1998’DE ERZURUM’DA KAYBOLAN 3 ÖĞRENCİYLE İLGİLİ 17 YIL SONRA GELEN MEKTUP ŞOK SIRI ORTAYA ÇIKARDI
.
.
Zeynep’in Kayboluşu
1998 yılının soğuk bir kış sabahı, Erzurum’un sessiz buğday tarlalarının arasında üç genç kız, Zeynep, Zehra ve Ayşegül, okuldan çıkarken bir daha görülmemek üzere kayboldu. Atatürk Kız Lisesi’nin parlak öğrencileri olan bu üç arkadaş, boyunlarına sardıkları kırmızı atkılarıyla kar fırtınasına karıştılar. Hiçbir çığlık duyulmadı, hiçbir tanık olmadı. Sadece karın sessiz beyazlığı ve üç ailenin paramparça olan dünyası kaldı.
Zeynep, Zehra ve Ayşegül, o gün okuldan çıkarken birbirlerine gülümseyerek ayrıldılar. O gün, tiyatro gösterisinin provalarını yapmışlardı ve hepsi bu gösteri için heyecanlıydı. Ancak o sabah, hayatlarının son adımlarını attıklarından habersizdiler. Tüm köy, kızların kaybolduğunda büyük bir şok yaşadı. Kızların aileleri, her yere baktı, her kapıyı çaldı ama onlardan hiçbir iz bulamadı. Kayıp bildirimleri yapıldı, gazetelerde manşetler yer aldı ama zamanla bu hikaye unutuldu.
Zaman geçtikçe, Zeynep, Zehra ve Ayşegül’ün kaybolması, sadece bir kaybolma olayı olarak kayıtlara geçti. Aileleri, her gün kapılarının çalınmasını bekleyerek yaşamaya devam etti. Ama o gün, Zeynep ve Zehra’nın anneleri, kızlarının kaybolduğuna inanmak istemediler. Onlar, kızlarının bir gün geri döneceğine dair umudu hiç kaybetmediler. Ancak bu umut, yıllar geçtikçe azalmaya başladı.
17 yıl sonra, bir gün, emekli bir postacı olan Kemal Efendi, eski eşyalarını karıştırırken, yıllar önce kullanmadığı deri çantasının gizli bölmesinde sararmış bir mektup buldu. Zarfın üzerinde Erzurum merkez karakoluna yazıldığını görünce, içindeki mektubu okumaya karar verdi. Mektup, Zeynep, Zehra ve Ayşegül’e ne olduğunu bildiğini iddia ediyordu. Kemal, mektubu okudukça, içindeki korku ve merak büyüyordu. Mektupta, “Ben biliyorum, Zeynep, Zehra ve Ayşegül’e ne oldu ama gerçek, bütün bir şehri incitecek kadar acı.” yazıyordu.

Kemal, bu mektubu okuyunca, Elif’in kaybolduğu günün sırlarını açığa çıkarmaya karar verdi. Hemen Konya Emniyet Müdürlüğü’ne giderek, mektubu teslim etti. Mektup, polis memurlarını harekete geçirdi. 17 yıl boyunca kaybolmuş olan üç genç kızın hikayesi yeniden gündeme geldi. Polis, Elif’in kaybolduğu günün detaylarını araştırmaya başladı.
Elif’in kaybolduğu gün, köydeki herkesin gözünde saygın bir adam olan kocası, Elif’in kaybolduğunda çok üzgün görünüyordu. Ama Elif’in ailesi, kocasının her hareketini sorgulamaya başladı. Zeynep’in annesi, kocasının Elif’i nasıl etkilediğini biliyordu. O gün, Elif’in kocası, Elif’in kaybolduğu gün, köydeki herkesin önünde Elif’i kötülemeye başlamıştı. Elif’in kocası, Elif’in mutsuz olduğunu, başka birine aşık olduğunu söylemişti. Ama Elif’in kaybolması, sadece bir kadının kaybolması değildi; aynı zamanda toplumun sessizliğinin bir yansımasıydı.
Polis, Elif’in kaybolduğu gün, terminalde bıraktığı mektubu bulduğunda, Elif’in hala hayatta olabileceği düşüncesi aklında belirdi. Mektuptaki detaylar, onu Elif’in kaybolduğu köye yönlendirdi. Sosyal hizmet görevlisi, Elif’in kaybolduğu yerin çevresinde daha fazla bilgi toplamaya karar verdi. Elif’in hikayesini araştırmaya başladığında, köydeki bazı insanlar ona Elif’in kaybolduğu gün yaşananları anlattı. Herkes, Elif’in kaybolduğunda neler olduğunu biliyordu ama kimse konuşmak istemiyordu. Çünkü Elif’in kaybolması, köydeki herkesin içinde bir suçluluk hissi yaratmıştı.
Zaman geçtikçe, Elif’in kaybolmasıyla ilgili daha fazla bilgi edinmeye başladı. Elif’in kocası, Elif’in kaybolduğu gün, köydeki herkesin önünde Elif’i kötülemeye başlamıştı. Elif’in kaybolduğunda, kocası, Elif’in mutsuz olduğunu, başka birine aşık olduğunu söylemişti. Ama sosyal hizmet görevlisi, Elif’in kocasının aslında Elif’i susturmak için her şeyi yaptığını anlamıştı.
Bir gün, köydeki yaşlı kadınlardan biri, Elif’in kaybolduğu gün yaşananları anlattı. O sabah, Elif’in kocası, Elif’in kaybolduğuna dair hiçbir şey söylememişti. Sadece o gün tarlaya gitmişti. Kadın, Elif’in kocasının, Elif’in kaybolduğunda yüzündeki ifadeyi hatırlıyordu. O ifade, korku değil, bir rahatlama ifadesiydi.
Sosyal hizmet görevlisi, Elif’in kocasının geçmişini araştırmaya karar verdi. Kocası, köyde saygın bir adam olarak biliniyordu ama gerçekte Elif’e nasıl davrandığını biliyordu. Elif’in kaybolduğu gün, sosyal hizmet görevlisi, köydeki kadınlarla konuşmaya devam etti. Onların gözlerindeki korkuyu, sessizliği hissetti.
Bir gün, köydeki yaşlı kadınlardan biri, Elif’in kaybolduğu gün yaşananları anlattı. O sabah, Elif’in kocası, Elif’in kaybolduğuna dair hiçbir şey söylememişti. Sadece o gün tarlaya gitmişti. Kadın, Elif’in kocasının, Elif’in kaybolduğunda yüzündeki ifadeyi hatırlıyordu. O ifade, korku değil, bir rahatlama ifadesiydi.
Zaman geçtikçe, Elif’in kaybolduğu günle ilgili daha fazla bilgi edinmeye başladı. Elif’in kocası, Elif’in kaybolduğu gün, köydeki herkesin önünde Elif’i kötülemeye başlamıştı. Elif’in kaybolduğunda, kocası, Elif’in mutsuz olduğunu, başka birine aşık olduğunu söylemişti. Ama sosyal hizmet görevlisi, Elif’in kocasının aslında Elif’i susturmak için her şeyi yaptığını anlamıştı.
Bir gün, sosyal hizmet görevlisi, Elif’in kaybolduğu gün yazdığı mektubu bulduğunda, Elif’in hala hayatta olabileceği düşüncesi aklında belirdi. Mektupta, Elif, kocasının kendisine nasıl davranması gerektiğini yazmıştı. Kocası, Elif’in her hareketini kontrol ediyordu. Elif, kocasının kendisini nasıl tehdit ettiğini, nasıl korkuttuğunu anlatmıştı. Sosyal hizmet görevlisi, Elif’in kocasının gerçek yüzünü ortaya çıkarmak için harekete geçmeye karar verdi.
Zaman geçtikçe, Elif’in kaybolduğu günle ilgili daha fazla bilgi edinmeye başladı. Elif’in kocası, Elif’in kaybolduğu gün, köydeki herkesin önünde Elif’i kötülemeye başlamıştı. Elif’in kaybolduğunda, kocası, Elif’in mutsuz olduğunu, başka birine aşık olduğunu söylemişti. Ama sosyal hizmet görevlisi, Elif’in kocasının aslında Elif’i susturmak için her şeyi yaptığını anlamıştı.
Bir gün, sosyal hizmet görevlisi, Elif’in kaybolduğu gün yazdığı mektubu bulduğunda, Elif’in hala hayatta olabileceği düşüncesi aklında belirdi. Mektupta, Elif, kocasının kendisine nasıl davranması gerektiğini yazmıştı. Kocası, Elif’in her hareketini kontrol ediyordu. Elif, kocasının kendisini nasıl tehdit ettiğini, nasıl korkuttuğunu anlatmıştı. Sosyal hizmet görevlisi, Elif’in kocasının gerçek yüzünü ortaya çıkarmak için harekete geçmeye karar verdi.
Sonunda, Elif’in hikayesi, sadece bir kaybolma hikayesi olmaktan çıktı. O, toplumun sessizliğini sorgulayan bir ses haline geldi. Elif Kaya, artık sadece bir kayıp değil, bir sembol haline gelmişti. Murat, Elif’in anısını yaşatmaya devam etti. Her yıl Elif’in anısına bir anma etkinliği düzenlendi. Bu etkinlikler, Elif’in hikayesinin unutulmamasını sağladı.
Zamanla, Elif’in hikayesi, Türkiye’nin dört bir yanında duyulmaya başladı. İnsanlar, Elif’in yaşadığı acıları ve sessizliğin nasıl öldürdüğünü anlamaya çalıştılar. Murat, Elif’in hikayesini herkese anlatmaya karar verdi. Köyde bir toplantı düzenledi. Herkes Elif’in hikayesini dinlemek için toplandı. Murat, Elif’in yaşadığı korkuları, Ali’nin tehditlerini anlattı. Toplantıda insanlar, Elif’in yaşadığı acılara duyarsız kaldıkları için kendilerini suçlu hissetmeye başladılar.
Murat, Elif’in anısını yaşatmaya kararlıydı. Elif’in hikayesini duyurmak için gazetecilerle iletişime geçti. Elif’in kaybolduğu gün, terminalde bıraktığı mektubu bulduğunda, onun hikayesinin daha fazla duyulması gerektiğini düşündü. Gazeteciler, Elif’in hikayesini yazmaya başladı. Elif’in kaybolması, köyde büyük bir yankı uyandırdı. Herkes Elif’in hikayesini konuşmaya başladı.
Zamanla, Elif’in hikayesi, sadece bir kaybolma hikayesi olmaktan çıktı. O, toplumun sessizliğini sorgulayan bir ses haline geldi. Elif Kaya, artık sadece bir kayıp değil, bir sembol haline gelmişti. Murat, Elif’in anısını yaşatmaya devam etti. Her yıl Elif’in anısına bir anma etkinliği düzenlendi. Bu etkinlikler, Elif’in hikayesinin unutulmamasını sağladı.
Sonunda, Elif’in hikayesi, sadece bir kaybolma hikayesi olmaktan çıktı. O, toplumun sessizliğini sorgulayan bir ses haline geldi. Elif Kaya, artık sadece bir kayıp değil, bir sembol haline gelmişti. Murat, Elif’in anısını yaşatmaya devam etti. Her yıl Elif’in anısına bir anma etkinliği düzenlendi. Bu etkinlikler, Elif’in hikayesinin unutulmamasını sağladı.