ROKETSAN’A SIZAN MÜHENDİS İSRAİL İÇİN ÇALIŞTI! 😱 MİT 18 Ay İzledi | Veri Aktarırken Yakaladı

ROKETSAN’A SIZAN MÜHENDİS İSRAİL İÇİN ÇALIŞTI! 😱 MİT 18 Ay İzledi | Veri Aktarırken Yakaladı

Zeytin Operasyonu: Savunma Sanayisinde Bir Casusluk Anatomisi

Ankara’nın en güvenli tesislerinden birinin içinde, bir mühendis bilgisayarının başında son kez oturuyordu. Ekranda açık olan dosya, Türkiye’nin en kritik füze sistemlerinin tasarım şemalarını içeriyordu. Parmakları klavyede son komutu girerken kapı açıldı. Adamın yüzündeki ifade, her şeyin bittiğini anladığı an dondu. 18 ay boyunca teşkilat onu izlemişti. Her adımını, her temas ettiği kişiyi, her aktardığı dosyayı… Şimdi oyun sona eriyordu.

Bu sıradan bir casusluk vakası değildi; Türkiye’nin savunma sanayisinin kalbine sızmış bir ajanın hikayesiydi. Mossad’ın yıllarca planladığı, teşkilatın ise sabırla çökerteceği bir operasyonun anatomisi.

Bölüm 1: Kusursuz Bir Özgeçmişin Ardındaki Gölgeler

Hikaye, 2015 yılının soğuk bir Ocak günü başladı. Roketsan’ın İnsan Kaynakları departmanı, yeni bir başvuru dosyasını inceliyordu. Özgeçmiş etkileyiciydi: Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Makine Mühendisliği bölümünden birincilikle mezuniyet, ardından Amerika Birleşik Devletleri’nde Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde (MIT) yüksek lisans ve Boeing’de üç yıllık çalışma deneyimi.

Erkan Yıldırım isimli bu 34 yaşındaki mühendis, Türkiye’nin en prestijli savunma şirketlerinden birine kabul edildi. Referansları kusursuz, güvenlik soruşturması temizdi. Ancak kimse bilmiyordu ki Erkan’ın hikayesi çok daha karmaşık bir ağın parçasıydı ve bu ağın uçları Tel Aviv’deki isimsiz bir binaya kadar uzanıyordu.

Akademik Avcılar ve İlk Temas

Erkan Yıldırım, 1981 yılında Ankara’da orta sınıf bir ailede dünyaya gelmişti. Çocukluğu sıradan geçmiş, lisede matematik ve fizik derslerinde üstün başarı göstermişti. Asıl dönüşüm 2005 yılında Amerika’da başladı. Boston’daki ilk yılında, kampüsteki bir uluslararası öğrenci etkinliğinde David Rosen isimli bir İsrailli doktora öğrencisiyle tanıştı.

David, sıradan bir öğrenci değildi. Mossad’ın akademik çevrelerdeki “yetenek avcısı” programının bir parçasıydı. Görevi, gelecekte kritik görevlere gelebilecek Türk mühendislik öğrencilerini tespit etmek ve onlarla “arkadaşlık” kurmaktı. David’in raporlarında Erkan için şu not düşülmüştü: “Uzun vadeli yatırım sabır gerektirir. Türk savunma sanayisinde yükselme potansiyeli yüksek.”

Bölüm 2: Maddi Çöküş ve Ağın Daralması

2010 yılında Erkan, Amerikalı bir yazılım mühendisi olan Sarah ile evlendi. Ancak 2013 yılında biten bu evlilik, Erkan’ı finansal olarak sarstı. Nafaka ödemeleri ve avukat masrafları birikimlerini tükettiğinde, yıllardır sessiz kalan David Rosen yeniden ortaya çıktı.

2014 yazında Seattle’da buluştuklarında David, Erkan’ı Michael Cohen isimli bir “teknoloji yatırımcısı” ile tanıştırdı. Michael, aslında Mossad’ın Kuzey Amerika masasından kıdemli bir operatiften başkası değildi. İlk teklif masumdu: “Uluslararası havacılık pazarı hakkında raporlar hazırla, aylık 5.000 dolar al.”

Erkan kabul etti ancak altı ay içinde talepler evrildi. Artık Türk savunma sanayisi, ihale süreçleri ve kilit mühendisler hakkında sorular geliyordu. Erkan rahatsız olduğunda Michael Cohen nazikçe hatırlattı: “Erkan, sen artık bizim arkadaşımızsın. Ve bazen arkadaşlıklar karmaşık olabilir.” Mesaj açıktı: Erkan bir ağın içine çekilmişti ve çıkış yolu yoktu.

Bölüm 3: Roketsan ve Zeytin Operasyonu

2015 yılında Mossad’ın planı işlemeye başladı. Erkan Türkiye’ye dönecek ve Roketsan’da işe girecekti. Mossad onun özgeçmişini mükemmelleştirdi, Boeing’deki terfi kayıtlarını manipüle etti. Eylül ayında işe başlayan Erkan, Güdümlü Mühimmat Sistemleri bölümüne atandı.

İstihbaratın Radarına Giriş

Teşkilat bu operasyonu nasıl fark etti? Cevap beklenmedik bir yerden, Almanya’daki bir Türk istihbarat kaynağından geldi. Kaynak, Frankfurt’taki bir ticaret şirketinin Mossad paravanı olduğunu bildirdi. Şirketin mali kayıtları tarandığında, ABD’deki “Away Consulting” isimli bir firmaya düzenli ödemeler yapıldığı görüldü. Bu firmanın sahibi Erkan Yıldırım’dı.

2016 yılının Nisan ayında, teşkilatın karşı istihbarat birimi “Zeytin” kod adlı operasyonu başlattı. Hedef, Erkan Yıldırım’ın tüm faaliyetlerini ve temas ağını haritalamaktı.

Dead Drop ve Kitapçı Kafe

Erkan çok dikkatliydi ama her ayın üçüncü Cuma günü Ankara Çankaya’daki küçük bir kitapçı kafeye gitme alışkanlığı teşkilatın gözünden kaçmadı. Kafeye yerleştirilen mikro kameralar, Erkan’ın her seferinde aynı masaya oturduğunu ve masanın altındaki ahşap pervaza sabitlenmiş mıknatıslı küçük bir kutuya mikro SD kart bıraktığını tespit etti.

Kutuyu boşaltan kişi, turist görünümlü, Almanca konuşan bir kadındı. Takip edilen kadın doğruca Ankara Esenboğa Havalimanı’na, oradan Berlin’e ve nihayet İsrail Büyükelçiliği’ne gitmişti. Artık şüphe kesinliğe dönüşmüştü.

Bölüm 4: Dezenformasyon Oyunu

Teşkilat hemen müdahale etmedi. Erkan’ı hemen tutuklamak yerine, onu bir “kontrollü kaynak” olarak kullanmaya karar verdiler. 18 ay sürecek olan tehlikeli bir dezenformasyon oyunu başladı.

Roketsan’ın bilgi güvenliği sistemi gizlice modifiye edildi. Erkan’ın eriştiği dosyalar, teşkilat tarafından dikkatle hazırlanmış “yanlış bilgiler” ile değiştirildi. Mossad’a aktarılan verilerde:

Füze menzilleri yanlış verildi.
Güdüm sistemlerinin hata payları abartıldı.
Üretim takvimleri manipüle edildi.

Mossad değerli istihbarat aldığını sanırken, aslında teşkilatın istediği yanlış verilerle kendi analizlerini kirletiyordu.

Bölüm 5: Oyunun Sonu ve Çelik Kelepçeler

2018 yılının Şubat ayında, Erkan’ın yeni bir projeye atanması ve kritik dosyalara erişme ihtimali operasyonun sonunu getirdi. 17 Şubat günü Erkan, rutin dışı bir hareketle Ankara dışındaki bir benzin istasyonunda daha önce tespit edilmemiş yeni bir operatörle buluştu.

Aktarılan veriler yeni nesil seyir füzesi tasarım şemalarını içeriyordu. Ertesi sabah saat 07:30’da Erkan evinden çıktığında, dört sivil ajan tarafından kıskıvrak yakalandı.

İtiraf ve Pişmanlık

Sorgu odasında Erkan önce sustu. Ancak önüne konulan kanıtlar —banka kayıtları, dead drop görüntüleri, deşifre edilmiş yazışmalar— karşısında pes etti. Saatlerce süren itirafında ideolojik bir hain olmadığını, sadece borçları yüzünden bu tuzağa düştüğünü anlattı. Ancak devletin gözünde bu bir mazeret değildi.

Erkan Yıldırım, gizli oturumlarla görülen davada “casusluk” suçundan 22 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Bölüm 6: Gölgelerdeki Zafer

Zeytin Operasyonu, istihbarat dünyasında sabrın ve disiplinin zaferi olarak kayıtlara geçti. Teşkilat bu operasyonla sadece bir casusu yakalamakla kalmadı;

    Mossad’ın akademik çevrelerdeki devşirme yöntemlerini ifşa etti.
    Frankfurt’taki finansal paravan yapıyı çökertti.
    En önemlisi, düşmanın veri tabanına 18 ay boyunca sistematik olarak hatalı bilgi enjekte ederek stratejik bir üstünlük sağladı.

Bugün Roketsan’ın koridorları daha sessiz ve güvenlik protokolleri daha sıkı. Ancak casusluk dünyasında oyun hiç bitmiyor; sadece oyuncular ve yöntemler değişiyor. Gölgelerin dünyasında asıl başarı, düşmanın kaybettiğini bile fark etmemesini sağlamaktır.

Düşündürücü Soru: Sizce savunma sanayisinde en büyük güvenlik açığı teknik donanım mı yoksa insan faktörü müdür?

Related Posts

Our Privacy policy

https://rb.goc5.com - © 2026 News