MİLYONERİN KÜÇÜK DİLSİZ KIZI VE DİLENCİ KIZIN MUCİZESİ
İstanbul’un en zengin semtlerinden birinde yaşayan Kemal Yalçın, hayatında büyük bir boşlukla mücadele ediyordu. Eşini yıllar önce kaybetmiş, sekiz yaşındaki kızı Defne ise annesinin yokluğundan sonra konuşmayı tamamen bırakmıştı. Kemal, kızının tekrar konuşması için doktorlara, terapistlere başvurmuş ama hiçbir çare bulamamıştı. Hayatındaki tek ışık Defne’ydi; onun sessizliği ise Kemal’in içindeki acıyı daha da derinleştiriyordu.
Her cumartesi olduğu gibi bir sabah Defne’yi Emirgan Korusu’na götürdü. Defne diğer çocukları izliyor ama onlara hiç katılmıyordu. Kemal bir yandan iş e-postalarını kontrol ederken, Defne salıncakların yanında sessizce oturuyordu. Tam o sırada, üstü başı kirli, yaşı Defne’ye yakın bir dilenci kız yanına oturdu. Adı Zeynep’ti. Hiç çekinmeden Defne’ye hikayeler anlatmaya başladı. Boğazın altında yaşayan deniz perileri, İstanbul’un koruyucu melekleri… Defne ilk kez birine bu kadar dikkatle bakıyordu.

Zeynep, Defne’ye renkli bir taş verdi: “Bu benim şanslı taşım, belki sana da şans getirir.” O an Defne’nin dudakları titredi ve beş yıl sonra ilk kez konuştu: “Teşekkür ederim.” Kemal duyduklarına inanamadı, gözyaşlarına hakim olamadı. Defne, Zeynep’in ona verdiği cesaretle sessizliğini bozmuştu.
Zeynep’in hikayesi ise en az Defne’ninki kadar hüzünlüydü. Yanında ona bakan Ayşe adlı bir kadın vardı; gerçek annesi değildi. Kemal, Ayşe ve Zeynep’i evine davet etti, kızının Zeynep’e ihtiyacı olduğunu söyledi. Ayşe önce çekinse de kabul etti. O akşam Defne daha fazla konuştu, Kemal’in kalbini umut doldurdu.
Günler geçtikçe iki kız arasında güçlü bir dostluk oluştu. Kemal, Zeynep’in geçmişini araştırmaya başladı. Ayşe’nin yıllar önce kendi evinde çalıştığını ve Zeynep’in bir zamanlar zengin bir aileden kaybolan bebek olabileceğini öğrendi. Gerçekler yavaş yavaş ortaya çıkıyordu: Zeynep, Kemal’in eski eşi Leyla ile en yakın arkadaşı Murat’ın kızıydı. Leyla, Murat tarafından tehdit edilmiş, bebeği elinden alınmış ve sonunda trajik bir şekilde hayatını kaybetmişti.

Kemal, Zeynep’i evlat edinmeye karar verdi. Murat ise kızının velayetini almak için tehditler savurdu. Ancak Leyla’nın ölmeden önce yazdığı mektup, Murat’ın suçlarını açığa çıkaran en önemli kanıttı. Polis Murat’ı tutukladı; mahkeme ise Zeynep’in velayetini Kemal’e verdi. Defne ve Zeynep artık resmi olarak kardeş oldular.
Ayşe, Kemal’in hayatında önemli bir yere sahip oldu. Zeynep’in iyileşmesinde ve Defne’nin konuşmasında büyük rol oynayan Ayşe’ye Kemal evlenme teklif etti. Ayşe kabul etti; böylece dört kişilik yeni bir aile kuruldu.
Kemal, bahçede kızlarını izlerken hayatın ona sunduğu ikinci şansa minnet duyuyordu. Zeynep ve Defne, bütün acılarına rağmen sevgiyle iyileşmiş, Ayşe ise onlara gerçek bir yuva olmuştu. Hayat bazen en büyük mucizeleri en beklenmedik anlarda sunar. Bir parkta karşılaşan iki küçük kız, bir ailenin kaderini sonsuza dek değiştirmişti.