11 BORDO BERELİ 400 TERÖRİSTİN ARASINA GİRDİ! 💀 96 Saat Kandil’de Kaldı | 3 Komutan Tespit Edildi 🇹🇷

11 BORDO BERELİ 400 TERÖRİSTİN ARASINA GİRDİ! 💀 96 Saat Kandil’de Kaldı | 3 Komutan Tespit Edildi 🇹🇷

.
.

11 BORDO BERELİ 400 TERÖRİSTİN ARASINA GİRDİ! 96 Saat Kandil’de Kaldı | 3 Komutan Tespit Edildi 🇹🇷

Kandil’in derinliklerinde, 3.000 metre yükseklikte bir mağarada üç adam harita başında toplanmıştı. Hiçbiri, tam 20 metre ötede kayalıkların arasına gizlenmiş olan 11 bordo berelinin onları izlediğinden haberdar değildi. Dağın zirvesinde rüzgar uğuldarken mağaranın içinden gelen sesler, yavaşça kayalıklar arasına yayıldı. Türk askerleri her kelimeyi kaydediyor, her yüzü hafızalarına kazıyordu.

Tim komutanı Binbaşı Kemal, son 48 saattir uyumamıştı ama gözlerinden uyku akmıyordu. Adrenalin her hücresini diri tutuyordu. Yanındaki keskin nişancı Ast Baykıdemli Başçavuş Serdar, dürbünlü tüfeğini hedefe doğrultmuş, parmağı tetiğin milimetresinde bekliyordu. Ama ateş etmeyeceklerdi. Çünkü görev, bu değildi. Görev izlemek, tespit etmek ve raporlamaktı.

Bu operasyonun hikayesi aslında 9 ay öncesine dayanıyordu. Teşkilat, Kuzey Irak’tan gelen bir istihbarat bilgisiyle harekete geçmişti. PKK’nın üst düzey üç komutanı, aynı anda Kandil bölgesinde bir araya gelecekti. Bu üç isim, örgütün finansman, lojistik ve eğitim ayaklarını yönetiyordu ve Ankara’nın yıllardır peşinden koştuğu hedeflerdi.

Teşkilat bu bilgiyi doğrulamak için aylarca çalıştı. Çünkü Kandil gibi bir bölgede yanlış istihbarat ölümcül sonuçlar doğurabilirdi. Uydu görüntüleri analiz edildi, sinyal istihbaratı toplandı ve bölgedeki kaynaklar aktive edildi. Sonunda elde edilen tablo netti: Üç komutan, Kandil’in güneydoğusundaki Zeli kampı yakınlarında bir dereye gizlenmiş karargahta buluşacaktı.

Plan Başlıyor: Hava Bombardımanı ve Alternatif Seçenekler

Genelkurmay Başkanlığı, bu istihbaratı değerlendirdiğinde masaya yatırılan seçenekler sınırlıydı. Hava bombardımanı düşünüldü. Ancak mağara sisteminin derinliği ve sivillerin varlığı bu seçeneği riskli kılıyordu. İnsansız hava araçlarıyla vuruş planlandı fakat hedeflerin kesin konumu bilinmiyordu. Sonunda karar verildi: Özel Kuvvetler Komutanlığı’na bağlı bir tim bölgeye sızacak, hedefleri tespit edecek ve koordinatları bildirecekti.

Operasyon için seçilen 11 kişilik tim, Türk Silahlı Kuvvetlerinin en deneyimli askerlerinden oluşuyordu. Tim komutanı Binbaşı Kemal, 22 yıllık bir subaydı ve daha önce Kuzey Irak’ta 17 farklı operasyona katılmıştı. Yanındaki 10 asker ise keskin nişancıdan bomba imha uzmanına, sinyal istihbaratçısından sağlık personeline kadar her alanda uzmanlaşmış profesyonellerdi. Her birinin dosyası temizdi. Her birinin sicili parlaktı ve her biri bu görev için gönüllü olmuştu.

Tim üyeleri arasında dikkat çeken isimlerden biri Astsubay Kıdemli Başçavuş Serdar’dı. 17.700 metreden isabet kaydeden keskin nişancı olarak nam salmıştı. Onunla birlikte giden uzman Çavuş Mehmet ise sinyal istihbaratı konusunda Türkiye’nin en iyilerindendi ve daha önce Suriye’de 6 ay görev yapmıştı. Sağlık personeli olarak katılan Astsubay Çavuş Ahmet, savaş cerrahisi eğitimi almış ve olumsuz koşullarda bile hayat kurtarma kapasitesine sahipti.

Kandil’e Sızma Planı: Her Şey Hazır

Hazırlık süreci 6 hafta sürdü. Çünkü Kandil sıradan bir operasyon alanı değildi. Türkiye sınırına kuş uçuşu 90 kilometre uzaklıktaki bu dağlık bölge, örgütün 30 yılı aşkın süredir ana karargahı olarak kullanılıyordu. 50 kilometrekarelik alanda yüzlerce mağara, tünel ve sığınak bulunuyordu ve 400’ü aşkın silahlı militan bu bölgede barınıyordu. Tim üyeleri, bölgenin her detayını ezberlemişti. Hangi patikalar nereye çıkıyor? Hangi kayalıklar gözlem noktası olarak kullanılıyor? Nöbetçiler ne zaman değişiyor? Uydu görüntüleri üzerinde saatlerce çalışıldı ve olası kaçış rotaları belirlendi. Ayrıca hava koşulları, ay takvimi ve gece görüş mesafeleri hesaplandı. Çünkü operasyonun her dakikası hayati önem taşıyordu.

Eğitim sürecinde tim üyeleri, Isparta’daki Eirdir Dağ Komando Okulu’nda özel bir program uyguladı. 3.000 metre yükseklikte dayanıklılık testleri yapıldı. Gece yürüyüşleri tatbik edildi ve açlık, susuzluk koşullarında karar verme becerileri ölçüldü. Binbaşı Kemal, tim üyelerini bizzat değerlendirdi ve her birinin stres altında nasıl davrandığını gözlemledi. Çünkü Kandil’de en küçük bir panikan anı ölümcül olabilirdi.

Bölgeye sızma planı son derece riskli ama yaratıcıydı. Tim üyeleri, bölgedeki Kürt köylüleri gibi giyinecek, yerel aksanla konuşacak ve küçük gruplar halinde hareket edecekti. Bu kamuflaj tekniği, daha önce çekiç harekatında başarıyla uygulanmıştı ve bordo bereliler bu konuda uzmanlaşmıştı.

Operasyonun Başlangıcı: Hedefe Ulaşmak

Operasyonun D günü geldiğinde, tim üyeleri gece yarısı Hakkari’nin Çukurca ilçesinden helikopterle havalandı. Türk Hava Kuvvetleri’ne ait Sikorski helikopteri, alçak irtifada uçarak radar sistemlerinden kaçındı ve sınırı geçtikten sonra Irak topraklarına girdi. Helikopter, Zap Suyu Vadisi’nin kuzeyinde, Kandil’e 40 km uzaklıkta bir noktaya indi ve tim sessizce dışarı atladı.

İniş noktası, önceden keşfedilmişti. Düz bir yayla, etrafında yüksek kayalıklar ve en yakın yerleşim yerine 12 kilometre mesafe. Helikopter, anında geri döndü. Çünkü bölgede fazla kalmak tehlikeliydi ve motor sesi kilometrelerce öteden duyulabilirdi. Tim artık tamamen yalnızdı ve önlerinde 40 kilometrelik zorlu bir yürüyüş vardı.

Gece görüş cihazları takılı, silahlar emniyette ve sırt çantaları 60 kilonun üzerinde yükle doluydu. Her askerin sırtında 5 günlük yiyecek, 3 litre su, mühimmat, tıbbi malzeme, iletişim cihazları ve kişisel silah vardı. Binbaşı Kemal, tim üyelerine son talimatları verdi: Sessizlik mutlak olacak, el işaretleri kullanılacak ve herhangi bir temas durumunda öncelik kaçmak olacaktı. Çünkü bu operasyonun amacı çatışma değil, keşifti.

Büyük Tehlike: Nöbet Noktasını Geçmek

İlk gece 14 kilometre yol kat ettiler ve şafak sökmeden önce bir kaya yarığına sığındılar. Bu yarık doğal bir mağara gibiydi ve dışarıdan görünmesi neredeyse imkansızdı. Gündüz hareket etmek intihar olurdu çünkü örgütün gözcüleri her tepeye hakimdi ve insansız hava araçları da bölgeyi sürekli tarıyordu. Tim, gün boyu sessizce bekledi. Su ve enerji barları ile beslendi ve akşamı sabırsızlıkla bekledi çünkü gece yeniden hareket zamanıydı.

İkinci gece daha da zorlu geçti çünkü arazi giderek sertleşiyordu. 3.000 metreyi aşan yükseklikte oksijen azalıyor ve her adım iki kat daha zorluyordu. Üstelik gece sıcaklığı sıfırın altına düşmüştü ve rüzgar kemiklere kadar işliyordu. Tim üyelerinin kalın kıyafetleri vardı ama hareket halindeyken terliyor, durduklarında donuyorlardı ve bu döngü vücutlarını yıpratıyordu.

Sonunda, Üçüncü Hedef:

    günün şafağında, tim sonunda 5 kilometre uzaklıkta ana hedeflerine yaklaştılar. Üç üst düzey komutanın karargahı olan yapılar, hedefin tam ortasındaydı. Zorlu bir keşif ve tespit sürecinin ardından, tim tam 24 saat içinde hedefi tespit etti ve gereken tüm fotoğraf ve video kayıtları Ankara’ya gönderildi.

Tüm bu zorluklara rağmen, tim bir saniye bile panik yapmadan, profesyonelliklerini göstererek görevlerini tamamladı. Ve operasyonun sonunda, Türk Hava Kuvvetleri ve Özel Kuvvetler bir kez daha tarih yazmış oldu.

Related Posts

Our Privacy policy

https://rb.goc5.com - © 2026 News