Bu Türk Subay Çalınan Sistemi Kurtardı Ama Kimse Bilmiyor! 😱 Operasyon Kızıl Kurt !

Bu Türk Subay Çalınan Sistemi Kurtardı Ama Kimse Bilmiyor! 😱 Operasyon Kızıl Kurt !

.
.

Part 1: Kızıl Kurt Operasyonu – Gölgenin Peşinde

Sınır Ötesinde Bir Görev Başlıyor

Kasım ayının dondurucu bir gecesi, Sudan çölünde, yıllardır kimsenin uğramadığı harabe bir askeri tesisin karanlık koridorlarında Yüzbaşı Deniz Kartal sessizce ilerliyordu. Güneş henüz batmamıştı ve sıcaklık 42 dereceyi gösteriyordu. Çölün acımasız sıcaklığında, Yüzbaşı Kartal’ın metalin ve küfün keskin kokusu ciğerlerine dolarken, kulaklığından gelen ses gecenin sessizliğini bozdu.

“Kartal, dinle. Termal taramalar içeride 47 hareketli hedef tespit etti. Ana görevin belli. Çalınan veri sistemini bulup güvene almak zorundasın. Eğer o sistem aktif hale gelirse, ülkemizin tüm kritik altyapıları, enerji santralleri, barajlar, finans merkezleri hepsi büyük bir siber saldırı tehdidi altında kalacak. Başarısız olma lüksümüz yok.”

Yüzbaşı Kartal, bir an için durakladı. Zorlu bir görevdi, ancak o her zaman zorluklara alışmıştı. Yıllarca farklı ülkelerde savaş bölgelerinde görev yapmış, tecrübeli bir subaydı. “Emredersiniz komutanım.” dedi, derin bir nefes alarak, görevinin önemini bir kez daha hatırlayarak ilerlemeye devam etti.

Bu operasyon, Türk İstihbarat Teşkilatı (MIT) için kritik bir andı. Çalınan KızılSIS (Kızıl Sistem) adlı yeni şifreleme ve sızma teknolojisi, FETÖ terör örgütünün eline geçmişti ve bu sistem, Türkiye’nin en önemli altyapılarına sızmak için kullanılabilirdi. Sistem, güvenlik duvarlarını aşabilen ve hiçbir yerde tespit edilemeyen bir teknolojiye sahipti. Ve şu an o teknoloji, suçluların elindeydi.

Ankara’daki Kriz Toplantısı

İstihbarat merkezindeki odada gergin bir hava hakimdi. Dr. Murat Aksoy, ülkenin en zekî bilim insanlarından biriydi ve KızılSIS’in yaratıcısıydı. Ancak şimdilerde o da sistemin çalınmasından dolayı suçlu hissediyordu. “6 ay önce tamamladığım KızılSIS projesi, bildiğiniz gibi dünyanın en gelişmiş şifreleme ve sızma teknolojisini barındırıyor. Bir hayalet gibi en korunaklı ağlara bile sızabilir. Ancak çalındı.” dedi Dr. Aksoy, titreyen bir sesle.

“Sistem yanlış ellere geçti,” diye ekledi, yüzü gergindi. “Eğer bu sistemi çözüp kullanmayı başarabilirlerse, ülkemizin elektrik şebekelerini çökertebilir, bankacılık sistemini kilitleyebilir, ulaşımı durdurabilirler. Bu dijital bir kıyamet senaryosu olur.”

Toplantı odasında sessizlik çökmüş, herkes nefesini tutmuştu. Selim Tuncer, İstihbarat Koordinatörü, “Cemal Aktaş, bizim 15 yıllık güvenilir çalışanımız, kumar borçları yüzünden batağa saplanmış ve KızılSIS’in prototipini uluslararası bir suç çetesine satmış.” dedi.

“Cemal Aktaş mı?” diye haykırdı Yüzbaşı Deniz Kartal, bir an için şok geçirdi. “Olamaz. Ben onu tanıyorum, yıllarca birlikte çalıştık. Aile gibiydik.”

Selim Tuncer başını salladı ve soğukkanlı bir şekilde konuştu. “İhanetin en acısı budur, Yüzbaşı. Ama bir avantajımız var. Sistemi çalıştırmak için gereken tek kullanımlık aktivasyon kodu sadece Dr. Aksoy’da. Aktaş 3 gün önce bizimle temasa geçti. Sistemi imha etmekle tehdit edip aktivasyon kodu karşılığında tam 50 milyon dolar istedi. Ama biz pazarlık yapmayacağız. O sistemi biz geri alacağız.”

Zorlu Görev: Gölge Ekibi Hazırlıkta

Teşkilat, hızla harekete geçerek Yüzbaşı Deniz Kartal’ı liderliğinde bir gölge ekibi oluşturdu. Ekip, alanlarının en iyilerinden oluşuyordu. İletişim ve strateji uzmanı Barış, siber güvenlik dehası Ayin, yakın dövüş ustası Cem, teknoloji ve analiz uzmanı Elif ve Dr. Murat Aksoy görevdeydi. Yüzbaşı Deniz Kartal, bu görevde liderliği üstlenecek ve KızılSIS sistemini geri alacaklardı. Ama bu sıradan bir operasyon değildi. Her adım, her hareket, en ince ayrıntısına kadar hesaplanmıştı.

“Sınır ötesindeki terk edilmiş tesise sızmak, KızılSIS sistemini geri almak ve Cemal Aktaş’ı canlı yakalamak,” dedi Yüzbaşı Kartal, ekibini son bir kez bilgilendirirken.

Operasyonun hedefi, sistemin çalındığı yer olan Sudan’a sızmaktı. Gölge ekibi helikopterle Sudan’a doğru yola çıkarken, her bir üye, yolculuklarının zorlukları hakkında son bir hatırlatma yapıyordu.

Tuzak: Çölün Derinliklerinde

Gecenin ilerleyen saatlerinde, gölge ekibi, sessizce Sudan çölünün derinliklerine doğru ilerliyordu. Helikopterin pervanelerinin sesinden sonra, ekip iplerle aşağıya doğru inmeye başladı. Aylin, mini drone’u ile hızlı bir keşif yaptı. Kulaklıklarındaki sesle ekibini uyardı. “Deniz, içerideki hareketlilik beklenenden çok fazla. Termal izler en az 50 kişiyi gösteriyor. Dikkatli olun.”

Aylin, ekibin ilk başarısını gerçekleştirmişti. Sistemin ilkel güvenlik sistemlerini devre dışı bıraktı ve ekip hareket etmeye başladı. Ancak işler bekledikleri gibi gitmedi. Her şey, en kritik noktada ters gitmişti. “Tuzak!” diye bağırdı Yüzbaşı Kartal. “Her yönden gölgeler belirdi.” O anda, silahlı adamlar, ellerinde otomatik tüfeklerle üzerlerine ateş etmeye başladılar. Ekip, anında pozisyon alarak karşılık verdi.

Ekip, planlarını devreye sokarak alt kata inmeye başladı. Savaş, her an ölümcül olabilirken, tim üyeleri birbirlerine güvenerek hareket ettiler. Barış ve Cem, önden giderek yolu açarken, Aylin ve Elif arkalarını kolluyordu.

Sistem ve Cemal Aktaş’ın İhaneti

Sonunda, paslı ve ağır çelik kapının önüne geldiler. Barış, omzuyla kapıya yüklendi ama kapı milim oynamadı. Cem’in yardımıyla, kapıyı devasa bir şekilde aralamayı başardılar. İçeri girdiklerinde karşılarına çıkan manzara, hepsini şok etti. O geniş odanın ortasında Cemal Aktaş duruyordu, elinde bir uzaktan kumanda tutuyordu ve yanında KızılSIS’in bulunduğu metal çanta vardı.

Fakat en şok edici olan, Aktaş’ın yanında duran kişiydi. Dr. Murat Aksoy, kendi geçmişinden bir hayalet gibi karşılarındaydı. “Yardım edin, beni buraya zorla getirdiler. Ailemi tehdit ediyorlar,” diye bağırdı Dr. Aksoy, panikle.

Ama Cemal Aktaş, alaycı bir kahkaha atarak, “Yalan söylüyor. Bu işi başından beri planlayan o. KızılSIS’i satma fikrini bana akıl veren de o.”

Yusuf Kaya’nın da gözleri yaşarmıştı. Cemal Aktaş’la yüzleşmesi, sadece bireysel bir ihanet değil, tüm teşkilatın karşılaştığı bir tehditti. Fakat Yüzbaşı Kartal, bu kaos ortamında bile soğukkanlılığını koruyarak, zaman kazanmaya çalışıyordu.

Son Hamle: Zaman Kazanmak ve Sistem Kurtarmak

Yüzbaşı Kartal, Cemal Aktaş’ın gözlerinin içine bakarak, “Tamam Cemal, sakin ol. Seni dinliyorum. Anlat bana.” dedi. Bu sırada, Elif, gizlice tabletini çıkararak, çantadaki sistemin kablosuz ağına sızmaya çalışıyordu.

Birkaç gergin dakika geçti. Elif’in parmakları hızla klavyede dans ederken, “Kopyaladım. Veri bende,” diye fısıldadı. Bu söz, operasyonun seyrini değiştiren anahtar cümleydi.

“Şimdi!” diye bağırdı Yüzbaşı Kartal. “Ayin, anında iki duman bombasını odanın ortasına fırlat.” Görüş mesafesi sıfıra inerken, tüm ortam bir anda kaosa dönüştü.

Cem, fırsatını bulup Aktaş’ı etkisiz hale getirdi. Aynı anda, Barış metal çantayı kaparak çıkışa yöneldi. Ekip, önceden planladıkları gibi, binanın altındaki eski bakım tünellerine daldı. Dar ve karanlık tünellerde hızla ilerleyerek, tesisten uzaklaştılar.

Geriye Dönüş: Başarı ve Bilanço

Birkaç kilometre ötede onları bekleyen helikoptere ulaştılar ve hızla güvenli bölgeye doğru havalandılar. Helikopterin içinde herkes derin bir nefes aldı. Görev başarıyla tamamlanmıştı, ancak Elif’in tabletinin ekranında bir mesaj belirdi.

“Tebrikler Yüzbaşı Kartal. Güzel bir gösteriydi ama unutma, bu sadece ilk perde. Oyun daha yeni başlıyor. İmza: Şahin.”

Ekipteki herkesin kanı dondu. “Şahin?” Bu, Cemal Aktaş’ın temas kurduğu suç çetesinin liderinin kod adıydı. Şahin, FETÖ’nün içindeki en karanlık güçlerin lideriydi.


Bölüm 2: Şahin’in Peşinde ve Gizli Ağın Çözülmesi

Sonuç: Daha Büyük Bir Oyun Başlıyor

Sudan’daki karanlık ve terkedilmiş köşelerdeki operasyon sona ermişti. Yüzbaşı Deniz Kartal ve ekibi, çalınan KızılSIS sistemini başarıyla geri alarak, Teşkilat için tarihindeki en kritik bilgi parçasını elde etmişti. Ancak, operasyon henüz bitmemişti. Cemal Aktaş adındaki güvenilir bir ajan, FETÖ terör örgütü ile olan bağlantıları nedeniyle Teşkilat’ı kandırmıştı. Aktaş’ın ihaneti, Şahin adında derinlerde saklanan daha büyük bir tehdidi açığa çıkarmıştı.

Elif’in tabletinden gelen “Kopyaladım. Veri bende,” sözleriyle her şey değişti. Görev, sadece KızılSIS’in geri alınmasından ibaret değildi; Şahin‘in kimliği, Teşkilat için gerçek hedef haline gelmişti. Şahin’in kimliği hala belirsizdi, ama Teşkilat’ın her geçen gün onun izini sürmeye devam etmesi gerekiyordu.

Dr. Murat Aksoy tarafından yapılan kritik açıklama, bir başka yüzleşmeye zemin hazırlamıştı. Elif’in tabletinde beliren mesajda “Tebrikler Yüzbaşı Kartal. Güzel bir gösteriydi ama unutma, bu sadece ilk perde. Oyun daha yeni başlıyor. İmza: Şahin.” yazıyordu. Şahin her an takipteydi ve onlarla oynuyor gibiydi. Şahin, FETÖ‘nün içindeki en büyük tehlikeli isimdi ve onu bulmak Teşkilat için bir son değil, yeni bir başlangıçtı.

Bulmacanın Parçaları: Şahin Kimdir?

Ankara’daki güvenli odada Teşkilat üyeleri, şifreli mesajı dikkatle analiz ediyordu. Şahin, tüm operasyonun merkezinde yer alıyordu. Onu bulmak, FETÖ’nün Avrupa’daki en gizli yapılanmasının çözüleceği anlamına geliyordu. Şahin yıllardır Teşkilat’ın radarında gizli bir gölge gibi kalmıştı. Hedef, ona ulaşmak, onu alt etmekti. Bu, sadece Teşkilat’ın başarısı değil, Türkiye’nin güvenliği için de çok önemliydi.

“Bu sadece bir başlangıç,” dedi Selim Tuncer, İstihbarat Koordinatörü. “Birçok ülkede aktif olan bu adamı bulmak için daha çok çalışmalıyız. Türkiye, Almanya, hatta hükümetin içinde. Ama onu doğrudan teşhis etmek çok zor. Şu anda Şahin bizi izliyor. Onu kaybetmemeliyiz.”

Ekip, Şahin‘in sızdığı FETÖ yapılanmasındaki önemli unsurları bulmak için tüm enerjilerini bu hedefe yönlendirdi. Ancak bu, kolay bir iş olmayacaktı. Şahin, tıpkı bir hayalet gibi, hiçbir iz bırakmadan hareket ediyordu. Teşkilat’ın ajanları, Cemal Aktaş’ın her hareketini inceledi, fakat Şahin’e dair hiçbir ipucu bulamadılar.

“Onu bulmamız için farklı bir yöntem denemeliyiz,” dedi Yüzbaşı Kartal. “Şahin bize görünmeden kaybolabiliyor. Bu durumda biz de onun oyununu oynamalıyız.”

Ekibin hemen harekete geçmesi gerektiğini biliyorlardı. Şahin’in kimliğini ve hareketlerini saptamak için daha önce denemedikleri yöntemlere başvurmaları gerekiyordu. Bu, Teşkilat’ın son şansıydı.

Tuzak Kurma: Tehlikeli Bir Hamle

Yüzbaşı Kartal ve ekibi, Şahin‘i tuzağa düşürmek için planlarını hızla devreye soktu. KızılSIS sistemini kullanarak, Şahin‘i FETÖ’nün yeniden kontrolü ele geçirdiğine inandırmayı planladılar. Bu, Şahin’in onlara yaklaşmasını sağlamak için tek yoldu. Şahin, bu tür durumlarda her zaman bir adım önde olmaya alışmıştı, ancak bu kez Teşkilat bir adım daha atmıştı.

“Ona kaybettiğimizi düşündüreceğiz,” dedi Yüzbaşı Kartal. “Şahin, FETÖ’nün elinde yeniden olduğunu düşündüğünde, kesinlikle bizimle iletişim kuracaktır. O zaman biz hazır olacağız.”

Hızla sahte bir KızılSIS sistemi oluşturuldu ve Şahin‘e ulaşabilecekleri kanallar aracılığıyla haber sızdırıldı. Bu, Şahin’in yaklaşmak zorunda kalacağı bir hamleydi. Ancak bu bir kumardı. Ya Şahin tam olarak hedef alacakları yerden gelecek, ya da planları suya düşecekti.

İlk Temas: Şahin’in Yanıtı

Günler geçtikçe, Şahin’den hala bir hareket görülmüyordu. Teşkilat üyeleri, kaybetmeye başladıkları her dakika, Şahin’in son hamlesine bir adım daha yaklaşması anlamına geliyordu. Bu, sabırlarını zorlayan bir bekleyişti. Ama işte sonunda, beklenen mesaj geldi.

Bir gün Mehmet Bey bir şifreli mesaj aldı. Ekranda beliren yazı şu şekildeydi:

“Tebrikler. Yine kazandınız ama bu bir oyun değil, hayatımızın en büyük kumarı. Oyun şimdi başlıyor. İmza: Şahin.”

Şahin, sonunda harekete geçmişti. Ekip, artık onun peşindeydi, ama Şahin’in sadece bir adım önde değil, çok daha derinlerde bir yerde olduğunu biliyorlardı. Teşkilat’ın Şahin’i köşeye sıkıştırması gerekiyordu.

Kapanın Ağı: Şahin’i Köşeye Sıkıştırma

Teşkilat, Şahin’in hareketlerini tespit etmek için yeni bir hamle yapmaya karar verdi. İlk adım, Şahin‘in gizli bağlantılarını daha derinlemesine incelemekti. Şahin’in kullandığı finansal yollar, onları şüpheli hareketler yapmaya zorladı. Onların her adımını izlerken, Şahin‘in izlerinin peşine düştüler.

Ekip, Şahin’in kullandığı güvenli iletişim kanallarını tespit ettiklerinde, her şey hızla değişti. Şahin artık beklediği gibi kaybolamayacaktı. Teşkilat, onun peşine düşmeyi başarmıştı.

Şahin’le Yüzleşme: Son Hamle

Günler geçtikçe, Şahin’in saklandığı yerin bilgileri netleşmeye başladı. Berlin’deki gizli bir tesisin, Şahin‘in son sığınağı olduğuna dair raporlar alındı. Teşkilat, dikkatli bir planla bu tesisi hedef aldı. Şahin’in her an kaçmaya hazır olduğu biliniyordu. Ancak bu kez, Teşkilat ona bir adım daha yaklaşmıştı.

Tüm bu gelişmeler, Şahin’in son hamlesinin ne kadar yakın olduğunu gösteriyordu. Ve Yüzbaşı Kartal ekibini hızla harekete geçirerek, bu defa onunla yüzleşmeye kararlıydı. Çünkü Şahin artık kaçamayacaktı.

Bölüm 3: Son Yüzleşme – Gölgelerin Peşinde

Gerçek An: Gölgeleri Tuzağa Düşürmek

Şahin nihayet kendini ortaya çıkarmıştı. Teşkilat‘ın yıllardır takip ettiği, her zaman gölgelerde gizlenmeye çalışan bu isyan figürü, sonunda hamlesini yapmıştı. Yüzbaşı Deniz Kartal ve ekibi, Şahin‘in verdiği bu açıkla harekete geçmek için son şansı yakalamıştı. Sonunda, korkulu bekleyiş sona eriyor ve şimdi, tüm dünyanın gözleri bu operasyonun başarılı bir şekilde sonuçlanıp sonuçlanmayacağını bekliyordu.

Ekip, Şahin’in tam olarak nerede olduğunu anlamak için yoğun bir araştırma ve iz sürme süreci başlattı. Daha önce alınan tüm veriler incelendi, fakat her iz daha fazla soru işareti doğuruyordu. Şahin, yıllarca hiçbir resmi kayıtta yer almadan, gölgeler içinde yaşayıp sızmıştı. Ancak Teşkilat, onu bulmak için her yolu denemeye kararlıydı. Bu, artık sıradan bir istihbarat operasyonu değil, bir adam avına dönüşmüştü.

Ağ Kuruluyor: Şahin’in Ağını Çözmek

Teşkilat‘ın ana amacı artık sadece Şahin‘i yakalamak değil, onun ağını tamamen çökertmekti. Şahin sadece bir terör lideri değildi; aynı zamanda tüm FETÖ yapılanmasının en karanlık beyinlerinden biriydi. Onu yakalamak, sadece FETÖ‘nün Avrupa’daki merkezi ile mücadele etmek değil, Türkiye’deki ve dünya genelindeki istihbarat ağlarını çözmek demekti.

Ekibin en başarılı istihbaratçılarından biri olan Aylin, Şahin’in finansal ağını izlemeye başladı. Yapılan analizler sonucunda, Şahin‘in paranın izini çok iyi sakladığı ve gizlediği fark edildi. Para transferleri, uluslararası suç çetelerine kadar uzanıyordu. Yavaş ama kararlı bir şekilde, Şahin’in saklandığı yer ortaya çıkmaya başladı.

İlk başta, Şahin‘in gizli saklandığı yerler hakkında görünür bir iz bulamıyorlardı, fakat bir dizi şüpheli transfer, izleri kaynağına kadar takip edebilmek için doğru açıyı bulmalarını sağladı. Yüzbaşı Kartal, Aylin‘in bulduğu bu veriler ışığında Şahin’i takip etmeye başladılar.

Bait: Şahin’i Tuzağa Düşürmek

Teşkilat, Şahin‘i tuzağa düşürmek için zekice bir plan hazırladı. KızılSIS‘in işlevselliğini yitirmiş gibi göstermek, Şahin’in rahatça harekete geçmesine neden olacaktı. Şahin, bu tür bir sızmanın farkına varacak ve hemen harekete geçecekti. İşte tam da bu noktada Teşkilat‘ın ileri seviyedeki taktiksel zekâsı devreye girdi. Şahin, FETÖ’nün elinde olduğu izlenimini edinmiş olacaktı, ve bu da onun yanlış adımlar atmasına yol açacaktı.

“Onu kaybettiğimizi düşündüreceğiz,” dedi Yüzbaşı Kartal, sakin ama kararlı bir şekilde. “Onun FETÖ’nün eline yeniden geçtiğini düşündürürsek, bize ulaşmak zorunda kalacak. O zaman biz hazır olacağız.”

Sahte bir KızılSIS sistemi oluşturuldu ve Şahin’in izlediği kanallara, onun güvenini sarsmaya yönelik haberler sızdırıldı. Bu, büyük bir kumar olacaktı. Ya Şahin gerçekten düşünmeden tuzağa düşecek ve Teşkilat‘a büyük bir zafer kazandıracak ya da planlar tümden başarısız olacaktı.

Şahin’in Hareketi: Son Hamlesi

Günler geçtikçe, Şahin‘den hiçbir hareket gözükmedi. Teşkilat ekibi, sabırla beklemeye devam etti. Her an Şahin’in yerini öğrenmek için gerekli veriler sağlanmış olsa da, beklenen tepki gelmemişti. Ama bir sabah, Mehmet Bey’in şifreli telefonuyla aldığı mesaj, her şeyi değiştirdi:

“Tebrikler. Yine kazandınız ama bu bir oyun değil, hayatımızın en büyük kumarı. Oyun şimdi başlıyor. İmza: Şahin.”

Bu mesaj, Şahin‘in gözlerini açtığını ve Teşkilat‘a artık yaklaşacağının habercisiydi. Şahin için her şey yolunda gitmiyordu; ona yaklaşan Teşkilat’ı yok sayması mümkün değildi. Ancak onun bu sessiz oyununu daha fazla sürdüremeyeceğini anlamışlardı.

Final: Gölgelerin Yüzleşmesi

Yüzbaşı Kartal ve ekibi, Şahin‘in gerçek kimliğini ortaya çıkaracak ve onu kaçamayacağı bir tuzağa düşürecek kadar hazırlanmıştı. Şahin, Teşkilat’ın onu en savunmasız olduğu noktada yakalayacağını biliyordu ama bu sefer işin içinde Teşkilat vardı. Şahin’in son hamlesi, Teşkilat’ın geriye atacağı adımları beklemekti.

Ekip, Şahin‘in izini sürerek onu Berlin‘deki güvenli bir tesisin içinde sıkıştırmaya başladı. Teşkilat, onun her hareketini izliyor, her adımını doğru bir şekilde takip ediyordu. Şahin, sonunda gözlerini gizlemek zorunda kalacak ve Teşkilat onun peşindeydi. Şahin, tuzağa düştüğünü fark ettiğinde çok geçti.

İçeri sızdıklarında karşılarında Şahin’i buldular. Yaşlı, kurnaz bir adamdı. Gözlerinde bir soğukluk vardı ve suratında istediklerini elde etmiş olmanın rahatlamış bakışı vardı. “Beni buldunuz, öyle mi?” dedi Şahin, soğuk bir gülümseme ile. “Ama bu kadar dikkatli oyun oynadınız. Bizim için hayal kırıklığı oldu.”

Yüzbaşı Kartal bir adım ileri atarak cevap verdi: “Bunu sona getireceğiz, Şahin. Kaçmana izin vermeyeceğiz.”

Sonuç: Teşkilat’ın Zaferi ve Gelecek

Sonunda, Şahin’in operasyonu sona erdi. Teşkilat ona karşı zafer kazanmıştı. Ancak bu sadece bir zaferdi. Teşkilat’ın zaferi, sadece fiziksel mücadeleyi kazanmakla değil, şüpheye düşen bir adamın gölgesinin peşine düşmekle de sonlandı.

Şahin’in kaybı, Teşkilat’ın gölge oyunlarında ustalığını gösteriyordu. Artık FETÖ’nün Avrupa’daki yapılanması çökertilmişti. Teşkilat, her zaman hazırdı ve kararlıydı. Şahin’in kaybı, dünya çapındaki terörist organizasyonlara çok net bir mesaj verdi. Türkiye, gizlilik ve sabırla her zaman bir adım öndeydi.

Related Posts

Our Privacy policy

https://rb.goc5.com - © 2026 News