Sarışın “Chefin” Türk Mekanikle Alay Etti: “Bu Motoru Tamir Et, Seninle Evlenirim” — Sonra O Yaptı
Bir sabah, Berlin’deki teknoloji şirketi TVG’nin merkezinde büyük bir kriz patlak vermişti. 2 milyon euroluk devrim niteliğindeki bir motor, altı haftadır çalışmıyordu. Mühendisler, motoru tamir etmek için her yolu denemiş ama hepsi başarısız olmuştu. Victoria Wagner, şirketin CEO’su, bu durumdan oldukça rahatsızdı. Toplantı odasında, mühendis ekibine bağırarak, “Cuma gününe kadar bu motor çalışmazsa 67 milyon euro kaybedeceğiz!” diye haykırdı.
Murat Yılmaz, temizlikçi olarak çalışan bir adamdı. Üç yıl boyunca TVG’nin mermer zeminlerini temizlemişti. Resmi unvanı teknik danışmandı ama herkes onu temizlikçi olarak tanıyordu. Murat, mühendislik diplomasına sahipti, ancak annesinin sağlık masrafları yüzünden hayallerini ertelemek zorunda kalmıştı. Şirketin içinde görünmez bir varlık olarak dolaşırken, mühendislerin çaresizliğini izliyordu.

Bir gün, Victoria toplantı odasında Murat’a dönerek, “Bu motoru tamir edebilir misin?” diye sordu. Murat, bu alaycı soruya karşı sessiz kaldı. Ama içindeki ses, bu motoru tamir edebileceğini fısıldıyordu. Victoria, “Başarırsan kalırsın, başaramazsan güvenlik seni dışarı çıkarır,” dediğinde, Murat’ın içinde bir kıvılcım yandı.
Murat, motorun yanına yaklaştı. Dedesinin ona öğrettiği bilgileri hatırladı. Selim Yılmaz, ona motorların ruhu olduğunu, her motorun kendi dilinin olduğunu öğretmişti. Murat, motorun sesini dinlemeye başladı. Diğer mühendisler, yazılım hatalarını ararken o, motorun içindeki mekanik sorunları anlamaya çalışıyordu. Motor çalışmaya başladığında, Murat içindeki sesi dinleyerek ilk adımını attı.
Murat, motorun çalıştığını ama bir sorun olduğunu fark etti. “Bu motor, Berlin’de geliştirilen yazılımla metrik ölçüler kullanılarak yapılmış,” dedi. “Ama yazılım, imperial ölçüler bekliyor. Bu nedenle motor, mekanik bileşenlerle düzgün iletişim kuramıyor.” Mühendisler şaşkınlıkla ona baktı. Murat, motorun doğal ritmini bulmasına yardımcı olacak bir çözüm önerdi: “Bir harmonik sönümleyici ekleyelim.”
Victoria, bu öneriyi küçümseyerek, “Bize 6 haftaya ve milyonlarca euroluk danışmanlık ücretine mal olan bir sorunu 50 euroluk bir parçanın çözebileceğini mi söylüyorsun?” dedi. Murat, “Bazen en zarif mühendislik çözümleri en basit olanlardır,” diye yanıtladı.
Murat, sönümleyiciyi motorun üzerine monte ederken, diğer mühendisler onun ne yaptığını izliyordu. Kalabalık, Murat’ın her hareketini dikkatle takip etti. Sonunda, motoru çalıştırmak için gerekli adımları attı. Kontak anahtarı döndüğünde, motor pürüzsüz bir şekilde çalışmaya başladı.
O an, toplantı odasındaki herkes nefesini tuttu. Motor, 6 hafta sonra ilk kez doğal ritmine kavuşmuştu. Murat’ın çözümü, tüm mühendislik ekiplerinin gözünde bir mucize yaratmıştı. Victoria’nın ifadesi değişti; şaşkınlık yerini öfkeye bıraktı. Ancak Murat, dedesinin öğretilerine güvenerek, motorun ruhunu dinlemişti.
Murat, motorun çalıştığını gösterdikten sonra, Victoria’nın yüzündeki gülümseme kayboldu. Bavyaralı yatırımcılar, Murat’ın yeteneklerini takdir ederek ona saygı gösterdi. Klaus Müller, “Bu olağanüstü bir mühendislik sezgisiydi,” dedi. Murat, görünmez bir temizlikçi olarak başladığı yerde, şimdi saygın bir mühendis olarak yerini almıştı.
Victoria, Murat’ın başarısını kabul etmek zorunda kaldı. Artık onun için bir tehdit değil, bir fırsat haline gelmişti. Murat, sadece motoru tamir etmekle kalmamış, aynı zamanda kendi kariyerini de yeniden şekillendirmişti.
Sonuç olarak, Murat Yılmaz, hem kişisel hem de profesyonel bir zafer kazanmıştı. TVG’nin geleceği, onun bilgi ve sezgisiyle güvence altına alınmıştı. Dedesinin öğretileri, onu bu noktaya getirmişti. Artık o, sadece bir temizlikçi değil, mühendislik dünyasında kendine yer edinmiş bir liderdi.