6 Yaşındaki Kız Oturamıyordu… Öğretmen Gerçeği Öğrenince 112’yi Aradı!
.
Zeynep’in Cesareti
Bölüm 1: Sessiz Çığlık
Bir sabah, Ihlamur Çayır İlkokulu’nda, 6 yaşındaki Zeynep Mira sınıfın köşesinde ayakta duruyordu. Diğer çocuklar sıralarına oturmuş, öğretmenleri Sevgi Ertem’in anlattığı hikayeyi dinliyorlardı. Ancak Zeynep, gözleri yere bakarak, mavi okul elbisesinin eteklerini sıkıca kavramıştı. Öğretmeni, Zeynep’in yüzündeki korkuyu fark ettiğinde, içgüdüleri onu harekete geçmeye zorladı.
Zeynep, üç gündür sınıfta olmasına rağmen bir kez bile oturmamıştı. Sevgi öğretmen, Zeynep’e nazik bir ses tonuyla yaklaştı: “Zeynepciğim, sabah hikayemizi dinlemek için oturmak ister misin?” Küçük kız, başını eğdi ve “Hayır öğretmenim. Ayakta kalmak istiyorum,” diye yanıtladı. Sevgi öğretmenin kalbinde bir şeyler yerinden oynamıştı. Bu, bir utangaçlık değil, derin bir korkunun dışa vurumuydu.
Bölüm 2: Korkunun Kaynağı
Zeynep’in davranışları, Sevgi öğretmeni endişelendirmişti. Her ders saatinde gözlerini Zeynep’ten ayıramadı. Zeynep, ders etkinliklerinde bile sırasına oturmuyor, duvar kenarlarında ayakta duruyordu. Bir gün, sınıf boşken Zeynep’in sırasına eğildiğinde, çöp adamlarla yapılmış bir resim gördü. Zeynep, resimde eski ailesini melekler olarak çizmişti. Ancak yeni ailesi sorulduğunda, kalemi aniden durdu ve tüm resmi karalayarak siyaha boyadı. Bu, bir işaretti. Sessizliğin içinden yükselen bir feryattı.
Sevgi öğretmen, Zeynep’in sessizliğinin ardında bir sır olduğunu anlamıştı. Zeynep’in davranışları, bir şeylerin yanlış gittiğini gösteriyordu. Zeynep’in korkusunu anlamak için daha fazla bilgi edinmeye karar verdi.

Bölüm 3: Gerçeklerin Ortaya Çıkışı
Bir gün spor dersinden sonra, Zeynep soyunma odasında kalmıştı. Sevgi öğretmen, Zeynep’in yardım istemeye çekinen sesini duyunca içeri girdi. Zeynep, ıslanmış tişörtünü değiştirmek için kabinden çıkarken, tişörtü yukarı kaydı. Sevgi öğretmenin gözleri dehşetle açıldı. Zeynep’in belindeki morumsu izler, düşme ya da çarpma ile açıklanamayacak kadar düzgündü.
“Bu izleri nasıl aldın tatlım?” diye sordu. Zeynep, başını eğdi ve neredeyse fısıldayarak, “Evde ceza sandalyesi var. Üzerinde çiviler var. Eğer uslu durmazsak oturtuyorlar,” dedi. Sevgi öğretmenin kalbi dondu. “Kim yapıyor bunu?” diye sordu ama cevabı biliyordu. Zeynep, “Tuncay Eniştem,” dedi. O an Sevgi öğretmen, büyük bir öfkeyle sarsıldı. Artık harekete geçmek zorundaydı.
Bölüm 4: Koruma Mücadelesi
Sevgi öğretmen, Zeynep’i ve belki de başkalarını korumak için harekete geçmeye karar verdi. Zeynep’in sırtındaki morlukları gördükten sonra, bu çocuğun yalnız olmadığını anladı. O gece, okuldan çıkarken, Zeynep’in korkuyla söylediği sözler yankılanıyordu: “Uslu durmazsak çivili sandalyeye otururuz.”
Ertesi gün, Zeynep hakkında günlerdir tuttuğu not defterini tekrar açtı. Ayakta geçen ders saatleri, yemek yememe durumu, morluklar ve davranış kalıpları. Ancak, müdür Sami Bey, belgeleri görmek istemedi. “Zeynep’in ailesi kasabanın en köklü ailelerinden biri. Bu konuları açmak kolay değil,” dedi. Sevgi öğretmenin kalbi kırıldı ama yılmadı.
Rehberlik servisiyle görüştüğünde, Zeynep’in önceki okulundan gelen danışmanlık dosyasının eksik olduğunu öğrendi. Bu durum, Sevgi’nin içindeki öfkeyi büyüttü. Zeynep’in geçmişi örtülüyordu ve onun sessizliği sistematik olarak korunuyordu.
Bölüm 5: Cesur Adımlar
Sevgi, Zeynep’in önceki okuluna gitmeye karar verdi. Orada, Zeynep’in dosyasının silindiğini öğrendi. Bu durum, Sevgi’nin kafasını karıştırdı. Bu sadece basit bir aile içi istismar değil, organize bir yapının izlerini taşıyordu. Okula geri döndüğünde, kapısında bir zarf buldu. İçinde resmi bir soruşturma başlatıldığına dair bir mektup vardı.
Zeynep ile ilgili endişeleri dile getirdiği için cezalandırılıyordu. Sevgi, bu durumu kabul edemezdi. Zeynep’in kurtarılması için ne gerekiyorsa yapmaya kararlıydı.
Bölüm 6: Kurtarma Operasyonu
Bir gece, Sevgi ve komiser Yavuz Gencer, Zeynep’in bulunduğu yeri bulmak için yola çıktılar. Zeynep’in çizdiği krokiyi takip ederek, Erden konağına ulaştılar. Kapıda yüksek düzeyde güvenlik önlemleri vardı. Ancak Zeynep’in verdiği bilgiye göre arka giriş zayıf noktalarıydı. Yavuz, eski özel operasyonlarda kullandığı yöntemlerle kapıyı açtı.
İçeri girdiklerinde her şey kusursuz görünüyordu. Ama bu mükemmel görüntünün ardında bir cehennem gizlenmişti. Bodrum katına indiklerinde, çocukların gözleri büyümüş, elleri titreyen karanlıkta saklanan bedenlerdi. “Polisiz,” dedi Yavuz. “Artık güvendesiniz.” Ancak çocuklar korkmuştu. Sevgi, diz çökerek onlara yaklaştı ve “Ben Sevgi öğretmenim. Zeynep Mira’yı tanıyorum. Beni size o gönderdi,” dedi.
Zeynep’in adını duyduklarında, atmosfer değişti. Sevgi, çocuklarla iletişim kurmaya çalıştı ve en sonunda Zeynep’in resminde yer alan yeni gelen kızı buldu. Minik Elif, annesini arıyordu.
Bölüm 7: Yeni Bir Başlangıç
Zeynep’in kurtarılmasının ardından, Sevgi öğretmen, Zeynep yasası için mücadele etmeye başladı. Artık hiçbir çocuk denetimsiz koruyucu aileye verilmeyecek, her başvuru bağımsız bir kuruldan geçecekti.
Bir gün, Zeynep Mira, Sevgi öğretmenin sınıfına geldi. Artık 7 yaşındaydı. Yanında yeni annesi vardı. Zeynep, sınıfa girdiğinde, öğretmeni ona cesaretin yaşla ilgili olmadığını öğretti. “Eskiden oturamazdım çünkü bana sadece iyi çocukların oturabileceği söylenmişti. Ama sonra bir öğretmen beni dinledi,” dedi Zeynep.
Tüm sınıf sessizdi. Bir çocuk sordu: “Peki şimdi mutlu musun?” Zeynep başını salladı. “Evet. Çünkü artık korkmuyorum. Çünkü artık sesimi biri duydu.”
Bölüm 8: Umut ve Gelecek
Sevgi, Zeynep’in çizdiği resmi açtığında, rengarenk sandalyelerde oturan mutlu çocuklar gördü. Üzerinde yazıyordu: “Öğretmen sevginin sınıfında herkes oturabilir.” Artık hikaye bitmişti ama etkisi daha yeni başlıyordu.
Zeynep yasası sayesinde, çocukların güvenliği sağlanmıştı. Sevgi öğretmen, Zeynep’in hayatında bir fark yarattığı için gururluydu. Zeynep’in cesareti, diğer çocuklara da ilham kaynağı olmuştu.
Güneş, Ihlamur Çayır İlkokulu’nun pencerelerinden içeri süzülüyordu. Bahçede çocuklar neşeyle koşuyor, sınıflar yeniden hayat buluyordu. Sevgi öğretmen, gözlerinde bir gurur ile Zeynep’in gülümseyen yüzüne baktı.
Artık her şey değişmişti. Zeynep’in hikayesi, sadece bir çocuğun kurtuluşu değil, aynı zamanda bir toplumun uyanışıydı. Sevgi öğretmen, geleceğe umutla bakıyordu. Çünkü artık bir yasa vardı ve bu yasa, çocukların haklarını koruyacaktı.
Son
Bu hikaye, cesaretin ve sevginin gücünü gösteriyordu. Zeynep’in sesi duyulmuştu ve artık kimse onun sesini susturamayacaktı. Her çocuk, sevgi dolu bir ortamda büyümeyi hak ediyordu. Sevgi öğretmen, Zeynep ve diğer çocuklar için savaşmaya devam edecekti.