BİR EŞ, 15 YIL BOYUNCA KOCASINI BEKLERKEN ÇÖP TOPLAYARAK İKİ ÇOCUĞUNU BÜYÜTTÜ… VE KOCASI PARAYLA A

BİR EŞ, 15 YIL BOYUNCA KOCASINI BEKLERKEN ÇÖP TOPLAYARAK İKİ ÇOCUĞUNU BÜYÜTTÜ… VE KOCASI PARAYLA A

.
.

Hatice’nin Hikayesi

Bursa’nın soğuk sokaklarında, her sabah bir kadın kaybolur kalabalığın arasında. Kimse onun gözlerine bakmaz, kimse onun hikayesini bilmez. Bu kadın, 15 yıl boyunca kocasını beklerken çöplerin içinde hayat arayan Hatice’dir. Ercan, Hatice’nin hayatına girdiği günden beri onun dünyası olmuştu. Ama bir gün, Ercan aniden kayboldu ve Hatice, iki çocuğuyla birlikte yalnız kaldı.

Hatice, Ercan’ın son sözlerini hiç unutmadı: “Bekle beni, döneceğim.” Bu sözler, onun aklında ve kalbinde bir umut ışığı olarak yanmaya devam etti. Her sabah, Bursa’nın soğuk sokaklarında çöp konteynerlerini karıştırarak çocuklarını büyütmeye çalıştı. İki çocuğu, Burak ve Elif, onun en büyük destekçileri oldu. Hatice, çocuklarına her zaman babalarının geri döneceğini, belki bir gün onlarla birlikte olacağını söyledi. Ama içten içe, bu sözlerin yalan olduğunu biliyordu.

Çöplükteki Hayat

Hatice, her sabah erkenden uyanıp çöp toplamak için sokağa çıkıyordu. Titreyen elleriyle konteynerleri karıştırırken, aklında bir umut vardı. Bugün belki bir şey bulabilirdi. Çocuklarına daha fazla yemek kalabilmesi için, çöplerden bulduğu yiyecekleri masaya koymak için çabalıyordu. Bir gün, belki Ercan geri dönecek ve her şey eski düzenine dönecekti. Ama her geçen gün, bu umut daha da sönüyordu.

Bir sabah, Safir Lokantası’nın arka sokağında, Hatice çöp konteynerini karıştırırken, gözleri lokantanın penceresine takıldı. İçeride, Ercan lüks bir masada oturmuş, elindeki şarap kadehini kaldırıyordu. Yanında ise genç ve güzel bir kadın vardı. Hatice’nin kalbi parçalandı. Ercan, o eski Bursa Çarşısındaki küçük kumaş dükkanından tanıdığı o adam değildi artık. O, şimdi zengin bir adam olmuştu ve Hatice’yi unutmuştu.

Gözleri dolmuştu ama ağlamadı. Sadece başını eğdi ve çöpleri karıştırmaya devam etti. Yüzündeki ifade değişmedi. Şaşkınlık yoktu, acı da yoktu. Sadece yorgunluk ve kabullenme vardı. Eve döndüğünde, Elif ona donuk gözlerle baktı. “Anne, yine çöp toplamaya mı gittin?” diye sordu. Hatice, “Bugün iyi şeyler buldum.” dedi, ama içindeki acıyı gizlemek zorundaydı.

Aile İçi Çatışmalar

Günler geçtikçe, Hatice ve çocukları arasındaki bağ daha da zorlanıyordu. Burak, 19 yaşına girdiğinde, babasının terk edişinin yarattığı acıyı kabul edemiyordu. “Anne, bu saçmalık ne zaman bitecek?” diye sordu. “15 yıl oldu. Babam belki başka bir hayat kurdu. Bizi hiç umursamıyor.” Hatice, oğlu Burak’ın öfkesini görünce kalbi parçalanıyordu. Onları korumak için gerçeği saklamak zorundaydı.

Bir gün, Burak, “Anne, bu yalanlarla kendimizi kandıramayız. Bizi terk eden adamı beklemekten bıktım.” dedi. Hatice, çocuklarını korumak için sustu. Ercan’ın yaşadığını, zenginleştiğini ve onları para için terk ettiğini söyleyemezdi. Burak ve Elif, babalarının onları terk ettiğini öğrendiklerinde, kalplerinde asla iyileşmeyecek yaralar açılacaktı.

Hatice, bir akşam, çocuklarına, “Baban her an dönebilir.” dedi. Ama içindeki korku, her geçen gün büyüyordu. Ercan’ın dönmeyeceğini biliyordu. Yoksulluk içinde geçen her gün, Hatice’nin ruhunu daha da yıpratıyordu.

Gerçeklerin Ortaya Çıkması

Bir gün, Hatice, çöplükte bulduğu bir kağıt parçasında Ercan’ın yeni adresini gördü. Kalbi hızla çarpmaya başladı. Ercan, onu her sabah bu çöpleri karıştırdığını biliyor muydu? Hatice, eve döndüğünde, Burak ve Elif’e gerçeği söylemek zorunda kaldı. “Babanız burada, Bursa’da.” dedi. Çocuklar, annelerinin gözlerindeki acıyı gördüler ama ne yapacaklarını bilemediler.

Bir gün, Burak, “Anne, lokantaya gitmek istiyorum.” dedi. Hatice, “Hayır, oraya gidemezsiniz.” dedi ama Burak kararlıydı. “Onunla yüzleşmek zorundayım.” Hatice, o an kalbinde bir şeylerin koptuğunu hissetti. Çocuklarını korumak için her şeyi yapmaya hazırdı ama bu sefer kaybetmek istemiyordu.

Yüzleşme ve Sonuçlar

Bir akşam, Burak ve Elif, Safir Lokantası’na gitmeye karar verdiler. Hatice, çocuklarının bu kararı almasından korkuyordu ama onlara engel olamadı. Lokantaya vardıklarında, Burak, Ercan’ı gördü. Ercan, zengin bir adam olarak, lüks içinde yaşıyordu. Burak, tüm cesaretini toplayarak Ercan’a yaklaştı. “Baba!” diye haykırdı. Ercan, Burak’ı tanımadı ve dışarı çıkmalarını istedi.

Burak, “Bizi terk ettin! 15 yıldır çöpten yemek topluyoruz. Sen burada lüks içinde yaşıyorsun!” dedi. Ercan, “Beni bırakın, siz benim ailem değilsiniz.” dedi. Hatice, bu durumu izlerken kalbi parçalandı. Çocuklarının acı çekmesini istemiyordu ama gerçeği de saklayamazdı.

Sonuç ve Yeniden Doğuş

O gece, Hatice, hastaneye kaldırıldı. Psikolojik bir travma geçirmişti. Burak ve Elif, annelerinin başında beklerken, Hatice, onlara dönerek, “Sizi hep çok sevdim.” dedi. O an, Hatice’nin gözlerindeki acı, çocukları için bir sevgiye dönüşmüştü.

Bir hafta sonra, Hatice, hastaneden taburcu oldu. Çocuklarıyla birlikte yeniden hayata tutunmak zorundaydı. Hatice, artık geçmişin yükünü taşımak istemiyordu. Ercan’ın terk edişinin yarattığı acıyı geride bırakmak için mücadele etmeye karar verdi.

Bursa’nın soğuk sokaklarında, Hatice artık yalnız değildi. Burak ve Elif, annelerinin yanında durarak, onunla birlikte yeni bir hayat kurmaya başladılar. Hatice, çocukları için daha iyi bir gelecek inşa etmek için her sabah erkenden uyanarak çöp toplamaya devam etti ama bu sefer umutsuz değildi.

Hayat bazen en çok sevdiklerimizden bile saklamak zorunda kaldığımız acı gerçeklerle doludur. Ama Hatice, artık bu yükü taşımak istemiyordu. Çocukları için her şeyin daha iyi olacağını biliyordu. Ve belki de en önemlisi, Hatice, sevginin ve fedakarlığın ne demek olduğunu öğrenmişti.

Sonuç

Hatice’nin hikayesi, sadece bir annenin hikayesi değil, aynı zamanda fedakarlığın ve sevginin ne demek olduğunu gösteren bir hikayeydi. 15 yıl süren acı dolu bir yolculuktan sonra, Hatice, çocuklarıyla birlikte yeni bir başlangıç yapmaya karar verdi. Onların gözlerinde sevgi ve umut görmek, onun için en büyük ödül oldu.

Related Posts

Our Privacy policy

https://rb.goc5.com - © 2026 News