FETÖ’cü Yunanistan’da Saklanıyordu — Mit Gizli Operasyonla Türkiye’ye Getirdi

.
.

Büyük Operasyon: General Mehmet Arslan’ın Kaçışı ve Sessiz Yargılama

Atina’nın sessiz bir mahallesinde, sıradan görünen bir apartmanın üçüncü katında, Türkiye’nin en çok aranan isimlerinden biri saklanıyordu. Emekli Tuğgeneral Mehmet Arslan, 15 Temmuz darbe girişiminde köprü ablukasını yönetmiş ve 7 masum sivilin hayatını kaybetmesine sebep olmuştu. Başarısız olan darbe girişimi sonrası, İstanbul’dan Edirne’ye geçtikten sonra, gizlice sınırı aşarak Yunanistan’a sığınmıştı. Bu kaçış, 9 yıl sürecek olan bir hikayenin başlangıcıydı.

Mehmet, Atina’da kimliğini değiştirmiş, saçını siyaha boyamış ve gözlük takarak Dimitrios Papadopulos adıyla yaşamaya başlamıştı. Yunan makamları, Türkiye’nin iade taleplerini sürekli reddetmişti. Ancak, Türkiye’nin en gizli istihbarat birimi olan MIT, Mehmet’in peşini hiç bırakmadı. 9 yıl boyunca her adımı izledi, her hareketi kaydetti. Nihayetinde, Mehmet’in bulunduğu apartman, günlük rutinleri ve zayıf noktaları tespit edilerek bir plan yapıldı.

MIT, Atina’ya bir ekip gönderdi. Ekip lideri Selim, bölgeyi iyi bilen ve Yunanistan konusunda deneyimli bir ajandı. Operasyonun detayları titizlikle planlandı. Mehmet’in rutinini 3 gün boyunca doğruladıktan sonra, sessizce ve dikkatlice bir gece operasyonu yapıldı. Mehmet, her akşam yemeğini Taverna Ateena adlı restoranda yiyordu. Bu bilgi, ekip için önemli bir ipucu oldu.

Plan basitti ama riskliydi. Selim ve ekibi, Mehmet’i etkisiz hale getirecek ve sahil yoluyla Türkiye’ye götürecekti. Ancak her şey mükemmel bir şekilde planlansa da, her an bir aksaklık yaşanabilirdi. Yunan polisi, kalabalıklar, yerel halk ve olası bir kargaşa, operasyonun başarısını tehlikeye atabilirdi. Her ihtimale karşı yedek planlar hazırlandı. Ayrıca, Mehmet’in direncini kırmak için özel uyutucu iğneler de hazırlandı.

FETÖ'cü Yunanistan'da Saklanıyordu — Mit Gizli Operasyonla Türkiye'ye  Getirdi

Operasyonun en kritik aşaması, Mehmet’in restorandan çıkıp, dar sokaklardan geçerken yapılacaktı. Her şeyin tam zamanında olması gerekiyordu. Eğer Mehmet bir hata yaparsa, planın tamamı bozulacaktı. Akşam saatlerinde, Mehmet restorandan çıktı ve Selim ile ekibi harekete geçti. Kerem, Ayhan ve Selim, Mehmet’i kontrol altında tutarak hızla bir araca bindirdiler ve sahile doğru ilerlediler.

Sahile ulaştıklarında, bekleyen küçük tekneye Mehmet’i taşıdılar. Ancak, Ege’nin karanlık sularında büyük bir geminin ışıkları belirdi. Bir anda işler daha da kritik hale geldi. Ancak Hasan, tekne kaptanı, bölgedeki her yolu bildiği için sessizce hareket ederek, güvenli bir şekilde Türk karasularına girmeyi başardılar.

Türkiye’ye ulaştıklarında, operasyon kusursuz bir şekilde tamamlanmıştı. Mehmet, nihayet Türkiye topraklarında, uzun bir kaçışın ardından yakalanmıştı. Ancak bu, yalnızca bir başlangıçtı. Mehmet, sorguya alındığında, yıllarca sakladığı tüm bilgileri açığa çıkarmak zorunda kalmıştı. 15 Temmuz gecesi verdiği emirleri, Atina’daki bağlantıları ve gizlenen 12 kişiyi açıklamıştı.

İki yıl süren dava süreci sonunda Mehmet, ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. MIT, görevini başarıyla tamamlamış, iz bırakmadan sonuç almıştı. Bu sessiz operasyon, Türkiye’nin adalet sistemine ve MIT’in kararlılığına bir zafer olarak kaydedildi.