(PART 2) 2000’de jandarma konvoyu kayboldu — 14 yıl sonra DRONE’un kaydettiği SIR herkesi dondurdu!

II. Bölüm: Sırların Peşinde

1. Bölüm: Geri Dönüş ve Yeniden Buluşma

2014 baharı. Erzurum’un dağlarında drone görüntüleriyle ortaya çıkan kayıp araçlar, Türkiye’de gündem oldu. Eski jandarma personeli, Kemal, Mehmet, Ali ve Hasan tekrar bir araya gelmek için Erzurum’a davet edildi. Yıllardır görüşmemişlerdi. Her biri kendi hayatına gömülmüş, acılarını ve anılarını sessizce taşımıştı. Ancak o gün, eski üniformalarını giymeden, sivil kıyafetlerle, ama kalplerinde aynı gurur ve hüzünle buluştular.

Kemal’in eşi ve çocukları, Mehmet’in köyden akrabaları, Ali’nin subay arkadaşları ve Hasan’ın ailesi; hepsi helikopter pistinde toplandı. Kurtarma ekibi hazırdı. Drone görüntülerini tekrar izlediler. Kemal, “O geceyi unutmadım. Kar, rüzgar, sessizlik ve o taş kulübe…” dedi. Hasan ise, “Bacağım hâlâ ağrıyor ama ruhumun acısı daha ağır,” diye ekledi.

2. Bölüm: Dağın Kalbine Yolculuk

Kurtarma ekibiyle birlikte, eski jandarma ekibi dağın kalbine doğru yola çıktı. Yol boyunca, 2000 yılındaki olayları tekrar konuştular. Her biri, o geceyi farklı hatırlıyordu. Mehmet, “Sanki zaman durmuştu. Kulübedeki yaşlı adam bana su verdi. O sıcaklık olmasaydı donardık,” dedi. Ali, “Ben ise kulübenin gerçek olduğundan hiç emin olamadım. Sanki bir hayal gibiydi.”

Ekipler, drone’un işaret ettiği noktaya vardıklarında, kar hâlâ kalın bir örtüydü. Halatlarla aşağı indiler. Araçlar, çürümüş ve karla kaplanmış haldeydi. Kemikler dikkatlice çıkarıldı. Aileler, yıllar sonra kayıplarının mezarlarına kavuştu. Ancak ekip, drone görüntülerinde beliren taş kulübenin izini aramaya başladı.

3. Bölüm: Gizemli Kulübe

Kulübenin haritada izi yoktu. Kurtarma ekibi, GPS ile bölgeyi taradı. Araziyi adım adım incelediler. Bir noktada, karın altında taşlar buldular. Ama bu taşlar bir kulübenin duvarı gibi değildi. Sanki doğa onları öylece bırakmıştı. Mehmet, “Belki de o gece biz, dağın ruhuyla karşılaştık,” dedi.

Drone görüntüleri tekrar incelendi. Bir mühendis, “Bakın, burada bir siluet var. Ama bir sonraki karede yok,” dedi. Ekip, o noktada bir gece kamp kurdu. Gece boyunca, rüzgar ve karın sesi dışında hiçbir şey duymadılar. Kemal, “O gece, kulübe ve yaşlı adam bizi korudu. Şimdi ise sadece taşlar ve sessizlik var,” diye düşündü.

4. Bölüm: Zamanın İçinde Yolculuk

Ertesi sabah, ekip dağdan inerken Hasan bir taş parçası buldu. Taşın üzerinde eski bir işaret vardı; bir yıldız ve bir ay. Kemal, “Bu, jandarmanın simgesi. Belki de burası yıllar önce bir gözetleme noktasıydı,” dedi. Araştırmacılar, bölgenin Osmanlı döneminde bir karakol olabileceğini düşündüler. Arşivler tarandı, eski haritalar incelendi. 19. yüzyıla ait bir belgede, “Yıldızlı Taş” adında bir gözetleme noktası olduğu yazıyordu.

Bu bilgi, ekibe yeni bir bakış açısı sundu. Belki de o gece, dağın sırrı; geçmişin ve bugünün birleşimiydi. Kulübe bir hayal değildi, zamanın bir yansımasıydı.

5. Bölüm: Rüyalar ve Gerçekler

Kurtarma sonrası, Kemal, Mehmet, Ali ve Hasan, geceyi birlikte geçirdiler. Her biri, o geceden sonra sık sık aynı rüyayı görüyordu. Kar, fırtına, kulübe ve yaşlı adam… Ama bu sefer rüyalarda bir detay daha vardı: Yaşlı adam, “Sırrı koruyun, dağ sizi unutmaz,” diyordu.

Hasan, rüyasında kulübenin kapısında, bir defter buldu. Defterde, “Her kaybolan, bir gün bulunur. Ama dağın sırrı sonsuza dek saklanır,” yazıyordu. Sabah olduğunda, Hasan bu rüyayı arkadaşlarına anlattı. Ali, “Belki de biz, dağın koruduğu insanlardık,” dedi.

6. Bölüm: Drone’un Son Kaydı

Drone ekibi, bölgeyi tekrar taradı. Bir gece, drone’un termal kamerası, taşların arasında kısa süreli bir sıcaklık algıladı. Sanki birisi orada durmuş, sonra kaybolmuştu. Ekip, bu görüntüleri Kemal ve arkadaşlarına gösterdi. Kemal, “O gece, kulübedeki adam bir hayal miydi, yoksa dağın ruhu muydu?” diye sordu.

Bir antropolog, “Bazı kültürlerde dağlar yaşayan varlıklar olarak kabul edilir. Belki de sizin hikayeniz, doğanın insanı koruduğu bir mucize,” dedi.

7. Bölüm: Aileler ve Son Yolculuk

Beş şehidin kemikleri, ailelerine teslim edildi. Erzurum’da büyük bir tören düzenlendi. Eski jandarma ekibi, ailelerle birlikte mezar başında dua etti. Hasan, “Sizleri bulmak 14 yıl sürdü, ama dağ sizi hiç bırakmadı,” dedi.

Aileler, yıllar sonra huzura kavuştu. Kemal, Mehmet ve Ali, her yıl o dağa gidip dua etmeye başladılar. Hasan ise, bacağı ağrısa da, her kış kar yağdığında pencereye bakıp, “Bir gün yine o kulübeye döneceğim,” diyordu.

8. Bölüm: Dağın Sırrı ve Yeni Başlangıçlar

Yıllar geçti. Drone görüntüleri, Erzurum’daki bir müzede sergilendi. Dağın sırrı, taş kulübe ve kaybolan konvoyun hikayesi, yeni nesillere anlatıldı. Üniversitelerde, “Doğanın Sırları ve İnsan” başlıklı derslerde bu olay örnek olarak gösterildi.

Kemal, Mehmet, Ali ve Hasan, yaşlandıkça hikayelerini genç jandarma öğrencilerine anlatmaya başladılar. “Her dağ, her yol, her fırtına bir sınavdır. Ama bazen, en büyük sır, insanın kalbindedir,” diyerek, yaşadıklarını paylaştılar.

9. Bölüm: Son Gece ve Dağın Fısıltısı

Bir kış gecesi, Kemal yalnız başına dağa çıktı. Kar kalın, rüzgar sertti. Eski kulübenin yerinde durdu, taşlara dokundu. Bir an için, rüzgarın arasında yaşlı adamın sesini duyar gibi oldu: “Sırrı koru, dağ seni izliyor.”

Kemal, gözleri dolu, “Sırrı koruyacağım,” dedi. Sonra sessizce geri döndü. O gece, Mehmet ve Ali de aynı rüyayı gördü. Kulübe, yaşlı adam ve dağın fısıltısı… Sanki dağ, onları sonsuza dek koruyacaktı.

10. Bölüm: Sonsöz — Dağın Sırrı

Bugün, Erzurum’un dağlarında, kaybolan jandarma konvoyunun hikayesi hâlâ anlatılır. Drone’un kaydettiği görüntüler, taş kulübenin gölgesi, dağın sırrı… Hepsi, insanın doğayla olan bağının birer işareti oldu.

Kemal, Mehmet, Ali ve Hasan, hayatta kaldılar. Beş arkadaş ise, dağın kalbinde huzur buldu. Her yıl, kar yağdığında, o dağda bir fısıltı duyulur: “Her kaybolan, bir gün bulunur. Ama dağın sırrı, sonsuza dek saklanır.”

SON

Related Posts

Our Privacy policy

https://rb.goc5.com - © 2026 News