DARBE PLANI KAHVALTI MASASINDA YAPILDI! CIA Ajanı ve 6 Satılık Gazeteci | 150 Hafta Gizli Toplantı

DARBE PLANI KAHVALTI MASASINDA YAPILDI! CIA Ajanı ve 6 Satılık Gazeteci | 150 Hafta Gizli Toplantı

.
.

Darbe Planı Kahvaltı Masasında Yapıldı!

Bölüm 1: Kahvaltı Masası

2015 yılı Kasım ayı, İstanbul. Nişantaşı’nın en işlek caddelerinden birinde, küçük bir kafe. Her cumartesi sabahı saat 9’da kapı açılıyor ve 6 adam içeri giriyor. Hepsi takım elbiseli, şık görünümlü. Garson Ali, bu durumu fark ediyor. Hep aynı masa; 7 numara. Hep aynı sipariş: serpme kahvaltı, 6 kişilik. İlk hafta dikkatini çekmedi ama ikinci hafta müdavim müşteri diye düşündü. Üçüncü haftadan sonra bir gariplik fark etmeye başladı. Bu masada hiç fotoğraf çekilmiyordu. 2015 yılı, sosyal medya çağı. Herkes her yediği kahvaltıyı paylaşıyor ama bu masa farklıydı. Telefonlar masanın kenarında duruyordu, kapalı. Ekran aşağı bakacak şekildeydi. Konuşmalar fısıltıydı, gülüşme yoktu, şakalaşma yoktu. Sadece ciddi yüzler ve alçak sesli konuşmalar.

Ali, garson olarak 3. ayda müdürüne sordu: “Patron, masa 7’deki adamlar kim? Her hafta geliyorlar. Hiç gülmüyorlar.” Müdür omuz silkti: “Gazeteciler galiba iş toplantısı yapıyorlar.” “Gazeteciler mi?” dedi Ali. “Hiç fotoğraf çekmiyorlar ama.” Müdür gülerek, “İşte iş toplantısı dedim ya,” dedi. Ama Ali yanılmıyordu. Çünkü o masada sadece 6 adam yoktu. Yedinci bir adam vardı ve kimse onu tanımıyordu.

Bölüm 2: Kimler Bu Adamlar?

Masa 7’deki altı adam kimdi? Hepsi tanınmış isimlerdi. Bazılarını televizyondan tanırsınız, bazılarını gazetelerden. Birinci adam Mehmet, 40 yıllık köşe yazarı. Büyük bir gazetede her gün yazı yazıyor. Basın özgürlüğü üzerine konuşmalar yapıyor. İkinci adam Can, televizyon haber müdürü. Prime time’da haber programı hazırlıyor. 3 milyon kişi izliyor. Üçüncü adam Erdem, başka bir televizyon kanalında ana haber sunucusu, her akşam milyonlara sesleniyor. Dördüncü adam Barış, internet haber sitesi editörü. Sosyal medyada 500.000 takipçisi var. Her tweet viral oluyor. Beşinci adam Serkan, fotoğraf editörü. Hangi fotoğrafın manşete çıkacağına o karar veriyor. Altıncı adam Murat, köşe yazarı ve TV yorumcusu. Hem yazıyor hem ekranda konuşuyor. Hepsi muhalif, hepsi eleştirmen, hepsi özgürlük ve demokrasi diyor ve hepsi her cumartesi sabahı masa 7’de buluşuyor. Ama neden?

Bölüm 3: Gizemli Toplantılar

2015 ile 2018 arasındaki 3 yıl boyunca her cumartesi hiç aksatmadan, tatil olsa bile, yağmur yağsa bile, kar yağsa bile geliyorlar. Garson Ali merak ediyor. Bu kadar disiplinli neden toplantı yapıyorlar? Cevabı öğrenmesi 3 yıl sürecekti. 2018 yılı Şubat ayı, 15 Temmuz darbe girişiminden 2,5 yıl sonra, MIT (Milli İstihbarat Teşkilatı) bir dosya açıyor. Konu, medyada cı faaliyetleri. İhbar gelmiş; Nişantaşı’ndaki bir kafede şüpheli toplantılar yapılıyor. MIT ekipleri harekete geçiyor. Kafe tespit ediliyor. Güvenlik kameraları isteniyor. Kafe sahibi şaşırıyor. “Benim kafemde ne var?” diyorlar. “Masa 7’nin kayıtlarını istiyoruz,” diyorlar. Masa 7. Orada gazeteciler toplanıyor. İş toplantısı yapıyorlar, diyor kafe sahibi.

Bölüm 4: Şok Edici Gerçekler

Kaç kişi? diye soruyor MIT görevlisi. 6 kişi. Her cumartesi. MIT görevlisi kamera kayıtlarını izliyor ve şok oluyor. Masada 7 kişi var. 6’sı gazeteci, bir yabancı. Yabancı adam kim? Yakın plan çekiliyor. Yüz tanıma sistemi çalıştırılıyor. Sonuç geliyor: Michael Hendrix. CIA İstanbul istasyon şefi, dead meet görevlisi. Donup kalıyorlar. Bu adamı tanıyoruz. 2012’den beri Türkiye’de. Diplomatik pasaportu var ama gerçek görevi istihbarat. Kamera kayıtları geriye sarılıyor. 2015 Kasım, 2016 Ocak, 2016 Haziran, 2017 Mart. Her cumartesi aynı masa. 7 kişi, 6 gazeteci, bir CIA ajanı 3 yıl boyunca 150 toplantı yapmışlar ve kimse fark etmemiş. Nasıl olur da 3 yıl boyunca kimse fark etmez?

Bölüm 5: MIT’in Harekete Geçmesi

Teşkilat bu sorunun cevabını arıyor. Kamera kayıtları detaylı inceleniyor. Birinci detay: Michael Hendrick hep en sonda geliyor. Gazeteciler masaya oturduktan 10 dakika sonra geliyormuş. İkinci detay, hep en önce ayrılıyor. Gazeteciler kalıyor. O kalkıp gidiyormuş. Üçüncü detay: masada hiç fotoğraf çekilmiyor. Telefonlar kapalı. Böylece hiçbir kayıt olmuyor. Dördüncü detay. Konuşmalar çok alçak sesle, kafedeki diğer müşteriler duymuyor. Beşinci detay. Michael Hendrick garsonla hiç konuşmuyor, sipariş vermiyor. Gazeteciler onun adına sipariş veriyor. Mükemmel bir earthbass operasyonu. 3 yıl boyunca Nişantaşı’nın ortasında herkesin gözü önünde CIA toplantısı yapılmış ve kimse fark etmemiş.

Bölüm 6: Soruşturma ve İtiraflar

Kafe sahibi şok. “Ben bu adamı hiç görmedim.” Garson Ali şok. “Ben her hafta servis yapıyordum. Nasıl görmedim?” Çünkü Michael Hendrick görünmez adam gibi davranıyordu ama güvenlik kameraları onu yakaladı. Teşkilat şimdi daha derin kazıyor. Bu gazeteciler ne kadar para alıyor? Banka hesapları inceleniyor. Çok rakamlar ortaya çıkıyor. Mehmet 3 yılda 450.000 dolar almış. Can 3 yılda 380.000 dolar almış. Erdem 3 yılda 420.000 dolar almış. Barış 3 yılda 290.000 dolar almış. Serkan 3 yılda 180.000 dolar almış. Murat 3 yılda 350.000 dolar almış. Toplam 2.70.000 dolar. Para nereden geliyor? Takip ediliyor. Offshore şirketler, hayali hesaplar, karmaşık transferler.

Bölüm 7: Darbe Girişimi ve Sonrası

Son halka CIA’nin Freedom Press Foundation. Her ay düzenli ödeme yapılmış. Maaş gibi ama en şok edici kısım daha gelmedi. Teşkilat deşifre ediyor. Bu gazeteciler 15 Temmuz darbe gecesi için görevlendirilmiş. WhatsApp mesajları okunuyor. Mesaj 1: Michael’dan bu hafta konu ekonomi. Kalem sen dolar yazdır. Mikrofon ana haber sunucusu Erdem. Mesaj 2: Michael’dan gelecek hafta konu dış politika. Kalem sen AB yazdır. Ekran sen AB haberini Prime Time’a al. Mesaj 3: Michael’dan, cumartesi toplantı, yeni görev dağılımı yapacağız. Her hafta aynı sistem. CIA talimat veriyor, gazeteciler uyguluyor.

Bölüm 8: Sorgulama Süreci

Mahkeme süreci başlıyor. Suçlama, devlete karşı casusluk, terör örgütüne yardım. 6 gazeteci mahkemede. Avukatlar savunuyor. “Müvekkillerim manipüle edildi. CIA kandırdı.” Savcı karşı çıkıyor. “450.000 dolar alan adam ‘kandırıldım’ diyemez.” Bu para karşılığında hizmet sattılar. Tanıklar dinleniyor. Kafe sahibi anlatıyor. “Ben hiçbir şey bilmiyordum. Kafemde darbe planı yapıldığını öğrenince şok oldum.” Garson Ali anlatıyor. “3 yıl boyunca onlara servis yaptım. Serpme kahvaltı 6 kişilik. Hiç şüphelenmedim. Onlar benim için sadece müdavim müşteriydi. Ama şimdi biliyorum o masada darbe planı yapılıyordu.”

Bölüm 9: Sonuç ve Düşünceler

Artık 2019 yılı. Mahkeme kararını veriyor. Hepsine 22’şer yıl hapis. Gazeteciler ağlıyor. “Pişmanım” diyorlar. “Kullanıldık ama çok geç.” 2025 yılı. Hikayenin üzerinden 7 yıl geçti. Nişantaşı’ndaki kafe hala açık. Garson Ali artık o kafede çalışmıyor. Başka bir işe geçmiş ama hala hatırlıyor. 3 yıl boyunca onlara kahvaltı servisi yaptım. Hiç şüphelenmedim. Onlar benim için sadece müdavim müşteriydi. Ama şimdi biliyorum o masada darbe planı yapılıyordu. CIA ajanı ile gazeteciler buluşuyordu. Ben onlara çay ikram ediyordum. Onlar ülkeye ihanet planlıyordu. Şimdi düşünüyorum bir garson olarak ben ne yapabilirdim? Belki erken fark etseydim. Polise haber verseydim ama görmedim. Kimse görmedi. Çünkü onlar çok profesyoneldi.

Bölüm 10: Gelecek Üzerine Düşünceler

Teşkilat daha profesyoneldi. Hepsini yakaladı. Peki, Michael Hendrick ne oldu? Diplomatik dokunulmazlığı vardı. Tutuklanamadı. Ama 2018’de Türkiye’den sınır dışı edildi. ABD’ye döndü ve kayboldu. CIA onu başka ülkeye göndermiş olabilir. Başka gazetecileri kandırmak için. Peki, bu hikaye sadece Türkiye’de mi yaşandı? Hayır. CIA’nin operasyon mockingbird programı var. 1950’lerden beri devam ediyor. Dünya çapında gazeteciler kiralıyor, para veriyor, talimat veriyor. Türkiye’deki altı gazeteci sadece bir örnekti. Başka ülkelerde başka gazeteciler var. Belki şu an izlediğiniz bir haber programı CIA talimatıyla hazırlanmıştır. Belki okuduğunuz bir köşe yazısı CIA direktifi ile yazılmıştır. Nasıl anlarsınız? Çok zor. Çünkü onlar profesyonel. Ama bazı işaretler var. Sürekli aynı ülkeyi hedef alan yazılar, koordineli medya kampanyaları, yurt dışından gelen ödüller, açıklanamayan lüks yaşam.

Sonuç: Dikkatli Olun!

Bu hikaye, medya ve istihbarat arasındaki karmaşık ilişkiyi gözler önüne seriyor. Gazetecilik, kamuoyunu bilgilendirmek için bir araç olmalı, ancak bu tür manipülasyonlar, gerçek gazeteciliğin ruhunu zedeleyebilir. Ali’nin gözünden, bir garson olarak gördüğü bu olaylar, aslında herkesin dikkat etmesi gereken bir uyarı niteliği taşıyor. Medya, halkın sesi olmalı, ama bu sesin arkasında kimler var, ne amaçla hareket ediyorlar, bunları sorgulamak da bizim görevimiz.

Related Posts

Our Privacy policy

https://rb.goc5.com - © 2026 News