İngiliz General ‘Türkler Taktik Bilmez’ Dedi! 😮 NATO Tatbikatında 7 Ülkeyi Geride Bıraktılar!
.
.
İngiliz General ‘Türkler Taktik Bilmez’ Dedi! NATO Tatbikatında 7 Ülkeyi Geride Bıraktılar!
Polonya Dravsko Pomorski eğitim alanı, 2023 yılının Haziran ayı. NATO’nun yıllık özel kuvvetler tatbikatı için sekiz ülke bir araya gelmişti. Türk ekibi, diğer tüm katılımcılar gibi burada, bu prestijli tatbikatta yer alıyordu. Ancak o sabah, tatbikatın ilk briefing toplantısında, hiç beklenmedik bir şey oldu.
İngiliz Tugay General Richard Ashford, odanın ortasında ayağa kalktı ve salondaki herkese göz gezdirdi. Bir an için, gözleri Türk ekibinin oturduğu sıraya takıldı. Dudaklarında hafif bir tebessüm belirdi, fakat o tebessümün arkasında alaycı bir ifade vardı.
“Taktik bilmeden bu tatbikatta ilerlemek imkansız,” dedi Ashford, sesi güçlü ve kendinden emindi. “Bu yılki senaryolar karmaşık. Eğer temel ilkelere hâkim değilseniz, ilk günde elenirsiniz.”
Salonda bir süre sessizlik oldu. Bazı subaylar birbirlerine bakarak, sessizce bu açıklamayı tartışıyordu. Türk ekibinin komutanı Binbaşı Kemal Öztürk ise, hiçbir tepki vermeden not defterine bir şeyler yazdı ve başını bile kaldırmadı. Ashford, Türk ekiplerinin geçen yılki tatbikatı hatırlatarak, “Geçen sene de gelmişlerdi. Erken elenmişlerdi,” diye ekledi.
Ancak o anda, kimse Ashford’un söylediklerinin, sadece birkaç gün sonra altüst olacağını bilmiyordu. Şok edici bir sonucun, tüm katılımcılar için bir dönüm noktası olacağını kimse tahmin edemezdi.

Tatbikat Başlıyor:
Dravsko Pomorski, Polonya’nın kuzeybatısında yer alan devasa bir askeri eğitim alanıdır. Ormanlık alanlar, bataklıklar, yapay kentsel yerleşimler ve açık alanlardan oluşan karmaşık bir coğrafyaya sahipti. Bu yılki tatbikata Birleşik Krallık, Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, Fransa, İtalya, Polonya, Romanya ve Türkiye katıldı. Her ülke, 12 ila 16 kişilik bir ekip göndermişti.
Tatbikatın adı “Iron Wolf”tu ve senaryo oldukça zorluydu: Düşman kontrolündeki bir bölgeye sızma, hedef tespiti, rehine kurtarma, sabotaj ve çekilme görevleri simüle ediliyordu. Bu görevlerin her biri, hız, doğruluk, ekip koordinasyonu, taktik karar alma ve adaptasyon yeteneği gibi faktörlere göre puanlanıyordu.
Tatbikatın başında, Türk ekibi genellikle dikkatlice izleniyordu. Çünkü geçmiş yıllarda Türkler, tatbikatlarda erken elenmiş ve genellikle “özel harekât konusunda Batı ülkelerinin gerisinde” kalmışlardı. Ancak bu yılki ekip, bunun bir istisna olacağını biliyordu. Komutan Binbaşı Kemal Öztürk, ekibine sadece bir şey söyledi: “Yapın, konuşmayın.”
Bu, ekibin mottosu haline gelmişti. Çünkü gerçek profesyoneller gürültü yapmaz, sadece sonuç üretir. İlk gün, tatbikatın ilk senaryosunda, Türk ekibi diğerlerine göre farklı bir yaklaşım sergileyecekti.
İlk Gün: Gizli Sızma
İlk görev, düşman kontrolündeki bir ormanlık alanda gizli sızma ve keşif yapmak için belirlenmişti. Hedef, düşman komuta merkezinin koordinatlarını tespit etmekti. Süre sınırlıydı, dört saatlik bir pencere vardı.
Sekiz ekip aynı anda farklı rotalardan harekete geçti. GPS, drone desteği ve haritalama araçları yasaktı. Sadece pusula, kağıt harita ve temel iletişim cihazları kullanılıyordu. İngiliz, Amerikan ve Alman ekipleri deneyimliydi ve kendilerinden emindiler. Ancak, Türk ekibi önceki yıllarda olduğu gibi acele etmeyerek sabırlı bir şekilde ilerlemeyi tercih etti. Binbaşı Kemal Öztürk, ekibini ikiye böldü. Altı kişilik ana rota ekibi, 8 kişilik çevre rotası ekibiyle sürekli iletişim halindeydi.
İki saat sonra, Türk ekibi hedef koordinatlarını tespit etti ve fark edilmeden geri çekildi. Diğer ekipler hâlâ düşmanla temasa geçmişken, Türk ekibi tam puan aldı. Tatbikat görevlileri raporu kayda geçirdi: Türk ekibi, 6 puan farkla ilk günü lider kapatmıştı. Bu sonuç, diğer ekipler arasında kısa süreli bir şaşkınlık yaratmıştı.
İkinci Gün: Kentsel Ortamda Düşman Etkisiz Hale Getirme
İkinci gün, senaryonun zorluğu artıyordu. Kentsel ortamda, düşman hedefini etkisiz hale getirme görevi verilmişti. Yapay bir yerleşim alanında, sivil figürler ve düşman militanlar arasında gerçekçi bir senaryo simüle ediliyordu. Ekipler, hedefi bulmalı, minimal temas kurmalı ve çekilmeliydi. Süre 5 saatti.
Amerikan ekip, agresif bir yaklaşım sergileyerek doğrudan binaya girdi ancak düşman ateşine maruz kaldı ve iki operatör simüle edilmiş yaralı sayıldı. Fransız ekip daha temkinli davrandı ama hedefi tespit edemedi. İngiliz ekip hedefi buldu ancak çekilme sırasında düşman takviyesi geldi ve çatışmaya girdi. Alman ekip, iyi performans gösterse de, bir sivil figürü yanlışlıkla hedef olarak işaretledi ve ağır ceza puanı aldı.
Türk ekibi, sabırlı bir yaklaşım izledi. Binbaşı Öztürk, ilk iki saati sadece gözlem için kullandı. Düşman devriye rotalarını ve zayıf noktaları belirledikten sonra, saat 14:30’da 4 kişilik bir tim sessizce binaya sızdı. Hedefi 8 dakikada tespit ettiler, simüle edilmiş etkisiz hale getirmeyi gerçekleştirdiler ve 12 dakikada geri çekildiler. Toplam temas süresi 20 dakika, sıfır kayıp, tam puan.
Üçüncü Gün: Rehine Kurtarma
Üçüncü gün, tatbikatın en zor bölümü olan rehine kurtarma senaryosuyla başlıyordu. Bir binada üç rehine, sekiz düşman militanı vardı. Ekipler, planı kendileri yapacak ve koordinasyonu sağlamak zorundaydı. Süre 3 saatti.
Amerikan ekip, hızlı hareket etti ve binayı kuşattı. Ancak düşman çok hızlı tepki verdi ve iki rehine kurtarılamadı. İngiliz ekip, binayı uzaktan izleyerek giriş planı yaptı, ancak düşman konumlarını tam tespit edemediği için operasyon sırasında bir rehine simüle edilmiş ölü sayıldı. Fransız ekip, temkinli davrandı ama süreyi geçirdi.
Türk ekibi ise tamamen farklı bir metot izledi. Binbaşı Öztürk, 9 saat önce binanın etrafına keşif ekibi gönderdi. Düşman hareketlerini gece boyunca izlediler. Sabah 6’da düşmanın uyku değişimini tespit ettiler. Saat 8’de, yorgun devriye içerideyken, Türk ekibi binanın arka tarafından sessizce girdi. Ses bombası kullanmadan, düşman operatörlerini uyurken etkisiz hale getirdiler ve rehineyi kurtardılar. Toplam süre 14 dakika, 0 kayıp, tam puan.
Sonuç: Türk Ekibinin Zaferi
Tatbikatın sonunda, sonuçlar açıklandı. General Ashford, sonuç raporlarını inceledikten sonra şaşkın bir şekilde, “Türk özel kuvvetleri gerçekten çok iyi,” dedi. 7 ülkenin katıldığı tatbikatta, Türk ekibi birinci olmuştu. 6 gün süren zorlu görevlerin sonunda, Türk özel kuvvetleri, disiplin, sabır ve taktiksel zekâlarıyla tüm ekipleri geride bırakmışlardı.
Ashford, kürsüye çıkıp “Türk ekibinin taktiksel zekâsı ve sabrı beni gerçekten etkiledi. İlk gün söylediklerim için özür dilerim,” diyerek, Türk ekibine olan saygısını ifade etti.
NATO’daki Saygınlık
Bu zafer, Türk özel kuvvetlerinin NATO içindeki saygınlığını artırdı. Ashford, tatbikattan 3 ay sonra bir röportajda, “Türk özel kuvvetleri, taktiksel zekâ ve disiplin konusunda dünya standartlarında,” dedi. Türk komandolarının eğitim programları, NATO’nun özel kuvvetler eğitim merkezlerine ilham verdi.
Binbaşı Kemal Öztürk, ekibiyle birlikte yaptığı toplantıda, “Biz orada bir şey kanıtlamak için gitmedik,” dedi. “Görevimizi yaptık ama dünya şunu gördü. Türk askeri sadece cesur değil, aynı zamanda akıllı ve disiplinli.”