(FINAL: PART 2) Küstah İsrail Pilotu Türk Hava Sahasını İhlal Etti – Sonra F-16’lar Geldi!

Bölüm 2: Zamanın Kapısı

1. Kayıp Sancak ve İstanbul’un Sırları

Yüzbaşı Serdar, Yavuz’un Sancağı’nı kurtarmış olmanın huzuru içinde değildi. İlyas’ın son sözleri, zihninde yankılanıyordu: “Sancak bir lanet…”
General Haluk’un odasında, metal diski incelediğinde, işin boyutunun değiştiğini anladı. Disk, sancağın kumaşına zarar vermeden, üzerinde bir enerji ölçümü yapıyordu. Bu, sıradan bir kaçakçılıktan çok daha fazlasıydı.

“Serdar,” dedi General Haluk, “Bu disk nedir?”

“Komutanım, bu bir anahtar. Sancak sadece tarihi bir sembol değil, bir enerji kaynağı. Ve Chronos, sancağı geri almak için geri dönecek.”

Haluk derin bir nefes aldı. “MİT ile tekrar görüş. Bu iş, ulusal güvenliğin ötesinde, uluslararası bir tehdit haline gelmiş olabilir.”

Serdar, Ajan Elif’i aradı. Elif, disk üzerindeki sembolleri ve elektronik devreyi analiz etmek için sancağı MİT laboratuvarına götürdü. Disk, Osmanlıca yazılar ve eski Süryani sembolleriyle doluydu. Bir şifre, bir harita, belki de bir zaman makinesinin parçasıydı.

2. Chronos’un Gölgesi: İstanbul’da Takip

O gece, Serdar ve Elif, İstanbul’un karanlık sokaklarında, disk üzerindeki şifreyi çözmek için bir araya geldi. Elif, disk üzerindeki sembollerin bir kısmının, Topkapı Sarayı’ndaki gizli bir odanın haritasına işaret ettiğini fark etti.

“Serdar, bu semboller… Topkapı’da, Sultanların zamanında bile kimsenin girmesine izin verilmeyen gizli bir oda var. Belki de Chronos orada bir şey arıyor.”

Serdar, eski bir Osmanlı tarihçisi olan Prof. Dr. Kemal’i aradı. Kemal, Topkapı Sarayı’nın gizli geçitlerini ve odalarını en iyi bilen kişiydi.

“Yüzbaşı, bu oda, ‘Zamanın Kapısı’ olarak bilinir. Rivayete göre, Yavuz Sultan Selim, Mısır seferinden döndüğünde, burada bir anahtar sakladı. O anahtar, zamanı kontrol etmenin sırrını taşıyor.”

Serdar ve Elif, gece yarısı Topkapı Sarayı’na gizlice girdiler. Kemal’in yardımıyla, gizli geçidi buldular. Ancak Chronos’un adamları, çoktan oradaydı.

3. Sarayda Çatışma

Labirent gibi taş koridorlarda, Serdar ve Elif, susturuculu tabancalarla ilerlerken, Chronos’un paralı askerleriyle karşı karşıya geldiler. Bir anda, karanlıkta silah sesleri yankılandı.

Serdar, refleksleriyle iki adamı etkisiz hale getirirken, Elif, Kemal’i korumak için geri çekildi. Chronos’un liderlerinden biri, maskeli, uzun boylu bir adam, Serdar’a doğru ilerledi.

“Yüzbaşı Serdar, sonunda karşılaştık,” dedi adam, boğuk bir sesle. “Sancak ve anahtar bizim olacak. Zamanı geri almak için geldik.”

Serdar, adamın hareketlerini izlerken, disk ve sancağı korumak için son mermisini harcadı. Elif, bir köşeden Chronos’un adamlarının dikkatini dağıttı. Kemal, gizli kapının şifresini çözerken, Serdar maskeli adamı etkisiz hale getirdi.

Kapı açıldığında, içeride eski bir Osmanlı saati, duvarlara kazınmış semboller ve bir sandık buldular. Sandığın içinde, başka bir metal disk ve bir pusula vardı.

4. Zamanın Efendileri: Chronos’un Planı

Kemal, sandıktaki pusulanın, Mezopotamya’ya, Süryani manastırına işaret ettiğini söyledi. Diskler, bir araya geldiğinde, zamanı bükebilecek bir mekanizmayı tamamlıyordu.

Elif, MİT’ten gelen yeni bir istihbaratı Serdar’a iletti: Chronos’un başındaki adam, kod adı “Mefisto”, Süryani manastırında bir ritüel düzenleyecekti. Amaçları, Osmanlı’nın kayıp hazinesini ve zamanı kontrol eden anahtarı bulmak, Türkiye’yi ve bölgeyi tehdit eden bir güç elde etmekti.

Serdar, JÖH timinden iki kişiyi daha yanına aldı. Elif, elektronik izleme cihazları ve uydu bağlantısıyla ekibi destekledi. Mezopotamya’ya doğru yola çıktılar.

5. Mezopotamya’da Yarış

Süryani manastırı, taş duvarları ve gizli geçitleriyle, adeta bir labirentti. Chronos’un adamları, manastırın altında, eski bir mahzende toplandılar. Mefisto, diskleri ve sancağı bir araya getirerek ritüeli başlatmaya hazırlanıyordu.

Serdar ve ekibi, manastıra gizlice sızdı. Elif, bilgisayarından, Chronos’un iletişimini dinleyerek, ritüelin başlayacağı anı tespit etti.

“Serdar, çabuk ol! Diskleri birleştiriyorlar!”

Serdar, mahzenin girişinde, Chronos’un nöbetçileriyle çatıştı. JÖH timi, sessizce ilerleyerek, iki adamı daha etkisiz hale getirdi. Elif, yukarıdan drone ile mahzenin haritasını gönderdi.

Mahzenin ortasında, Mefisto, diskleri birleştirip pusulayı çevirdiğinde, duvarlarda eski semboller parladı; bir saat mekanizması harekete geçti.

Serdar, hızlı bir hamleyle, Mefisto’yu etkisiz hale getirip diskleri aldı. Ancak bir anda, mahzenin duvarları titremeye başladı. Zamanın Kapısı açılıyordu.

6. Zamanın Kapısı: Geçmişle Yüzleşme

Kapıdan yayılan ışık, Serdar’ı ve ekibini birkaç saniyeliğine kör etti. Bir anda, kendilerini Osmanlı döneminin bir avlusunda buldular. Sancak, elinde parlayan bir şekilde, Yavuz Sultan Selim’in ordusunun ortasında dalgalanıyordu.

Kemal, şaşkınlıkla etrafa bakarken, Elif, disklerin zamanın döngüsünü kırdığını fark etti. Chronos’un gerçek amacı, geçmişe giderek tarihi değiştirmekti.

Serdar, Yavuz Sultan Selim’in huzuruna çıktı. Sultan, ona sancağı uzattı. “Bu sancak, milletimin onurudur. Zamanı korumak senin görevin.”

Serdar, sancağı aldı ve diskleri birleştirerek tekrar günümüze dönmeyi başardı. Kapı kapandığında, Chronos’un adamları, tarihin akışını değiştirememenin öfkesiyle ortada kaldı.

7. Zafer ve Yeni Bir Tehdit

Serdar, sancağı ve diskleri Ankara’ya, MİT merkezine teslim etti. General Haluk ve Ajan Elif, operasyonun başarısını kutladı. Ancak Serdar, bir şeyin farkındaydı: Chronos, hala aktifti. Mefisto ve adamları, zamanın sırlarını ele geçirememişti ama yeni bir plan hazırlıyorlardı.

Elif, Serdar’a bir dosya verdi. “Chronos’un yeni hedefi, Ayasofya’daki bir el yazması. Zamanın sırrı orada da saklı olabilir.”

Serdar, bir kez daha hazırlandı. Bu sefer, sadece Türkiye’nin değil, tüm insanlığın tarihi tehlikedeydi.
“Bu iş bitmedi,” dedi Serdar, gözlerinde Karadeniz’in dalgaları gibi bir kararlılıkla.
“Zamanın bekçileri geri dönecek. Ve biz hazır olacağız.”

SON

Related Posts

Our Privacy policy

https://rb.goc5.com - © 2026 News