1140 Türk Askerine 4 Tabur Saldırdı!  Vegas Tepesi 5 Kez El Değişti !

Vegas Tepesi Muharebesi: 1953 Kore Savaşı’nın Son Kanlı Destanı

1. Bölüm: Nevada Kompleksi ve Kumar Masası

1953 yılının ilkbaharı, Kore Yarımadası için sadece mevsimsel bir dönüş değil, aynı zamanda üç yıldır süren kanlı bir savaşın kader anıydı. Savaşın üçüncü yılı dolarken cephe hatları 38. Paralel boyunca adeta donmuştu. Ancak bu durgunluk, bir barışın değil, daha büyük bir fırtınanın habercisiydi. Panmunjom kasabasında barış görüşmeleri sürüyordu; fakat diplomatların masada oturduğu her saniye, askerler cephede daha güçlü bir koz elde etmek için can veriyordu.

Bu stratejik satranç tahtasının en kritik noktalarından biri “Nevada Kompleksi” olarak adlandırılan bir dizi tepeydi: Vegas, Carson, Elco ve Reno. İsimleri bir Amerikan subayı tarafından verilmişti; çünkü bu tepeleri tutmak gerçek bir kumardı. Ana savunma hattının önünde yer alan bu tepeler, erken uyarı noktası görevi görüyordu. Vegas, bu tepelerin en yükseğiydi ve buradan tüm bölge kontrol edilebiliyordu. Mart 1953’te Reno Tepesi Çinlilerin eline geçmişti ve bu, yaklaşan cehennemin ilk kıvılcımıydı.

2. Bölüm: Deniz Piyadelerinin Direnişi ve Çelik Yağmuru

26 Mart 1953 gecesi, Amerikan Deniz Piyadeleri için unutulmaz bir sınav başladı. Yarbay John Williams, birkaç gün öncesinden günlüğüne “Önümüzdeki iki gece içinde cehennem kopacak” diye yazmıştı. Yanılmamıştı. Çin Halk Kurtuluş Ordusu, 3.500 askeriyle bu tepelere yüklendi. Deniz piyadeleri 31’e 1 oranında azınlıktaydı.

Beş gün beş gece süren çatışmalarda topçu ateşi o kadar yoğundu ki, siperler çökmüş, tepe çıplak bir toprak yığınına dönmüştü. Deniz piyadeleri Vegas Tepesi’ni geri almak için süngülerini takmış, marşlar söyleyerek ölüme yürümüşlerdi. Mart ayı sonunda Vegas hala Amerikan elindeydi ama bedeli 1.015 kayıptı. Bu rakam, bölgedeki tümenin gücünün %70’ine tekabül ediyordu. Çin kayıpları ise 5.000’e yaklaşıyordu. Toprak artık sadece barut değil, kan kokuyordu.

3. Bölüm: Türk Tugayı Sahnede

Mayıs 1953’te Amerikan Deniz Piyadeleri tümeni yorulmuş ve büyük kayıplar vermişti. General Samuel Williams, bölgeyi inceledikten sonra stratejik bir karar verdi: Nevada Kompleksi’nin savunması Türk Tugayı’na devredilecekti. Türk Tugayı, Kore’de iki buçuk yıldır savaşıyordu ve “Kunuri” ile “Kumyangjang-ni” zaferleriyle efsaneleşmişti. Ancak 3. Rotasyon Türk askerleri henüz bu büyüklükte bir imtihanla karşılaşmamıştı.

5 Mayıs’ta Tuğgeneral Sırrı Acar komutayı devraldı. Vegas Tepesi’nde 140 Türk askeri mevzilenmişti. Carson’da 44, Elco’da ise sadece 33 asker bekliyordu. Herkes biliyordu ki Çinliler, barış masasında ellerini güçlendirmek için bu tepeleri ne pahasına olursa olsun almak isteyeceklerdi. 25 Mayıs’ta Çin topçusu sessizliği bozdu. Önce tek tek gelen mermiler, ardından binlerce mermilik bir kasırgaya dönüştü.

4. Bölüm: 28 Mayıs Gecesi ve İlk Dalga

28 Mayıs akşamı karanlık çöktüğünde, Çin topçusu Vegas, Carson ve Elco üzerine ölüm yağdırmaya başladı. Toprak sarsılıyor, sığınaklar askerlerin üzerine çöküyordu. Yarım saat süren bu hazırlık ateşinden sonra bir sessizlik oldu. Türk askerleri M1 Garand tüfeklerinin şarjörlerini kontrol ettiler; çünkü sessizlik, süngülerin konuşma vaktinin geldiği anlamına geliyordu.

Çin 120. Tümeni, dört taburuyla ileri atıldı. İki tabun doğrudan Vegas’a yönelmişti. Türk makineli tüfekçileri, M19 Browning tüfekleriyle Çin saflarını biçmeye başladı. Ancak Çinliler “insan dalgası” taktiğiyle geliyorlardı; düşen her askerin yerini beş yenisi alıyordu. Türk askerleri el bombalarını zincirleme kullanarak saldırıyı ilk etapta durdurmayı başardı. Ancak bu, sadece başlangıçtı.

5. Bölüm: Soğuk Çelik ve “Allah Allah” Nidaları

29 Mayıs sabahı, Vegas Tepesi dumanlar içindeydi. Çinliler tepenin bir kısmına tutunmayı başarmıştı. Mühimmat tükenmek üzereydi, tüfeklerin namluları ateş etmekten kızarmıştı. Tuğgeneral Acar, son rezervlerini devreye soktu. Türk askerleri süngülerini taktı. O an, modern savaş tarihinin en nadir sahnelerinden biri yaşandı.

Türk müfrezeleri, “Allah Allah!” nidalarıyla tepenin zirvesine doğru koşmaya başladılar. Amerikan resmi raporları o anı şu cümleyle özetler: “Türkler, Vegas’ı soğuk çelikle temizledi.” Soğuk çelik, süngü demekti. Türk askeri, merminin yetmediği yerde bileğini ve süngüsünü kullanarak tepeyi düşmandan geri aldı. Çatışma o kadar yakındı ki, askerler tüfek dipçikleriyle, hatta elleriyle boğuşuyorlardı.

6. Bölüm: Beş Kez El Değiştiren Tepe

Muharebe boyunca Vegas Tepesi tam beş kez el değiştirdi. Her seferinde Çinliler yeni takviyelerle geliyor, Türkler ise süngü hücumlarıyla onları aşağı itiyordu. Carson Tepesi’nde durum daha trajikti. Oradaki küçük Türk birliği, devasa Çin taburlarına karşı son mermisine kadar direnmiş ama sonunda şehit düşmüştü.

Elco’da ise çatışma 28 saat aralıksız sürdü. Türkler ve takviye gelen Amerikan birlikleri, tepenin yamacında bir ateş duvarı örmüştü. Ancak Çinliler kararlıydı; binlerce canı feda ederek ilerlemeye devam ediyorlardı. Vegas Tepesi’nde sağ kalan Türk askerlerinin sayısı 40’a kadar düşmüştü. Hepsi yaralıydı, hepsi yorgundu ama hiçbiri mevzisini terk etmiyordu.

7. Bölüm: Onurlu Geri Çekilme ve Ateşkes

29 Mayıs öğleden sonra, General Williams ve Kolordu Komutanı General Clark durumu değerlendirdi. Vegas’taki 40 Türk askerinin binlerce Çinliye karşı daha fazla direnmesi askeri bir mantığa sığmıyordu. Tepelerin stratejik değeri, verilen can kayıplarının önüne geçmişti. Akşam karanlığında acı bir emir geldi: Vegas ve Elco tahliye edilecekti.

Türk askerleri, şehitlerini ve yaralılarını omuzlarında taşıyarak, mühimmatlarını toplayarak ana savunma hattına çekildiler. Çinliler Vegas’ı almıştı ama bu zafer onlara 3.000 askere mal olmuştu. Türk Tugayı ise 151 şehit ve 239 yaralı vermişti. İki ay sonra, 27 Temmuz 1953’te Panmunjom’da ateşkes imzalandı. Vegas Tepesi, askerden arındırılmış bölgede (DMZ) kaldı. Savaş bittiğinde, o tepede dökülen her damla kan, bugün Güney Kore’nin sahip olduğu özgürlüğün temeli olmuştu.

8. Bölüm: Sonsuz Hatıra

Bugün, Busan’daki Birleşmiş Milletler Anıt Mezarlığı’nda Mehmetler, Aliler ve Hasanlar yan yana yatıyor. Mezar taşlarındaki 1953 tarihi, Vegas Tepesi’nin o dumanlı günlerini hatırlatıyor. Vegas’ta savaşan Türk askeri dünyaya şunu kanıtlamıştı: Sayıca üstünlük her zaman kazanmak demek değildir; bir avuç kararlı insan, koca bir orduyu durdurabilir.

Vegas Tepesi bugün sessizdir. Rüzgar tepenin üzerinde eserken, toprak altında yatan binlerce isimsiz kahramanın hikayesini fısıldar. Koreliler için o tepe, Türklerin şerefle savaştığı bir kutsal topraktır. Türk milleti için ise Vegas, vatanından binlerce kilometre uzakta yazılmış bir yiğitlik destanıdır.

SON.