Türk İstihbaratı FETÖ’nün Moldova’daki Finans Koordinatörünü Nasıl Sessizce Getirdi

Türk İstihbaratı FETÖ’nün Moldova’daki Finans Koordinatörünü Nasıl Sessizce Getirdi

.
.

Kayıp Kızın Peşinde: Ayten ve Elif’in Hikayesi

Kışın soğuk bir gecesi, Kişinev’deki bir apartmanın 3. katında, saat tam 23:47’ydi. Otoparkta bekleyen siyah minibüsün içindeki dört kişi, apartmanın ışığının sönmesini bekliyordu. İçerideki adam, Mehmet Salih Erdoğan, yatağa girdiğinde Türkiye’ye dönüş yolculuğunun başladığından habersizdi. Moldova’nın başkenti, Avrupa’nın en fakir ülkelerinden birinin merkezi olarak biliniyordu. Ancak bu şehir, FETÖ terör örgütünün Doğu Avrupa finans ağının kalbi haline gelmişti.

Mehmet Salih Erdoğan, 52 yaşında orta boylu, göze batmayan bir adamdı. 15 Temmuz darbe girişiminden sadece 3 gün önce Türkiye’den ayrılmıştı. Teşkilat, bu adamın neden bu kadar önemli olduğunu biliyordu. Erdoğan, FETÖ’nün yurt içi ve yurt dışı para transferlerini koordine eden isimlerden biriydi. Himmet adı verilen zorunlu bağışların toplanması, yurt dışına aktarılması ve orada yatırıma dönüştürülmesi tüm bu süreçlerin mimarlarından biriydi. Darbe girişiminin ardından Türkiye, örgütün finansal yapısını çökertmek için kapsamlı bir operasyon başlattı.

Kaybolan Çocuklar

1984 yılında, İstanbul’un Mısır Çarşısı’nda 7 yaşındaki Elif ve 10 yaşındaki kuzeni Meryem, bir anlık dalgınlıkla kaybolmuştu. O günden sonra, Ayten Demir’in hayatı bir kabusa dönüşmüştü. Her gün o tepeye çıkarak Elif’in sesini duyduğunu haykırıyor, ama köylüler ona deli diyordu. 24 yıl boyunca her gece saat 02:17’de aynı yere çıkıyor, “Elif, beni duyuyor musun?” diye soruyordu. Ama köylüler, onun deliliğine gülerek, “Yine başladı.” diyorlardı.

Ayten, her gece Elif’in sesini duyduğuna inanıyordu. “Anne, beni bul!” diye fısıldıyordu. O an, içindeki umut tekrar yeşermeye başladı. “Elif, ben buradayım!” diye haykırıyordu. O gün, köyde bir şeyler değişmeye başlamıştı. İnsanlar, Ayten’in cesaretini ve kararlılığını gördü. Artık ona deli demiyorlardı.

Fırtınalı Gece ve Mağara Keşfi

2005 yılının o fırtınalı gecesinde, bir grup üniversite öğrencisi Trabzon’un dağlık bölgesindeki terk edilmiş bir camiyi keşfetmeye karar verdi. Kerem, Sinem ve Ahmet, eski Osmanlı yapılarını belgelemek için bölgeye gelmişlerdi. Mağarayı keşfettiklerinde, içinden sararmış fotoğraflar ve eski eşyalar çıkan bir metal kutu buldular. Kutunun içindeki fotoğraflar, Elif ve Meryem’in kaybolduğu günlere aitti.

Kerem, “Bu, kaybolan kızlar olabilir mi?” diye sordu. Ahmet, “Evet, bu Elif ve Meryem!” dedi. O an, Elif’in sesinin hala duyulabileceğini düşündüler. “Belki de Elif, Meryem ve diğer çocuklar hala hayattadır.” dedi Sinem. Bu düşünce, onları harekete geçirdi. Hemen köye dönüp, Ayten’e haber vermeye karar verdiler.

Ayten’in Umudu ve Kayıp Kızların Hikayesi

Ayten, o gece tepeye çıktığında, Elif’in sesini duyduğunu düşündü. “Anne, ben buradayım!” dedi. O an, Elif’in hala hayatta olduğunu hissetti. “Ben seni bulacağım!” diye haykırdı. Ayten, köydeki herkesle birlikte, Elif’i bulmak için yola çıktı. Mağaraya doğru ilerlerken, içindeki umut büyüyordu.

Sonunda, o korkunç gecede kaybolan Elif, 24 yıl sonra annesiyle buluştu. Ayten, Elif’in sesini duyduğunda, “Kızım, ben buradayım!” dedi. Elif, annesinin yanına geldiğinde, gözlerinde sevgi ve özlem vardı. “Anne, seni çok özledim!” dedi. Ayten, kızıyla kucaklaştığında, 24 yıllık hasret sona ermişti.

Sonuç ve İtiraf

Ayten, Elif’i bulduktan sonra, herkesin ona olan bakış açısı değişti. Artık köydeki herkes ona saygı duyuyor, onun cesaretini takdir ediyordu. Elif’in geri dönüşü, köyde büyük bir sevinçle karşılandı. Ayten, 24 yıl boyunca kaybettiği kızı için verdiği mücadelede sonunda kazandı.

Bu hikaye, sevginin ve umudun her zaman kazanacağını gösteriyor. 24 yıl süren bir kaybın ardından, Ayten ve Elif’in yeniden bir araya gelmesi, hayatın ne kadar değerli olduğunu hatırlatıyor. Ve belki de en önemlisi, sevgi her zaman kazanır.

Sonuç

Ayten, Elif’i bulduktan sonra, herkesin ona olan bakış açısı değişti. Artık köydeki herkes ona saygı duyuyor, onun cesaretini takdir ediyordu. Elif’in geri dönüşü, köyde büyük bir sevinçle karşılandı. Ayten, 24 yıl boyunca kaybettiği kızı için verdiği mücadelede sonunda kazandı.

Bu hikaye, sevginin ve umudun her zaman kazanacağını gösteriyor. 24 yıl süren bir kaybın ardından, Ayten ve Elif’in yeniden bir araya gelmesi, hayatın ne kadar değerli olduğunu hatırlatıyor. Ve belki de en önemlisi, sevgi her zaman kazanır.

Related Posts

Our Privacy policy

https://rb.goc5.com - © 2026 News