Bordo Bereli – Yeri Öptürdüler – Ama İçindeki Canavarı Uyandırdılar

Bordo Bereli – Yeri Öptürdüler – Ama İçindeki Canavarı Uyandırdılar

.
.

Uluslararası tatbikat alanında, aşağılayıcı bağırışlar ve kahkahalar Alparslan’ın kulaklarına birer çekiç darbesi gibi iniyordu. Genç Türk bordo bereli, sert bir itişle yere yuvarlandı. Yüzü buz gibi beton zemine yapışmıştı. Yüzlerce küçümseyen gözün önünde, postalların gürültüsü arasında yeri öpmeye zorlanıyordu.

Karşısındaki Amerikan askeri Rexmiller, kollarını zaferle havaya kaldırdı. Bütün bölük kahkahalara boğulurken, Alparslan aniden yerden fırladı. Hareketi, boğucu atmosferi kesen bir bıçak kadar keskin ve sessizdi. Artık aşağılanmaya sessizce katlanan adam gitmişti; gözlerinde daha önce hiç görülmemiş bir patlamanın alevleri parlıyordu.

GÖRÜNMEYENİN GÜCÜ

Tatbikatın briefing odasında, Rex ve diğer elit askerler, köşede tek başına oturan Alparslan’a alaycı bakışlar atıyorlardı. Rus, Alman, İngiliz, Amerikalı askerler, onun varlığını küçümsüyor, “Türkiye bir asker yerine temizlikçisini göndermiş,” diyerek gülüşüyorlardı.

Albay Williams, dosyasına göz gezdirip, Alparslan’ın üzerinde biraz durakladı ama ilgisini çekmedi. “Burada ülke, ırk ya da din ayrımı yapmayız. Biz sadece güçlü ile zayıfı ayırt ederiz,” dedi. O anda Alparslan, sabırlı bir taş heykel gibiydi.

TESTLER VE KÜÇÜMSENME

İlk eğitim seansında, Rex ve diğerleri kaslarını, çevikliğini, hızını gösterdi. Sıra Alparslan’a geldiğinde, sırtında örümcek ağı gibi yoğun yara izleri ortaya çıktı. Savaş doktoru Garcia, bu izlerin sadece gerçek savaşçıların yaşayabileceği bir şey olduğunu anladı.

Koşu testinde Alparslan ortalama bir dereceyle bitirdi. Kimseyi etkilemedi. Rex, “Türk askerleri koşmakta değil, saklanmakta iyidir,” diye alay etti. Alparslan ise sessizce terini sildi. Garcia, onun hiç nefes nefese kalmadığını, her engeli dikkatle gözlemlediğini fark etti.

YALNIZLIK VE SABIR

Akşam yemeğinde, herkes gruplar halinde neşeyle sohbet ediyordu. Alparslan ise köşede, sessizce yemeğini yiyordu. Rex, kasıtlı olarak omzuna çarptı, su bardağını devirdi. Alparslan, fotoğrafını dikkatle kurulayarak sessizce tepki verdi. Garcia, onun bakışlarında avını gözlemleyen bir avcının soğukluğunu gördü.

GEÇMİŞİN KARANLIĞI

Gece yatağında, Alparslan’ın zihni eski anılarla doluydu. 3 yıl önceki gizli bir operasyonda, altı takım arkadaşını kaybetmişti. Cesetlerinin altında 14 saat boyunca ölü taklidi yaparak hayatta kalmıştı. Vücudundaki yaralar iyileşmişti ama ruhundaki yara hâlâ tazeydi. Ordunun verdiği madalyaları reddetmiş, eğitim birimine geçmişti.

Ailesi, arkadaşları, herkes onun içine kapanıklığından rahatsız olmuştu. Ama Alparslan’ın içindeki küçük bir ateş, takım arkadaşlarının uğruna öldüğü adam olup olmadığını kanıtlamak için yanıyordu.

YARIŞMA VE DÖVÜŞ

İkinci hafta, dövüş sanatları turnuvası başladı. Rex, Ivan, Klaus, Arthur gibi güçlü rakipler vardı. Alparslan, ilk maçında Filipinli rakibini 15 saniyede kol kilidiyle pes ettirdi. İkinci maçta Endonezyalı rakibini bacak kilidiyle alt etti. Üçüncü maçta Taylandlı dövüşçüyü sinir noktası darbesiyle bayılttı. Herkes şaşkındı.

Yarı finalde Alman Klaus ile karşılaştı. Uzun ve zorlu bir maçtan sonra, Klaus’un omzuna kasıtlı olarak darbe aldı, yere düştü, yeri öptürüldü. Kalabalık alkışladı, alay etti. Ama bu, Alparslan’ın içindeki canavarı uyandırdı.

GERÇEK YÜZÜNÜ GÖSTERME ZAMANI

Gece, spor salonunda Rex ve ekibi Alparslan’a sataştı. Alparslan, Rex’in bileğini çelik gibi yakaladı ve mükemmel İngilizcesiyle, “Bir daha dokunursan sana Türk askerlerinin gerçekte ne yaptığını gösteririm,” dedi. O ana kadar İngilizce bilmediği sanılan Alparslan’ın gerçek kimliği ortaya çıkmaya başladı.

HAYATTA KALMA MÜCADELESİ

Son meydan okuma: 8 kişi ormana bırakıldı, kırmızı bayrağı bulmak için 48 saatleri vardı. Rex ve ekibi, önce Alparslan’ı ortadan kaldırmak için ittifak kurdular. Ama Alparslan, görünmezlik becerisiyle iz bırakmadan ormanın derinliklerine karıştı.

    saatte Klaus mağarada sarmaşıklarla bağlı halde bulundu. Arthur, ağaçta baş aşağı asılı olarak “Oyun Bitti” yazısıyla uyandı. Diğerleri kayboldu. Rex, Ivan ve Taylandlı asker kırmızı bayrağı bulduklarında, Alparslan’ın tuzağına düştüler. Rex ağaca çekildi, Ivan bıçağını çekti ama titriyordu. Taylandlı asker pes etti.

Alparslan, “3 yıl önce bütün bir terör örgütü tarafından avlanırken şehit takım arkadaşlarımın cesetlerinin altında 14 saat hayatta kaldım. 7 kişiden 48 saat saklanmanın zor olduğunu mu sanıyorsun?” dedi.

Ivan saldırdı, Alparslan ayido tekniğiyle etkisiz hale getirdi. Rex, “Bu adam insan değil!” diye bağırdı.

SESSİZLİĞİN ZAFERİ

Ödül töreninde, Alparslan altın kupayı aldı. Tek bir alkış yoktu. Williams, “Türkiye bize sadece bir asker değil, sessiz gücün anlamını öğreten bir hayalet savaşçı gönderdi,” dedi.

Doktor Garcia, “Neden başından beri kim olduğunu söylemedin?” diye sordu. Alparslan, “Takım arkadaşlarımın uğruna öldüğü adamın hâlâ içimde yaşayıp yaşamadığını bilmem gerekiyordu,” dedi.

Masanın üzerine şehit takım arkadaşlarının künyesini bıraktı: “Görev tamamlandı kardeşlerim.”

SON SÖZ

Related Posts

Our Privacy policy

https://rb.goc5.com - © 2026 News