PKK SİLAH KAÇAKÇISI 14 ÜLKEDE PASAPORT DEĞİŞTİRDİ! 🎯 Teşkilat Havalimanı WiFi’dan TESPİT ETTİ! 🇹🇷

PKK SİLAH KAÇAKÇISI 14 ÜLKEDE PASAPORT DEĞİŞTİRDİ! 🎯 Teşkilat Havalimanı WiFi’dan TESPİT ETTİ! 🇹🇷

.
.

PKK Silah Kaçakçısı: 14 Ülkede Pasaport Değiştirdi, Teşkilat Havalimanı WiFi’dan Tespit Etti!

Bir zamanlar dünyanın dört bir yanına silah satan ve terör örgütlerine büyük destek sağlayan Mehmet Şahin, kimliğini defalarca değiştiren ve hayalet gibi kaybolan bir adam olarak biliniyordu. Ancak, 14 yıllık kaçışının sonu, bir havalimanı Wi-Fi ağı sayesinde geldi. Amsterdam Schiphol Havalimanı’nda gerçekleşen olay, hem Şahin’in hem de teşkilatın karmaşık işleyişinin nasıl sonlandığını gözler önüne serdi.

Kaçakçılığın Başlangıcı

Mehmet Şahin, 1978 doğumlu bir Diyarbakırlıydı. Genç yaşlarda PKK terör örgütüne katılan Şahin, zamanla silah kaçakçılığında uzmanlaşmış ve örgütün Avrupa’daki en önemli bağlantılarından biri haline gelmişti. Balkanlar’daki silah depoları, özellikle soğuk savaş sonrası dönemde, terör örgütleri için bitmeyen bir kaynak sağlamaktaydı. Şahin, bu ağda kilit bir figür olarak kabul ediliyordu. Bosna, Hersek, Sırbistan, Karadağ ve Bulgaristan gibi ülkelerden silahlar temin ediyor, Türkiye üzerinden Irak ve Suriye’ye ulaştırıyordu.

Şahin, 14 yıl boyunca Avrupa’nın en büyük silah kaçakçılarından biri olarak faaliyet gösterdi. Her yıl tahminen 15 milyon dolar değerinde silah akışını yöneten Şahin’in en büyük katkıları, PKK’nın silah temininde büyük bir rol oynamıştı. Kalaşnikovlar, roket atarlar, el bombaları ve gece görüş dürbünleri, onun eliyle Avrupa’dan terör örgütlerine gitmekteydi.

Kaçış ve İzler

Şahin’in kaçışı, 2017 yılında Bulgaristan’daki bir operasyonda ortaya çıkmıştı. Ele geçirilen belgeler, onun adını duyurmuştu. Ancak o sırada çoktan kaybolmuştu. 14 yıl boyunca her altı ayda bir kimliğini değiştiriyor, sahte pasaportlar temin ediyordu. Romanya, Moldova, Ukrayna ve Güney Kıbrıs gibi ülkelerden sahte belgeler alıyor, fiziki görünümünü sürekli değiştirerek izini kaybettiriyordu.

Şahin’in kaçış stratejisi, onu bir hayalet gibi hareket ettiriyordu. Interpol kırmızı bülteni, yüz tanıma sistemleri ve diğer geleneksel yöntemlerle Şahin’i bulmak imkansız hale gelmişti. Ancak, siber istihbarat birimi devreye girdiğinde her şey değişecekti.

Siber İzleme Başlıyor

Şahin’in izini bulmak için dijital dünyadaki ayak izleri kullanıldı. Her elektronik cihazın benzersiz bir parmak izi vardı; bu da MAC adresi olarak adlandırılıyordu. Şahin’in cihazının MAC adresi, ona ulaşmak için kullanılan en önemli araç haline geldi. Teşkilat, Şahin’in cihazını bulmak için bir plan yaptı: Hedef cihazın bağlantı yaptığı havalimanları Wi-Fi ağları üzerinde izleme yapılacaktı.

Fakat Şahin, son derece temkinliydi. 2021 yılında Belgrad’da bir otel odasında internete bağlandığı bilgisi, onun izini bulmak için tek umut olmuştu. Otel kayıtları incelendiğinde, Şahin’in sahte Romen pasaportuyla kaydolduğuna dair deliller ortaya çıktı. Teşkilat, Wi-Fi ağını izlemek için harekete geçti.

Amsterdam’da Tuzak Kuruluyor

Bir yıl boyunca bekleyen teşkilat, nihayet 2023 yılı Mart ayında Amsterdam Schiphol Havalimanı’ndan gelen bir sinyali yakaladı. Şahin, ücretsiz kablosuz ağa bağlanmıştı. Hemen harekete geçildi ve havalimanı güvenlik kameralarından alınan görüntülerde, orta yaşlı bir adamın telefonuyla ilgilendiği tespit edildi.

Yüz tanıma yazılımı devreye girdi ve yüzde 87’lik bir eşleşme sonucu, bu kişinin Şahin olduğu ortaya çıktı. Teşkilatın şüpheleri doğrulanmıştı; Şahin, eski kimliğiyle Sofya’ya gitmek için hazırlık yapıyordu. Hemen takip başlatıldı.

Sofya’da Takip

Sofya’daki Türk istihbarat birimi, Şahin’in izini sürmeye devam etti. Şahin, taksiyle şehir dışına çıkarken, ekibi ikinci bir taksiyle takip etmeye başladı. Şahin’in gittiği sanayi bölgesinde, eski fabrikalar ve depoların bulunduğu terkedilmiş bir alanda durduğu tespit edildi. Şahin burada, silahların taşındığı bir depoya girdi.

Teşkilat bu sırada kritik bir karar vermek zorunda kaldı: Şahin hemen mi yakalanmalıydı, yoksa tüm silah kaçakçılığı ağını çökertmek mi daha mantıklıydı? Sonunda, tüm ağı çökertmeye karar verildi ve operasyon daha da genişletildi.

Büyük Operasyon Başlıyor

Sofya’da yapılan takip sonrasında, Şahin’in yönettiği silah kaçakçılığı şebekesi ve bağlantıları ortaya çıktı. Bulgaristan, Sırbistan, Karadağ, Romanya, Yunanistan, Kuzey Makedonya, Arnavutluk, Kosova, Bosna-Hersek, Hırvatistan, Slovenya ve Avusturya’daki 12 farklı ülkede, silah kaçakçılığına karışan 28 kişilik bir ağ tespit edildi.

Teşkilat, Şahin ve onun şebekesinin çökertilmesi için mükemmel bir operasyon planı hazırladı. Tüm istihbarat birimleri koordine edildi ve Türkiye, Bulgaristan, Sırbistan ve Yunanistan’daki güvenlik güçleri, aynı anda operasyon yaparak, bu dev silah kaçakçılığı ağını çökertmeyi başardılar.

Son Adım: Şahin’in Yakalanışı

Sofya’da yapılan baskında, Şahin nihayet yakalandı. 14 yıllık kaçışı sona ermişti. Gözaltına alınan Şahin, Türkiye’ye iade edildi. Sorgularda, Şahin tüm faaliyetlerini anlatarak, yıllardır süren silah kaçakçılığı ağı hakkında değerli bilgiler verdi.

Dijital İstihbaratın Gücü

Şahin’in yakalanması, teşkilat için büyük bir zaferdi, ancak asıl önemli olan, dijital istihbaratın terörle mücadeledeki gücünü kanıtlamasıydı. Bir MAC adresi, 14 farklı ülkede pasaport değiştiren bir silah kaçakçısını tespit etmeye yetmişti. Bu olay, dijital dünyadaki güvenlik ağlarının önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Teşkilat artık sadece geleneksel yöntemlerle değil, dijital silahlarla da terörle mücadele edebiliyordu.


Sonuç: Bir Dijital Çağ Hikayesi

Şahin’in hikayesi, dijital çağda güvenlik ve istihbaratın ne kadar önemli olduğunu anlatan bir ders oldu. Artık her bağlantı, her dijital iz, her MAC adresi bir güvenlik tehdidi olabilir. Teknolojinin gücüyle, kaçakçılıkla mücadele daha da etkili hale geldi ve bu operasyon, dijital istihbaratın terörle mücadeledeki en başarılı örneklerinden biri olarak kaydedildi.

Related Posts

Our Privacy policy

https://rb.goc5.com - © 2026 News