ROKETSAN’A SIZAN MÜHENDİS İSRAİL İÇİN ÇALIŞTI! 😱 MİT 18 Ay İzledi | Veri Aktarırken Yakaladı
.
.
Roketsan’da Bir Casusun Hikayesi: Erkan Yıldırım’ın Zeytin Operasyonu
Bölüm 1: Başlangıç ve Karanlık Bağlantılar
Ankara’nın en güvenli tesislerinden birinde, Roketsan’da, 34 yaşındaki mühendis Erkan Yıldırım bilgisayarının başında son kez oturuyordu. Ekranda, Türkiye’nin en kritik füze sistemlerinin tasarım şemaları açık durumdaydı. Erkan, son komutu girmeye hazırlanırken kapı açıldı ve yüzündeki ifade bir anda dondu. O an, her şeyin bittiğini fark etti. 18 ay boyunca gizli bir şekilde izlenen bir ajan, sonunda kıskıvrak yakalanmıştı.
Erkan, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde Makine Mühendisliği’ni birincilikle bitirmiş, Amerika’nın Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde yüksek lisans yapmış, ardından Boeing’de çalışmış, Türkiye’nin en prestijli savunma şirketlerinden birine, Roketsan’a kabul edilmişti. Ancak, Erkan’ın hikayesi, göründüğünden çok daha karmaşıktı. Bu başarılarının ardında, çok daha karanlık bir ağın parçasıydı ve bu ağın uçları Tel Aviv’deki bir binaya kadar uzanıyordu.
Erkan’ın hayatı, 2005 yılında Amerika’da başladığı zaman farklı bir yöne evrildi. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’ne kabul edildiğinde, hayatının fırsatını yakaladığını düşünüyordu. Ancak, o fırsat, onu beklemediği bir yola sürükleyecekti. Boston’daki ilk yılında, kampüsünde David Rosen isimli bir İsrailli öğrenci ile tanıştı. David, elektrik mühendisliği doktorası yapıyordu ve Erkan’a iş bağlantıları sağladı, akşam yemeklerine davet etti. Erkan, David’in cömertliğini samimi bir arkadaşlık olarak yorumladı, ama David’in aslında sıradan bir öğrenci olmadığını bilmiyordu.

David Rosen, Mossad’ın akademik çevrelerdeki kaynak geliştirme programının bir parçasıydı. Erkan, bu profil için mükemmel bir adaydı; yetenekli, hırslı, finansal sıkıntıları olan bir genç mühendis. Mossad, Erkan’ın zayıf yönlerini fark etti ve onu bir ağın içine çekti. İlk başta masum görünen iş bağlantıları, zamanla daha büyük bir operasyona dönüştü.
Bölüm 2: Mossad’ın Ağına Düşüş
Erkan, 2007’de yüksek lisansını bitirip Boeing’de işe başladıktan sonra David ile bağlantısını sürdürdü, ancak dostlukları giderek daha karmaşık bir hal aldı. 2010 yılında, boşanma süreci ve finansal sorunlar Erkan’ı zayıf bir noktada yakaladı. Bu dönemde, yıllardır sessiz kalan David Rosen yeniden ortaya çıktı ve Erkan’a yardımcı olabileceğini söyledi.
David’in bir iş adamı arkadaşı olan Michael Cohen ile tanıştı. Michael, Mossad’ın Kuzey Amerika masasında görevli kıdemli bir operatördü. Erkan, başlangıçta masum görünen bir iş teklifini kabul etti. Birkaç ay boyunca danışmanlık yapacak ve karşılığında 5.000 dolar alacaktı. Ancak, zamanla bu iş teklifleri daha derinlemesine sorulara dönüştü. Türk savunma projeleri, ihale süreçleri, kilit mühendisler hakkında sorular soruluyordu. Erkan rahatsız olmaya başlamıştı ama bir yandan da aldığı paraların miktarı arttıkça bağlılık hissi de güçlendi. Michael Cohen, Erkan’a nazikçe söyledi: “Artık bizim arkadaşımızsın. Arkadaşlar birbirine yardım eder ve bazen arkadaşlıklar karmaşık olabilir.”
Bu, Erkan’ın Mossad için daha derin bir operasyonun parçası olmasını sağladı. 2015 yılının başında, Mossad’ın planı doğrultusunda Erkan Türkiye’ye dönecek ve Roketsan’a başvuracaktı. Güvenlik soruşturması başarıyla geçildi ve Erkan, 2015 yılının Eylül ayında Roketsan’da işe başladı. Güvenlik birimi onu tehdit olarak görmüyordu. Üstleri ona takdirle yaklaşıyor, Erkan ise işini sessizce yapıyordu.
Ancak, 6 ay sonra, ilk veri aktarımı başladı. Bu veri aktarımı, her şeyin değişeceği anın habercisiydi. Teşkilat, Erkan’ın iş yerindeki aktivitelerini izlemeye karar verdi. Mossad’a sızdırılan verilerin gerçekten değerli olup olmadığını anlamak için, Türk istihbaratı bu durumu fark etti ve operasyon başlatıldı.
Bölüm 3: Zeytin Operasyonu ve Sonuçları
2016 yılının Mart ayında, Almanya’daki bir Türk istihbarat kaynağı kritik bir bilgi sağladı. Mossad’ın Avrupa’daki finansal yapısını izlemek için kurulan bir paravan şirketin faaliyetleri incelendiğinde, Ay Consulting adındaki bir danışmanlık firmasının sahibi olarak Erkan Yıldırım’ın adı geçti. Bu, Erkan’ın casusluk faaliyetlerinin şüpheye düştüğü ilk adımdı.
Türk istihbaratı, Erkan’ın tüm faaliyetlerini haritalamaya başladı ve Zeytin operasyonu başlatıldı. 2016 yılı Nisan ayında, Erkan’ın tüm telefon görüşmeleri, internet trafiği ve banka hareketleri detaylıca incelendi. 3 ay boyunca belirgin bir şüpheli aktivite görülmedi, ancak Erkan’ın her ayın üçüncü Cuma günü gittiği kafedeki davranışları dikkat çekti. Kafedeki masanın altına sabitlenmiş küçük bir mıknatıslı kutu, istihbarat operasyonunun en önemli ipucuydu.
Teşkilat, bu kutuya ne bırakıldığını tespit etmek için kamera yerleştirdi. Erkan her seferinde aynı masaya oturuyor, küçük bir SD kart bırakıyordu. Bir gün, kafeye gelen bir kadın, bu SD kartı alıp İsrail Büyükelçiliği’ne götürdü. Bu, Erkan’ın Mossad için çalıştığının kesinleştiği andı. Ancak Türk istihbaratının dikkatli ve sabırlı operasyonu, Mossad’ın Türk savunma sanayisine yönelik tüm planlarını alt üst etti.
Bölüm 4: Final
2018 yılının Şubat ayında, Erkan’ın yeni bir projeye atanması planlandı ve bu projede gerçek ve kritik veriler vardı. Artık, Mossad’ın Erkan’dan aldığı bilgilerin doğru olup olmadığı kesinlik kazanmıştı. 17 Şubat’ta, Erkan’ın yeni verileri aktarmaya çalıştığı bir akşam, Türk istihbaratı mükemmel bir operasyon düzenleyerek Erkan’ı yakaladı.
Erkan, tutuklandığında hiç direnmedi. İlk sorgusunda başlangıçta susma hakkını kullandı ama sonunda her şeyi itiraf etti. Mossad’ın yıllarca sabırla uyguladığı strateji, Türk istihbaratının zekâsıyla alt edilmiştir. Erkan Yıldırım, 22 yıl hapis cezasına çarptırıldı ve medyada adı hiç geçmedi. David Rosen ve Michael Cohen ise gizlice Amerika’ya geri döndüler. Mossad’ın Türkiye’deki operasyonları başarısız oldu, ancak elde edilen istihbarat, Türk savunma sanayisinde köklü değişikliklere yol açtı.
Zeytin operasyonu, Türk istihbaratının zaferiyle sonuçlandı. Mossad’ın Erkan Yıldırım’dan aldığı verilerin, yanlış değerlendirilen stratejik kararları nasıl etkilediği muhtemelen asla tam olarak bilinmeyecekti. Ancak, Türk istihbaratının disiplini ve sabrı, en büyük zaferi kazandırdı.