TAŞ DERE’DE BİR KIŞ MASALI
1. Karın Kırmızıya Döndüğü Gece
Kar, Winona Blackwood’un çıplak ayaklarının altında kırmızıya dönüyordu. 17 Aralık 1887, Montana topraklarında, soğuk bir gece. Winona artık üşümüyordu; vücudu teslim olmuştu, zihin ise henüz pes etmemişti. Missoula’nın ışıkları, arkasında, boş vaatler gibi yanıp sönüyordu. Ona “cadı” ve “zehirci” dediler, ayakkabılarını aldılar, zengin bir dulun öfkesi uğruna onu fırtınanın içine attılar.
Winona gözlerini kapadı, ölümü bekledi. Ama ölüm gelmedi. Elijah Mercer geldi.
2. Meyhanede Yargı
Sullivan’ın meyhanesinde kasaba halkı, Winona’yı yargılamak için toplanmıştı. Winona, yerde, elleri iplerle bağlı, sessizce duruyordu. Constance Peton, kocasını zehirlediğini iddia ediyordu. “Bu vahşi, kocamı yatağında zehirledi,” dedi. Kalabalık homurdanarak onayladı.
Winona başını kaldırdı. “Ben yapmadım,” dedi.
Şerif Doyle, silahına dokundu. “Konuşma, kız!” dedi.
Winona dimdik cevapladı: “Ben kız değilim, yirmi sekiz yaşındayım ve kimseyi zehirlemedim.”
Constance Peton, elmas küpelerini sallayarak, Winona’nın suçlu olduğunu kanıtlamaya çalıştı. Ama ortada gerçek bir delil yoktu. Elijah Mercer, köşede, kalabalığın arasından seslendi: “Kanıtınız nedir?” dedi.
Kalabalık sustu. Constance, Winona’yı “yarı Kızılderili, yarı beyaz” olduğu için suçladı. Elijah ise, “Bu kanıt değil, önyargı,” dedi.
3. Sürgün ve Kar Fırtınası
Winona, kasabadan sürgün edildi. Ayakkabısız, ince bir elbiseyle fırtınaya yürümek zorunda kaldı. Elijah, vicdanı ve geçmişinin ağırlığıyla, Winona’nın izini sürdü; karlar içinde onu buldu. Winona’nın hayatta kalması için mücadele etti.
Winona, karların içinde, ölmek üzereyken, Elijah onu sırtına aldı ve çiftliğine götürdü. Tommy adında, on bir yaşında bir yetim de çiftlikte yaşıyordu. Üç kırık ruh, Montana’nın en soğuk kışında bir araya geldi.
4. Çiftlikte Hayat
Winona, çiftliğe uyum sağladı. Hasta hayvanları iyileştirdi, Tommy’ye bitkiler ve tıp öğretti. Elijah, geçmişin acısıyla sessizdi; karısı Martha yıllar önce ölmüştü. Winona, yetim Tommy’ye umut oldu.
Çiftlikte, Winona’nın bilgisi sayesinde hayvanlar iyileşti. Bir gün, Elijah ve Winona, otlakta zehirli su baldırı buldular. Winona, Salish büyükannesinden öğrendiği bitkilerle hayvanları tedavi etti. Tommy, tıp öğrenmek istediğini söyledi; Elijah ona söz verdi.
5. Tehdit ve Mücadele
Kasabanın zengin bankeri Harrison Caldwell, çiftliği ele geçirmek için planlar kuruyordu. Borçlar, iftiralar, sahte kanıtlarla tehdit etti. Winona ve Elijah, pes etmek yerine mücadele etmeye karar verdiler.
Bir sabah, Caldwell ve şerif Doyle çiftliğe geldi. Caldwell, borcu ödeyemezlerse çiftliği alacağını söyledi. Winona, “Bir yol bulacağız,” dedi. Tommy, Winona ve Elijah’a yardım etmek için her şeyi göze aldı.
6. Savaş Başlıyor
Caldwell’in adamları, Winona’yı suçlamak için sahte kanıtlar üretti. Dört silahlı adam çiftliğe geldi. Winona ve Elijah, Tommy’yi korumak için direndiler. Tommy, cesaretle birini yaraladı; adamlar geri çekildi.
Winona, kasabaya gidip Whitmore adında bir gazeteciye Caldwell’in suçlarını anlatmaya karar verdi. Kasabada, Constance Peton tekrar Winona’ya saldırdı, kalabalığı kışkırttı. Winona, korkmadan gerçekleri haykırdı.
7. Gerçek Müttefikler
Bir sabah, çiftliğe bir at arabası geldi. Judge Ashby ve Caldwell’in hasta eşi Adelaide, ellerinde Caldwell’in tüm suçlarını belgeleyen kanıtlarla geldiler. Adelaide, kocasının Dr. Peton’un cesedine sonradan arsenik eklettiğini itiraf etti. “Ölmeden önce bir iyilik yapmak istiyorum,” dedi Adelaide.
Winona, Adelaide’in son günlerinde yanında oldu. Adelaide öldüğünde, Winona ona minnettar kaldı.
8. Son Kuşatma
Federal savcılar, Caldwell’i tutuklamak için kasabaya geldiler. Ama Caldwell, adamlarını çiftliğe gönderdi. Gece, silahlı bir saldırı başladı. Winona ve Elijah, hayatları pahasına direndiler. Caldwell, Winona’yı öldürmek üzereyken Elijah onu kurtardı; ağır yaralandı.
Winona, Elijah’a ameliyat yaptı, hayatını kurtardı. Caldwell ve adamları tutuklandı. Winona’nın adı temize çıktı.
9. Yeni Hayat
Kış yavaşça geçti. Tommy, tıp okuluna kabul edildi. Winona ve Elijah, çiftliği birlikte yönetmeye başladılar. Winona, Martha’nın mezarını ziyaret etti, ona teşekkür etti. Elijah, Winona’ya evlenme teklif etti; Winona mutlulukla kabul etti.
Haziran’da, dere kenarında küçük bir düğün yaptılar. Tommy, en iyi adam oldu. Whitmore, gazetede hikâyelerini yazdı. Yöre halkı, çiftliğe destek oldu.
10. Umut ve Aile
Winona, bir kız çocuğu dünyaya getirdi; ona Adelaide adını verdiler. Tommy, tıp okulunu birincilikle bitirip çiftliğe doktor olarak döndü. Çiftlik, Montana’da şifa ve umut arayanların uğrak yeri oldu. Winona, bahçede hem Salish hem Batı geleneklerinden bitkiler yetiştirdi.
Geceleri, verandada oturup yıldızları izlediler. Elijah, “Seni o gece kardan kurtarmak, hayatımın en iyi kararıydı,” dedi. Winona, “Acı dolu anlar bile beni buraya, sana getirdi. Hepsine minnettarım,” diye cevapladı.
11. Sonsuz Masal
Yıllar geçti. Çiftlik, klinik ve okul ile büyüdü. Adelaide, çiftliğin umut dolu sesi oldu. Tommy, hastaları iyileştirdi. Winona, çocuklara okuma ve bitkiler hakkında ders verdi.
Bir akşam, Winona ve Elijah verandada otururken, hayatın ne kadar değiştiğini düşündüler.
“Hiç pişmanlığın var mı?” diye sordu Elijah.
“Hayır,” dedi Winona. “Acı dolu anlar bile beni buraya, sana getirdi. Hepsine minnettarım.”
Elijah, Winona’yı yanına çekti:
“Seni seviyorum, Winona Mercer.”
“Ben de seni seviyorum, Elijah Mercer.”
Ve o gece, Montana’nın soğuk rüzgarı çiftliğin etrafında dolaşırken, içeride sıcaklık, umut ve sevgi vardı. Yarın yeni zorluklar getirecekti; ama Winona ve Elijah, her şeye birlikte göğüs gereceklerdi.
Hayat, acıdan ve umuttan örülmüş bir hikayeydi. Ve onların hikayesi, karların altındaki tohumlar gibi, her zaman yeniden filizlenecekti.
SON