1978’de Sovyet Uçağına SALDIRDI – 45 yıl sonra denizin dibinden çıkan gerçek herkesi şoke etti!
.
.
Gizli Gökyüzü: Mevlüt Miraç’ın Son Mücadelesi
1978 yılı, Soğuk Savaş’ın en gerilimli zamanlarındandı. Türkiye, Sovyetler Birliği ile sınır komşusuydu ve hava sahasında her an bir ihlal yaşanabilirdi. 25 yaşındaki pilot Temmen Mevlüt Miraç, Diyarbakır İkinci Ana Jet Üssü’nde görev yapıyordu. Hayalini kurduğu pilotluk kariyerinde, artık sınırları korumak ve ülkesine hizmet etmek için kritik bir görevdeydi. Ancak, 15 Aralık 1978 gece yarısı, karşılaştığı tehdit ve mücadele, hayatını sonsuza kadar değiştirecekti.
Mevlüt Miraç’ın Hayali
Mevlüt Miraç, 1952 yılında İzmir Karşıyaka’da doğmuş, küçük yaşlardan itibaren gökyüzüne olan ilgisiyle dikkatleri üzerine çekmişti. Çocukken, uçaklara olan ilgisi o kadar büyüktü ki, evdeki her kağıdı ve eşyayı uçak yaparak geçirdiği saatlerle dolduruyordu. Fizik ve matematik gibi derslerde başarılı olmasının yanı sıra, uçak maketleri yapmayı ve uçuş teorilerini öğrenmeyi tutkuyla sevmişti. Orta halli bir ailenin çocuğu olarak, zor zamanlarda ailesinin desteğini alarak, hayalini gerçekleştirmek için çaba gösterdi.
Lise yıllarında havacılık alanındaki başarısı ve sevgisi, onu Hava Harp Okulu’na taşıdı. 1974’te girdiği okulda, uçuş eğitimini başarıyla tamamlayarak F5 Freedom Fighter eğitimi için Diyarbakır’a atandı. O gün, Mevlüt Miraç için bir dönüm noktasıydı. Vatanının sınırlarını koruma görevini almak için çok mutlu ve heyecanlıydı.

Kuzey Irak’taki Tehdit
1978’in Aralık ayında, Sovyetler Birliği’nin hava sahasını ihlal eden deneysel uçaklar Türk radarlarını zor durumda bırakıyordu. NATO ve Varşova Paktı arasındaki gerilim tırmanıyor, her an bir savaş çıkma ihtimali vardı. Mevlüt, Sovyet uçaklarının sıkça hava sahasını ihlal ettiği bir dönemde görev yapıyordu. Türk Hava Kuvvetleri, her gece, Sovyet uçaklarına karşı hazırlıklı olmak için alarm durumuna geçiyordu.
Mevlüt Miraç ve arkadaşları, radar sinyalleriyle her an tetikteydiler. Sovyetler, deneysel uçaklarını test ediyor ve gizli silahlar geliştiriyordu. Ancak hiç kimse, o gece Mevlüt’ün karşılaşacağı tehdidin boyutlarını tahmin edemedi.
Kritik Gece: Sovyet Uçağı ve Mevlüt’ün Son Mücadelesi
15 Aralık 1978 gece yarısı, Mevlüt Miraç, alarm durumundayken telsizden gelen acil bir çağrıyı aldı. Kars bölgesinden hızla güneye doğru yaklaşan bir uçak tespit edilmişti. Çok hızlıydı ve alçak uçuyordu. Radar operatörü, bu uçakla ilgili hiçbir bilgiye sahip değildi. Mevlüt’e hemen müdahale etme emri verildi.
F5’ini hızla çalıştıran Mevlüt, 4 dakikada pistten kalkarak hedefe doğru yöneldi. Hedef radar ekranında belirginleşmeye başladığında, Mevlüt, “Phoenix One, target identified, 50 miles, very low altitude,” diyerek kontrolü ele aldı. Uçak, Mevlüt’ün ekranında net bir şekilde belirginleşmişti. Ancak, Mevlüt görsel temas kurduğunda büyük bir şok yaşadı.
İlk telsiz mesajında, “Bu çok garip, hiç tanımadığım model. Çok büyük ve sessiz. Işıkları normal değil, sanki yeryüzünde değil,” diyordu.
Bu açıklamalar, Mevlüt’ün karşılaştığı uçağın sıradan bir Sovyet uçağı olmadığını gösteriyordu. O uçak, Sovyetler Birliği’nin yeni nesil deneysel uçağıydı ve kesinlikle radarlara yakalanmıyordu. Mevlüt, “Bandit aggressive, weapons free,” diyerek saldırıya geçmeye karar verdi. Ancak Sovyet uçağı beklenmedik bir şekilde manevra yaparak, Mevlüt’ün F5’ini zorluyordu.
Sovyet Uçağının İmkansız Manevraları
Mevlüt, Sovyet uçağının yaptığı manevraları izlerken, bu hareketlerin fizik kurallarına aykırı olduğunu fark etti. Uçak, 90 derecelik dönüşleri sadece 2 saniyede yapıyordu ve bu hareketler, normal uçakların yapamayacağı türdendi. Mevlüt, telsizden “Allah’ım, bu imkansız. Hiçbir uçak böyle dönmez!” diyerek durumun ne kadar kritik olduğunu vurguladı.
Komuta merkezi de şaşkındı. Sovyet uçağının hızla yaptığı manevraları takip edebilmek için Mevlüt, tüm yeteneklerini kullanıyordu. Ancak, silahlarıyla saldırıya geçtiğinde, Sovyet uçağı çok farklı bir savunma yöntemi kullanıyordu. Mevlüt, füzeleri ateşledi ancak Sovyet uçağı, bu füzeleri imkansız manevralarla savuşturmayı başardı.
Kayıp Pilot: Radyo Sessizliği
Saatler ilerledikçe, Sovyet uçağı Mevlüt’ün F5’ini iyice zorlamaya başladı. Elektronik sistemler arızalandı, Mevlüt’in uçağı kontrolden çıkıyordu. Son telsiz mesajı, saat 02:47’de geldi. Mevlüt, “Uçağım kontrolden çıktı. Bu Sovyet uçağı çok gelişmiş sanırım. Deneysel model. Hiçbir pilot böyle şeylerle karşılaşması beklenmiyor. Ben kaybediyorum. Vatan sağ olsun,” diyordu. Bu, Mevlüt’ün son mesajıydı.
Komuta merkezi, bu son mesajı duyduğunda çıldırmıştı. Ancak o günden sonra ne Mevlüt’ten ne de uçağından bir daha haber alınamadı.
Türkiye’deki Arama Operasyonları
Sabah 6:00’da, tarihin en büyük arama operasyonlarından biri başlatıldı. 50 uçak ve 20 helikopterle, Doğu Anadolu’nun her karışı tarandı. Ancak Mevlüt’ün uçağı ve kendisinden hiçbir iz bulunamadı.
Resmi açıklamalar, “Mevlüt’ün rutin uçuş sırasında kaza sonucu şehit olduğu” şeklinde yapıldı. Ancak NATO’ya gönderilen gizli rapor, gerçekleri farklı bir şekilde anlatıyordu. Bu raporda, “Sovyet deneysel uçağıyla karşılaşma, Temmen Mevlüt Miraç müdahale ederken kayboldu. Düşman uçağı ileri teknoloji kullanıyordu, mevcut savunma sistemlerimiz yetersizdi,” deniliyordu.
45 Yıl Sonra Gelen Şok Edici Keşif
45 yıl sonra, Karadeniz’in dibinde yapılan bir keşif, her şeyi değiştirdi. 12 Kasım 2023’te Sinoplu balıkçı Mehmet Arslan, ağlarını denizden çekerken çok garip bir metal parça yakaladı. Üzerindeki Rus harfleri, parçaladıkları metalin Sovyet teknolojisine ait olduğunu gösteriyordu. Metal parçası, 1978’de kaybolan uçağa ait olabilirdi.
TÜBİTAK’ın yaptığı incelemede, metal parçasının 1970’li yıllardan kalma olduğu ve teknolojisinin o dönemde mevcut olmadığı ortaya çıktı. Bu, Sovyetler’in o yıllarda test ettiği antigravity teknolojisine işaret ediyordu.
Gerçek Ortaya Çıkıyor
Eski radar operatörü Başçavuş İbrahim Korkmaz, 45 yıl sonra suskunluğunu bozarak, “Sovyet uçağı çok garipti. Radar sinyali normal değildi. Çok hızlıydı ve imkansız manevra yapıyordu,” diyerek o geceyi hatırladı. Mevlüt’ün şehit olduğu günden sonra, 45 yıl boyunca gerçekler ortaya çıkmadı. Ancak, sonunda hem metal parçası hem de eski kayıtlar, Sovyetler Birliği’nin o dönem test ettiği deneysel uçağını ve Mevlüt Miraç’ın cesurca mücadele ettiği o anı ortaya çıkardı.
Sonunda, Sovyetler Birliği’nin gizli prototipi test ettiği günün gerçeği gün yüzüne çıktı. Mevlüt Miraç, çok cesur bir pilottu ve üstün teknolojiye karşı sonuna kadar savaştı. O gece, sadece bir pilotun kaybolması değildi; aynı zamanda bir ülkenin savunma sistemlerinin zayıflığı da gözler önüne serilmişti.