ZATEN 4 TEMİZLİKÇİ KOVMUŞTU… YENİ İŞE ALDIĞI TEMİZLİKÇİYE OĞLUNUN BAĞIRDIĞINI GÖRENE KADAR

ZATEN 4 TEMİZLİKÇİ KOVMUŞTU… YENİ İŞE ALDIĞI TEMİZLİKÇİYE OĞLUNUN BAĞIRDIĞINI GÖRENE KADAR

Mehmet Yılmaz, İstanbul’daki lüks dairesinin kapısını açtığında tek istediği sessizlikti. Zor bir günün ardından eve döndüğünde, beş yaşındaki oğlu Can’ın yeni işe aldığı temizlikçiye bağırdığını gördü. “Sen aptalsın! Babam seni de kovacak!” Can’ın öfkesi, annesinin ölümünden sonra daha da artmıştı. Altı ayda dört temizlikçi dayanamayarak işi bırakmıştı. Mehmet, oğlunun öfkesini dizginleyemiyor, acısını başkalarına yansıtmasına engel olamıyordu.

Ama bu sefer farklıydı. Ayşe, yerde kırılan vazoyu toplarken Can’a gülümsedi. “Sorun yok canım, kazalar olur. Birlikte temizleyelim mi?” dedi. Can şaşırdı. Kadın alçak sesle bir şarkı mırıldanmaya başladı. Bu, Can’ın annesi Zeynep’in ona uyuturken söylediği şarkıydı. Mehmet şaşkına döndü. “Bu şarkıyı nereden biliyorsun?” diye sordu. Ayşe, “Annem bana söylerdi,” dedi sade bir şekilde.

Mehmet’in koyduğu kurallar açıktı: Temizlikçi sadece işini yapacak, oğluyla ilgilenmeyecek, şarkı söylemeyecek. Ayşe ise, “Bir evde çocuk varsa onu görmezden gelemem,” diyerek karşı çıktı. Mehmet şaşırdı; diğerleri işi kaybetmemek için hep boyun eğmişti. Ayşe ise kararlıydı.

Sonraki günlerde Mehmet uzaktan gözlemledi. Ayşe işini iyi yapıyor, Can’ın zorluklarına sabırla yaklaşıyordu. Çocuk ona sürekli zorluk çıkarıyor, eşyaları fırlatıyor, hakaret ediyordu. Ayşe ise asla bağırmıyor, sadece sakinlikle, “Kızgın olduğunu biliyorum ama eşyaları yere atmak öfkeni geçirmeyecek. Toplamama yardım etmek ister misin?” diyordu.

Bir gün Mehmet, Can’ın Ayşe’ye bağırdığını duydu. “Sen çirkinsin! Git!” Ayşe ise ona çocukken yaşadığı zorlukları anlattı ve annesinin sabrını hatırlattı. Can yavaşça yumuşadı, gözleri doldu. “Benim annem burada değil,” dedi. Ayşe, “Biliyorum, bu çok zor. Ama annen seni kibar bir çocuk olarak görse mutlu olurdu,” dedi.

Mehmet, Ayşe’nin geçmişini araştırdı. Pedagoji mezunu olduğunu, kardeşi Burak’ın böbrek hastası olduğunu, paraya ihtiyacı olduğu için temizlikçi olarak çalıştığını öğrendi. Ayşe, Can’a sabırla yaklaşmaya devam etti. Bir gece Can hastalandı, Ayşe evde kaldı ve ona şarkı söyleyerek uyuttu.

Mehmet, Ayşe’nin oğluna gösterdiği ilgiden rahatsız oldu; sınırları aştığını düşündü ve onu işten çıkardı. Can, Ayşe’nin gidişine çok üzülerek öfke krizleri geçirdi, yemek yemedi, sürekli Ayşe’nin resmini çizdi. Mehmet başka yardımcılar denedi ama hiçbiri Can’a ulaşamadı.

EVE GİRME, KARIN BİR TUZAK KURDU!" - ARAP MİLYARDERE TEMİZLİKÇİ KADIN  BAĞIRDI... - YouTube

Sonunda Mehmet, Ayşe’nin evine gidip ondan yardım istedi. Ayşe, “Geri dönerim ama temizlikçi olarak değil, bakıcı olarak ve siz de terapiye gitmelisiniz,” dedi. Mehmet kabul etti. Ayşe eve döndü, Can mutlu oldu, Mehmet terapiye başladı. Zamanla Mehmet, oğluyla vakit geçirmeyi, duygularını paylaşmayı öğrendi.

Ayşe’nin kardeşi Burak’ın ameliyatı için paraya ihtiyacı vardı. Mehmet, kalan miktarı karşılamayı teklif etti. Ayşe önce kabul etmek istemedi ama sonunda Mehmet’in samimiyetine inandı. Burak’ın ameliyatı başarılı geçti.

Ayşe ve Mehmet arasında zamanla bir bağ oluştu. Mehmet, Ayşe’ye karşı hislerini fark etti, Ayşe de ona karşı bir şeyler hissettiğini kabul etti. Aralarındaki ilişki yavaş yavaş derinleşti. Can bu değişimi fark etti ve mutlu oldu. Ayşe artık evin bir parçasıydı.

Mehmet, Ayşe’ye insan kaynaklarında bir iş teklif etti. Patron-çalışan dinamiği ortadan kalktı. Ayşe kabul etti ve yeni bir hayata adım attı. Zamanla aile oldular. Can, annesi Helena’yı sevgiyle anarken Ayşe’yi de kalbinde özel bir yere koydu.

Yıllar sonra Mehmet, Ayşe’ye evlenme teklif etti. Can, “Artık gerçek bir aile olacağız!” dedi. Düğünleri sade ama anlamlıydı. Hayat zorluklarla doluydu ama sevgi, sabır ve ikinci şanslarla her şey değişti.

Related Posts

Our Privacy policy

https://rb.goc5.com - © 2026 News