ALIŞVERİŞE GİDEN ANNE BİR DAHA ASLA GERİ DÖNMEDİ — 12 YIL SONRA AİLESİ GERÇEK NEDENİ ÖĞRENİYOR…
.
.
Bir Anne ve Kaybolan Gerçekler:
Elif, İstanbul’un Kadıköy ilçesinde, dar bir sokağın köşesinde sakin bir sabah geçirmeye çalışıyordu. O sabah, günlük rutinini yapmak için evinden çıkmıştı. Zeynep’in okula gitmeden önce kahvaltı hazırlığı, Yusuf’un sabah uykusundaki huzuru ve mutfaktan süzülen güneş ışığı, onun için her zaman huzur veren detaylardı. Fakat o sabah, yüzündeki gülümseme ve evdeki huzur, bir kayboluşa ve yıllar sürecek bir gizeme dönüşecekti.
Bir alışveriş listesi hazırlamıştı: Şeker, hurma ve bir eşarp. Bu üç basit eşya, bir annenin ne kadar basit bir planla dışarı çıkıp, geri dönmeyeceğini anlamadan kaybolan hayatları işaret edecekti. Elif, iki yıl önce kaybettiği kocasını düşündü. Kocasının vefatından sonra, çocuklarına olan sevgisiyle ve onları iyi bir hayatla büyütme amacıyla, İstanbul’da yalnız başına yaşamaya devam etmişti.
Evin içinde hazırladığı kahvaltı, masaya yerleştirilen peynir, zeytin, taze domatesler… Hepsi tam yerindeydi, ama bir şey eksikti. O sabahın eksik olan kısmı, Elif’in kaybolacağı gündü. Evde bir huzursuzluk vardı ama kimse fark etmedi. Küçük Zeynep annesinin saçlarını örerken, Yusuf okula gitmek için hazırlandı. Ve sonrasında Elif, sessizce kapıdan çıktı.

Kadıköy’ün dar sokaklarında güneşin yeni doğan ışıkları, alışveriş yapmaya çıkan bir kadının sabahındaki rutinleri takip etti. Elif, pazara uğrayarak şeker ve hurma aldı, ardından yeni bir eşarp almak üzere eski bir eşarpçının yolunu tuttu. Ama o esnada bir yabancı adamın gözleri Elif’i takip ediyordu. O an, Elif için bir şeylerin yanlış olduğunun ilk işaretiydi. O anın ardından gelenler, ailesinin hayatını değiştirecek ve kaybolan bir annenin gizemini çözmeye çalışan çocukları için bir yolculuğa dönüşecekti.
Elif, çay ocağında geçirdiği son dakikalarını, sanki bir şeyleri gizlemenin getirdiği huzursuzlukla geçirdi. Yeni aldığı eşarbı içine bir şey yerleştirerek çantasına koydu, bir fotoğraf. Bu küçük hareket, gizli bir gerçeği barındırıyordu. Çünkü Elif, hiç beklemediği bir şekilde büyük bir tehlikenin içine düşecekti. Hızla çay ocağından çıkarken, onu takip eden adamlar elinden tuttu ve zorla uzaklaştırdılar. Elif, son bir kez çocuklarına “Sizi seviyorum” dedi ve bir daha dönmedi.
Saatler geçtikçe, Zeynep ve Yusuf annelerini beklediler. Okula gitmediler, çünkü annelerinin gelmesini umut ediyorlardı. Ama ne yazık ki o gün, Elif’in kaybolduğu gündü. Aramalar başladı ama bir şey bulamıyorlardı. O sabah söylediği son sözler, son veda olmuştu.
On iki yıl sonra, Yusuf artık bir polis memuruydu ve hala annesinin kaybolduğu günü unutamamıştı. Bir gün, İstanbul’da terk edilmiş bir binada eski bir bavul buldu. Bavulun içinden çıkan fotoğraf ve mavi eşarp, Elif’in kaybolduğu güne dair yeni bir gerçeği ortaya çıkarıyordu. Bu fotoğraf, Elif’in kaybolduğu gün yanında tanımadığı bir adamla birlikte olduğunu gösteriyordu. Ve fotoğraftaki adam, hayatlarının en büyük sırrını açığa çıkaracak olan kişi olacaktı.
Yusuf, elindeki fotoğraf ve eşarbı dikkatle inceledi. Fotoğraftaki adam kimdi ve annesinin kaybolması ile nasıl bir ilişkisi vardı? O sırada bir başka ipucu geldi. Elif’in kaybolduğu günün ardından yıllar sonra bulunan eski bir gazete kupürü, Kartal ailesinin geçmişindeki gizemli yangını işaret ediyordu. Bu yangın, Elif’in kaybolmasına yol açan olayların başlangıcını simgeliyordu.
Zeynep ve Yusuf, annelerinin kaybolduğu gün gittiği son yere doğru bir yolculuğa çıktılar. Balat’ta eski bir çay ocağında, Elif’in kaybolduğu günle ilgili bazı ipuçlarına ulaşacaklardı. Eski bir fotoğrafçı, Elif’in kaybolduğu günün ayrıntılarını hatırlıyordu. Bir zamanlar bu çay ocağında sıkça bulunan Elif, o gün korkmuş bir şekilde gelip gitmişti. Ve ardından her şey değişti.
Osman Bey, Elif’in kaybolduğu günkü detayları hatırlıyordu. Elif’in kaybolduğu gün, yanında tanımadığı bir adam vardı. Bu adam, Elif’in hayatındaki büyük bir sırrın parçasıydı. Yusuf ve Zeynep, annelerinin kaybolduğu günle ilgili yeni bir gerçeği keşfetti. Ve bu gerçeğin ardından, bir daha asla eski hayatlarına dönemeyeceklerdi.
Elif, yıllar sonra kaybolduğu yerden geri döndü. Ancak eski anıları, geçmişi ve kaybolmuş zamanları geri getirecekti. Her şey, Elif’in kaybolduğu günden beri gizli kalmıştı. Yıllarca süren suskunluk, her şeyin ortaya çıkmasına neden oluyordu. Şimdi, Yusuf ve Zeynep, annelerinin kaybolduğu güne dair tüm gerçekleri öğrenmek için son bir adım atmak zorundaydılar. Bu, onların hayatlarını değiştirecek ve yıllardır aradıkları gerçekleri ortaya çıkaracak olan son yolculuklarıydı.