YUNAN RADARLARI 8 DAKİKA TÜRK F-16’YI BULAMADI! 50 Metre Alçaktan Uçtu!
.
I. Giriş: Ege’de Gerilim ve Görev Emri
2023 yılı Haziran ayı. Ege Denizi üzerinde yazın sıcaklığı ve uluslararası tansiyon birlikte yükseliyor. Yunan savaş gemileri Türk hava sahasını taciz ediyor, radarlarıyla Türk uçaklarını kilitliyor, her gün yeni bir provokasyon. Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığı, Konya’daki üste kritik bir toplantı düzenliyor.
Yüzbaşı Deniz Kaya, 10 yıllık deneyimiyle Türkiye’nin en iyi F-16 pilotlarından biri. Alçak uçuş tekniklerinde uzman, Ege’de sayısız keşif ve eğitim uçuşu yapmış. Sabah brifinginde Albay Murat Ergün, Deniz’i çağırıyor. Duvarda Ege Denizi haritası, kırmızı işaretlerle Yunan savaş gemilerinin konumları belirlenmiş.
“Yüzbaşı Kaya, Yunan gemileri her gün hava sahamıza yaklaşıyor, radarlarıyla uçaklarımızı kilitliyor. Biz de onların radarlarını test etmek istiyoruz. Göreviniz: Yunan fırkateyninin radarlarını çok alçaktan uçuşla test etmek, radarlardan kaybolmak, geminin tam üstünden geçmek.”
Deniz, derin bir nefes alıyor. 50 metre yükseklik, deniz seviyesinden sadece bir apartman boyu. Bir hata ölüm demek. Ama görevi kabul ediyor:
“Anlaşıldı komutanım.”

II. Hazırlık: Korku ve Kararlılık
Haziran 2 gecesi, Deniz evinde oturuyor. Yarınki uçuşu düşünüyor. Zihninde uçuşun her anını canlandırıyor: F-16’nın kumanda kolunu nasıl tutacak, yüksekliği nasıl koruyacak, radardan nasıl kaybolacak? Sabaha kadar uyuyamıyor.
Sabah 6. Konya Hava Üssü. Deniz uçuş kıyafetini giyiyor, kaskını takıyor, pistteki F-16’ya doğru yürüyor. Teknisyenler son kontrolleri yapıyor: Yakıt dolu, silahlar yüklü, radar sistemi çalışıyor. Her şey hazır.
Deniz kokpite tırmanıyor, kemerini bağlıyor, sistemleri kontrol ediyor. Kulaklığında Albay Murat’ın sesi:
“Yüzbaşım, Yunan fırkateyninin konumunu ileteceğiz. Oraya ulaştığınızda alçalacaksınız, radarlardan kaybolacaksınız. Başarılar.”
Deniz motoru çalıştırıyor. Güçlü turbofan motorları gürlüyor. F-16 piste hızlanıyor ve havalanıyor.
III. Ege’de Hayalet Uçuşun Başlangıcı
Sabah 7. Ege Denizi üzerinde. Deniz, F-16’yı önce 3.000 metre yükseklikte uçuruyor. Altında masmavi Ege Denizi, radarında Yunan fırkateyninin konumu beliriyor. Kulaklığında Ayşe Yıldız’ın sesi:
“Yüzbaşım, Yunan fırkateyni 10 kilometre önünüzde. Türk hava sahasının sınırında, radarları aktif, sizi izliyorlar.”
“Anlaşıldı. Alçalmaya başlıyorum.”
Deniz kumanda kolunu öne itiyor. F-16 burnu aşağı eğiliyor, hızla alçalmaya başlıyor. 3.000 metreden 2.000’e, 2.000’den 1.000’e, 1.000’den 500’e, 500’den 100’e. Yükseklik göstergesi hızla düşüyor. Sonunda 50 metre.
Deniz kumanda kolunu hafifçe geri çekiyor, F-16 yatay konuma geliyor. Artık deniz seviyesinden sadece 50 metre yukarıda. Altında dalgalar, beyaz köpükler, masmavi su. Bir hata yapsa denize çakılacak ama yapmıyor.
IV. Radarlar Kaybediyor, Yunan Tarafında Panik
Ayşe, Konya üssünde radar odasında oturuyor. Ekranda Deniz’in F-16’sı çok zayıf bir nokta olarak görünüyor.
“Yüzbaşım, radarımızda sizi zor görüyoruz. Çok alçaksınız. Yunan radarları muhtemelen sizi kaybetti.”
Deniz gülümsüyor. Tam istedikleri bu.
Yunan fırkateyninde komutan Stefanos Papadopulos komuta köprüsünde. Radar operatörüne soruyor:
“Türk uçağı nerede?”
“Komutanım, kaybettik. Az önce radarımızdaydı ama şimdi yok.”
“Nasıl yani? Yok. Bir uçak radardan kaybolmaz!”
“Bilmiyorum komutanım. Ekranda görmüyorum.”
“Bulun onu hemen!”
Deniz, F-16’yı 50 metre yükseklikte uçurmaya devam ediyor, Yunan fırkateynine doğru ilerliyor. Radarında geminin konumunu görüyor. 5 kilometre, 4, 3…
Ayşe’nin sesi:
“Yüzbaşım, Yunan gemisine çok yaklaştınız. 2 kilometre kaldı.”
“Görüyorum. Devam ediyorum.”
Bir kilometre kala Deniz gözleriyle ufku tarıyor ve Yunan fırkateynini görüyor. Gri savaş gemisi, güvertede askerler, radarlar dönüyor. Ama onlar Deniz’i görmüyor. Çünkü o çok alçakta.
V. Geminin Üstünden Geçiş: Şok ve Zafer
Deniz F-16’yı geminin tam üstüne yönlendiriyor. Yunan fırkateyninde bir asker güvertede duruyor. Aniden gökyüzüne bakıyor, güçlü bir jet motoru sesi duyulmuş. Yukarıya baktığında donup kalıyor. Bir F-16 tam kafasının üstünden geçiyor. Sadece 50 metre yükseklikte. Türk bayrağı görünüyor. O kadar yakın ki pilotun kaskı bile seçilebiliyor.
Bağırıyor:
“Türk uçağı tam üstümüzde!”
Ama çok geç. F-16 geminin üstünden geçmiş ve uzaklaşmış.
Komutan Stefanos şoke oluyor.
“Nasıl olur? Radarlarımız neden görmedi?”
Radar operatörü: “Çok alçaktan uçuyor. Radarlarımız deniz yüzeyine bu kadar yakın hedefleri görmüyor.”
Stefanos telsizi eline alıyor, Yunan Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nı arıyor:
“Türk uçağı gemimizin üstünden geçti. Radarlarımız onu görmedi. Acil müdahale istiyoruz.”
VI. Türk Pilotun Dönüşü ve Yunan Tarafında Alarm
Deniz, Yunan gemisinin üstünden geçtikten sonra F-16’yı yavaşça yükseltiyor. 100 metreden 200’e, 200’den 500’e, 500’den 1.000’e. Ayşe’nin sesi:
“Yüzbaşım, Yunan radarları sizi tekrar gördü. Yunan hava kuvvetleri alarm verdi. 2 F-16 havalandı.”
Deniz sakin:
“Türk hava sahasına dönüyorum. Görev tamamlandı.”
15 dakika sonra Deniz Türk hava sahasına giriyor. Yunan uçakları sınırda kalıyor, takip edemiyorlar. Deniz Konya hava üssüne iniyor. Kokpitten çıkıyor, teknisyenler alkışlıyor. Albay Murat gülümseyerek elini sıkıyor:
“Mükemmel iş yüzbaşı. 8 dakika boyunca radarlardan kayboldunuz. Yunan gemisinin tam üstünden geçtiniz. Onlar hiçbir şey görmedi. Radarlarının zayıf noktasını bulduk.”
Deniz alçak gönüllü:
“Görevimi yaptım komutanım.”
VII. Diplomasi ve Stratejik Sonuçlar
Haziran 4. Atina, Yunanistan Dışişleri Bakanlığı. Yunanistan Türkiye’ye diplomatik nota veriyor:
“Türk savaş uçağı Ege Denizi’nde savaş gemimizin üstünden tehlikeli alçak uçuş yaptı. Bu provokasyondur. Kabul edilemez.”
Türkiye soğukkanlı cevap veriyor:
“Türk uçağı kendi hava sahamızda rutin eğitim uçuşu yaptı. Hiçbir uluslararası kurala aykırı hareket edilmedi.”
Ama gerçek başka. Türk Hava Kuvvetleri Yunan radarlarının zayıf noktasını öğrenmişti. 50 metre yükseklikte uçan uçakları göremiyorlardı. Bu bilgi Türkiye’nin Ege’deki stratejik avantajını artırıyor.
VIII. Brifing ve Analiz
Haziran 5. Konya Hava Üssü Brifing Odası. Albay Murat pilotlara sunum yapıyor. Duvarda Yunan radarlarının analizi.
“Yüzbaşı Kaya’nın uçuşu bize çok değerli bilgiler verdi. Yunan fırkateynlerinin radarları deniz seviyesinden 50 metre yükseklikteki hedefleri göremiyorlar. Deniz yüzeyi radarları karıştırıyor. Bu bizim için büyük avantaj. Bundan sonra Ege’deki operasyonlarımızda bu bilgiyi kullanacağız.”
Pilotlar not alıyor. Deniz arkada oturuyor, dinliyor. Görev başarılı.
IX. Yunan Tarafında Kriz ve Reform
Yunan Hava Kuvvetleri ve Deniz Kuvvetleri, radar sistemlerinin deniz seviyesine yakın hedefleri görememesinin nedenlerini araştırıyor. Atina’da askeri kurmaylar alarmda. Radar operatörleri, “Türk uçağı radardan kayboldu, geminin üstünden geçti,” diyor.
Yunanistan radar sistemlerini güncellemek, yeni teknoloji arayışına girmek zorunda kalıyor. Fırkateyn komutanı Stefanos Papadopulos, “Bir daha böyle bir şey yaşanmayacak,” diyor ama herkes biliyor: Türk pilotlarının yeteneği ve cesareti, teknolojinin sınırlarını zorluyor.
X. Pilotun Psikolojisi ve Ekip Dinamikleri
Deniz, uçuş sonrası yalnızca başarıyı değil, yaşadığı gerilimi de düşünüyor. 50 metre yükseklikte, Ege’nin dalgaları üzerinde, bir hata ölüm demekti. Ekipteki Ayşe radar odasında, “Deniz’in noktasını ekranda zor gördüm. O kadar alçaktı ki neredeyse kaybolmuştu,” diyor.
Teknisyenler, uçuşun teknik detaylarını inceliyor. Diğer pilotlar, Deniz’in başarısını konuşuyor: “Gerçek hayalet uçuş buydu. 8 dakika boyunca Yunan radarları onu bulamadı.”
XI. Epilog: Ege’de Hayaletin İzleri
Bir hafta sonra, Ege’de yeni bir tatbikat başlıyor. Türk pilotları, Deniz’in uçuşundan öğrendikleri teknikleri kullanıyor. Yunan gemileri daha dikkatli, radarlar daha hassas ama Türk F-16’ları yine alçak uçuşta hayalet gibi kayboluyor.
Deniz, yeni bir uçuşa hazırlanırken, kokpitte bir an denizin üstüne bakıyor. “Her şey bir saniyede değişebilir,” diyor kendi kendine. Ama görev bilinci, eğitim ve teknik üstünlük sayesinde, Ege’de Türk pilotları her zaman bir adım önde.