkasında binlerce saatlik analiz, yüzlerce isimsiz kahraman ve karanlıkta verilen bir savaş vardır.
Ve Ankara’daki ekranlar hâlâ ışık saçmaya devam eder.
Çünkü bazı cepheler görünmezdir.
Ama asla boş bırakılmaz.