Türk İstihbaratı DEAŞ’ın Türkiye Sorumlusunu Düğün Davetiyesiyle Nasıl Tuzağa Düşürdü
.
.
Düğün Davetiyesi: Sessiz Bir Zafer
2015 yılının Ağustos ayında Yalova’nın Çınarcık ilçesindeki bir düğün salonunda, gece yarısını 17 dakika geçmişti. Salon, kapasitesinin çok üzerinde misafir ağırlıyor, davul zurna sesleri arasında kimse olağanüstü bir şey fark etmiyordu. Herkes gelin ve damadın mutluluğuna odaklanmışken, davetliler arasında yedi kişilik bir teşkilat ekibi de vardı. Onlar, sıradan birer davetli gibi görünüyor, fakat gözleri ve kulakları her ayrıntıyı dikkatle izliyordu.
Damatın uzak akrabası kılığında oturan 43 yaşındaki bir adam telefonuna gelen mesajı okudu, hafifçe başını salladı. 32 saniye sonra, gelinin masasına üç metre uzaklıktaki başka bir adam sessizce ayağa kaldırıldı ve düğün alanından çıkarıldı. O adamın adı hiçbir resmi kayıtta geçmeyecek, ama istihbarat dosyalarında DEAŞ’ın Türkiye coğrafyasındaki en üst düzey operasyon sorumlusu olarak işaretlenmiş biri olduğu kesinleşmişti. Bu, teşkilat tarihinin en alışılmadık operasyonlarından birinin final sahnesiydi. Fakat bu sahneye gelmek için 14 ay geriye gitmek gerekiyordu.
Operasyonun Başlangıcı

Hikaye, 2014 yılının Ekim ayında Ankara’da başlıyor. Teşkilatın terörle mücadele biriminin analiz masasına düşen bir istihbarat notu, Suriye’den Türkiye’ye geçiş yapan yabancı savaşçı akışında belirgin bir değişiklik olduğunu bildiriyor. Analiz uzmanları, sınır geçişlerindeki örüntülerde ciddi bir anomali fark ediyorlar. Daha önce rastgele ve dağınık görünen hareketler artık belirli bir koordinasyon izlenimi veriyor. Geçiş noktaları, zamanlamalar ve kullanılan sahte belgeler arasında istatistiksel olarak anlamlı korelasyonlar tespit ediliyor. Bu veriler, tek bir elden yönetilen profesyonel bir yapının varlığına işaret ediyor. Birisi tüm bu trafiği koordine ediyor ve bunu son derece disiplinli bir şekilde yapıyordu.
Dosyanın sorumluluğu kod adı Bozkurt olan kıdemli bir teşkilat operatörüne veriliyor. Bozkurt, 22 yıllık saha deneyimine sahip, Ortadoğu coğrafyasında birçok ülkede görev yapmış bir istihbarat subayı. Arapça, Farsça ve Kürtçe akıcı şekilde konuşuyor. Daha önce yürüttüğü operasyonların hiçbiri kamuoyuyla paylaşılmamış, hiçbir madalya töreni yapılmamış. Onun için başarı mutlak sessizliktir.
Bozkurt’un ilk adımı sınır geçiş kayıtlarının detaylı analizini talep etmek oluyor. Üç haftalık çalışma sonucunda belirli bir isim öne çıkıyor: Ebu Talha Eltürki. Bu isim çeşitli istihbarat raporlarında daha önce de geçmiş, ama hiçbir zaman somut bir profile bağlanamamış. Raporlarda sadece Türkiye operasyonlarından sorumlu üst düzey DEAŞ yöneticisi notu yer alıyor. Fotoğraf yok, biyografik bilgi yok, sadece bir kod adı. Bozkurt, bu belirsizliğin ardında saklanan bir gerçeği seziyor. Ebu Talha’nın görünmezliği tesadüf değil. Sistematik bir koruma operasyonunun ürünü.
Kimlik Peşinde
Suriye’deki kaynaklar harekete geçiriliyor. Rakka, Halep ve Deir ez-Zor’da konumlandırılmış insan istihbaratı varlıkları Ebu Talha hakkında bilgi toplamaya başlıyor. Haftalarca sessizlik hakim oluyor. Ardından, Kasım ayının son haftasında Halep’teki bir kaynaktan kritik bir bilgi geliyor. Ebu Talha’nın gerçek kimliği muhtemelen bir Türkiye vatandaşı ve örgüte katılmadan önce Marmara bölgesinde yaşamış.
Bu bilgi operasyonun seyrini tamamen değiştiriyor. Artık hedef soyut bir kod adı olmaktan çıkıp coğrafi bir profile kavuşuyor. Teşkilatın Marmara Bölgesi şubeleri kayıtları taramaya başlıyor. Aranan profil: 35-45 yaş arası erkek, teknik eğitim almış, 2012 veya 2013 yılında Suriye’ye geçiş yapmış biri. İstanbul, Bursa, Kocaeli ve Yalova’dan veriler çekiliyor. On binlerce isim taranıyor. Sonunda beş isimlik kısa bir liste oluşturuluyor. İlk dört isim eleniyor. Beşinci isim farklı: Mehmet Salih Karataş.
1980 yılı Yalova doğumlu, inşaat mühendisliği mezunu, bir dönem Bursa’da özel sektörde çalışmış. 2013 Mayıs ayında ailesiyle bağını kopararak Suriye’ye geçtiği tahmin ediliyor. Ailesi onun insani yardım kuruluşlarıyla çalışmaya gittiğini söylüyor, ama bilinen hiçbir yardım kuruluşunun kayıtlarında Karataş’ın ismi geçmiyor. Teşkilat Karataş ailesini gizli gözlem altına alıyor. Yalova’daki evin çevresi haritalanıyor, komşuların profilleri çıkarılıyor. Teknik istihbarat ekipleri ailenin telefonlarına ve internet trafiğine yönelik yasal izinli dinleme başlatıyor.
Düğün Kodunun Peşinde
Haftalarca rutin konuşmalar kaydediliyor. Anne oğlunun sağlığından endişeli görünüyor. Baba gelen paraların kaynağını sorgulamıyor. Küçük kardeş ara sıra abisinin önemli işler yaptığını ima ediyor ama detay vermiyor. İlk somut kanıt, 2015 Şubat ayının üçüncü haftasında geliyor. Ailenin sabit telefonuna Türkiye dışından bir arama yapılıyor. Numara Irak’ın Musul kentine kayıtlı bir hattan geliyor. Arayan kişi Arapça konuşuyor ama belirgin bir Türkçe aksanı var. Görüşme kısa sürüyor. “Düğün yaklaşıyor. Hazırlıklar tamam mı?” Düğün.
Teşkilat analistleri bu kelimeyi hemen işaretliyor. DEAŞ terminolojisinde “düğün” kelimesi büyük çaplı bir saldırının kod adı olarak kullanılıyor. Ama sonraki günlerdeki dinlemeler farklı bir tablo ortaya koyuyor. Ailenin gerçek bir düğün hazırlığı yaptığı anlaşılıyor. Mehmet Salih Karataş’ın kız kardeşi Ayşe, Yalovalı bir iş adamıyla evleniyor. Düğün Ağustos ayında Çınarcık’taki bir salonda yapılacak.
Bozkurt bu bilgiyi titizlikle değerlendiriyor. Eğer Karataş gerçekten Ebu Talha ise kız kardeşinin düğününe katılma ihtimali var mı? Anadolu’da aile bağları son derece güçlü. Bir kız kardeşin düğünü kaçırılamayacak nadir olaylardan biri ve teşkilatın elinde başka bir somut fırsat bulunmuyor. Operasyon planlaması başlıyor. Kod adı: Gelin Çiçeği.
Hazırlıklar
Düğün tarihi 15 Ağustos 2015, yer Marmara Düğün Salonu. Davetli sayısı yaklaşık 450 kişi. Teşkilatın görevi net: Karataş’ı düğün salonunda tespit etmek, kimliğini yüzde yüz kesinlikle doğrulamak ve hiçbir sivil zarara yol açmadan sessizce etkisiz hale getirmek.
Teşkilat düğün organizasyonuna sızmak için alışılmadık bir yöntem seçiyor. Operasyonun tam üç ay öncesinden başlayarak ekibin iki üyesi Yalova’da bir fotoğrafçılık ve video prodüksiyon şirketi açıyor. Şirket, profesyonel ekipman ve uygun fiyatlarla kısa sürede bölgedeki düğün organizatörleriyle ilişki kuruyor. Gerçek düğünlerde hizmet verilerek güvenilirlik sağlanıyor. Hedef basit ama kritik: Karataş ailesinin düğün fotoğrafçılığını ve video çekimini üstlenmek.
Plan kusursuz işliyor. Karataş ailesinin düğün hizmetleri arayışı teşkilatın açtığı şirkete ulaşıyor. Fiyatlar uygun, örnekler etkileyici. Aile şirketle anlaşma imzalıyor. Artık teşkilatın düğün salonuna meşru bir giriş kapısı var: fotoğrafçı.
Düğün öncesi haftalarda mekan keşfi, ışık testi gibi bahanelerle salon defalarca ziyaret ediliyor. Tüm giriş çıkış noktaları, acil çıkışlar, elektrik panosu konumları not ediliyor. Misafir listesinin genel hatları öğreniliyor. Liste 450’ye yakın isim içeriyor. Bir isim dikkat çekiyor: yanında el yazısıyla “yurt dışından gelebilir” notu var.
Düğün Gecesi
Düğün günü geliyor. Yalova’da sıcak ve nemli bir Ağustos akşamı. Saat 19.00’da salonun kapıları açılıyor. Misafirler birer ikişer gelmeye başlıyor. Kadınlar renkli kıyafetleriyle, erkekler takım elbiselerle. Cıvıl cıvıl bir kalabalık salonu dolduruyor. Teşkilat ekibi önceden belirlenen pozisyonlarını sessizce alıyor. Fotoğrafçı sürekli hareket halinde her masayı, her grubu görüntülüyor. Garsonlar tabakları taşırken dikkatle yüzleri tarıyor. Dışarıdaki teknik araçta oturan analist yüz tanıma sisteminin çıktılarını canlı olarak izliyor.
Saat 21.45’te sistemden beklenen uyarı geliyor. Ön kapıdan giren beş kişilik bir grup arasındaki bir erkek için sistem alarm veriyor. Eşleşme oranı %84. Adam açık mavi bir gömlek ve koyu lacivert pantolon giymiş. Yüzünde kısa bakımlı bir sakal var. Yaş tahmini 35 ile 40 arası. Adam gelinin ailesinin oturduğu tarafa doğru ilerliyor ve annesiyle uzun duygusal bir sarılma yapıyor.
Bozkurt, Ankara’daki komuta merkezinden operasyonu canlı izliyor. Yardımcısına dönüyor: “Yaklaşın. Net görsel teyit istiyorum.” Fotoğrafçı kılığındaki operatör, aile fotoğrafı çekme bahanesiyle birkaç net kare alıyor. Görüntüler anlık olarak şifreli kanal üzerinden Ankara’ya aktarılıyor. Yüz tanıma sistemi yeniden analiz yapıyor. Bu sefer eşleşme oranı %92. Ama kesinlik gerekiyor. Bozkurt ek doğrulama talep ediyor: ses analizi şart.
Garson kılığındaki operatör sakin adımlarla hedefin masasına yaklaşıyor. “Su ister misiniz efendim?” Adam başını kaldırıp bakıyor. “Evet, teşekkürler.” Sesi Marmara aksanını taşıyan ama uzun süre Arapça konuşmuş birinin karakteristik tonu yansıtıyor. Ses kaydı Ankara’daki ses analiz laboratuvarına gönderiliyor. Sonuç 41 saniye içinde geliyor: %96 eşleşme.
Bozkurt kararını veriyor. Hedef teyit edildi. Operasyona devam. Düğün salonu 450’den fazla insanla dolu. Kadınlar, çocuklar, yaşlılar… Herhangi bir arbede sivil zarara yol açabilir. Operasyonun mutlak sessiz ve hızlı olması gerekiyor.
Sessiz Yakalama
Plan şöyle işleyecek: Saat 22.00’da düğün pastası kesimi yapılacak. O an tüm dikkatler gelin ve damada odaklanacak. O kısa zaman diliminde hedefin bulunduğu masanın üzerindeki spot ışıkları teknik arıza görünümüyle kısılacak. Garson kılığındaki iki operatör hedefin yanına yaklaşacak. Adama fısıltıyla “Ailenizden biri fenalaştı, dışarı çıkmanız lazım hemen” denilecek. Hedef ayağa kaldırılacak, yan kapıdan çıkarılacak.
Saat 22.00: Pasta kesimi başlıyor, alkışlar yükseliyor, flaşlar patlıyor, çocuklar öne koşuşturuyor. Kimse arka taraftaki loş masaya bakmıyor. İki operatör sakin ama kararlı adımlarla hedefin yanına ulaşıyor. Biri hafifçe eğilip kulağına fısıldıyor. Adam irkiliyor, bir an tereddüt ediyor ama ayağa kalkıyor. Operatörlerle birlikte hızlı adımlarla yan kapıya doğru yürüyor. Hedef, düğün salonunun yan kapısından dışarı çıkarılıyor. Kapının önünde park etmiş siyah camlı bir minibüs motoru çalışır vaziyette bekliyor. Hedef araca bindiriliyor, eller plastik kelepçeyle arkadan sabitleniyor. Araç hiç beklemeden hareket ediyor.
Düğün salonunda pasta kesimi coşkuyla devam ediyor. Kimse arka taraftaki boş sandalyeyi fark etmiyor. Teşkilat tarihinin en sessiz yakalama operasyonlarından biri başarıyla tamamlanmıştı.
Sonrası
Hedef Yalova’dan çıkarılarak iki saat mesafedeki izole bir teşkilat tesisine götürüldü. Güzergah boyunca üç ayrı araç değişimi yapıldı. Tesise varış saati gece yarısı. İlk saatlerde hedef tamamen sessiz kaldı, kimliğini inkar etti. Ama teşkilatın elinde güçlü kanıtlar vardı: telefon kayıtları, ses analizleri, para transferlerinin banka kayıtları, Suriye’deki insan kaynaklarından alınan ifadeler ve en kritik kanıt: operasyon sırasında cebinden çıkan şifreli telefon.
Telefonun şifreleri kırıldığında cihazda DEAŞ’ın Türkiye yapılanmasına ilişkin kapsamlı belgeler ortaya çıktı. Aktif hücre yapıları, hücre liderlerinin kodları, yurt içindeki altı farklı silah deposunun koordinatları, İstanbul, Ankara ve Bursa’da planlanan üç ayrı saldırının detaylı taslak planları, Avrupa’ya savaşçı transferi için kullanılan kaçakçılık rotaları…
Mehmet Salih Karataş, 36 saatten fazla süren sorgulamanın ardından konuşmaya başladı. İtiraflar sel gibi akıyordu. Karataş, 2013 yılında Suriye’ye geçtikten sonra örgüt içinde hızla yükselmiş, mühendislik geçmişi onu lojistik operasyonlar için değerli kılmıştı. Ebu Talha kod adını 2014 başında almış, Türkiye operasyonlarının tamamı onun yönetimindeymiş.
Verdiği bilgiler doğrultusunda teşkilat sonraki altı ay içinde Türkiye genelinde 27 ayrı operasyon düzenledi. 43 şüpheli gözaltına alındı, altı gizli silah deposu ele geçirildi. İstanbul’da büyük bir havalimanını hedef alan saldırı planı engellendi. Ankara’da kalabalık bir alışveriş merkezine yönelik bombalı eylem planı çökertildi. Avrupa istihbarat servisleri ile paylaşılan bilgiler 11 farklı ülkede eş zamanlı operasyonlara yol açtı.
Kimse o anda tam olarak kavrayamıyordu ama Çınarcık’taki düğün salonundaki o 41 saniyelik sessiz operasyon yüzlerce masum insanın hayatını kurtarmış olabilirdi.
Epilog
Karataş’ın yargılanması kamuoyuna tamamen kapalı yapıldı. Mahkumiyet kararı: ağırlaştırılmış müebbet hapis. Operasyonun ardından teşkilat analizinde kritik bir örüntü fark etti: Karataş’ın düğüne gelme kararı sadece duygusal aile bağlarından kaynaklanmıyordu, düğün aslında DEAŞ’ın Türkiye’deki üst düzey hücre liderlerinin gizli bir buluşma noktası olarak planlanmıştı. Dört üst düzey isim daha o gece salondaydı. Teşkilat artık onların yüzlerini, seslerini ve ilişkilerini biliyordu. Sonraki 11 ayda bu dört ismin dördü de farklı şehirlerde yakalandı.
Yalova’nın Çınarcık ilçesindeki o düğün salonu bugün hala hizmet vermeye devam ediyor. Sahipleri 2015 Ağustos’un o gecesi neler olduğundan habersiz. Misafirlerin çoğu o geceyi sıradan bir yaz düğünü olarak hatırlıyor. Kimse tarihin o gece sessizce yazıldığını bilmiyor.
Bozkurt operasyonun ardından herhangi bir terfi almadı. Dosya kapatıldı, arşivin derinliklerine kaldırıldı. Bir ay sonra bambaşka bir coğrafyada bambaşka bir hedefin peşine düştü. Adı hiçbir zaman kamuoyuyla paylaşılmadı. Teşkilatın çalışma prensibi böyledir: Başarı mutlak görünmezliktir. En büyük zafer kimsenin duymadığı zaferdir.
Bir düğün davetiyesi bazen sadece bir kutlama çağrısı değildir. Bazen bir tuzağın altın anahtarıdır ve bazen devlet aklı en sessiz adımlarla en büyük tehditleri ortadan kaldırır. Bu da o hikayelerden biriydi.