Yunan Amiral Türk Fırkateynini Alay Konusu Yaptı! 🌊 NATO Tatbikatında ŞOK YAŞADI! 🇹🇷
.
.
Ege’nin Sessiz Galibi: TCG Kınalıada ve Poseidon Dersleri
Bölüm 1: Dürbünün Ucundaki Küçümseme
19 Mayıs 2023 sabahı, Ege Denizi’nin serin suları henüz güneşin ilk ışıklarıyla parlamaya başlamıştı. Yunan Deniz Kuvvetleri’ne ait Hydra sınıfı bir fırkateynin köprü üstünde Amiral Konstantinos Petrakis, elindeki yüksek çözünürlüklü dürbünü yaklaşık 500 metre ötede süzülen Türk gemisine çevirdi. Gördüğü gemi, Türkiye Cumhuriyeti’nin yerli üretim gururu olan Ada sınıfı korvetlerden TCG Kınalıada’ydı.
Petrakis, yanındaki genç subaylara dönerek alaycı bir gülümsemeyle konuştu: “Şu Türk gemisine bakın. Boyu bizim fırkateynin yarısı kadar. Radarları yavaş, gövdesi eski raporlara göre zayıf. Bu tatbikatta sadece kalabalık edecekler.”
Amiral Petrakis, 1965 yılında Pire’de doğmuş, hayatını denize ve Türk donanmasını küçümsemeye adamıştı. Ona göre Türk donanması, teknolojik olarak 10 yıl geride kalmış bir güçtü. Ancak o an bilmediği bir şey vardı: TCG Kınalıada, son üç yılda Aselsan ve Havelsan’ın geliştirdiği gizli modernizasyon paketleriyle donatılmıştı. Geminin içinde sessiz ama ölümcül bir güç yatıyordu.
Bölüm 2: Poseidon Tatbikatı ve İlk Sınav
NATO’nun yıllık Poseidon Deniz Tatbikatı, 14 ülkenin katılımıyla Doğu Akdeniz’de başlamıştı. İlk senaryo: Düşman Denizaltı Tespiti ve Takibi.
Denizin 600 metre derinliğinde hareket eden, gürültü seviyesi minimize edilmiş bir simülasyon hedefi bulunacaktı. Yunan gemisi, Fransız yapımı en yeni aktif sonar sistemlerini devreye soktu. Petrakis, “Beş dakikaya buluruz,” diyerek kahvesinden bir yudum aldı.

Ancak TCG Kınalıada’nın köprü üstünde durum farklıydı. Yüzbaşı Murat Korkmaz, 17 yıllık tecrübesiyle ekibine emir verdi: “Aktif sonarı açmayın. Sadece pasif dinleme moduna geçin. Rakibin ses dalgalarını kullanacağız.”
Üsteğmen Cem Arslan, kulaklıklarındaki frekans kaymalarını dikkatle izliyordu. Yunan gemisi denizi döven güçlü sonar dalgaları yayarken, Kınalıada bir hayalet gibi bekliyordu. Aniden Cem’in gözleri parladı: “Komutanım, Yunan gemisinin sonar dalgaları bir cisme çarpıp geri dönüyor. Hedef tam altımızda, 600 metrede!”
Tatbikatın başlamasından sadece 12 dakika 18 saniye geçmişti. TCG Kınalıada, Amerikan komuta gemisine kodları gönderdi. Amerikan Amiral şaşkınlık içindeydi: “TCG Kınalıada, ilk tespit size ait. Tebrikler.”
Bölüm 3: Elektronik Harp ve Görünmezlik
Öğleden sonraki senaryo daha zordu: Hava Savunma ve Elektronik Harp. Amerikan F-18’leri gemilere sahte saldırılar düzenleyecekti.
Petrakis, bu sefer hata istemiyordu. “Tüm radarları açın, Türk gemisinin bizi engellemesine izin vermeyin!” diye bağırdı. Ancak Kınalıada’nın elektronik harp subayı Deniz Şahin, elindeki konsolda bir dizi algoritmayı devreye soktu. Türk yapımı yeni nesil karıştırma sistemleri, Yunan radarlarına sahte hedefler göndermeye başladı.
Yunan fırkateyninin ekranında bir anda on beş tane F-18 belirdi. “Hangisi gerçek?” diye bağırdı operatör. Petrakis şok içindeydi. Kendi radar sistemi ona ihanet ediyordu. O sırada TCG Kınalıada, hedefleri tek tek kilitlemiş ve sanal füzelerini çoktan ateşlemişti. Skor tablosu netti: Türkiye: 3, Yunanistan: 0.
Bölüm 4: Gecenin Karanlığında Saygı
Tatbikatın üçüncü gününde, gece operasyonu sırasında beklenmedik bir şey oldu. Amiral Petrakis, köprü üstünde tek başına otururken TCG Kınalıada’ya bir telsiz mesajı gönderdi.
“TCG Kınalıada, burası Amiral Petrakis. Yüzbaşı Korkmaz ile görüşmek istiyorum.”
Korkmaz telsizi devraldı. Petrakis’in sesi bu kez alaycı değil, yorgun ve dürüsttü: “Yüzbaşı… Kariyerim boyunca Türk donanmasını bir gölge gibi gördüm. Ama bugün gölgenin biz olduğumuzu anladım. Ekibinin profesyonelliği ve sistemlerinizin hızı karşısında özür dilerim. Bu bir şans değil, bu bir ustalık.”
Korkmaz, sakin bir sesle cevap verdi: “Amiral, denizde dalgalar herkes için aynıdır. Biz sadece dersimize iyi çalıştık. Saygı karşılıklıdır.”
Bölüm 5: Sonuç ve Yeni Bir Dönem
Tatbikat sona erdiğinde, TCG Kınalıada tüm kategorilerde birinci ilan edildi. NATO arşivlerine “Mükemmel İcra” notuyla kaydedildi. Yunanistan ise bu ağır yenilginin ardından eğitim programlarını tamamen değiştirmek zorunda kaldı.
Petrakis emekli olmadan önce yazdığı son raporda şu cümleyi kullandı: “Rakibini küçümsemek, kendi sonunu hazırlamaktır. Türkler artık sadece komşumuz değil, denizde aşılması gereken bir standarttır.”
Ege’nin suları hala aynı ritimle kıyıya vuruyordu, ancak o günden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Küçümsemenin yerini, derin bir sessizlik ve kazanılmış bir saygı almıştı.