ARAP MILYARDERIN OTISTIK OĞLU RESTORANDA BAĞIRIR… SADECE KADIN GARSON ONU SAKINLEŞTIREBILIR VE…

Arap Milyarderin Otistik Oğlu Restoranda Bağırdı – Sadece Kadın Garson Onu Sakinleştirebildi

Beyoğlu’nun lüks restoranı Sultan Sofrası, öğle saatlerinde şehrin prestijli insanlarını ağırlıyordu. Arap iş adamı Chadli Mansuri, köşe masasında sekiz yaşındaki otistik oğlu Omar’la oturuyordu. Omar, peçeteleri katlayıp açarak kendi dünyasında huzur bulmaya çalışıyordu. Chadli ise oğlunun özel ihtiyaçları karşısında çoğu zaman çaresiz hissediyordu.

O gün, Omar bir anda huzursuzlandı. Nefesi hızlandı, elleri titredi ve ardından restoranı çığlıklarıyla doldurdu. Masadaki eşyaları yere fırlatıyor, etrafındaki herkes ona bakıyordu. Chadli utanç ve çaresizlik içinde oğlunu sakinleştirmeye çalıştı ancak başarılı olamadı. Tam o anda, restoranın genç garsonu Ece yanlarına yaklaştı. Ece, Omar’a yumuşak bir sesle “Merhaba küçük prens” dedi. Omar önce tepki göstermedi, ama Ece ona rakamlarla ilgili bir oyun teklif etti: “Masada kaç çatal var?” Omar dikkatini Ece’ye verdi, saymaya başladı. Ece’nin sabırlı yaklaşımıyla Omar yavaşça sakinleşti.

Chadli şaşkın ve minnettar bir şekilde Ece’ye teşekkür etti. Ece, küçük kardeşinin de özel ihtiyaçları olduğunu, bu yüzden otizmli çocuklarla nasıl iletişim kurulacağını bildiğini söyledi. Chadli, Ece’ye özel bir teklif sundu: Oğluna bakıcı olmasını, evlerinde kalmasını ve ona profesyonel eğitim aldıracağını söyledi. Ece önce tereddüt etti, ama ailesinin maddi durumu ve Omar’a olan sevgisi nedeniyle bir haftalık deneme süresiyle teklifi kabul etti.

ARAP MILYARDERIN OTISTIK OĞLU RESTORANDA BAĞIRIR... SADECE KADIN GARSON ONU  SAKINLEŞTIREBILIR VE... - YouTube

Ece’nin villaya taşınmasıyla Omar’daki değişim hemen fark edildi. Çocuk daha az kriz geçiriyor, Ece ile oyun oynuyor, yeni kelimeler öğreniyor ve ilk kez babasına duygularını anlatabiliyordu. Ece, Omar’ın güvenini kazandıkça Chadli de ona hayranlık duymaya başladı. Birlikte geçirdikleri zamanlarda Chadli, Ece’nin sadece iyi bir bakıcı değil, aynı zamanda zeki, nazik ve güçlü bir kadın olduğunu fark etti.

Fakat çevre baskısı ve ailelerin önyargıları kısa sürede kendini gösterdi. Chadli’nin kayınvalidesi Neriman Hanım, Ece’nin genç ve tecrübesiz olduğunu, niyetinden emin olmadığını söyledi. Fatma teyze ise mahallede dedikodular başladığını, Ece’nin bu evde kalmasının yanlış anlaşılabileceğini belirtti. Ece, Chadli’nin arkadaşlarının ve toplumun bakışlarından rahatsız oldu, gitmeyi düşündü. Chadli ise ona olan duygularını itiraf etti: Ece’yi sadece oğlunun bakıcısı olarak değil, hayatının bir parçası olarak görmek istiyordu.

Ece, kendi ayakları üzerinde durmak istemesine rağmen Chadli ve Omar’a olan bağını koparamadı. Bir süre sonra Ece’ye hayalindeki işten teklif geldi: Koç Hastanesi’nde çocuk psikiyatri bölümünde çalışmak. Bu fırsatı değerlendirmek için villadan ayrılmaya karar verdi. Omar ve Chadli çok üzüldüler. Omar, Ece’ye “Beni unutmayacaksın değil mi?” diye sordu. Ece, “Sen benim kalbimdesin” dedi.

Ece hastanede başarılı bir şekilde çalışmaya başladı, ama Chadli ve Omar’ı her gün aradı; hafta sonları buluştular. Aralarındaki bağ hiç kopmadı. Bir gün Omar hastalandı ve hastaneye kaldırıldı. Ece hemen yanlarına koştu, günlerce başında kaldı. Omar iyileştiğinde Chadli, Ece’ye evlenme teklif etti. Omar da mutlulukla “Ece abla babamla evlen!” dedi. Ece gözyaşları içinde teklifi kabul etti.

Altı ay sonra küçük ama sıcak bir düğünle evlendiler. Ece, Chadli ve Omar artık gerçek bir aileydi. Ece hem sevdiği işi yapıyor, hem de sevdiği insanlarla hayatına devam ediyordu. Bir yıl sonra bir kızları daha oldu; Omar abilik yapmanın mutluluğunu yaşadı. Aileleri büyüdü, mutlulukları katlandı.

Ece ve Chadli’nin hikayesi, bir restoranda başlayan küçük bir olayın, gerçek sevgiyle nasıl büyük bir mucizeye dönüştüğünü gösterdi. Bazen hayatın en güzel hikayeleri, beklenmedik anlarda başlar. Tıpkı Ece’nin Omar’ı sakinleştirdiği o gün gibi.

Related Posts

Our Privacy policy

https://rb.goc5.com - © 2026 News