8 BORDO BERELİ 70 TALİBAN’IN ARASINDA KALDI! 💀 96 Saat Kuşatmayı Yarıp Çıktı | 0 Şehit 🇹🇷
.
.
Vardak’ın Dağlarındaki Kahramanlar
Afganistan’ın Vardak vilayetindeki dağlar, tarih boyunca pek çok savaşa ve çetin mücadeleye tanıklık etmişti. 2020 yılına gelindiğinde, bu dağlar bir kez daha Türk özel kuvvetlerinin gücüne ve kararlılığına şahitlik edecekti. Bu hikaye, 8 bordo berelinin 96 saat süren, ölümle iç içe geçtikleri kuşatma altındaki mücadelesinin destanıdır.
İlk Sinyal: Tehdit Yaklaşıyor
Her şey 3 gün önce başladı. Türk askerleri, Afgan güvenlik güçlerine taktik eğitim vermek için Afganistan’daydılar. 8 kişilik özel kuvvet timi, vadinin güneyinde, Tangi Vadisi’nde konuşlanmıştı. Görevleri, Afgan askerlerine temel askeri taktikleri öğretmekti. Ancak, bir gün önce gelen istihbarat, her şeyin değişmesine sebep olacaktı. Taliban, vadinin kuzeyine yoğunlaşmıştı ve Taliban’ın hareketleri, bölgedeki her şeyin güvenliğini tehdit eder hale gelmişti.
Tim komutanı Binbaşı Selim Yıldırım, bir lider olarak bu durumu hemen fark etti. 20 yıllık askeri tecrübesi ve 14 yıllık özel kuvvetlerdeki görevi, ona her zaman güçlü bir sezgi kazandırmıştı. Her şeyin savaş sahasına dönüşebileceğini biliyor ve dağlar gibi sert, keskin zihinleri olan askerleriyle birlikte bu tehditlere karşı koymaya hazırdı. Tim üyeleri, her biri birbirinden deneyimli ve her biri bordo bereli olmuş askerlerden oluşuyordu.

İlk Karar: Yaya İlerlemek
Saatler ilerledikçe durum kötüleşti. Afgan kontrol noktası saldırı altındaydı ve 18 Afgan askeri kuşatılmıştı. En yakın takviye kuvveti 2 saat uzaklıktaydı, ancak Türk timi sadece 45 dakikalık mesafedeydi. Binbaşı Yıldırım, hemen harekete geçilmesi gerektiğini fark etti. Ancak bölgedeki arazi, zırhlı araçlarla ilerlemeye uygun değildi. Kayalık alanlar, dar patikalar, karanlık gece koşulları ve potansiyel pusular bu yolculuğu tehlikeli kılacaktı. O yüzden Yıldırım, tüm timin yaya olarak ilerlemesine karar verdi.
Bütün askerler 30 kilo yüklerini sırtlayıp hazırlıklarını yaparken, ilk adımlarını atmak için geceyi beklediler. Gece soğuk, kayalıklarda soğuk rüzgarlar, kar ve fırtına vardı. 8 bordo bereli, tıpkı bir gölge gibi sessizce ilerliyordu. Her adımda bir hayatı koruyacaklarını biliyorlardı. 23:45’te hareket etmeye başladılar.
Kuşatma Başlıyor: Talibana Karşı 8’e 70
İlk 10 kilometreyi geçmek nispeten kolaydı. Vadinin tabanı düzgün, yol ay ışığıyla yeterince aydınlanıyordu. Ama 11. kilometrede arazi değişmeye başlamıştı. Kayalıklar, kayaların arasından geçmeye çalışan askerlere ağır bir yük getiriyordu. Tüm tim dikkatli bir şekilde ilerliyordu, ancak bir şeyler ters gitmeye başlamıştı. Binbaşı Yıldırım bir tecrübeli subay olarak, sessizliği bir şeylerin yanlış gittiği bir işaret olarak almıştı. Gece kuşlarının sesi yoktu. Etrafa baktı, bir el işaretiyle tüm timin durmasını sağladı. Sessizliği, havada bir merminin geçtiği an kırdı.
Bir anda kayalıkların arasından ateş açıldı. Taliban, pusuya düşürdükleri Türk askerlerine saldırıyordu. 8 bordo bereli, 50 Taliban militanı tarafından kuşatılmıştı. İlk saniyelerde her şey çabuk gelişti. Yıldırım, hızla reaksiyon göstererek askerlerine en yakın kayalıklara sığınmalarını söyledi. Hemen karşılık ateşi başladı. Gece görüş cihazları, düşmanın konumunu belirlemeye çalışıyordu.
Yıldırım, ateşi daha verimli hale getirebilmek için dar alanlardan geri çekilmeyi düşündü. Ancak, geri çekilmek intihar olurdu. Tek seçenek durmak ve savunma yapmaktı. Taliban’ın sayısı her geçen dakikada artıyor, saldırılar birbiri ardına geliyordu.
İlk Kaybı Veriyoruz: Murat Demir Yaralanıyor
Birinci günün sonunda, Yüzbaşı Murat Demir omzundan yaralandı. Merminin sıyırdığı et hemen müdahale edilmesi gerekti. Tim, tüm hatlarıyla birbirlerine destek vererek savunmaya devam etti. Yağmur, soğuk ve yorgunluk arasındaki mücadele hızla geçiyordu, fakat bu defa savaş sadece savunma yaparak değil, aynı zamanda bir zamanla yarışmaktı.
Taliban’ın saldırıları her geçen dakika artıyordu. Ancak Türk timi disiplinli bir şekilde her mermisini hedefe gönderiyor, savunmalarını sıkı tutuyordu. Birkaç saat sonra, Ahmet Kaya bacağından vuruldu. Hem de ciddi şekilde. Sağlık asubayı hemen müdahale etti, ancak tedavi için hastaneye gitmesi gerekiyordu. Durum giderek zorlaşıyordu. İleriye gitmek imkansız, geri çekilmek ise ölümle eşdeğerdi.
Zorlu Karar: Kuşatmayı Yarmak
Her şeyin tam bir çıkmaza girmesiyle, Binbaşı Yıldırım zor bir karar verdi. Artık beklemek yoktu, geriye gitmek de yoktu. Ya kuşatmayı yaracaklardı, ya da burada öleceklerdi. Yıldırım, geceyi beklemeden, sabahın ilk ışıklarına kadar stratejik olarak savunmayı daraltacaklarını açıkladı. 8 kişi, 4 metrekarelik bir alanda sıkışarak hayatta kalmak için bir strateji geliştirdiler.
Son Hafta: Taliban’a Karşı Hayatta Kalma Mücadelesi
Saatlerce süren zorlu çatışmaların ardından, sabahın erken saatlerinde bir umut ışığı doğdu. Takviye geliyordu. Bu haber, tüm timi yeniden cesaretlendirdi. Havanın soğukluğuna, Taliban’ın artan sayısına, tüm bu zorluklara rağmen, onları bekleyen bir kurtuluş vardı. Ama bu, sadece bir gecelik bir iş değildi. Yıldırım ve timi çoktan hayatta kalmak için önemli bir adım atmıştı.
Kurtarma timi havalanırken, 8 Türk askeri tarihe geçiyor, kahramanlıklarını gözler önüne seriyordu. Taliban, tüm gücünü kullanmış, ancak Türk askerleri savunmalarını öyle sıkı yapmıştı ki, bu kadar direneceklerini hiç beklememişlerdi. Zamanla, hem onlar hem de karşılarındaki düşman, yaşanan her saniyede bir değişim görüyorlardı.
Sonunda, 96 saatlik bir cehennem geçti ve 8 bordo bereli, 70 kişilik Taliban güçlerinin arasında hayatta kalmayı başardı. Bu, Türk askerlerinin gücünü ve dayanıklılığını gösteren eşsiz bir hikayeydi.
Sonuç:
Bu hikaye, cesaretin, disiplinin, dayanıklılığın ve fedakarlığın öyküsüdür. O 96 saatlik mücadele, Türk askerinin yalnızca savaş yeteneklerini değil, aynı zamanda insan ruhunun gücünü de sergilemiştir. Ne kadar zorlu olursa olsun, her Türk askeri, görevini yerine getirecek, her zaman vatanını savunacak ve hiçbir zaman geride kalmayacaktır.