Teşkilat Ajanı 3 Yıl FETÖ’nün İçinde Yaşadı! Gizli Raporlar Sonrası Almanya’da Büyük Operasyon
.
Teşkilat Ajanı: 3 Yıl FETÖ’nün İçinde Yaşadı
Bölüm 1: Karanlık Görev
Köln, Almanya. 2016 yılının sonları. Şehrin işlek caddelerinden birinde, sıradan bir Türk lokantasının arka odasında, yuvarlak bir masanın etrafında oturan dokuz kişi vardı. Duvarlardan birinde Fethullah Gülen’in çerçevelenmiş fotoğrafı asılıydı. Diğer duvarda Almanca yazılmış bir ayet. Odanın içindeki tek pencere kalın bir perdeyle örtülmüştü ve dışarıdan bakıldığında bu arka odanın var olduğunu anlamak imkansızdı.
Masanın etrafındaki sekiz kişi, bu toplantının rutin bir istişare olduğunu düşünüyordu. Ancak dokuzuncu kişi, Murat Kılıç Arslan, 3 yıldır bu masada oturuyordu ve her toplantıdan sonra Ankara’ya şifreli bir rapor gönderiyordu. Gerçek kimliği, Türkiye Cumhuriyeti’nin en gizli dosyalarından birinde saklıydı. O gece masada konuşulan konu, 15 milyon euroluk bir para transferiydi. Para, Almanya’daki derneklerden toplanacak, Belçika üzerinden aklanacak ve nihayetinde Pensilvanya’daki merkeze ulaştırılacaktı.
Murat, not defterine Almanca kısa cümleler yazıyordu. Görünürde toplantı tutanağını tutuyordu. Gerçekte ise o gece tarihin en büyük FETÖ operasyonunun tetikleyicisi olacak bilgileri derliyordu. Masadaki diğer sekiz kişi onun kim olduğunu asla öğrenemeyecekti. Çünkü istihbarat dünyasında başarı, görünmezlikle ölçülürdü ve Murat, 3 yıl boyunca mükemmel bir şekilde görünmez kalmıştı.
Bölüm 2: Başlangıç
Murat Kılıç Arslan’ın hikayesi 2014 yılının bahar aylarında başlamıştı. O dönemde Türkiye, 17 Aralık ve 25 Aralık yargı darbesi girişimlerinin şokunu henüz atlatamamıştı. Devletin içine sızmış paralel bir yapının varlığı artık resmi olarak kabul ediliyordu. Emniyet, yargı, ordu ve medya; yapının tentaküllerinin ulaşmadığı alan yok gibiydi. Teşkilat, bu yapının yurt dışındaki uzantılarını haritalamak için özel bir birim oluşturmuştu. Birime kod adı verildi: Gölge Operasyonlar Masası.
Görevi, FETÖ’nün Avrupa, Amerika ve Orta Asya’daki yapılanmasına sızmak, mali ağlarını çözmek ve kritik isimleri tespit etmekti. Murat, bu birimde seçilen beş isimden biriydi. Almanya’ya gönderilecek en uygun aday olarak belirlenmişti.

Bölüm 3: Eğitim Süreci
Hazırlık süreci 18 ay sürdü. Murat, Ankara’nın 100 kilometre dışındaki ormanlık bir alanda gizli bir tesiste yoğun eğitimden geçti. Tesisin resmi bir adı yoktu; içeridekiler ona sadece “çiftlik” diyordu. Burada, FETÖ’nün örgütsel yapısını, hiyerarşisini, iç dilini ve ritüellerini ezberledi.
Eğitimde, sahte kimlik oluşturma, hafıza teknikleri, sorgu direnci, radyo iletişimi, şifreleme, yakın dövüş ve psikolojik dayanıklılık gibi konularda dersler aldı. Eğitmenler, onu zorlu senaryolarla test etti. Günlerce uyutulmadı, sahte sorgulara tabi tutuldu. Kimliğinin her detayını ezberleyene kadar tekrar tekrar sorgulandı. Soğuk su dolu havuzlarda saatlerce bekletildi. Karanlık hücrelerde yalnız bırakıldı. Açlık ve susuzlukla sınandı. Tüm bunlar, gerçek bir yakalanma durumunda ne yaşayacağının provasını yapması içindi.
Murat, her testten geçti. Eğitmenlerinden biri daha sonra şöyle diyecekti: “O çocukta bir şey vardı. Acı çekse bile yüzünden okunamıyordu. Sanki içindeki her şeyi bir kasaya kilitleyebiliyordu.” Bu yetenek, sahada hayatta kalmasının anahtarı olacaktı.
Bölüm 4: Almanya’ya Geçiş
2015 yılının Ocak ayında Murat, Köln’e yerleşti. Bavulunda birkaç kıyafet, dizüstü bilgisayar ve 3 yıllık bir görev vardı. Havalimanından çıktığında termometre -7 dereceyi gösteriyordu. Almanya onu buz gibi bir sessizlikle karşıladı. İlk gece küçük bir otelde kaldı. Sabah erkenden kalktı, kiralık dairesine taşındı. Daire, Ehrenfeld semtinde Türk nüfusun yoğun olduğu bir bölgedeydi. Stratejik bir seçimdi bu. Çünkü FETÖ’nün hedef kitlesi tam da bu demografiydi.
İlk 6 ay boyunca Murat hiçbir istihbarat faaliyetinde bulunmadı. Yalnızca yaşadı, mahallede tanındı. Bakkaldan alışveriş yaptı, kuaföre gitti, komşularıyla selamlaştı. Cuma namazlarına düzenli olarak katıldı. Türk derneklerinin etkinliklerine iştirak etti. Ramazan’da iftarlara gitti. Sabrı teşkilatın verdiği en önemli talimattı. Acele etme, güven inşa et. Onların sana gelmesini bekle. Murat, bekledi ve beklerken Almanya’daki Türk toplumunu gözlemledi. Gurbetçilerin yalnızlığını, kimlik arayışlarını, aidiyet ihtiyaçlarını anladı. FETÖ, bu boşlukları nasıl doldurduğunu gördü.
Bölüm 5: İlk Temas
6 ayın sonunda geldiler. İlk temas beklenildiği gibi oldu. Mahalle camisinde tanıştığı Hasan adlı bir adam, yakınlık göstermeye başladı. Hasan, görünürde 40’lı yaşlarında sakin tavırlı bir muhasebeciydi. Namazdan sonra Murat’la sohbet eder, iş hakkında sorular sorar, tavsiyeler verirdi. Gerçekte Hasan, örgütün Kuzeyren Vestfalya bölgesindeki mali koordinatörlerinden biriydi. Yılda milyonlarca euroluk himmet parasının akışını yönetiyordu. Murat’ın iş adamı kimliği Hasan’ın ilgisini çekmişti.
Birkaç çay sohbetinden sonra Hasan, Murat’ı evine davet etti. Orada başka insanlar da vardı. Sohbet, Gülen’in kitaplarından birinin okunmasıyla başladı. Ardından tartışmalar, dua, yemek. Atmosfer sıcak ve samimiydi. Murat kendini kabul edilmiş hissetti. Bu hissin sahte olduğunu biliyordu ama yine de güçlüydü. İşte tam da bu güç, örgütün en tehlikeli silahıydı.
Bölüm 6: Yükseliş
Murat toplantılara düzenli olarak katılmaya başladı. İlk aylarda yalnızca dinledi. Gülen’in vaazlarını izledi. Hizmet felsefesini öğrendi. Gözyaşı dökmesi gerekiyordu. Cemaat içinde yükselmenin yolu duygusal bağlılık göstermekten geçiyordu. Her gözyaşı, her abi hitabı, her gece namazı Murat’ı hiyerarşide bir basamak yukarı taşıyordu.
6 ay sonra artık kardeş değil abi olarak anılıyordu. Bu ciddi bir terfi demekti ama asıl sınav henüz başlamamıştı. 2015 yılının sonbaharında Murat, örgütün himmet toplantılarına davet edildi. Bu toplantılar, üyelerden bağış toplandığı, mali kararların alındığı kritik buluşmalardı. Davet edilmek, örgütün Murat’a güvenmeye başladığının somut göstergesiydi.
İlk toplantıda Murat, 10.000 euro bağışta bulundu. Para teşkilat tarafından sağlanmıştı ve kaynağı izlenemeyecek şekilde aklanmıştı. Bu cömert bağış, Murat’ın sadık ve fedakar bir kardeş olarak kabul edilmesini sağladı. Artık iç halkaya bir adım daha yakındı.
Bölüm 7: Planlar
2016 yılına girildiğinde Murat, örgütün Avrupa mali koordinasyonunun merkezileştirildiği Brüksel’deki ekibe katılması istendi. Bu operasyonun boyutunu tamamen değiştirecek bir gelişmeydi. Brüksel, FETÖ’nün Avrupa Birliği lobicilik faaliyetlerinin, mali transferlerinin ve hukuki manevralarının koordine edildiği merkezdi. Murat, bu pozisyonda daha önce hayal edemeyeceği bir erişim sağladı.
Brüksel’deki iki yıl, Murat’ın topladığı istihbaratı 10 katına çıkardı. Örgütün Avrupa Parlamentosundaki bağlantılarını belgeledi. Hangi milletvekillerinin lobi faaliyetlerine açık olduğunu, kime ne kadar para aktarıldığını, hangi raporların örgütün lehine yazıldığını kaydetti. Belçika bankalarındaki hesapları tespit etti. Onlarca hesap, yüzlerce milyon euro. Hollanda’daki paravan şirketlerin listesini çıkardı. İthalat ihracat firmaları, danışmanlık şirketleri, vakıflar. İsviçre’deki kasaları haritaladı. Zürih, Cenevre, Lugano. Para nereye gidiyor, nereden geliyor, kim yönetiyor? Tüm ağ artık Murat’ın defterindeydi ama en kritik bilgi başka bir yerde saklıydı.
Bölüm 8: Darbe Girişimi
2018 yılının sonbaharında Murat, örgütün Almanya’daki yeni liderlik yapılanmasına dair üst düzey bir toplantıya davet edildi. Toplantı, Frankfurt yakınlarındaki bir çiftlikte gerçekleşti. Katılımcılar arasında Türkiye’den kaçmış üç kritik isim vardı. Eski bir yargıç, eski bir emniyet müdürü ve eski bir general. Bu üç isim, 15 Temmuz darbe girişiminin planlayıcıları arasında gösteriliyordu. Türkiye, Interpol aracılığıyla kırmızı bülten çıkarmıştı ama Almanya, iade taleplerini siyasi suç gerekçesiyle reddetmişti.
Bu üç isim şimdi Murat’ın karşısında oturuyordu. Aynı masada, aynı odada 1 metre mesafede. General, 60’lı yaşlarında, gri saçlı, soğuk bakışlı bir adamdı. Emniyet müdürü daha genç, daha enerjik, sürekli telefona bakan biriydi. Yargıç ise sessiz, gözlemci, her kelimeyi tartan bir tipteydi. Üçü de Murat’a sadık kardeş gözüyle bakıyordu. Onun kim olduğunu bilmiyorlardı. Bilemezlerdi.
Toplantının konusu, Türkiye’deki yaklaşan seçimlere müdahale senaryolarıydı. Dezenformasyon kampanyaları, sosyal medya operasyonları, diasporanın mobilizasyonu, sahte anketler, manipüle edilmiş haberler. Murat, her detayı kaydetti. Ama aklında tek bir düşünce vardı. Bu üç isim Almanya’dan çıkarılabilir mi? Ankara’ya gönderdiği rapor durumu net ortaya koyuyordu. Hedefler Almanya sınırları içinde kaldığı sürece hukuki yollarla iade imkansızdı. Alman mahkemeleri talepleri sürekli reddediyordu. Tek seçenek, hedefleri 3. bir ülkeye çekip orada operasyon yapmaktı.
Bölüm 9: Fırsat
2019 yılının Mart ayında fırsat doğdu. Eski general, kronik kalp rahatsızlığı nedeniyle tıbbi tedavi için İsviçre’ye gidecekti. Orada özel bir klinikte baypas ameliyatı olacaktı. Seyahat planı, konaklama detayları, ameliyat tarihi. Tüm bilgiler Murat’ın eline ulaştı. Raporu anında iletti. Teşkilat harekete geçti. İsviçre istihbaratıyla gizli bir kanal üzerinden temas kuruldu. Dosya paylaşıldı. Generalin darbe girişimindeki rolü, terör örgütüne finansman sağladığına dair belgeler. Interpol bülteni. İsviçre, kendi iç hukuk değerlendirmesini yaptı. Sonuç olumlu çıktı. Operasyona yeşil ışık yakıldı.
General, Bern’e vardığı gün kliniğe kabul edildi. İki gün sonra ameliyat gerçekleştirildi. Ameliyat başarılıydı. Taburcu edileceği sabah saat 07:00’de odasının kapısı açıldı. İçeri giren beyaz önlüklü kişiler, doktor değildi. İsviçre federal polisiydi. General, uluslararası terör örgütüne finansman sağlamak suçlamasıyla gözaltına alındı. 6 ay süren hukuki süreç sonunda general, Türkiye’ye iade edildi. İstanbul’a indiği gün havalimanında jandarmalar tarafından karşılandı ve doğruca Silivri cezaevine götürüldü. Bu operasyonun başarısı, teşkilatın Avrupa’daki en büyük zaferlerinden biri olarak kayıtlara geçti.
Bölüm 10: Sızıntı Şüphesi
Ama örgüt içinde şüpheler artıyordu. Generalin yakalanması bir sızıntı olduğunu düşündürdü. İç soruşturma başlatıldı. Güvenlik protokolleri sıkılaştırıldı. Herkes mercek altına alındı. Murat, her zamankinden daha dikkatli olmak zorundaydı. Çünkü artık zaman daralıyordu. 2019 yılının Kasım ayında Murat, Köln’deki o lokanta toplantısına katıldı. 15 milyon euroluk transfer planı masadaydı. Örgüt, Almanya’daki tüm derneklerden topladığı parayı tek bir havuzda birleştirip Pensilvanya’ya aktaracaktı. Murat, bu planın her detayını kaydetti. Hesap numaraları, transfer tarihleri, aracı bankalar, paravan şirketler. Ama o gecenin asıl önemi başkaydı. Bu Murat’ın Almanya’daki son gecesiydi.
Bölüm 11: Çıkış
Toplantı sona erdikten sonra çayını içerken cebine gelen 7, 7, 7 kodu çıkış emriydi. 3 yıl, 9 ay, 17 gün. Görev tamamlanmıştı. Ertesi sabah Murat, rutin bir iş gezisi bahanesiyle Köln’den ayrıldı. Tren ile Amsterdam’a geçti. Schiphol Havalimanı’nda Türk Hava Yollarının İstanbul seferine bindi. Uçak Türk hava sahasına girdiğinde yanındaki koltuktaki adam sessizce fısıldadı, “Hoş geldin Eve Gölge.”
Murat Kılıç Arslan, Türkiye’ye döndükten iki hafta sonra Ankara’da kapsamlı bir briefing verdi. Toplantı, teşkilat merkezinin 3. katında penceresi olmayan güvenli bir odada gerçekleşti. Masanın etrafında teşkilat başkanı, Genelkurmay istihbarat Daire Başkanı, Emniyet İstihbarat Başkanı ve Cumhurbaşkanlığı’ndan üst düzey bir yetkili vardı. Murat, 3 yılı aşkın sürede topladığı materyali sundu. 843 sayfa yazılı rapor, 1200 saat ses kaydı, 17.000 fotoğraf ve ekran görüntüsü, 487 isimlik bir veri tabanı. Dosya, FETÖ’nün Avrupa yapılanmasının en kapsamlı haritasıydı.
Bölüm 12: Operasyon
3 ay sonra, 2020 yılının Ocak ayında operasyon başladı. Almanya’da eş zamanlı baskınlarla 44 kişi gözaltına alındı. Alman polisi, Türkiye’nin sağladığı istihbarata dayanarak 17 adrese operasyon düzenledi. Derneklere, şirketlere, özel konutlara baskın yapıldı. Bilgisayarlar, telefonlar, finansal belgeler, örgütsel dokümanlar toplandı. Operasyon, uluslararası basında Avrupa’nın en büyük FETÖ baskını olarak duyuruldu.
Sonraki aylarda eski emniyet müdürü Kosova’da, eski yargıç ise Azerbaycan’da yakalandı. Her iki operasyonda da Murat’ın raporlarındaki bilgiler kullanıldı. Murat Kılıç Arslan’ın adı hiçbir zaman kamuoyuna açıklanmadı. Mahkeme dosyalarında kaynak alfa olarak geçti. Basın bültenlerinde güvenilir istihbarat kaynağı olarak atıfta bulunuldu. Gerçek kimliği devletin en gizli sırlarından biri olarak arşivlendi. Bugün Murat nerede, kimse bilmiyor. Teşkilat içi söylentilere göre yeni bir kimlikle yaşıyor. Bazıları onun Balkanlarda aktif bir görevde olduğunu iddia ediyor. Başkaları tamamen sivil bir hayata geçtiğini düşünüyor. Gerçeği yalnızca Ankara’daki birkaç kişi biliyor.
Bölüm 13: Sonuç
Murat’ın hikayesi, modern istihbaratın en zorlu disiplinlerinden birini temsil ediyor. Derin örtü. Yıllarca yabancı bir kimlikle yaşamak, düşmanın içinde nefes almak, güvenini kazanmak ve o güveni her an yakalanma riskiyle devletin çıkarları için kullanmak. Bu fiziksel cesaret gerektiren bir görev olmanın çok ötesinde. Psikolojik dayanıklılık, duygusal disiplin, mutlak yalnızlığa katlanma kapasitesi ve her şeyden önemlisi gerçek benliği yıllarca bir kenara koyabilme yeteneği gerektiriyor.
Murat’ın dosyası teşkilatın arşivlerinde tamamlanmış operasyonlar bölümünde duruyor. Dosyanın kapağında yalnızca bir kod adı yazılı: Gölge Alfa. Dosyanın içinde 3 yılın ağırlığı, yüzlerce sayfanın sessizliği ve bir adamın görünmez kahramanlığı saklı. Gölge artık başka bir isimle, başka bir ülkede, başka bir masanın etrafında oturuyor olabilir. Belki yine dinliyor, yine kaydediyor, yine bekliyor. Çünkü gölgeler asla uyumuyor.