Kadın Astsubayı Depoya Kilitlediler, Tek Mesajla 4 General Helikopterle İnince!

Kadın Astsubayı Depoya Kilitlediler, Tek Mesajla 4 General Helikopterle İnince!

.
.

Depodan Doğan Yıldız: Asena Yılmaz’ın Hikayesi

Hakkari’nin kış sabahı, dağların etrafında bıçak gibi esen rüzgarla başlıyordu. Yıldırım Tugayı’na yeni atanan Assubay Çavuş Asena Yılmaz, içtima alanında adım adım ilerlerken, omuzlarında babasının ve annesinin generallik rütbelerinin ağırlığı değil, kendi seçtiği yolun gururunu taşıyordu. Ailesi Türk Silahlı Kuvvetleri’nin en kudretli isimlerindendi; ama Asena, kendi adını, kendi emeğiyle yazmak istiyordu.

Bölüğün içine girdiğinde, askerlerin bakışları üzerinde gezindi. Aralarında en arsız olanı, kıdemli onbaşı Kenan Sönmez, ona küçümseyici bir gülümsemeyle yaklaştı. “Hoş geldin güzelim. Bundan sonra sana göz kulak oluruz,” dedi. Ama bu, hoş geldin demek değil, hiyerarşiyi ve gücünü göstermek içindi. Asena, başını eğmedi. “Emir anlaşıldı komutanım,” dedi. Ama içindeki öfkeyi yuttu.

Günler geçtikçe Kenan’ın zorbalığı arttı. Asena, yönetmeliklere uygun şekilde işleri yapmaya çalıştıkça, Kenan alay etti. “Okumuş çavuşumuz da pek havalı, orduyu kitapla mı yöneteceksin?” derdi. Askerlerin yaşam koşullarını iyileştirmeye çalıştığında ise, “Kendini bölüğün anası mı sandın?” diye inlerdi. Asena, sabırla dayandı.

Bir ay sonra, silah bakım günüydü. Asena, Kenan’ın AK-47’sindeki pası ve gaz borusundaki eski yağı fark etti. “Onbaşı Sönmez, silahınızın durumu talimatlara uygun değil,” dedi. Kenan’ın yüzü dondu. Tüfeğin namlusunu Asena’nın yüzüne dayadı. “Sen kime akıl veriyorsun lan? Bu dağlarda it gibi sürünmüş bir adama ders mi vereceksin?” diye tısladı. Asena geri adım atmadı. “Burası sizin tek başınıza olduğunuz bir yer değil. Herkes bizi izliyor. Lütfen sözlerinize dikkat edin,” dedi.

Kadın Astsubayı Depoya Kilitlediler, Tek Mesajla 4 General Helikopterle  İnince! - YouTube

Kenan, askerleri şınav pozisyonuna soktu. Asena, onları durdurmaya çalıştı ama Kenan onu kolundan yakaladı. “Bu bölükte kanun benim. Sen de benim oyuncağımsın. Bugün yaptığın şey için seni pişman edeceğim,” dedi.

O günden sonra Kenan’ın zorbalığı daha da arttı. Asena’yı depolara çekip hakaret etti, hakkında dedikodular yaydı, onu yalnızlaştırmaya çalıştı. Asena durumu bölük komutanına rapor etti ama “Kenan yakında tezkeresini alacak, sabret,” cevabını aldı. Asena, dişini sıktı ve dayandı.

Bir gece, nöbet sonrası Asena, Kenan ve yandaşları tarafından eski bir askeri malzeme deposuna sürüklendi. Demir kapı gıcırdayarak kapandı, kilit sesi duyuldu. Kenan, Asena’yı koli bandıyla bağladı, ağzını bantladı. “Burada çürüyüp git bakalım,” dedi ve ayrıldı. Asena, beton zeminde çaresizce çırpındı, bilinci yavaş yavaş bulanıklaştı.

O sırada, Asena’nın Assubay okulundan arkadaşı Zeynep Kara, Asena’dan haber alamayınca endişelendi. Bir askerden Kenan’ın Asena’yı depoya götürdüğünü öğrendi. Asena’nın annesi Korgeneral Ayla Demir’in özel numarasına “Hançar alayı. Asena Yılmaz. Tehlikede.” mesajını gönderdi.

Ankara’da, Korgeneral Ayla Demir telefonu titrerken gözleri buz kesildi. “Derhal tam teçhizatlı üç helikopter hazırlayın. Hakkari’ye gidiyoruz. Kızımı kurtarmaya,” dedi. Aynı anda, emekli Orgeneral Halis Yılmaz, Bordo Bereliler Komutanı Tuğgeneral Murat Demir ve Genelkurmay istihbaratından Tümgeneral Fikret Yılmaz da harekete geçti. Dört general, dört kudretli yıldız, tek bir hedef için yola çıktı.

Gece yarısı, Hançar Alayı’nda helikopterlerin sesi birliği sarsıyordu. Alay komutanı, tugay komutanı, bölük komutanı ne olduğunu anlamadan, generaller içtima alanına inmişti. “Kızım nerede?” diye sordu Ayla Demir. Kimse cevap veremedi. Zeynep, eski depoyu işaret etti. Bordo bereliler, C4 ile kilidi patlattı. İçeri daldıklarında, Asena köşede baygın yatıyordu. Babası bantları yırtarken, annesi titriyordu. Asena gözlerini açtığında, “Baba…” dedi, gözyaşları sel oldu.

Kenan Sönmez, Bordo bereliler tarafından içtima alanına sürüklendi. Dört generalin önünde titriyordu. “Yeğenimin ağzını bantlamak, kollarını bağlamak, depoya atmak… Senin şakan bu mu?” dedi Tuğgeneral Murat Demir. Kenan’ın suçları bir bir ortaya döküldü: kantin mallarını zimmetine geçirme, yeni parasına el koyma, yasa dışı bahis sitesi işletme… Kenan çöktü, yalvardı. “Affedin beni komutanım. Ölümü hak ettim.”

Ayla Demir, “Kızım sana bir şans verdi ama sen onu çöpe attın,” dedi. Ardından, birliğin tüm komutanlarına, “Kızımın kilitlendiği depodan sahanın en ucuna kadar hepiniz sürüneceksiniz,” emrini verdi. Gece boyunca, tugay komutanından alay komutanına, bölük komutanlarına kadar herkes betona yüz sürerek cezalarını çekti. Kenan askeri cezaevine gönderildi, diğer suç ortakları da ağır disiplin cezaları aldı. Hançar Alayı tamamen yeniden yapılandırıldı.

GATA’da, Asena gözlerini açtı. “Özür dilerim baba, hepsi benim yüzümden,” dedi. Halis Yılmaz, “Bu senin suçun değil Asena. Sen bir asker olarak doğru olanı yaptın. Senin sayende dev bir ur ortaya çıktı. Sen diğer kurbanları kurtardın,” dedi.

Ailesi, Asena’nın askerlikten vazgeçmesini istedi. Ama Asena, “Eğer bu üniformayı çıkarırsam, Kenan Sönmez kazanmış olur. Ben bu sonu görmek için dişlerimi sıkıp dayanmadım. Geri döneceğim ve o birliği kendi ellerimle değiştireceğim,” dedi.

Milli Savunma Bakanlığı, Hançar Alayı’nda reform başlattı. Asena birliğe döndü. Artık “şiddet mağduru” değil, “yenilikçi başçavuş” olarak anılıyordu. Asena, insan hakları ve asker onuru üzerine eğitim programı geliştirdi. Tartışma formatında dersler yaptı. Askerler ilk kez, şiddetin başkasının meselesi olmadığını, kendi hikayeleri olabileceğini fark etti.

Karşıt kuvvet tatbikatında, Asena’nın liderliğindeki tim, iletişim ve takım ruhuyla mutlak zafer kazandı. Eski usul başçavuş Haluk Demir bile sonunda “Sen haklıydın. Güçlü bir ordu güvenle yaratılır,” diyerek özür diledi.

Asena’nın reformları, tüm orduya yayıldı. Artık onun üzerinde “generalin kızı” etiketi yoktu. O, ordunun en iyi liderlerinden biri olmuştu. Afet bölgesinde gösterdiği cesaretle “melek asker” olarak anıldı. Üstün cesaret madalyasıyla ödüllendirildi. Sonunda, Assubay Meslek Yüksekokulu’na öğretim görevlisi olarak davet edildi.

Asena, “Birliği değiştirmek önemlidir ama en başından doğru askerler yetiştirmek daha da önemlidir,” diyerek yeni görevini kabul etti. Onun hikayesi, bir askerin en karanlık anlardan doğup, binlerce askerin umudu olabileceğini gösterdi.

Gün batımında, Asena pencereden içtima alanına bakarken fısıldadı: “Korkmayın. Arkanızda ben varım. Sizi koruyacak ilk kale ben olacağım.”
Ve Asena Yılmaz’ın gerçek efsanesi, şimdi başlıyordu.

SON

 

Related Posts

Our Privacy policy

https://rb.goc5.com - © 2026 News