BORDO BERELİ 7 AY TIR ŞOFÖRÜ GİBİ ÇALIŞTI! 💀 Silah Rotasını Tamamen Haritaladı
.
.
Bordo Bereli Kartal: 7 Ay Sıradışı Bir Görev
Bulgaristan sınırındaki Kapitan Andreevo Gümrük Kapısı, sıcaktan bunalmış, uzun bir tır kuyruğuna ev sahipliği yapıyordu. 42 derece sıcakta, klimasız kabininde bir adam vardı. Gözleri yolun önünde, elleri ise direksiyondan kaymazken, zihni 7 ay öncesindeydi. 210 gün, 5.000 saat… Sadece bir tır şoförünün yaşayacağı bir hayat.
Fakat bu adam sıradan bir tır şoförü değildi. O, bordo bereli bir askerdi. 6 yıllık özel kuvvetler geçmişiyle tanınan ve sahte kimlikle kaçakçılık ağlarına sızan Astsubay Kartal’dı. O, terör örgütlerine silah taşıyan uluslararası bir rotayı haritalamaya çalışan, kaybolmuş bir mülteciyi bulmaya çalışan değil, bu rota üzerindeki her şeyin izini sürmekle görevlendirilen bir kahramandı.
Kartal, 2019 yılının ilkbaharında başlayan zorlu görevi kabul etmişti. O dönem Türk istihbarat servisi, Balkan rotası üzerinden Suriye’ye akan silah trafiği olduğunu tespit etmişti. Türkiye’ye gelen, ardından da Suriye sınırına yönlendirilen silahlar, sinyal istihbaratından gelen belirli verilerle saptanmıştı ancak rotaların sürekli değişmesi ve ağın gizliliği, bu bilgilerin doğruluğunun doğrulanmasında ciddi zorluklar yaratıyordu. Geleneksel yöntemlerle, istihbarat elde edilemezken, Türk teşkilatı farklı bir strateji izlemeye karar verdi: Bu silah trafiğini içerden takip edebilmek için bir insan kaynağının içine sızması gerekiyordu.

Kartal, bordo bereli geçmişine güvenerek ve tüm tecrübelerini kullanarak, sahte kimlik ile bu sisteme sızmaya karar verdi. İyi bir gözlemciydi, yıllarca sınır ötesi operasyonlarda yer almış, özel kuvvetler eğitimi almıştı. Ayrıca, Balkan coğrafyasını çok iyi tanıyordu; çünkü 2015’te Kosova’da 6 ay görev yapmıştı ve Sırpça ile Bulgarca da konuşabiliyordu. Bu, kaçakçılık dünyasında altın değerindeydi.
Ankara’da, teşkilattan aldığı brifingde, Kartal’a görevinin yalnızca gözlem yapmak olduğunu, kesinlikle müdahale etmemesi gerektiği anlatılmıştı. Sadece rotayı haritalayacak, kimseyle çatışmaya girmemeliydi. Bu görev, onun için büyük bir sınav olacaktı. Bir yandan, çok dikkatli olması gerekirken, bir yandan da hiçbir şey hakkında soru sormadan, çevresindekilerle güven ilişkisi kurması gerekiyordu.
Kartal, bu ağır göreve hazırlıklıydı. Yeni kimliği, “Mehmet Demir”, sahte ehliyeti ve nüfus cüzdanı hazırlandı. Geçmiş fotoğrafları yerleştirildi, dijital ayak izi oluşturuldu ve o, gerçek bir nakliye şirketinde çalışmaya başladı. Gelişen olayları sessizce izleyerek, zamanla kendisini doğru adamlara tanıtmaya başladı.
İlk başlarda, normal bir tır şoförünün yaşamını sürdü. Yolda saatlerce yalnız kalıyor, sadece yanına gelen diğer şoförlerle kısa sohbetler yapıyordu. 3 hafta süresince bu şoförlerle vakit geçirdi. Bu süre zarfında, kaçakçılıkla bağlantılı olan adamlarla temasa geçti. Edirne’nin Marmaracık köyünde, yaşlı bir şoförle tanıştı. Adamın ağzı bir hayli gevşekti ve birkaç kadeh rakı içtikten sonra, Kartal’a işlerin nasıl döndüğünü anlatmaya başladı. Kartal dikkatlice dinledi, başını salladı, yeri geldiğinde gülümsedi. Bu ilgi, yaşlı adamın güvenini kazanmasına yardımcı oldu.
Bir ay sonra, bu adam Kartal’a daha fazla bilgi vermeye karar verdi ve onu Sofya’daki liderle tanıştırmak istedi. Sofya’da, terk edilmiş bir fabrikanın bodrumunda üç adamla görüştü. Bu adamlardan biri liderdi ve diğerleri, Kartal’a güvenmemekle birlikte, onun kimliğini tam olarak çözemediler. Ancak Kartal, sahte kimliğiyle ve güven kazandığı profilini geliştirerek bu grupla daha derin ilişkiler kurmaya başladı.
Sofya’daki toplantılarda, silahların Suriye’ye gönderileceği, teröristlere satılacağı açıkça söylenmişti. Kartal, bu bilgiyi değerlendirmeye başladı. Ağın yapısını öğrendikçe, her şeyin daha büyük bir plana hizmet ettiğini fark etti. Suriye’ye gönderilen silahlar, bölgedeki terör örgütlerine ulaşacak ve planlanan saldırıları gerçekleştirebilecekti. Türkiye’ye giren silahlar önce çeşitli depolara dağıtılıyor, sonra Güneydoğu’ya taşınıyordu. Kartal, her detayı hafızasında tutuyor, sabırla her şeyin bir parçası haline geliyordu.
Eylül ayında, Kartal’a çok büyük bir sorumluluk verildi. Ağın daha derinliklerine inmeye başladı. Sofya’daki lider ona daha fazla güvenmeye başlamıştı ve ona, sadece taşıma işini değil, aynı zamanda organizasyon toplantılarına katılmayı da teklif etti. Kartal, her şeyin daha karmaşık hale geldiğini, fakat bir o kadar da değerli olduğunu hissediyordu. Bir akşam, liderin sarhoş olmasıyla, Kartal’a silahların Suriye’ye gittiğini söyledi. Ancak Kartal, bu noktada hiçbir şey sormadı, sadece dinledi.
Kasım ayında, Kartal’ın güvenilirliği tam anlamıyla test ediliyordu. Diyarbakır’daki “usta”yı tanıdı ve bu adam Türkiye’deki silah dağıtım sisteminin kilit adamıydı. Usta, Kartal’ı sorguladı, her tepkisini ölçtü ve bir gün bir fotoğraf göstererek “Bu adamı tanıyor musun?” diye sordu. Fotoğraf, Kartal’ın eski arkadaşını gösteriyordu. Bu kişi, Kartal’ın peşinden gitmişti ama ortadan kaybolmuştu. Kartal, sakin kalarak hiçbir şey bildiğini söyledi. Bu tepkisi, ustanın güvenini kazanmasını sağladı.
Sonunda, Türkiye’deki silah kaçakçılığı ağı tam olarak haritalandı. Kartal, her rotayı, her depoyu ve her dağıtım noktasını öğrendi. Bu bilgilerin tamamı Ankara’ya iletildi ve 12 Kasım’da operasyon için yeşil ışık yandı. 15 Kasım sabahı, Türkiye genelinde yüzlerce operatör harekete geçti. Zırhlı araçlar sokaklara indi, helikopterler havada beklemeye başladı. Eş zamanlı operasyonlarla, Gaziantep, Şanlıurfa, Mardin, Diyarbakır, Konya, Adana, Bursa ve Edirne’de 37 şüpheli gözaltına alındı. Depolarda ele geçirilen silahlar, piyasa değerinin çok üzerinde bir buluştu.
Kartal, sonunda görevini tamamladı. 7 ay süren bu zorlu görev, bir kahramanın hikayesini doğurmuştu. Ama kimse onun adını bilmiyordu. Bu sessiz zaferin sahibi, Türkiye için görünmez bir savaş vermişti ve kazanan tek bir isimdi: Kartal.