20 Yıllık Askeri Sır, Kışlayı Sarstı, O Kadının Omuzlarındaki 3 Yıldız Yüzünden
.
.
Giriş
Hey sen, gel buraya çabuk şunları taşımama yardım et. Sadece basit bir cümleydi. Ama binbaşı Altan Demirkan, bu cümlenin hayatını adadığı şerefli askerlik kariyerini kökünden sarsacak bir depremin ilk sarsıntısı olacağını asla tahmin edemezdi. Karşısında duran kamuflaj giymiş kadın, üsse yeni tayin edilmiş bir subay ya da belki de sivil bir personel gibi görünüyordu. Bu yüzden o anki umursamazlıkla emrini vermişti. Oysa o kadının omuzlarında sadece rütbe değil, bir ulusun umutlarını taşıyan pırıl pırıl yıldızlar parlıyordu. Türkiye Cumhuriyeti Kara Kuvvetleri tarihindeki ilk kadın korgenal.
O günden sonra geçmişin karanlık dehlizlerine gömüldüğü sanılan sırlar, vicdanın derinliklerinde uykuya daldığı düşünülen günahlar birer birer gün yüzüne çıkmaya başladı. Bütün gözler keskin birer mızrak gibi binbaşı Altan’ın üzerinde yoğunlaşmıştı. Onun sakladığı o korkunç sır neydi? Ve o üç yıldızlı kadın general neden onu bu kadar amansızca köşeye sıkıştırıyordu? Gelin bu trajedinin başlangıcına hep birlikte tanık olalım.
Eğitim Alanı
Ankara Gölbaşı’ndaki Özel Kuvvetler Komutanlığı’na bağlı eğitim alanı. 2024 yılının Ekim ayında bozkırın ayazını taşıyan sert bir rüzgar esiyordu. Rüzgar, toprağın kuru kokusunu ve çam ağaçlarının reçine kokusunu birbirine karıştırıyor, insana hem bir dinginlik hem de bir tekinsizlik hissi veriyordu. Sabah saat 7. İçtima biteli henüz birkaç dakika olmuştu ki Binbaşı Altan Demirkan’ın gür sesi eğitim alanında yankılandı.

Disiplin ve Ciddiyet
Bu ne rezalet? Silah bakımı böyle mi yapılır? Altan Binbaşı’nın sesi çelik bir kırbaç gibiydi. Neredeyse 30 yılını bu üniformaya adamış, her zerresiyle asker olan bir adamdı. 185’i aşan boyu, kaya gibi sert vücudu, güneş ve ayazdan yanmış esmer teni ve daima dimdik duran omuzlarıyla o bir bordo berelinin vücut bulmuş haliydi. Ama her şeyden öte rütbeyi ve disiplini hayatının merkezine koyan tavizsiz bir komutandı.
1995 yılında Kara Harp Okulundan mezun olmuş, ardından gönüllü olarak özel kuvvetlere katılmıştı. O günden bu yana tam 29 yıldır ayağı bu kışladan başka bir yere basmamıştı. Genç bir teymenden bugünkü binbaşılık rütbesine uzanan hayatı sadece üniforması ve göreviyle örülüydü. Bir eşi ve iki oğlu olmasına rağmen ailesi her zaman ikinci plandaydı. İzin günlerinde bile aklı kışta da kulağı telefonda olur, her an bir görev çağrısı beklerdi.
Teftiş Günü
Genelkurmayın Ziyareti
Komutanın raporu arz ederim. Bugün Genelkurmaydan üst düzey bir heyetin teftişe geleceği söyleniyor. Doğru mudur? diye sordu. Yaveri Yüzbaşı Kenan. Kenan Yüzbaşı tecrübeli bir subaydı. 10 yılı aşkın süredir Altan Binbaşı ile birlikte görev yapıyordu. Onun sert mizacının ardındaki karakteri herkesten iyi tanıyordu.
Altan Binbaşı çatık kaşlarıyla cevap verdi. Ben de duydum ama kimin geleceği belli değil. Her ne olursa olsun bugün her zamankinden daha dikkatli olmalıyız. Tek bir kusur istemiyorum. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte tüm birlik adeta bir arı kovanı gibi hareketlenmişti. Askerler her zamankinden erken kalkmış, ütüsü bozulmasın diye neredeyse nefes almadan giydikleri kamuflajlarıyla koğuşları, koridorları pırıl pırıl yapmışlardı.
Eğitim Alanında Gerginlik
Altan Binbaşı da istisna değildi. Saat 5:00’te ayaktaydı. Birliğin her köşesini atlanmış bir detay var mı diye adeta bir kartal gibi gözleriyle tarayarak dolaşmıştı. Eğitim alanının bir köşesinde birinci bölüğün askerleri teçhizat kontrolü yapıyordu. Altan Binbaşı yanlarına yaklaştı. Tek tek her birini süzdü. Silahlarının temizliğinden, kamuflajlarının duruşuna, postallarının parlaklığından yüz ifadelerine kadar hiçbir şey onun keskin gözlerinden kaçmıyordu.
Er Batuhan bu silahın hali ne? Mekanizma yatağında hala barut artığı var. Rapor ver. Emredersiniz komutanım. Hemen temizliyorum. Hemen temizlemek değil. Baştan doğru yapmak. Bu kafayla mı vatanı savunacaksınız? Altan Binbaşı’nın sert sözleri karşısında Er Batuhan başını öne eğdi. Diğer askerler de gergin bir şekilde kendi teçhizatlarını tekrar kontrol etmeye başladılar.
Teftişin Başlangıcı
İlk Gözlemler
Sabah saatleri böyle geçti ve yemeği sırasında Birliğin yemekhanesinde fısıltılar dolaşmaya başladı. Askerler ve asubaylar kendi aralarında bugünkü teftişi konuşuyorlardı. Gördünüz mü? Sabah komutanın yanında bir kadın vardı. diye fısıldadı Ermet’in etrafına bakındıktan sonra. Evet ben de gördüm ama rütbesini seçemedim. Üzerindeki kamuflaj da biraz farklıydı sanki. Acaba teftişe gelen üst düzey komutanlardan biri erkenden gelip etrafı mı kolaçan ediyor? Yok canım sanmam. Yeni gelmiş birine benziyordu.
Kadın Subayın Önemi
Fazla üzerinde durmadı. Doğrudan kadının yanına doğru yürüdü. Hey sen. Orada dikilmeyi bırak. Gel buraya. Şunları taşımama yardım et. Çabuk ol. Altan Binbaşı’nın işaret ettiği şeyler her biri 20 kilodan ağır olan eğitim mühimmatının sandıklarıydı. Kadın sessizce başını salladı ve onu takip etti. Altan Binbaşı yeni bir astın üstünün emrine itaat ettiğini düşünerek durumu normal karşıladı. Şuraya bırak. Sonra da etraftaki diğer malzemeleri nizami bir şekilde istifle. Bugün önemli bir denetleme var. Gözünüzü dört açın.
Kadın tek bir kelime etmeden, ne bir şikayette ne de bir soruda bulunmadan söylenenleri harfiyen yapıyordu. Hatta teçhizatları işi bilen birinin ustalığıyla düzenliyordu. Altan Binbaşı memnuniyetle başını salladı. İşte böyle. Şimdiki gençler çok tembel. Bu iyiymiş. Disiplinli kadın hala konuşmuyordu. Sadece sessizce verilen işi bitirdi.
Eğitim Alanının Kontrolü
Raporlar ve Gözlemler
Akşamüstü nöbet bölgelerini son bir kez kontrol etmek için dışarı çıktı. Batı ufkunu kızıla boyayan gün batımı denizden gelen tuzlu rüzgarın yerini bozkır’ın serin ve kuru ayazına bırakmıştı. Bir kara birliğinin karakteristik kokusuydu. Altan Binbaşı ne zaman bu kokuyu alsa seçkin bir asker olmanın gururunu hissederdi. Devriye sırasında sabahki kadınla tekrar karşılaştı. Birliğin bir köşesinde tek başına durmuş, sessizce uzaklara bakıyordu.
Kadının Gizemi
Altan Binbaşı o siluette bir parça yalnızlık hissetti. Ha sen sabah giydin. Yoruldun bugün. Yarın da erken başlaman gerekecek. Önemli bir denetleme var. Unutma. Kadın sadece hafifçe başını salladı. Yine tek kelime etmedi. Altan Binbaşı onun bu halini saygıyaordu. Şimdiki gençler ya şakalaşır ya da şikayet ederdi ama bu farklıydı.
Teftiş Günü
Genelkurmayın Ziyareti
Altan Binbaşı, sabah saat 5.00’te uyanmıştı. Birlikteki tüm askerler içtima için toplanmıştı. Altan Binbaşı, içtimadan sonra askerleri denetlemeye başladı. Bugün, Genelkurmaydan gelen üst düzey bir heyetin teftişine hazırlanıyorlardı. Heyetin kimlerden oluştuğu hakkında net bir bilgi yoktu ama herkes gergindi.
Denetim ve Sorular
Gürsoy, denetim sırasında askerlerin performansını dikkatle izliyordu. Altan Binbaşı, heyetin önünde durarak son talimatlarını verdi. Bugün önemli bir denetleme var. Hepiniz bu şanlı birliğin gücünü ve disiplinini göstermek için elinizden gelenin en iyisini yapın. Emredersiniz komutanım. Askerlerin gür sesi tüm eğitim alanında yankılandı.
Olayların Gelişimi
Eğitim Alanında Gerginlik
Eğitim alanının bir köşesinde birinci bölüğün askerleri teçhizat kontrolü yapıyordu. Altan Binbaşı yanlarına yaklaştı. Tek tek her birini süzdü. Silahlarının temizliğinden, kamuflajlarının duruşuna, postallarının parlaklığından yüz ifadelerine kadar hiçbir şey onun keskin gözlerinden kaçmıyordu. Er Batuhan bu silahın hali ne? Mekanizma yatağında hala barut artığı var. Rapor ver. Emredersiniz komutanım. Hemen temizliyorum.
Disiplin ve Ciddiyet
Hemen temizlemek değil. Baştan doğru yapmak. Bu kafayla mı vatanı savunacaksınız? Altan Binbaşı’nın sert sözleri karşısında Er Batuhan başını öne eğdi. Diğer askerler de gergin bir şekilde kendi teçhizatlarını tekrar kontrol etmeye başladılar. Altan Binbaşı, o anki umursamazlıkla emrini vermişti. Oysa o kadının omuzlarında sadece rütbe değil, bir ulusun umutlarını taşıyan pırıl pırıl yıldızlar parlıyordu.
Teftişin Sonuçları
Genel Değerlendirme
Tüm denetimlerin ardından, Gürsoy, Altan Binbaşı ve diğer subaylarla bir araya gelerek sonuçları değerlendirdi. Herkesin gergin olduğu bu toplantıda, Altan Binbaşı’nın üzerindeki baskı daha da artmıştı. Gürsoy, her bir askerin performansını titizlikle gözden geçiriyor ve eksiklikleri not alıyordu.
Sorunların Belirlenmesi
Gürsoy, denetim sırasında tespit edilen sorunları sıraladı. Askerlerin eğitim düzeyinin düşüklüğü, silah bakımının yetersizliği ve disiplin eksiklikleri gibi konular gündeme geldi. Altan Binbaşı, tüm bu sorunları çözmek için bir plan oluşturmak zorundaydı ama içindeki huzursuzluk bu planı yapmasını engelliyordu.
Geçmişin Gölgesi
Fırat Çelik’in Anısı
Bir süre sonra, Altan Binbaşı’nın aklına 20 yıl önceki o trajik olay geldi. Fırat Çelik, genç bir asker olarak eğitim sırasında hayatını kaybetmişti. O gün, Altan Binbaşı’nın aldığı kararlar, Fırat’ın ölümüne neden olmuştu. Bu düşünceler, Altan Binbaşı’nın ruhunu kemiriyordu.
Vicdanın Sesi
Geçmişin ağırlığı, Altan Binbaşı’nın kalbinde bir yük gibiydi. Fırat’ın annesinin acısını hissetmek, ona bir vicdan azabı veriyordu. Bu nedenle, Altan Binbaşı, geçmişteki hatalarını telafi etmek için bir fırsat arıyordu. Ama bunun için cesaret bulması gerekiyordu.
Yeni Bir Başlangıç
Değişim Zamanı
Gürsoy, denetimlerin ardından Altan Binbaşı ile özel bir görüşme yaptı. Bu görüşme, Altan Binbaşı için bir dönüm noktası olabilirdi. Gürsoy, ona cesaret vermek istiyordu. Altan Binbaşı, geçmişteki hatalarını kabul etmek zorundaydı. Bu, onun için bir değişim fırsatıydı.
Cesaret ve Sorumluluk
Gürsoy, Altan Binbaşı’na cesaret vermek için ona geçmişteki hatalarını hatırlattı. “Gerçek cesaret, hataları kabul etmek ve sorumluluk almaktır,” dedi. Altan Binbaşı, bu sözleri duyduğunda, içindeki yükü hafifletmiş gibi hissetti.
Sonuç
Geçmişle Yüzleşme
Altan Binbaşı, geçmişteki hatalarını kabul ederek yeni bir başlangıç yapmaya karar verdi. Fırat Çelik’in anısına sahip çıkarak, onun için bir şeyler yapma arzusuyla doluydu. Bu, onun için bir dönüşüm süreci olacaktı.
Yeni Bir Hayat
Sonunda, Altan Binbaşı, geçmişin yükünden kurtulmuş ve yeni bir hayat için hazır hale gelmişti. Artık gerçek bir asker olarak, hakikat ve adalet için mücadele edecekti. Hayatının geri kalanını, geçmişteki hatalarından ders alarak yaşayacaktı.
Kapanış
Bu hikaye, bize gerçek cesaretin ne olduğunu, hataları kabul etmenin önemini ve geçmişle yüzleşmenin gerekliliğini anlatıyor. Altan Binbaşı’nın hikayesi, herkes için bir ilham kaynağı olabilir. Herkesin hayatında zorluklar ve hatalar olabilir, ama önemli olan bu hatalardan ders alarak ilerlemektir.
Hayat, her zaman yeni başlangıçlar sunar. Önemli olan, bu fırsatları değerlendirebilmek ve daha iyi bir insan olmaktır.