Viyana’da Kaybolan Türk Diplomat — Teşkilat Onu 72 Saatte Ankara’ya Getirdi

Viyana’da Kaybolan Türk Diplomat — Teşkilat Onu 72 Saatte Ankara’ya Getirdi

.

Viyana’da Kaybolan Türk Diplomat: 72 Saatlik Operasyon

I. Bölüm: Viyana’da Bir Sabah

Viyana’nın tarihi kahvehanelerinden birinde, Franz Schubert’in melodileri hafifçe çalarken, dışarıda kışın soğuğu camlarda buhar desenleri oluşturuyordu. 17 Ocak 2019 sabahı, Türkiye’nin Viyana Büyükelçiliği’nde görevli 43 yaşındaki diplomat Erdem Karadeniz, her zamanki gibi kahvehaneye girdi. Espresso ve bir bardak su siparişi verdi, gazetesini açtı, cep telefonunu masaya bıraktı. Saat 11.00’de bir toplantısı vardı ama o toplantıya asla gidemeyecekti.

Saat 10.04’te arka kapıdan çıktı, sokağın köşesinde güvenlik kameraları onu kaybetti. Telefonu masada kaldı, cüzdanı ceketinin iç cebindeydi. Akşam saatlerinde Avusturya polisi kayıp ihbarı aldığında, Ankara’ya diplomatik bir kriz sinyali ulaşmıştı.

II. Bölüm: Erdem’in Geçmişi ve Görevi

Erdem Karadeniz, Ankara’da doğmuştu. Babası Dışişleri Bakanlığı’nda uzun yıllar görev yapmış bir bürokrattı, annesi ise Alman Dili ve Edebiyatı profesörüydü. Erdem çocukluğundan itibaren Türkçe, Almanca ve İngilizce’yi ana dil seviyesinde konuşuyordu. Galatasaray Lisesi’nden mezun olduktan sonra Londra’da uluslararası ilişkiler okudu, ardından Dışişleri Bakanlığı’na katıldı. Berlin, Brüksel, Washington derken kariyerini istisnai başarılarla şekillendirdi.

Ancak Erdem’in resmi kariyerinin ötesinde, teşkilatla organik bir bağı vardı. O bir saha ajanı değildi; gözlemciydi. Diplomatik görevleri sırasında şüpheli temasları, olağan dışı hareketleri raporlayan, resmi görevinin bir uzantısı olarak istihbarata katkı sağlayan bir isimdi. 2016’da Viyana’ya atandığında, görev tanımı değişti. Avusturya, Soğuk Savaş’tan kalma bir istihbarat kavşağıydı. Erdem’in görevi, Türkiye karşıtı faaliyetleri izlemek, örgüt uzantılarını ve yabancı servislerin Türk diasporasına yönelik operasyonlarını raporlamaktı.

2018 sonbaharında, Viyana’da bir ekonomi konferansında tanıdık bir yüzle karşılaştı: Friedrich Leman. Alman enerji şirketi temsilcisi gibi görünse de, Erdem onu Berlin’de Türk misyonu yakınlarında fotoğraflanan şüphelilerden biri olarak tanıyordu. Leman, Alman istihbaratı için çalışan bir gözetim uzmanıydı. Erdem bu karşılaşmayı Ankara’ya raporladı.

III. Bölüm: Takip ve Tehlike

Sonraki haftalarda garip şeyler olmaya başladı. Erdem’in arabasında koltuk ayarları değişmiş, evinin kapı kilidi bir kez takılmıştı. Biri onu izliyordu. Aralık ayında teşkilata şifreli mesajla “Takip altındayım. Bekleme moduna geçiyorum,” dedi. Ankara’dan gelen cevap: “Dikkatli ol. Gerekirse çekilme planını devreye al.”

Erdem yalnızca izlenmiyordu; hedef alınıyordu. Leman’ın arkasındaki ağ, Almanya ile sınırlı değildi. İzler Viyana’dan Ukrayna’ya, oradan Rusya’ya uzanıyordu. Erdem, çok daha büyük bir oyunun içine çekilmişti.

17 Ocak sabahı kahvehaneden çıktığında, onu bekleyen iki kişi vardı. Siyah bir minibüs sokağın köşesinde park halindeydi. Erdem kapıdan çıkar çıkmaz, arkasından gelen adam ona yaklaştı, Almanca bir şeyler söyledi. Diğer adam çoktan yanındaydı. Profesyonel, sessiz, dikkat çekmeyen bir müdahale. Erdem minibüse bindirildi, araç hareket etti. Tüm operasyon 30 saniyeden kısa sürdü. Viyana sokaklarında bir adam kayboldu ve kimsenin haberi olmadı.

Minibüs şehrin kuzeyine ilerledi. Erdem’in elleri kelepçelenmişti ama gözleri bağlanmamıştı. İçeride Slav aksanlı Almanca konuşan üç adam vardı. Silahları görünürde değildi ama hareketleri askeriydi. Erdem onları eski özel kuvvetler mensubu olarak tanımladı. Araç, 35 dakika sonra Viyana’nın kuzeyindeki bir sanayi bölgesinde durdu. Erdem boş bir depoya götürüldü. İçeride dördüncü bir adam vardı; takım elbiseli, bakımlı, soğuk bir profesyonellik. Sorgu 8 saat sürdü. Fiziksel şiddet yoktu ama psikolojik baskı yoğundu. Sorular spesifikti: Türk istihbaratının Viyana’daki yapılanması, Ukrayna’daki faaliyetler, Türkiye’nin Rusya ile ilgili öncelikleri… Erdem bilgi vermedi, sessiz kaldı.

IV. Bölüm: Ankara’da Kriz Masası

Viyana’daki kayıp haberi teşkilata aynı gün öğleden sonra ulaştı. Erdem’in telefonunun kahvehanede bulunması, büyükelçiliğin güvenlik birimini harekete geçirdi. Saat 15.00’te Ankara’ya şifreli mesaj gönderildi. Diplomat Karadeniz temas kurulamıyor. Son konum Stefans Plats Kahvehanesi.

Ankara’da teşkilat merkezi bu mesajı aldığında saat 17.00’ydi. Yarım saat içinde özel bir ekip toplandı. Masanın başında Avrupa operasyonları direktörü vardı; 62 yaşında, kır saçlı, soğuk bakışlı bir adam. Bir Türk diplomatının Avrupa’nın merkezinde kaçırılması, ciddi diplomatik ve operasyonel sonuçlar doğuracaktı. İlk kararlar hızla alındı. Viyana istasyonuna tam kapasiteyle harekete geçme emri verildi. Avusturya makamlarıyla resmi temas henüz başlatılmadı. Önce bağımsız bir istihbarat değerlendirmesi yapılacaktı.

Saat 21.30’da ilk somut veri geldi. Viyana’daki bir Türk iş adamı, şüpheli bir araç hareketi raporladı. Stefans Plats yakınlarında siyah bir minibüsün hızla uzaklaştığını görmüştü. Plakanın ilk dört hanesini not almıştı. Bu bilgi teşkilatın arşivlerinde belirli bir istihbarat servisinin imzasını taşıyordu: Rusya.

V. Bölüm: Operasyon Hazırlığı

Gece yarısını geçtiğinde tablo netleşmişti. Erdem Karadeniz kaçırılmıştı ve arkasında Rus istihbaratı vardı. Direktör masaya yumruğunu vurdu: “Bu bir test. Bizi sınıyorlar. Savaş kuralları değişti.”

Viyana’daki Türk ekibi, trafik kameralarından minibüsün şehrin kuzeyindeki sanayi bölgesine gittiğini tespit etti. Bölgede yüzlerce depo ve atölye vardı. Tek tek aramak zaman alıcı ve riskliydi. Avusturya polisini devreye almak diplomatik komplikasyonlar yaratacaktı, ayrıca sızıntı riski vardı. Teşkilat farklı bir yol seçti: Termal görüntüleme kapasitesine sahip bir insansız hava aracı Viyana’ya 10 saat mesafedeki bir noktadan havalandırıldı. Sabah saat 6’da drone görüntüleri analiz edildi. Sanayi bölgesindeki bir depoda anormal ısı sinyalleri tespit edildi. 5 ila 7 kişilik bir grup ve çalışan bir jeneratör. Konum işaretlendi.

Ana kuvvet Türkiye’deydi ve Avusturya’ya yasal yollarla girmesi günler alırdı. Yasa dışı yollarla girmesi ise uluslararası bir skandal riski taşıyordu. Direktör kritik bir karar aldı. Özel kuvvetlerden 6 kişilik bir taarruz timi sivil kimliklerle ve ticari uçuşlarla Viyana’ya gönderilecekti. Silahlar ve ekipman diplomatik posta aracılığıyla büyükelçilik üzerinden temin edilecekti. Operasyon penceresi 48 saatten azdı.

VI. Bölüm: Kurtarma Operasyonu

18 Ocak sabahı tim üyeleri üç farklı havalimanından Viyana’ya ulaştı. Pasaportları gerçekti ama kimlikler değildi. Her biri ayrı bir otele yerleşti. Öğleden sonra büyükelçiliğin arka girişinden teker teker içeri alındılar. Bodrumdaki güvenli odada ekipmanlar dağıtıldı: Glock tabancalar, gece görüş dürbünleri, iletişim cihazları, plastik kelepçeler, ilk yardım malzemeleri.

Tim komutanı “Kartal” kod adlı subaydı. Haritaları inceledi, uydu görüntülerini analiz etti, muhtemel senaryoları değerlendirdi. Operasyon planı: Gece yarısı baskın, sessiz giriş, hedefe ulaşma, çıkarma.

Deponun içinde Erdem ikinci gününü tamamlıyordu. Sorgu fasılalarla devam etmişti. Yemek verilmişti, su içmesine izin verilmişti ama uyumasına izin verilmemişti. Yorgunluk tekniğiyle direnci kırmak amaçlanmıştı. Akşam saatlerinde beklenmedik bir şey oldu. Depoya yeni biri geldi; 30’lu yaşların sonlarında, sarışın, soğuk mavi gözlü bir kadın. Rusça ve Almanca konuşuyordu. Takım elbiseli adam ona saygıyla davrandı. Kadın üstteydi. Erdem’in karşısına oturdu: “Karadeniz, durumunuzu anlıyorsunuz. Size zarar vermek istemiyoruz. Sadece bilgi istiyoruz. Karşılıklı çıkara dayalı bir anlaşma yapabiliriz.” Erdem cevap vermedi.

19 Ocak gece yarısına 15 dakika kala özel kuvvetler timi deponun 200 metre ötesinde mevzilendi. Kartal dürbünüyle binayı inceledi. Tek giriş metal kapı, yan tarafta pencere, çatıda havalandırma boşluğu. İçeride en az 6 kişi olduğu tahmin ediliyordu. Plan: İki kişi ana kapıdan girer, iki kişi yandan destek verir, iki kişi çevre güvenliği sağlar. Operasyon süresi maksimum 4 dakika. Hedef: Erdem’i canlı çıkarmak.

Saat 23.45’te telsiz sinyali verildi. Tim sessizce ilerledi. Gece görüş dürbünleriyle ana kapıya ulaşıldı. Kilit profesyonelce açıldı, kapı sessizce aralandı. İçeri bakıldı, ilk adam girdi, arkasından ikinci. Uzun bir koridor, sonunda ışık, sesler, Rusça konuşma. İlk çatışma koridorun sonunda yaşandı. Nöbetçi askerler etkisiz hale getirildi. Susturuculu tabancalar sadece kısık bir tıslama sesi çıkardı. İki düşman yere düştü. Tim ilerledi, bir sonraki odada üç kişi daha vardı. Kısa bir harbede boğuşma ama sonuç değişmedi. 6 hedef kaçmaya çalıştı ama çevre güvenliği onları yakaladı.

Erdem deponun en arka odasında bir sandalyeye bağlı halde bulundu. Yanında kimse yoktu. Takım elbiseli adam ve sarışın kadın görünmüyordu. Muhtemelen çatışma seslerini duyunca kaçmışlardı. Erdem’in bilinci bulanıktı ama sesleri duyabiliyordu. “Türkçe, teşkilat burada. Sizi alıyoruz.” Erdem gülümsemeye çalıştı ama yüz kasları söz dinlemedi. Sadece hafifçe başını salladı. Çıkarma operasyonu 6 dakika sürdü. Plan 4 dakikaydı ama savaşta hiçbir plan temasla sağ çıkmaz. Önemli olan sonuçtu. Ve sonuç başarıydı.

Erdem bir araca bindirildi, konvoy hızla Viyana’dan ayrıldı. Hedef Macaristan sınırıydı. Oradan özel bir uçakla Türkiye’ye geçiş yapılacaktı. Sabaha karşı konvoy Avusturya-Macaristan sınırını sorunsuz geçti. Diplomatik pasaportlar ve önceden ayarlanmış geçiş izinleri her şeyi kolaylaştırdı. Macaristan’da bekleyen Türk Hava Kuvvetleri uçağı yarım saat sonra havalandı. 3 saat sonra Ankara semalarındaydılar.

VII. Bölüm: Sonrası ve Sırlar

Erdem’e tıbbi müdahale yapıldı. Dehidrasyon, aşırı yorgunluk, hafif hipotansiyon. Fiziksel olarak iyileşecekti. Psikolojik değerlendirme daha uzun sürecekti ama bu beklenen bir şeydi.

Avusturya hükümeti olayı ancak 24 saat sonra öğrendi. Resmi kanal bilgilendirmesi diplomatik bir notayla yapıldı. Türk vatandaşının kaçırıldığı, Türk güvenlik güçlerinin kurtarma operasyonu düzenlediği ve durumun çözüldüğü belirtildi. Viyana şok içindeydi. Topraklarında bir yabancı istihbarat servisi silahlı operasyon düzenlemişti ve onların haberi olmamıştı. Diplomatik protestolar yapıldı, sert açıklamalar geldi ama sahada hiçbir şey değişmedi. Teşkilat adamını almış ve götürmüştü.

Rusya ise sessiz kaldı. Kremlin herhangi bir yorum yapmadı. Rus basınında olay neredeyse hiç yer almadı. Bu sessizlik Moskova’nın olaya dahliğinin en güçlü kanıtıydı.

Erdem Karadeniz olayının arka planı hiçbir zaman tam olarak kamuoyuyla paylaşılmadı. Resmi açıklamalar belirsiz kaldı ama istihbarat camiasında olayın önemi net şekilde anlaşıldı. Türk teşkilatı Avrupa’nın göbeğinde bir NATO müttefikinin topraklarında yabancı bir istihbarat servisinin elinden kendi vatandaşını kurtarmıştı. Bu hem operasyonel bir başarıydı hem de stratejik bir mesajdı: Türkiye vatandaşlarını korumak için sınırları aşabilir.

Operasyonun detayları teşkilat arşivlerinde gizli kaldı. Tim üyelerinin isimleri hiçbir zaman açıklanmadı. “Kartal” kod adlı komutan kısa süre sonra emekli oldu. Ege kıyısında bir kasabada yaşamaya başladı. Arada bir eski meslektaşlarıyla görüşüyordu ama Viyana’dan hiç bahsetmiyordu. O gece yaşananlar hafızasının en derin katmanlarına gömülmüştü ve orada kalacaktı.

Erdem Karadeniz ise 6 ay sonra aktif göreve döndü. Viyana’ya değil, bu sefer farklı bir başkent. Daha sakin, daha az riskli bir görev yeri. Teşkilatla bağı devam etti ama artık sahadan uzaktaydı. Yıllar geçti, saçları ağardı, yüzündeki çizgiler derinleşti. Ama o 72 saati hiç unutmadı. O karanlık depodaki sandalyeyi, yorgunluğu, umutsuzluğu ve sonra kapıdan giren Türkçe sesleri. Bu operasyon, görünmez savaşların nasıl kazanıldığını gösteren bir vaka çalışması olarak istihbarat eğitimlerinde anlatıldı.

Viyana’da o gece teşkilat kendi kurallarını yazdı. Dünya izledi, not aldı ve suskunluğa gömüldü. Çünkü bazı gerçekler arşivlerin tozlu raflarında kalmaya mahkumdur ve bazı hikayeler sadece gece yarısı fısıltılarla anlatılır.

Son

Related Posts

Our Privacy policy

https://rb.goc5.com - © 2026 News