CIA 11 TÜRK GAZETECİYİ SATIN ALDI! Sadece Biri Biliyordu Diğerleri Masumdu | Teşkilat Yakaladı
.
.
Bir Kişinin Oyunu: Güvenin Bedeli
Bölüm 1: Langley’de Başlayan Plan
2014 yılı Haziran. Virginia, Langley’de CIA karargahının soğuk duvarları arasında bir toplantı vardı. David Brooks, 51 yaşında, CIA medya operasyonları şefi, Türkiye dosyasını masaya koydu. “Türkiye’de algı operasyonu başlatacağız ama eski yöntemler artık işlemiyor,” dedi. “Büyük ağlar hemen teşkilat tarafından tespit ediliyor.”
Yardımcısı sordu: “Yeni yöntem nedir?” David, “Tek ajan sistemi. Sadece bir kişiyi kullanacağız. O kişi diğer gazetecileri manipüle edecek. Onlar CIA olduğunu bilmeyecek. Sadece güvenilir kaynak olarak görecekler.” Yardımcısı, “Risk var. Tek ajan yakalanırsa her şey biter.” David gülümsedi. “Ama yakalanana kadar yıllarca çalışır ve diğerleri masum olduğu için tutuklanamazlar. Sadece güven kaybederler. Bu bile yeterli.”
Plan onaylandı. Operasyon başladı.
Bölüm 2: İstanbul’da Bir Kafe
2014 yılı Eylül. İstanbul, Taksim’de bir kafe. Ahmet Kaya, 42 yaşında, 10 yıldır gazeteci. Orta düzey bir muhabir. Masada oturmuş, kahve içiyordu. Bir adam yaklaştı. Amerikalı, iş adamı görünümlü. David Brooks’tu ama Ahmet bunu bilmiyordu. Adam kendini tanıttı: “Merhaba ben Michael. Uluslararası medya danışmanıyım. Türkiye’de araştırma yapıyorum.”
Sohbet başladı. Michael Ahmet’e sorular sordu; medya ortamı, gazetecilerin sorunları, ekonomik zorluklar. Ahmet açıkça konuştu. Maaşların düşük olduğunu, gazetecilerin zor durumda olduğunu anlattı. Michael not aldı ve önerdi: “Belki işbirliği yapabiliriz. Ben araştırma yaptırırım. Sen bilgi verirsin. Aylık 2.000 dolar öderim.”
Ahmet tereddüt etti. Michael ekledi: “Sadece medya analizi, illegal bir şey yok. Sen zaten bildiklerini anlatırsın.” Ahmet düşündü. 2000 dolar maaşının iki katıydı. Kabul etti. O gün Ahmet’in ikinci hayatı başladı.

Bölüm 3: Derinleşen İlişki
2014-2018 yılları arası 4 yıl boyunca Ahmet ve Michael, yani aslında David, her ay bir kafede ya da restoranda buluştu. Ahmet Türkiye’deki gelişmeleri anlattı: politika, ekonomi, toplumsal olaylar. Michael not aldı, para verdi. Her ay 2.000 dolar. Ahmet bunun CIA olduğunu bilmiyordu. Araştırma şirketi sanıyordu.
2018 yılı Ocak. Michael yeni bir teklif getirdi: “Ahmet, sen iyi bir gazeteci olabilirsin ama kaynaklarını geliştirmelisin. Ben sana özel bilgiler verebilirim. Sen bunları yazarsın. Hem kariyerin gelişir hem aylık ödemeyi 8.000 dolara çıkarırım.” Ahmet şaşırdı. “Hangi bilgiler?” Michael detaylandırdı: hükümet içi bilgiler, ekonomik planlar, askeri konular. “Benim kaynaklarım gizli ama güvenilir. Sen sadece yaz. Kimse kaynak sormaz.”
Ahmet düşündü. 8.000 dolar çok cazipti. Kabul etti. O gün Ahmet bir muhbir değil, bir manipülatör oldu.
Bölüm 4: Ağın Kurulması
2018 yılı Mart. Michael Ahmet’e yeni bir görev verdi: “Artık tek başına yetmiyorsun. Daha fazla gazeteciye ulaşmalısın ama onları direkt bize bağlama. Sen aracı ol.” Ahmet anlamadı. “Nasıl yani?” Michael detaylandırdı: “Sen diğer gazetecilerle dost ol. Onlara bilgi ver ama benim adımı söyleme. ‘Bir arkadaşımdan duydum’ de, onlar yazsın. CIA olduğunu bilmesinler.”
Ahmet tereddüt etti. “Ama bu aldatmak değil mi?” Michael soğuk bir ifadeyle yanıtladı: “Bu strateji. Sen zaten gazeteci arkadaşların var. Onlara bilgi vermek doğal. Kaynak söylemek zorunda değilsin.” Ahmet düşündü. Michael ekledi: “Aylık ödemeyi 12.000’e çıkarırım.” Ahmet kabul etti. Böylece 10 gazeteci daha bu oyunun içine bilmeden dahil oldu.
2018-2020 yılları arası 2 yıl boyunca Ahmet 10 gazeteciyle sistematik dostluk kurdu. Her biri farklı gazetedeydi. Farklı köşelerde yazıyordu. Ahmet herkesle ayrı ayrı buluştu. Kahvede, restoranda, sahil yürüyüşünde her buluşmada bir bilgi paylaştı: “Bir arkadaşımdan duydum, hükümet ekonomik reform planlıyormuş. Bir arkadaşımdan duydum, ordu içinde anlaşmazlık varmış. Bir arkadaşımdan duydum, dış politika değişecekmiş.”
10 gazeteci Ahmet’e güvendi. Çünkü Ahmet güvenilir bir meslektaştı. Bilgileri aldılar, yazılar yazdılar. Ama bilmedikleri bir şey vardı: bilgiler CIA’dan geliyordu ve her yazı Amerika’nın algı operasyonunun bir parçasıydı.
Bölüm 5: Teşkilatın Takibi
2018 yılı Mayıs. Ankara, Milli İstihbarat Teşkilatı Merkezi. Kemal Arslan, 55 yaşında, İç Güvenlik Masası müdürü. Ekibiyle analiz yapıyordu. Bir şey dikkatini çekti: 11 gazetecinin yazıları çok koordineliydi. Aynı konular, aynı açılar, aynı zamanlama.
Kemal ekibine talimat verdi: “Bu 11 gazeteciyi izleyin. Aralarında bağlantı var mı?” 3 ay izleme başladı. Ağustos ayında rapor geldi. Ekip lideri raporunda belirtti: “Efendim, 11 gazeteci birbirini tanıyor ama merkez noktası Ahmet Kaya. Ahmet hepsiyle ayrı ayrı buluşuyor.” Kemal düşündü. “Ahmet merkez mi?” Ekip lideri devam etti: “Evet efendim. Ve Ahmet her ay bir Amerikalıyla buluşuyor. Kimliği Michael Turner ama sahte kimlik.”
Kemal anladı. “CIA.” Ekip lideri onayladı. “Büyük ihtimalle.” Kemal karar verdi: “Diğer 10’u bırakın. Sadece Ahmet’i izleyin. Onlar masum olabilir.”
Bölüm 6: Sessiz Takip
2018-2020 yılları arası 2 yıl boyunca teşkilat sadece Ahmet’i izledi. Her telefon dinlendi, her buluşma kaydedildi, her para transferi tespit edildi. Ahmet Michael’la ayda bir buluşuyordu. Para alıyordu, talimat alıyordu. Sonra 10 gazeteciyle ayrı ayrı buluşuyordu, bilgi veriyordu. 10 gazeteci yazılar yazıyordu.
Teşkilat her şeyi gördü ama müdahale etmedi. Neden? Çünkü 10 gazeteci bilmiyordu. Onları tutuklamak yanlış olurdu. Sadece Ahmet suçluydu ve teşkilat Ahmet’in tüm kanıtlarını topladı.
Bölüm 7: Operasyonun Sonu
2020 yılı Mart. İstanbul, Beyoğlu’nda bir restoran. Ahmet Michael’la son buluşmasını yapıyordu. Michael zarf uzattı: “Bu ay 12.000 dolar. İyi iş çıkarıyorsun.” Ahmet aldı, cebine koydu. Michael ekledi: “Önümüzdeki ay yeni bir konu var. Sana detay vereceğim.”
Restoranın dışında teşkilat ekibi bekliyordu. Ahmet restorandan çıktığında ekip harekete geçti. Üç araç Ahmet’i çevirdi. Kemal Arslan arabadan indi ve yaklaştı: “Ahmet Kaya, gözaltındasınız.” Ahmet şok oldu. “Ne? Neden?” Kemal soğuk bir ifadeyle cevap verdi: “CIA için çalışmak, devlete karşı casusluk yeterli mi?”
Ahmet’in dünyası yıkıldı. Aynı gün farklı yerlerde 10 gazeteci de gözaltına alındı. Evlerinde, iş yerlerinde, kafelerde hepsi aynı şoku yaşadı. “CIA mı? Biz bilmiyorduk.”
Bölüm 8: Sorgu ve Gerçekler
2020 yılı Mart, Ankara Teşkilat Sorgu Merkezi. 11 gazeteci ayrı odalarda sorgulandı. Ahmet’in sorgusu başladı. Kemal karşısında oturdu ve dosyayı açtı: “Ahmet, 2014’ten beri CIA için çalışıyorsun. Michael Turner gerçek adı David Brooks. CIA medya operasyonları şefi. Ondan aylık 12.000 dolar alıyorsun.”
Ahmet başını eğdi. Kemal devam etti: “Ve 2018’den beri 10 gazeteciyi manipüle ediyorsun. Onlara CIA bilgileri veriyorsun ama onlar bilmiyor.” Ahmet sessizce kabul etti. “Evet.”
Kemal sordu: “Neden?” Ahmet cevap verdi: “Para. Başta araştırma sanıyordum. Sonra içine çekildim.” Kemal dosyayı kapattı. “10 gazeteci masum ama senin yüzünden kariyerleri bitti. Artık kimse onlara güvenmeyecek.”
Ahmet gözyaşlarını tutamadı. “Biliyorum.”
Diğer 10 gazetecinin sorguları kısa sürdü. Hepsi aynı şeyi söyledi: “Ahmet arkadaşımızdı. Bize bilgi veriyordu. CIA olduğunu bilmiyorduk.” Teşkilat inceledi. Kanıtlar açıktı. 10 gazeteci gerçekten bilmiyordu. Para almamışlardı. CIA ile direkt bağlantıları yoktu. Sadece Ahmet’e güvenmişlerdi.
Bölüm 9: Mahkeme ve Sonuçlar
2020 yılı Nisan, mahkeme. Ahmet yargılandı. Savcı suçlamaları okudu: CIA için casusluk, devlete karşı suç, manipülasyon. Ahmet suçunu kabul etti. Savunmasında sadece bir şey söyledi: “10 arkadaşım masumdu. Sadece ben suçluyum. Onları affedin.”
Mahkeme Ahmet’e 18 yıl hapis cezası verdi. 10 gazeteci ise serbest bırakıldı. Ama özgür değillerdi. Çünkü toplum onlara artık güvenmiyordu. CIA’nın manipüle ettiği gazeteciler olarak anılıyorlardı. Kariyerleri sona ermişti.
Bölüm 10: Güvenin Bedeli
Gördüğünüz gibi manipülasyon silahtan daha güçlüdür. CIA, dev ağlar kurmadı. Sadece bir kişiyi kullandı. Ve o bir kişi, 10 masum insanı manipüle etti. 10 gazeteci iyi niyetle çalıştı ama bilmedikleri bir oyunun parçası oldular. Ahmet para için vicdanını sattı ve 10 dostunun hayatını mahvetti.
Teşkilat sabırla izledi. Sadece suçluyu hedef aldı. Masumları korumaya çalıştı. Ama sonuçta 11 kişinin hayatı değişti. Birisi hücrede, diğerleri özgür ama güvensiz. CIA’ın Türkiye’deki tek ajan sistemi çöktü. Onlar bir kişiyi kullandı ama 11 kişinin hayatını mahvetti.
Son Söz
Bu hikaye, istihbarat savaşlarının, medya manipülasyonunun, güvenin ve ihanetin insan hayatında ne kadar derin izler bırakabileceğini gösteriyor. Bir kişinin yaptığı seçim, onlarca hayatı değiştirebilir. Güven, bir kez kırılınca bir daha tamir edilemez.
Ve bazen, en iyi dostunuz, en büyük düşmanınız olabilir.