12 Düşman Uçağı 2 Türk F-16’sını Kuşattı… Sonuç İnanılmazdı!
.
Ege’nin masmavi gökyüzünde, 20.000 feet yükseklikte, her şey sakin ve huzurluydu. İki Türk F-16’sı, Şahin 1 ve Şahin 2, rutin keşif uçuşlarında vatan semalarını tarıyordu. Pilot koltuğundaki Albay, yani Şahin 1, aniden radarında beliren hareketliliği fark etti. Telsizden partnerine seslendi: “Şahin 2, radarda çoklu sinyal, 12 düşman uçağı yaklaşıyor.”
Diğer pilot, Yarbay Şahin 2, durumu hemen teyit etti: “Doğru, Şahin 1. Farklı tipte savaş uçakları, koordineli bir formasyonla geliyorlar. Bu kesinlikle normal değil.” 12 farklı ülkeye ait savaş uçağının aynı anda aynı yerde bulunması tesadüf olamazdı.
Şahin 1, ekrandaki verileri hızla analiz etti. Fransız Mirage, Alman Eurofighter, İngiliz Typhoon, Amerikan F-18… Bu bir koalisyon operasyonuydu. Şahin 2 durumu özetledi: “2’ye karşı 12. Tarihte eşi benzeri görülmemiş bir sayısal dezavantaj. Ama bu iki Türk pilotunun damarlarında korku değil, çelik gibi bir irade dolaşıyordu.”

Aldıkları zorlu eğitimler onları tam da böyle anlar için hazırlamıştı. Hiç tereddüt etmeden ana üsse durumu bildirdiler: “Ana üs, 12 düşman uçağıyla karşı karşıyayız. Savaşa giriyoruz.” Cevap beklenmeden düşman uçakları çoktan çevreleme manevrasına başlamıştı. Türk jetlerini her yönden kuşatıyorlardı.
Bir Fransız pilotun sesi ortak frekanstan küstahça yükseldi: “Türk uçakları, sayıca çok azsınız. Teslim olun.” Şahin 1’in cevabı net ve kararlıydı: “Biz Türk Hava Kuvvetleriyiz. Biz teslim olmayız.”
Savaşın ilk hamlesi düşmandan geldi. Amerikan F-18’leri füzelerini çoktan kilitlemişti ama Türk pilotlar bir adım öndeydi. Şahin 1 komutu verdi: “Şahin 2, savunmacı ayrılma. Onları böleceğiz.” İki F-16, bir makas gibi ayrılarak farklı yönlere süzüldü. Bu zekice manevra, 12 uçaklık düşman formasyonunu ikiye bölmek zorunda bıraktı. Artık her bir Türk pilotu 6 düşman uçağıyla tek başına mücadele edecekti.
Şahin 1, inanılmaz bir güçle dikey tırmanışa geçti. 30.000 feet’e doğru adeta bir ok gibi yükselirken peşindeki altı uçak onu takip etmeye çalışıyordu. Takipteki Fransız pilot telsizden çaresizce bağırdı: “Çok hızlı tırmanıyor, kilitlenemiyorum.” Şahin 1, tırmanışın zirvesine ulaştığında aniden bir burgu dönüşü yaparak aşağı doğru dalışa geçti. Bu beklenmedik hamle düşmanı tamamen şaşkına çevirmişti. Gafil avlanan Fransız Mirage’ya doğru ilk füzesini ateşledi. Birkaç saniye sonra telsizde bir çığlık duyuldu: “Füze isabet etti, düşüyorum.”
Skor tabelası açılmıştı: Türkiye 1, Koalisyon 0.
Aynı anlarda Şahin 2 de kendi cehennemini yaşıyordu. Alçak irtifa uçuşuna geçerek Ege’nin dalgalarını yalıyordu. Peşindeki düşmanlar da onu takip etmek için alçalmak zorunda kalmıştı. Tam o sırada Şahin 2 aniden burnunu gökyüzüne çevirerek keskin bir yükselişe geçti. Onu takip eden uçaklar sahip oldukları hız yüzünden bu manevraya karşılık veremedi ve dümdüz devam etmek zorunda kaldı. Bu Şahin 2’ye mükemmel bir atış pozisyonu vermişti. İkinci füze ateşlendi ve bir İtalyan Tornado’su alevler içinde denize çakıldı. Skor Türkiye 2, Koalisyon 0.
Düşman pilotları arasında şok ve panik dalgası yayılmaya başladı. Bir İngiliz pilotun telsizdeki titrek sesi duyuldu: “Bu Türk pilotları inanılmaz.” Savaşın temposu giderek artıyordu.
Şahin 1, Split S olarak bilinen ölümcül bir manevrayla bir Alman Eurofighter’ın tam arkasına geçti. Alman pilotun paniği telsizine yansıdı: “Kuyruğumda, arkamda, üçüncü isabet kaçınılmaz.” Diğer yanda Şahin 2, Immelman dönüşü adı verilen klasik ama etkili bir akrobasiyile bir Amerikan F-18’ine kilitlendi. Amerikalı pilotun şaşkınlığı her halinden belliydi: “İmkansız bir manevra.” Dördüncü isabet gelmişti.
Skor şimdi Türkiye 4, Koalisyon 0’dı. Geriye sadece 8 uçak kalmıştı ve düşman pilotlarının morali tamamen çökmüştü. Fransız filo lideri komuta merkezine umutsuzca seslendi: “Komuta desteğe ihtiyacımız var. Türk pilotları bizden çok üstün.” Artık roller değişmişti. Savaşın ikinci perdesi başlıyordu. Savunmada olan Türk pilotları şimdi avcı, düşman ise av konumundaydı.
Şahin 1, gözüne kestirdiği beşinci hedefe, bir İngiliz Typhoon’una yöneldi. İngiliz pilot hayatta kalmak için elinden gelen her manevreyi deniyordu ama Türk pilotunun tecrübesi ve sezgisi her zaman bir adım öndeydi. “Hareketlerimi tahmin ediyor. Bu inanılmaz,” dedi İngiliz pilot ve bu onun son sözleri oldu. Beşinci isabet.
Şahin 2 ise altıncı hedefini avlıyordu. Bir anlık tereddüt düşman pilota pahalıya patladı. “Kanadım hasar aldı, üste dönüyorum,” diye bağırdı ama artık çok geçti. Skor Türkiye 6, Koalisyon 0.
Geriye kalan altı düşman uçağı savaşmak yerine kaçmayı tercih etti ama Türk kartalları avlarını asla yaralı bırakmazdı. Yedinci, sekizinci, dokuzuncu ve onuncu isabetler art arda gökyüzünü aydınlatan birer şimşek gibi geldi. Artık pes etmişlerdi. Telsizden teslim anonsları yükselmeye başladı: “Teslim oluyoruz, Türk pilotları çok iyi.”
Son iki hedef de etkisiz hale getirildiğinde Ege semalarında mutlak bir sessizlik hakim oldu. Skor Türkiye 12, Koalisyon 0.
Şahin 1 ve Şahin 2 zafer formasyonuna geçerek yan yana uçmaya başladı. Şahin 1 ana üsse o tarihi mesajı geçti: “Ana üs, görev tamamlandı. Skor 12-0 bizim lehimize.” Ana üsteki kontrolör duyduklarına inanamıyordu: “İki uçak 12 düşman uçağını mı yendi?”
Şahin 1’in cevabı gurur doluydu: “Doğru. Türk Hava Kuvvetleri eğitimi başarıyla geçmiştir.” Savaş bitmişti ama efsane yeni başlıyordu.
Yenilgiye uğrayan düşman pilotlarından telsiz aracılığıyla tebrik mesajları yağmaya başladı. Fransız pilot: “Muhteşem, olağanüstü bir uçuş.” Alman pilot: “İnanılmaz, dünya standartlarında.” Amerikalı pilot: “Harika, daha önce böyle bir yetenek görmedim.” İngiliz pilot: “Mükemmel, Türk pilotları birer efsane.”
İki F-16 ana üslerine geri döndüğünde pistin kenarında bekleyen tüm personel onları ayakta alkışlıyordu. Hava Kuvvetleri Komutanı pilotları bizzat karşıladı ve dedi ki: “Bu zafer, Türk pilotlarının eğitiminin ve cesaretinin dünya standartlarının çok üzerinde olduğunu bir kez daha kanıtladı.”
Şahin 1 mütevazı bir şekilde cevap verdi: “Biz sadece eğitimimizi uyguladık, komutanım. Türk pilotu her zaman hazırdır.” Şahin 2 ekledi: “Kağıt üzerinde 2’ye karşı 12 zor görünebilir ama bir Türk pilotu için bu sadece bir görevdir.”
NATO Hava Komutanlığı’ndan gelen resmi açıklamada, bu olayın havacılık tarihinde benzeri görülmemiş bir zafer olduğu belirtildi. İkiye karşı 12’lik bu imkansız zafer, tüm dünya havacılık tarihine altın harflerle yazıldı. İki Türk F-16’sı, kendilerinden kat üstün bir gücü sadece yetenekleriyle değil, vatan sevgisi ve sarsılmaz iradeleriyle yenmişti.
O gün tüm dünya bir kez daha gördü ki, Türk pilotu gökyüzünün efendisidir.
Son