MI6 TÜRK DİPLOMATI 12 YIL KULLANDI! Londra’da Yakalandı Teşkilat Ankara’ya Getirdi

.

GÖLGEDEKİ AJAN

MI6’in Türk Diplomatı 12 Yıl Kullandığı Hikaye

1. Bölüm: Son Günün Sabahı

2020 yılı Ekim ayının gri bir sabahı. Londra’nın puslu havasında, Türk Büyükelçiliği’nin giriş kapısında, Ahmet Korkmaz’ın elleri titriyordu. 48 yaşındaydı; 25 yılı aşkın diplomasi kariyerinin 12 yılını bu şehirde geçirmişti. Her sabah olduğu gibi, ceketini düzeltip içeri adım attı. Ama o gün, her şey farklıydı. İçindeki huzursuzluk, yıllardır alıştığı soğukkanlı maskeyi çatlatıyordu.

Ofisine girer girmez masa telefonunun ışığı yanıp söndü. Tuşa bastığında karşıdan tanıdık ama soğuk bir ses geldi:

— Ahmet Bey, 12 yıldır MI6 için çalıştığınızı biliyoruz. 4 yıldır sizi izliyoruz. Bugün Türkiye’ye döneceksiniz. Büyükelçilik dışına çıkmayın. Kaçmaya çalışırsanız İngilizler de sizi tutuklayacak. Çünkü onlara da bilgi verdik. Anlaştık mı?

Ahmet’in boğazı düğümlendi. “Anlaşıldı,” diyebildi sadece. O gün Londra’daki son günüydü. Artık her şeyin bittiğini, hayatının paramparça olacağını biliyordu. Ama bu hikayenin sonu değil, başıydı.

2. Bölüm: Başlangıç ve Tuzak

Her şey 2008 Eylül’ünde başlamıştı. O zamanlar 36 yaşında, Dışişleri’nin “parlayan yıldızlarından” biriydi. Oxford Üniversitesi’nde düzenlenen bir konferansta Türkiye-AB ilişkileri üzerine sunum yapmış, alkış toplamıştı. Sonrasında kokteylde yanına gri saçlı, gözlüklü, akademik görünümlü bir adam yaklaşmıştı:

MI6 Used Turkish Diplomat for 12 Years! Caught in London, Agency Brought to  Ankara - YouTube

— Merhaba, ben Profesör Richard Davis. Sunumunuz çok etkileyiciydi. Sizi çaya davet edebilir miyim?

Ahmet kibarca kabul etti. Ertesi gün Oxford’un dar sokaklarındaki bir çayevinde buluştular. Richard, Türkiye hakkında derin bilgiye sahipti. Osmanlı’dan güncel siyasete, Kıbrıs’tan NATO’ya kadar her konuda sorular soruyordu. Ahmet başta sadece açık kaynaklardan konuştu. Ama sohbet uzadıkça, Richard’ın samimi tavırları, entelektüel ilgisi ve “akademik işbirliği” teklifi, Ahmet’in gardını düşürdü.

Zamanla bu görüşmeler düzenli hale geldi. Her ay bir araya geliyor, bazen Londra’da akşam yemeği, bazen Cambridge’de yürüyüş yapıyorlardı. Richard’ın soruları başta yüzeyseldi ama zamanla derinleşti:
— Türkiye’nin AB stratejisinde kırmızı çizgiler ne?
— NATO’da ABD ile ilişkiler nasıl şekilleniyor?
— Kıbrıs’ta Ankara hangi tavizleri verebilir?

Ahmet, başta sadece “dostça” bilgi verdiğini sandı. Ama Richard’ın gerçek kimliğinin “Profesör” değil, MI6’ın kıdemli istihbarat subayı Richard Ashworth, kod adı King Fisher olduğunu bilmiyordu.

3. Bölüm: Dönüşüm ve Bağımlılık

2011 Haziran’ında, Richard ilk kez bir zarf uzattı. “Bu küçük bir teşekkür, danışmanlık ücreti,” dedi. İçinde 10.000 sterlin vardı. Ahmet önce şaşırdı, sonra “Bunda ne sakınca var?” diye düşündü. Londra pahalıydı; diplomat maaşıyla yaşamak zordu. Kabul etti.

O günden sonra her ay 5.000 sterlin “danışmanlık” adı altında aldı. Richard’la buluşmaları artık sadece akademik sohbet değil, düzenli bilgi aktarımına dönüşmüştü.
— Türkiye’nin AB müzakerelerinde gerçek pozisyonu,
— NATO zirvesi için hazırlanan gizli brifingler,
— Kıbrıs görüşmelerinin perde arkası…

Ahmet kendini haklı çıkarmaya çalışıyordu: “Zaten çoğu bilgi gizli değil. Gerçek devlet sırrı vermiyorum.” Ama zamanla hassas detaylar, Ankara’dan gelen gizli telgraflar, hatta bazı iç yazışmalar da Richard’a aktarılır oldu.

Richard ise her buluşmadan sonra MI6 karargahına rapor yazıyor, Ahmet’in karakterini, zaaflarını, motivasyonlarını analiz ediyordu. Onun için Ahmet, genç, hırslı, bilgiye erişimi olan, ego sahibi “ideal devşirme”ydi.

4. Bölüm: Lüks ve Çöküş

2011-2016 yılları arasında Ahmet’in Londra’daki hayatı değişti. Lüks restoranlar, hafta sonu kaçamakları, pahalı alışkanlıklar… Dışarıdan bakıldığında başarılı bir diplomat, içeride ise İngiliz istihbaratının “altı ajanı”ydı.

Her ay para geldi. Her ay biraz daha fazla bilgi verdi. Bir noktadan sonra, Richard’a “hayır” diyemeyecek kadar alışmış, hatta bağımlı olmuştu. Richard ise dostluk maskesiyle manipülasyonunu derinleştiriyordu.

Ahmet’in Ankara’ya gönderdiği raporlar bazen İngiltere tarafından önceden biliniyordu. AB müzakerelerinde İngilizler, Türk heyetinin hamlelerini tahmin ediyor, NATO toplantılarında Türkiye’nin kırmızı çizgilerini önceden öğreniyordu.

Ahmet, bir girdabın içine çekildiğini hissetti. Ama geri dönemiyordu. Çünkü Richard, bir dosttan çok, bir “bağımlılık” haline gelmişti. Para, prestij, Londra’nın büyüsü… Ve her şeyin bir gün biteceğine dair içindeki korku.

5. Bölüm: Teşkilatın Gölgesi

2016’da Ankara’da, MİT’in Dış Operasyonlar Masası Müdürü Kemal Öztürk, bir anomali fark etti. Son yıllarda İngiltere’nin Türk diplomatik hamlelerini önceden tahmin etmesi, içeride bir sızıntı olduğuna işaretti. Ekipler Londra Büyükelçiliği’ni incelemeye başladı.

Ahmet’in yaşam standardı, maaşının üstündeydi. Her ay Oxford profesörüyle buluşuyordu. Kısa sürede “Richard Davis”in gerçek kimliği tespit edildi. MI6’ın kıdemli ajanı, kod adı King Fisher.

Ahmet izlenmeye başlandı. Her buluşma, her telefon, her e-posta, her banka transferi kaydedildi. 2018’e gelindiğinde yüzlerce buluşma, onlarca sızdırılmış belge, açıklanamayan paralar vardı. Ama teşkilat acele etmedi. Richard’ı da düşürmek istiyorlardı.

6. Bölüm: Kapanış ve Yakalanış

2019’da MİT, MI6 ile gizli temas kurdu. “Ya birlikte çözeriz, ya diplomatik kriz çıkar,” dediler. İngilizler pazarlık masasına oturdu. 2020 Ekim’inde operasyon günü geldi.

O sabah Ahmet, ofisinde telefonun çaldığını duydu. Kemal Öztürk’ün soğuk sesi:
— 12 yıldır MI6 için çalıştığınızı biliyoruz. 4 yıldır sizi izliyoruz. Bugün Türkiye’ye döneceksiniz. Büyükelçilik dışına çıkmayın. İngilizler de bilgi aldı. Kaçmaya çalışırsanız onlar da sizi tutuklayacak.

Ahmet’in dünyası çöktü. Kaçacak yeri yoktu. Aynı gün, siyah bir araçla Heathrow’a götürüldü. Özel uçakla Ankara’ya. Arkasında, 12 yılın yalanlarını, ihanetini, Londra’nın ışıltılı gecelerini bırakıyordu.

Aynı saatlerde Oxford’da, Richard Ashworth’un kapısını MI6 iç denetim ekibi çaldı. “Türkiye operasyonu sona erdi. Ahmet Korkmaz yakalandı. Sen de bugün emekliye ayrılıyorsun.” Richard yenilgiyi kabul etti. 12 yıllık operasyon teşkilat tarafından çökertilmişti.

7. Bölüm: Ankara’da Mahkeme ve Hesaplaşma

Aralık 2020. Ankara’da mahkeme salonu tıklım tıklımdı. Medya, teşkilat, eski diplomatlar, herkes oradaydı. Savcı, “Devlete karşı casusluk, yabancı istihbarata bilgi sızdırma, 12 yıl boyunca sistematik ihanet” suçlamalarını okudu.

Ahmet, başı eğik, suçunu kabul etti. Savunmasında şunları söyledi:
— Başta farkında değildim. Richard’ı dost sandım. Sonra para geldi, geri dönemedim. Pişmanım. Özür dilerim.

Mahkeme, ihanetin büyüklüğüne baktı. Karar: 20 yıl hapis. Diplomat kariyeri bitti. Pasaportu iptal edildi. Mal varlığına el konuldu. 12 yıl boyunca aldığı 300.000 sterlin devlete iade edildi.

8. Bölüm: Sonrası ve Yüzleşme

Ahmet’in hayatı dört duvar arasında geçmeye başladı. Günler, haftalar, aylar birbirini kovaladı. İlk başlarda sürekli geçmişi düşündü: Oxford’daki ilk gün, Richard’ın çay daveti, ilk zarf, ilk para… Her şeyin nasıl başladığını, hangi noktada geri dönmenin imkânsız hale geldiğini anlamaya çalıştı.

Hapiste yalnızdı. Eski meslektaşları onu unuttu. Ailesiyle ilişkisi koptu. Tek ziyaretçisi annesiydi. Her görüşte gözleri dolan yaşlı kadın, “Neden oğlum?” diye sorardı. Ahmet cevap veremezdi.

Bir gece hücresinde, dedesinin ona çocukken söylediği sözleri hatırladı:
— Oğlum, bir insanın onuru, parayla, mevkiyle değil, yaptığı seçimlerle ölçülür.

Ahmet gözyaşları içinde uyudu.

9. Bölüm: Richard’ın Çöküşü

Londra’da, Richard Ashworth da yalnızdı. MI6’daki odası boşaltılmış, kimseyle görüşmesine izin verilmemişti. Emekli maaşıyla, eski bir apartman dairesinde yaşamaya başladı. İngiliz istihbaratı onu “sessizce” gömmüştü.

Bir akşam, eski bir dostuyla buluştu. Dostu ona şunu söyledi:
— Her casusluk operasyonu sonunda birilerini yakar. Ama en çok da seni.
Richard, pencerenin önünde, Londra’nın yağmurlu sokaklarına bakarak, “Ahmet’i devşirmek kolaydı. Ama onu kaybetmek, bana da pahalıya mal oldu,” dedi.

10. Bölüm: Teşkilatın Zaferi ve Uyarısı

Kemal Öztürk, teşkilat binasında ekibine teşekkür etti.
— Bu operasyon bize bir kez daha gösterdi ki, düşman her zaman silahla gelmez. Bazen çay davetiyle, dostluk maskesiyle gelir. Sabırla, dikkatle, stratejiyle hareket etmek zorundayız. İhanet nerede yapılırsa yapılsın, sonunda vatana döner.

Ahmet’in dosyası kapandı. Ama teşkilat, içeride ve dışarıda yeni sızıntıların, yeni ihanetlerin peşindeydi. Çünkü casusluk, asla bitmeyen bir oyundu.

11. Bölüm: Son Söz ve Ders

Yıllar sonra, Ahmet Korkmaz’ın hikayesi Dışişleri’nde yeni başlayan genç diplomatlara anlatıldı.


— Bir insan, bir anda hain olmaz. İhanet, küçük bir adımla başlar. Bir çay daveti, bir dostluk, bir zarf para… Ve sonra geri dönmek imkânsızlaşır.

Ahmet’in hikayesi, bir uyarı olarak hafızalarda kaldı. Çünkü “düşman” bazen en yakınında, en güvenilir sandığın kişide saklanır.

Ve ihanetin bedeli, bazen bir ömür boyu yalnızlık, bazen de asla geri alınamayacak bir onur kaybıdır.

SON

Related Posts

Our Privacy policy

https://rb.goc5.com - © 2026 News