BAYRAKTAR AKINCI 27 SAAT KANDİL ÜZERİNDE KALDI! ✈️ 31 Hedef Tespit Edildi | 4 Üst Düzey İsim Vuruldu

BAYRAKTAR AKINCI 27 SAAT KANDİL ÜZERİNDE KALDI! ✈️ 31 Hedef Tespit Edildi | 4 Üst Düzey İsim Vuruldu

.
.

Kandil’deki 27 Saat: Akıncı’nın Sessiz Zaferi

Kandil Dağları’nın derinliklerinde, 12.000 metre yükseklikte bir hayalet süzülüyordu. Gecenin karanlığında, bulutların çok üzerinde devasa bir Akıncı İHA, görevini sessizce yerine getiriyordu. Düşmanı gözlemliyor, hazırlanan planın her bir detayını takip ediyordu. Aşağıda, PKK’nın teröristleri bu geceyi sıradan bir gece gibi geçiriyor, rutinlerini yapıyorlardı. Fakat Ankara’daki operasyon merkezi, bir dakika bile gözlerini bu hayaletin üzerinden ayırmıyordu.

Komutan Albay Yılmaz, 17 kişilik uzman ekiple birlikte odadaki monitörlere odaklanmıştı. Ekranlardan gelen mavi ışık, yüzlerini aydınlatıyordu. Bu gece, yıllardır beklenen büyük fırsatın doğduğu geceydi. Kandil’de PKK’nın üst düzey dört isminin bir araya geleceği bilgisi istihbarat servislerine ulaşmıştı. Bu fırsat, belki de bir daha asla yakalanamayacak kadar nadir bir andı.

Yıllar süren analizlerin ardından, bu dört isim hakkında her detay toplanmıştı. Hareket kalıpları, alışkanlıkları, en sık bulundukları yerler… Her şey bu gecenin başarılı geçmesi için titizlikle planlanmıştı. Bu dört hedef, sadece PKK’nın Kuzey Irak yapılanmasını değil, örgütün tüm yapısını felç etme potansiyeline sahipti.

Kartal, Türk savunma sanayisinin gururu Bayraktar Akıncı ile bu geceyi taçlandıracaktı. Akıncı, 40.000 feet irtifaya çıkabilen, 24 saatten fazla havada kalabilen, hassas mühimmatlarıyla büyük hedefleri nokta atışıyla vurabilen bir insansız hava aracıydı. Gece boyunca sürekli harekette olan bu hayalet, hem gözlem yapacak hem de anlaşıldığı anda operasyonu başlatacaktı.

Saat 23:00’te, Tekirdağ Çorlu’daki pistten havalanan Akıncı, geceyi dolduran motor uğultusuyla yolculuğuna başladı. Ankara’daki kontrol merkezindeki Binbaşı Kaan ve Yüzbaşı Elif, her biri yüzlerce saatin tecrübeli pilotları olarak uçağın yönünü kontrol ediyorlardı. Uçak, Irak sınırına doğru ilerlerken Akıncı, yüksek irtifada karanlık gökyüzüne karşı neredeyse görünmezdi. Aşağıda hiçbir şey bu devasa platformun varlığını hissettirmiyordu.

Kandil Dağı’na yaklaşırken, istihbarat raporlarına göre PKK’nın İrandan temin ettiği gelişmiş hava savunma sistemlerinin bulunduğu bilgisi de vardı. Akıncı, bu nedenle maksimum irtifada kalmaya devam etti ve tüm elektronik karşı tedbir sistemlerini aktif tuttu.

Saatler geçtikçe, Akıncı Kandil’e doğru alçalmaya başlıyordu. Gelişmiş sensörler devreye girdi. Kızıl ötesi kameralar, her bir hedefin tam konumunu tespit etti. PKK’nın dağlar arasındaki güvenli sığınağı, gözlemlenmeye başlanmıştı. O an, operasyon odasında binlerce kilometre uzakta, bir ekip her görüntüyü inceledi, her detayı kaydetti.

Bir yanda bu dört hedefin sabırlı bir şekilde izlenmesi ve tanımlanması sürerken, diğer tarafta ise zaman ilerliyordu. Her bir teröristin hareketleri titizlikle izleniyor, görüntüler anında analiz ediliyordu. Kandil’de teröristlerin günlük rutinleri başlamıştı. Nöbet değişimleri yapılıyor, araçlar hareket ediyor, gruplar toplanıyor, dağılıyordu.

İlk kritik tespit sabah saat 7:00’de geldi. Kuzey Irak sorumlusunun olduğu hedef, kampın doğusundaki bir mağara girişinden çıkmıştı. Yüz tanıma yazılımı saniyeler içinde sonucu verdi: %90’lık bir eşleşme. O an, operasyon odasında kısa bir heyecan dalgası yayıldı. Ama hemen ardından Albay Yılmaz, tüm ekibe sessizlik işareti yaptı. Üç hedef daha vardı.

Sonraki üç saat boyunca, Akıncı Kandil’in üzerinde sabırla daireler çizdi. Gelişmiş sensörler, termal kameralar, kızılötesi görüntüler her anı kaydediyordu. Bir noktada, Akıncı, Kuzey Irak sorumlusunun bulunduğu mağarayı hedef alacak şekilde koordinatlarını aldı. Hedef, tam 35.000 feet yükseklikte belirlenen hedefe yönlendirilmişti.

Saat 15:00’te, operasyon odasında bir panik yaşandı. Akıncı’nın uydu bağlantısında kısa süreli bir kesinti yaşanmıştı. Ekranlar birkaç saniyeliğine kararmıştı. Bu kesinti, her şeyin ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyordu. Ancak Binbaşı Kaan hemen yedek frekansa geçiş yaptı ve bağlantı saniyeler içinde tekrar kuruldu.

Daha sonra, saat 16:30’a doğru beklenmedik bir hareketlilik başladı. Kampın merkezindeki büyük binadan bir grup silahlı terörist çıkıp çevreye güvenlik pozisyonu aldı. Bu tür bir hareketlilik, genellikle önemli bir ismin geleceğinin habercisiydi. Dakikalar içinde, siyah bir araç binanın önüne yanaştı ve içinden iki kişi indi. Yüz tanıma yazılımı, saniyeler içinde bu kişilerin lojistik sorumlusu ve askeri kanat sorumlusu olduğunu belirledi.

Artık dördüncü ve son hedef de tespit edilmişti. Albay Yılmaz, operasyona son şeklini vermek için harekete geçti. Gece karanlığında, teröristlerin uyumasını beklemek, onları hareketsiz hale getirmek için en uygun andı.

Saat 1:30’da, operasyon odasında derin bir sessizlik oldu. Akıncı, dört hedefi sırasıyla vurmak için hazırdı. İlk hedef, Kuzey Irak sorumlusunun bulunduğu mağaraydı. Binbaşı Kaan, derin bir nefes aldı ve harekete geçmek için düğmeye bastı. Mikro akıllı mühimmat hedefe yöneldi ve saniyeler içinde mağara girişini alevlere boğdu. Akıncı’nın lazer işaretleyici ışığı, hedefin üzerine yerleştirilmişti ve mühimmat bu ışığı takip ederek ilerliyordu.

İlk hedef vurulduktan sonra, hemen ardından ikinci atış yapıldı. Finans sorumlusunun olduğu yapı saniyeler içinde alevlere gömüldü. Üçüncü ve dördüncü atışlar da aynı şekilde gerçekleştirildi. Hedefler birer birer etkisiz hale getiriliyordu.

Operasyon odasında alkışlar koptu ama Albay Yılmaz hemen sessizlik işareti yaptı. İş henüz bitmemişti. Vuruşların sonuçları kesin olarak doğrulanmadan kutlama yapmak için erkendi. Akıncı, bölge üzerinde kalmaya devam etti. Darbenin etkisini değerlendirmek, kurtarma çalışmalarını izlemek ve olası ikincil hedefleri tespit etmek gerekiyordu.

Sabah saatlerine doğru yapılan değerlendirmeler, dört ana hedefin de etkisiz hale getirildiğini doğruladı. Toplamda 10 terörist tek bir operasyonla bertaraf edilmişti. Kandil’in üzerinde süzülen Akıncı, 27 saatin sonunda, Türk Hava Sahası’na geri dönüyordu.

Ankara’daki operasyon odasında ekip rahat bir nefes aldı. Bu operasyon, Türk Silahlı Kuvvetleri için büyük bir başarıydı. Akıncı, uluslararası arenada bir kez daha adını duyurdu. Ancak daha önemlisi, terörle mücadelede, Türkiye’nin kararlı duruşu ve teknolojik bağımsızlığı bir kez daha kanıtlanmıştı. Bu zaferin ardında, binlerce kilometre ötede süzülen bir hayaletin, Türk istihbaratının, ve Türk savunma sanayisinin gücü vardı.

Related Posts

Our Privacy policy

https://rb.goc5.com - © 2026 News